Merhaba Serdar Bey, Şirketteki konumunuzu ve linux yeterliliğinizi yada şirketin boyutu ve bilgi teknolojilerini ne kadar kullandığını bilemediğm için mümkün mertebe basitleştirerek, sizin de bir IT profesyoneli ve linuxte uzmanlaşmış biri veya en basitinden bu dönüşümü uygulayacak kişi olduğunuzu düşünerek genel bir bakış açısı ile yazıyorum. Burada anlattıklarım bizim bir müşterimiz için uyguladığımız dönüşüm sürecindeki gözlemlerim. Epey işinize yarayacağını düşünüyorum.
Öncelikle şirket kullanıcıları linux'e geçmekte direnç gösterirlerse bu anlaşılabilecek bir durumdur. Alıştıkları yapıdan uzaklaşmak istemiyorlar. Bu konu benim uzun süredir gözlemlediğim bir konu ve gerçektende kullanıcılarda gördüğüm sadece basit bir gelişime kapalılık değil. Onlara hali hazırda nası yapacaklarını bildikleri birşeyi nasıl yapacaklarını tekrar öğrenmelerini söylemek biraz ağır. Alakasız bir örnek olacak ama autocad kullanan makina mühendisi arkadaşım evine deneme amaçlı olarak ofisteki programın bir üst sürümünü kurduğunu anlatmıştı. Ofiste rahatlıkla yapabildiği şeyleri evde yapabilmek için çok uğraşması gerektiğini, kısayolların değişmesi yüzünden hızlı çalışamadığını, bu yüzden programdan nefret ettiğini anlatmıştı. Yani bizlerin gözden kaçırdığı konu insanlar bilgisayarı başka şeyler yapmak için kullanıyorlar. Ve temelinde aynı olupta sadece bazı yöntemlerin farklılaştırıldığı bir sürüm değişikliğinde bile sıkıntı yaşayan kullanıcılar komple sistemin değişiminden ürkebilir. Ve haklıdırlar da. Gelelim bu çabanın nasıl gerçeklenebileceğine. Active directory ve windows ağ özellikleri gibi fazlasıyla microsoft bağımlı bir ağınız yok ise iş sadece kullanıcı alışkanlıklarına kalıyor. Şirketinizdeki kullanıcıların yaptıkları işleri kalem kalem dökümante etmenizi öneririm. Her program için en ekstrem kullanım tarzlarını not etmeye dikkat edin. Ve herbiri için bir linux karşılığını yerleştirebiliyor musunuz ona bakın. Önce siz kullanın. Bazı durumlarda windows makinaları tutmak zorunda kalabilirsiniz. Özellikle şirket için önceden satın alınmış ve belirli bir işe yarayan programlarda yapacak çok birşey yok. (Muhasebe programları gibi) Onları en azından sonraki evrelere bırakmakta fayda var yoksa konu çok uzar. Genelde ofis kullanıcılarının ihtiyaçları browser ve ms office araçlarından ibaret. Eğer şirkette izin veriliyorsa msn olabilir birde. Ben çözümünü bulamadığım bazı sorunları aktarayım ki başınıza neler gelebilir buna hazırlıklı olun. Word en problemsiz konu. ama burda dikkat edilmesi gereken eğer yayınlanacak dökümanları word'de hazırlayıp pdf'e çeviriyor iseniz yani yazı ve resimlerin konumlandırması çok önemli ise ms word de oluşturulmuş bir belgeyi openoffice'te editleyip pdf'e çevirdiğinizde bir takım satır kaymaları yaşanabiliyor. Bu kullanıcıları çıldırtıyor. Excel'de komplike macrolar ile ilgili uyum problemleri çıkabiliyor idi. openoffice 3.0 bu konuda bir çok yenilik getirdi ama sorunları ne kadar çözdü orasını bilmiyorum. MS Outlook yaşayacağınız en büyük sıkıntılardan biri aslında. Özellikle insanlar sadece bir mail client değilde bir ofis yönetim aracı olarak kullanıyorsa outlook benim gözümde de en iyisi.. Burada KDE Contact veya thunderbird'e eklenecek bir sunbird eklentisi ile işleriniz biraz daha kolaylaşıyor. Evolution da iyi bir alternatif. Burada backup restore kısmı biraz dertli. Birde kullanıcılar outlooktan vazgeçmek istemiyorlar. Şirkete uygulamadım ama crossover üzerinden outlook kurmak bu probleme bir çözüm olabilir. Photoshop kullanıcıları gimp kullanmakta zorlanıyor. Photoshop istiyorlar. Photoshop linux'e port edilse güzel olurmuş :) Bir diğer sıkıntı da powerpoint'te çıkıyor. (Kişisel tercihim bu kişilere apple satın alıp keynotes a alıştırılmaları :D tabii photoshop kullanıcılarına da aynısı yapılsa hiç fena olmaz.daha dertsiz ve daha gelişmiş. hemde unix kalitesinde) Powerpoint ile ilgili sıkıntı aslında menü ve fonksyonların farklı yerlerde olması. insanlar bir özellik yada bir efekt eklemeye çalıştıklarında oopresenter da bunların yerlerini bulamıyorlar. Son olarak kullanıcıların korktuğu ama çabuk alıştıkları şeyler. Müzik için amarok yada rhythmbox , film için mplayer ya da vlc kullanımı gibi. Ve dosya sisteminden korktuklarını söyleyebilirim. Yani C: D: gibi sürücü isimleri program files yada Documents and Settings gibi klasörlerin olmadığı bir işletim sisteminde ne yapabileceklerini bilmiyorlar. Biraz uzun ve karışık bir anlatım olduysa kusuruma bakmayın. Niyetim vermek istediğiniz eğitimde odaklanmak isteyebileceğiniz konuların altını çizmek. Eğitiminizi bu odaklara dayanarak kendiniz hazırlamanızda yarar var. En azından eğitim outline ını sizin çıkartmanız şart. Çünkü kullanıcıları siz tanıyorsunuz ve onların neleri bilmesi gerektiğini ancak siz belirleyebilirsiniz. İçerik konusunda sıkıntıya düşerseniz de seminer.linux.org.tr deki seminer notlarına göz atmanızı tavsiye ederim. Sevgiler, Rüştü
_______________________________________________ Linux-sunucu E-Posta Listesi [email protected] Liste kurallarını http://liste.linux.org.tr/kurallar.php bağlantısından okuyabilirsiniz; Bu Listede neden bulunduğunuzu bilmiyorsanız veya artık bu listeden gelen e-postaları almak istemiyorsanız aşağıdaki bağlantı adresini kullanarak 1 dakika içinde üyeliğinizi sonlandırabilirsiniz. http://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sunucu
