Yıllardır paradigma değişikliğinden bahsedildi.
Statükonun artık yetersiz kaldığından bahsedildi.
Kemalist ideolojinin, üniter yapının, ulus devletin sonuna geldiğimizden bahsedildi.
Evet, işte sözü edilen paradigma değişikliği işte buydu.

Ulus devle karşı çok uluslu devlet.
Üniter yapıya karşı federal yapı.
Laik yapıya karşı çok hukuklu devlet nizamı.
Yeni Osmanlı, Yeni Roma çok milletli, çok dinli, çok hukuklu bir imparatorluk ideali.
Pompalanan şey buydu.
En çok da Türklerin, Müslümanların ruhunu gıdıklayan çok cazip bir yem.

Küresel oligarklar bizim mürtecilere bunu vaat etti.
Tıpkı sapık bakkal amcanın elma şekeri gibi.

İşte en temelde yatan hata buydu.
Değiştirileceği, değiştirildiği söylenen paradigmanın kendisi hatalıydı.

Askerler bilir ve söyler.
Yığınakta yapılan hata taktik tedbirlerle düzeltilemez ve savaşın kaderine tesir eder.
Ulus devlet, üniter devlet, laik yapı, hukukun üstünlüğü, cumhuriyet.

Kısacası Kemalizmin temel değerleri demode, arkaik, anlamsız, yetersiz değildir.
Statüko yetersiz falan kalmamıştır.
Paradigma değişikliği diye bize sunulan şey eski çağların sömürgeci imparatorluk düzenininden farklı bir şey değildir.

Osmanlı bir imparatorluktu.
Açın bakın sözlüklerde imparatorluk ne demektir?
Buyurgan demektir.

Esas arkaik, demode, çağdışı olan şey imparatorluktur.
İmparatorluklar çağı kapanmıştır.
Yeni Osmanlı, yeni Roma falan artık olmaz.


Saygılar.

Oraj POYRAZ  L2fSIJNoA0xfSNxA

------------------------------------------------------------------------
bayrak


 *Mustafa SOLAK : İKTİDAR KADİRİ MUTLAK MI*?

*ADD BDK*üyesi, *ADD* Bağcılar şube başkanı


   İktidar dış politikada değişikliğe mi gidiyor?

Soruyu yanıtlamadan önce olguları sıralayalım:

*1*)*PYD*’nin Lazkiye’ye kadar Suriye’nin kuzeyini birleştirme çabası Türkiye’nin bütünlüğüne bir tehdit olarak algılanmaktadır. Buna karşı hükümetin /*"ya ben ya onlar"*/ demesine rağmen Amerika’nın*PYD*’ye desteğini sürdürmesi Amerika’yla karşı karşıya gelindiğini gösteriyor.

*2*) Rus uçağı düşürüldüğünde /*"sabrımızı sınayamayın"*/ diyen*Erdoğan* şimdi özür dileyerek terörizme karşı işbirliği yapacaklarını belirtti. Rusya’nın terörist olarak gördükleri belli:


   Suriye’de ciğer yiyen*IŞİD* gibi cihatçı örgütler.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu,*Erdoğan*’ın Putin ile*Temmuz* sonunda biraraya geleceğini belirtti. Bu cümlelerden birkaç gün sonra ilk Rus turist kafilesi ülkemize geldi.

*3*) İsrail’e dün /*"vanmunit"*/ diyen*Tayyip Erdoğan* bugün İsrail tarafından durdurulan Mavi Marmara gemisini yollayan İnsan Hakları Derneği yöneticilerine /*"İsrail’e giderken bana mı sordunuz!"*/ diyor. /*"Özür dilemezsen konuşmam" */ diyen*Erdoğan* bu lafını yedi. İsrail ve Türk işadamlarının görüşme trafiği arttı.

*4*) Rabia işareti yaparak Mursi’yi destekleyen*Erdoğan*lar Mısır’a heyet göndermeye hazırlanıyor. Büyükelçi gönderilecekmiş.

Denilebilir ki*Erdoğan* ve*AKP* Başkanlık sistemini getirmek için manevra yapıyor. Kimilerine göre*ABD* ile bir zıtlık yaşamıyor,*AKP* her şeyi hedefine uygun olarak hesaplıca götürüyor veya*Tayyip* yeniden*ABD*’ye tam teslim olacak, Suriye’ye kara hareketi de dahil düşmanlık politikasını sürdürecektir. Daha önce gerginlik şimdi de barış siyaseti uygulaması planlıdır.

