------------------------------------------------------------------------
bayrak
Rıfat Serdaroğlu: *NEDEN BU HALDEYİZ?*
Lafı eğmeden bükmeden dosdoğru söylemek gerek;
*-Seçtiğiniz adam Demokrat mıdır?*
Biat Kültürüne inanan ve tek adam yönetimi isteyen adam, asla demokrat
olamaz.
*-Seçtiğiniz adam Kuvvetler Ayrılığı prensibine inanıyor mu?*
/*"Kuvvetler ayrılığı bize ayak bağı oluyor"*/diyen adam, asla demokrat
olamaz.
*-Lâik Cumhuriyete inanmayan adam Demokrat mıdır?*
Lâiklik ilkesine karşı olan adam, asla demokrat olamaz.
*-Bağımsız Yargıya inanmayan adam Demokrat mıdır?*
Yargıyı hallaç pamuğu gibi atan, kendi yargısını kurmaya çalışan adam,
asla Demokrat olamaz.
*-Bilgisiz-Vicdansız-Diplomasız adam Demokrat mıdır?*
Asla olamaz.
Böyle birinin faşist bir diktatörden başka bir şey olması mümkün değildir.
*-Saygısız-Sevgisiz bir adam Demokrat mıdır?*
Milletine-kendisine saygısı ve sevgisi olmayan adam, asla demokrat olamaz.
*-Her gün yalan söyleyen, dün söylediğini bugün inkâr eden adam Demokrat
mıdır?*
Yalan söyleyen, her gün dönen, omurgasız adam, asla Demokrat olamaz.
*-Devleti soymayı, avanta almayı meslek edinmiş adam Demokrat mıdır?*
Böyle biri bırakın Demokrat olmayı, insan bile değildir.
*-Dini, geçim ve siyasi getirim kapısı yapan adam Demokrat mıdır?*
Bu kişi, sonu insanlara ibret olsun diye gönderilmiş bir Seccade Şeytanıdır.
Bu gerçekleri görmeyip /*"Çalıyor ama çalışıyor"*/ diyen eblehler,
/*"Malıma el koyarlar, korkuyorum"*/ diyen ödlekler, /*"Bana ne canım,
çalıyorsa benim cebimden mi çalıyor"*/ diyen geri zekâlılar, Türk
Milletinin sırtından servetler kazanıp, yaklaşmakta olan felaketi
gördükleri halde /*"Yurtdışında param var, orada yaşarım"*/ diye düşünen
zavallı işadamları!
Bu yazıyı lütfen print edin, gece çocuklarınız uyuduğunda bir köşeye
çekilip defalarca okuyun ve kendinize şunu sorun;
*/"Benim dedelerim, Kurtuluş Savaşında tüm emperyalist ülkelerle savaşıp
şehit olurlarken doğru mu yaptılar?/*
*//*
*/Son Türk Devletini bizim gibilere ciğersizlere emanet ederlerken doğru
mu yaptılar?/*
*//*
*/Türk Devletini birkaç tane Cemaat-Tarikat artığına çiftlik yapalım
diye mi bu kahramanlar öldüler?/*
*//*
*/Bana emri-hak vaki olduğunda, atalarımın-dedelerimin-şehitlerimizin
yüzlerine nasıl bakacağım?/*
*//*
*//*
Yüreği yeten olursa, bu soruların yanıtlarını bana da yazsın.
Yetti gari…
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160711104023 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/07/11 12:00 4 58 [email protected]
Siyasette barismasini bilmeyen kavga etmesin!
Suleyman DEMIREL
Usame ( Radiyallahu Anh ) soyle dedi : Nebi ( Sallallahu Aleyhi ve
Sellem ) :
...Lakin ates ehli atese girmeye emrolunmuslardi. Ben cehennemin kapisi
onunde de durdum. Oraya girenlerin cogunun kadinlar oldugunu gordum buyurdu
( Buhari - Tirmizi ) Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.
Cuneyt Suavi : Bir haftalik evliyalik.
Televizyonda dini bir program seyrediyorum. Ekrandaki kisi, Ilahiyat
fakultelerinin birinde dekan olmali. Eski asirlardaki maneviyat
buyuklerinden bahsederken:
- Onlar, goz ucuyla da olsa nisa taifesine bakmazlarmis, diyor. Nerde
simdi o buyuk evliyalar?
Duydugum sozler, damarima dokunuyor. Ve her muslumanin yapmasi gereken
bir seyin hic yapilmiyormus gibi gosterilmesi, beni ta can evimden
vuruyor. Biraz dusundukten sonra muthis bir karar aliyor ve kendi
kendime soz veriyorum: Hocanin nisa taifesi dedigi hanimlara, konusmak
icin bile olsa bir hafta boyunca bakmayacak ve zamanimizda da buyuk
evliyalar oldugunu ispatlayacagim. Program bittikten sonra ekmek almak
uzere disari cikiyorum. Daha merdivenlerden inerken, alt kata yeni
tasindigi soylenen kiracilarla karsilasiyorum. Evde ne kadar kadin, kiz,
coluk, cocuk varsa hepsi kapida. Hanimlardan biri, benim Turkiye
sinirlarini asan sohretimi duymus olmali. Daha gorur gormez:
- Vayyyy!... Cuneyd bey, diyor. Kizlarimin tarifinden tanidim. Cay
icmeye gelecegiz ins.
Ben aldigim karar geregi hemen basimi egerken:
- Hosgeldiniz efendim, diyorum. Ins memnun kalirsiniz komsulugumuzdan.
Duydugum seslerden, kalabaligin icinde bir de erkek cocuk oldugu
anlasiliyor. Ona bakayim derken kazayla hanimlari gorurum diye gozlerimi
kaldiramiyorum yerden. Cocuk, ablasi olacak kizlardan birine fisildayip:
- Ben sana, bu adamin kendini begenmis bir zuppe oldugunu soylemistim,
diyor. Yuzumuze bile bakmiyor.
Hemen arkasindan yasli bir kadin sesi:
- Vah evladim vah, diyor. Ne kadar da mahcupmus zavallicik. Anlasilan
kucukken cok dovmusler.
Her evliyanin basina gelen $ikintilar benim de basima geliyor tabi ki.
Aceleyle merdivenlerden iniyor ve sokaga atiyorum kendimi. Metodum gayet
basit: Yururken sadece yere bakacak ve bana dogru yaklasan kisilerin
ayakkabilarindan erkek oldugunu anladigimda, basimi kaldirip rahatca
yuruyecegim. Bu buyuk bulusumu uygulamak uzere daha birkac adim
attigimda, neye ugradigima sasiriyorum. Moda midir nedir bilmiyorum ama,
hanimlarin onunda pantolon var. Altlarinda da aynen benimkiler gibi ucu
kut, tabani genis erkek ayakkabisi veya koca koca asker postallari.
Anlasilan dikkatli olmaliyim. Basimi hic kaldirmadan giderken, yanimdan
gecen kadinlarin seslerini duyuyorum. Bir tanesi arkadasina hitaben:
- Bu adamda bir tuhaflik var ayol, diyor. Bosuna dememisler dost basa,
dusman ayaga bakar diye.
Diger kadin, daha farkli goruste. Benden uzaklasip duvar dibine kacarken:
- Benim de gozum tutmadi kardes, diyor. Belli ki capkinin teki. Yere
bakan, yurek yakan cinsindendir mutlaka. Ben, yine evliya sabriyla ve
ayni sekilde yururken, birden ne oldugumu anlayamadan kendimden geciyor
ve ilac kokulu bir yerde gozlerimi aciyorum. Yattigim yerin etrafinda,
beyaz elbiseli genc kizlar dolaniyor. Verdigim soz geregi hemen
gozlerimi kapatarak nerede oldugumu kestirmeye calisirken, hastanede
bulundugumu anliyor ve basucumdaki hemsirelerin konusmalarina kulak
veriyorum. Kizlardan biri, gozlerimin kapandigini farkedince:
- Yine kendinden gecti zavalli, diyor. Bu ucuncu bayilisi. Onundeki
elektrik diregini gormemis.
Hemsirelerin yaninda bir de erkek hasta bakici olmali. Sinir sinir gulup:
- Biraz onceki elektrik kesintisi, demek ki bu yuzdenmis, diyor. Adamin
kafasindaki sislige bakilirsa, Allah bilir devirmistir diregi. Ayaga bir
kalkabilsem, ben neyi devirecegimi cok iyi biliyorum ama ne mumkun.
Basim donme dolap gibi donuyor, beynim feci zonkluyor.
Biraz sonra erkek doktor geliyor yanima. Ve beni gorur gormez:
- Gecmis olsun Cuneyd abi, diyor. Cok fena carptigin icin sag gozunu
bandajladik. Bir muddet tek gozle idare et. Neyse, zor da olsa biraz
sonra cikiyorum oradan. Ama artik akillandigim icin yere falan bakmak
yok. Yeni metoduma gore saglam kalan gozumle yol kenarindaki
apartmanlarin ust katlarina bakacak ve karsimdan gelen insanlari
siluet(goruntu) olarak farkedip yolumu bulacagim. Planimin oldukca
basarili oldugunu dusunurken, seslerinden anladigim kadariyla manavdan
alisveris yapan bir kadin, yanindaki arkadasina beni gosterip:
- Su terbiyesize bak, diyor. Tek gozlu olduguna aldirmadan balkondaki
kizlari seyrediyor. Obur gozun de kor olsun ins. Can $ikintisindan sicak
sular bosaliyor tepemden. Ne kadar masum oldugumu nerden bilsin zavalli.
Ben, soylenenlere sabretmeye calisarak yine ust katlara bakarken, sanki
o yukseklerden dusuyormus gibi bir halle tekrar geciyorum kendimden.
Anlasilan yine hastanedeyim. Biraz onceki hemsirelerden biri:
- Hayret ya! diyor. Bu yine ayni adam. Kanalizasyon cukuruna dusmus bu
sefer.
Bir anda anliyorum basima gelen felaketi. Ustum basim copluklerden beter
kokuyor. Butun kemiklerimle birlikte saglam zannettigim gozum de
sizliyor. Hastaneden bir an once kacabilmek ve eve donup temizlenebilmek
icin saga sola bakinirken, bir turlu goremiyorum etrafimi. Yine ayni doktor:
- Bosuna ugrasma abi, diyor. Morardigi icin obur gozunu de bandajladik.
Bir haftacik sabretmen gerekiyor. Ben, bu sure icinde ne yapacagimi
dusunurken, daha onceki hasta bakici, hemsirelere laf atarak:
- Cuneyd abi size fena tutuldu, diyor. Baksaniza saatte bir ugruyor. Bu
adama sinirimden atesler basiyor yuzumu. Iyilesir iyilesmez hastaneye
ucuncu kez ugrayip onun gozlerini de benimkine benzetecegim kesin. Her
neyse, beni bir ambulansa bindirip eve gonderdiklerinde alt kattaki
komsularimiza rastliyorum yine. Sanki beni bekliyorlar kapida. Hanim ve
kizlari, Gecmis olsun dileklerini ayri ayri iletirken, cocuklari olacak
o haylaz velet, yine haince fisildiyor ablasinin kulagina: Bizim zuppe
cezasini bulmus diyerek. Komsularimizin yardimiyla merdiveni cikip iceri
girerken, kendi kendime verdigim sozu bir hafta boyunca ek$iksiz olarak
tutacagim icin yine de seviniyor ve Evliya sozu, iste boyle olur diye
kasiliyorum. Gozlerim acildiginda, ne yapacagimi simdilik bilmiyorum.
Ama bir haftalik da olsa evliyalik guzel bir sey, degil mi?
Cuneyt Suavi
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.