Bu bakış açısı*Erdoğan*’ı kadiri mutlak görmektir.*AKP*’nin her adımını öngörerek, hesaplayarak attığını değerlendirmek, işi dünya siyasetini bile nerdeyse*ABD* ile*Erdoğan*’ın birlikte düzenlediğine kadar varır. Gerçekten de*Erdoğan* ve hükümet bu kadar öngörülü mü?*AKP*’nin zorunlulukları yok mu?

Evet Başkanlık niyetleri var ama Rusya, Mısır, İsrail ile sıkıntıların zamanında yaşanmasına neden olmadan da bu niyetini yerine getirmeye çalışabilirlerdi. O zaman yukarıda saydığımız sıkıntılar ve olgular neden yaşandı?

*AKP*’nin feodal, mezhepçi zihniyeti, /*"Yeni Osmanlı"*/ olma hülyası içinde*Ortadoğu*’ya egemen olma isteği bunlara neden oldu. Ama her şey niyetle olmuyor. Suriye’nin vatanını savunma konusunda direnci, Rusya’nın bölgede Suriye ile ortak davranması, Mısır’da halkın orduyla beraber Mursi’yi devirmesi, İran’ın Amerika’ya*Ortadoğu*’da açıktan cephe alarak Suriye’ye savaşçı da dahil destek olması*AKP*’nin hesaplarını bozuyor.

Özetle /*"ulus devlet direnir"*/ sözü kendini bir kez daha ispatlıyor. Laikliği yaşamış, din-mezhep-etnik köken farklılığını geride bırakarak yurttaşlık kültürünü özümsemiş Suriye ve Mısır gibi devletler ulusal devlet olmanın direncini gösterdiler.

İşte ulusların direnişi, Kilis’e, Hatay’a düşen bombalar,*PKK-IŞİD* katliamları, turizm ve meyve-sebze sektörünün sinek avlaması*Erdoğan*’ları Türkiye’nin zorunluluklarını dikkate almaya zorluyor. Ekonomi, tarih bilmeden hamasetle yol alınamaz. İhtiyaçlar, zorunluluklar hizaya getiriyor.

Bu zorunlulukları, Suriye’nin, Mısır’ın vatan ve aydınlanma savaşını görürsek*Erdoğan*lar’ın /*"kadiri mutlak"*/ olmadığını görürüz. Dahası*AKP*’nin şaşkın ördek misali yalpaladığını,güçten düştüklerini ve milleti birleştirmemizin eskisine göre daha kolay olduğunu anlarız.

*Tayyip Erdoğan* ve BaşbakanBinali Yıldırım /*"Esat başta olduğu müddetçe Suriye ile ilişkileri düzeltmenin söz konusu olmadığını"*/ da söylüyor.Ortaçağ kafaları, öngörüsüzlükleri ülkemizi daha sıkıntılı durumların içine sokması da hesap dahilindedir. Ama mevcut olguların*AKP*’yi zorunlulukları dikkate almaya zorladığını görmemiz lazım. Kantonları birleştirmek isteyen*PYD* konusunda*ABD* ile gerginlik yaşayan iktidar,Rusya, Suriye, İran, Irak gibi bölge ülkeleri ile ilişkileri düzeltmek durumunda kalacaktır.

İktidar Ortaçağ ideolojisi, öngörüsüzlüğü, mülk hırsı nedenleriyle bunu başaramaz. Bunu başarmak için halkı parti, sendika, dernek, odalarda örgütlemek ve Cumhuriyetçi güçleri birleştirmek de bizlere düşüyor.

*ADD BDK* üyesi

Mustafa*SOLAK*

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160711095340 Oraj Poyraz At Alpinaasia [email protected]
2016/07/11 12:00 4  58  [email protected]




--

Politikada esas, inanilir adam olmaktir.

Ismet Inonu

Risale-i Nur Kuran in aynasidir, bir mucize niteligindedir
...Risale-i Nur a kimse karsi koyamaz, onunla boy olcusemez, ona denk tutulamaz

Sonmez Risalesi nde Risale-i Nur u ovmektedir.
Bu sozler onceleri Kuran icin soylenmist

Tanri adina islenen cinayetlerin sayisi, seytan adina islenenlerden cok fazladir.

Erica Jong


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/








--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap