------------------------------------------------------------------------
bayrak


 *Ahmet Kılıçaslan Aytar : NATO ZİRVESİ'NDE TÜRKİYE'YE KIYILDI*

Polonya/ Varşova*NATO* Zirve'sinin;


   1- ABD'nin enerji kaynaklarını kontrol etmek üzere geliştirdiği
   jeopolitiklerin bu kaynaklara sahip ülkelerin eski Sovyetler Birliği
   üyesi olmaları yüzünden,

/*Rusya'nın Transkafkasya ve Orta Asya'dan sonra Orta Doğu'da da nufuz genişletme çabalarına giriştiği,*/

/**/

/*Baltık Denizi ile Karadeniz arasındaki bölgeden, Orta Doğu'da "Suriye İç Savaşına Siyasi Çözüm" başlığında manevra alanını genişlettiği,*/


   2- Birleşik Krallık'ta alınan AB'den çıkma kararının, aslında AB'nin
   Avrupa'nın gerçek ve gerekli birleşmesini gerçekleştirmenin bir
   aracı olmadığını gösterdiği,


   3- 2008 mali çöküşünden bu yana egemenlerin bizzat kendi eserleri
   olan krizden bir toplumsal karşı-devrim gerçekleştirmek için
   yararlanma çabalarını daha hızlandırdığı,

Buna karşın mali piyasaların dayatmalarıyla*AB*'nin kıtaya boyun eğdirmeyi amaçlayan bir düzenek, rakip devletlerin kendi aralarında mücadele ettiği ve halklara karşı komplo kurulan bir forum olduğunun hızla anlaşılmaya başlandığı bir sırada yapılmış olması önemini daha çok katladı.

*

Yukarıdaki çerçevede*NATO* Zirvesi, ittifakın Politik Danışma Prosedürü, Askeri Yetki ve Trans-Atlantik Bağlantı esasları bağlamında;

*AB* ve*NATO*'nun öngörülemeyen yeni tehditlerle karşı karşıya olunduğuna dikkat çekildi.

Mülteci krizi, siber saldırılar ve hibrid tehditlerle mücadele başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini güçlendirme kararı alındı.

*NATO* askerinin Rusya'ya karşı üç Baltık ülkesi ve Polonya'da konuşlandırılması,

Karadeniz filosu ve kara sınırlarında*AWACS*'ların sayılarının artırılması,

En önemlisi de*AB* ve*NATO* arasında stratejik işbirliğinin güçlendirilmesi konularını görüştü.

*

Rusya zirve sonuçlarını, Suriye'de*Ortadoğu*'nun bölünmesini isteyen*ABD*, Fransa, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin güdümünde faaliyet gösteren paralı askerlerden meydana getirilmiş özel bir ordu olan*İŞİD*'e karşı savaş verdiği bir sırada,

Esasen bu ülkede işlenen suçların savaş hukukunun gelişmesini ivmeleyecek doğrultuda kategorize edilmesi,

Sonra bu sistematiğin uluslararası hukuk üzerinden*BM*'de yeni bir dünya statüsünün oluşmasına sonuç vermesini baltalamaya yönelik atılan adımlar olarak kabul etti.

*

Bu suretle Zirve;*NATO*'nun mütemadiyen Rusya'nın nasıl kıskaca alınacağı, nasıl en fazla zarar verecek yerinden vurulacağı, nasıl fiziki ve moral olarak etkisizleştirilerek yıkılacağının senaryolaştırıldığı dünya gündeminde,

*ABD* ve Rusya gibi iki büyük nükleer güç arasında savaş ile siyasetin, asker ile sivilin, barış ile çatışmanın, cephe ile emniyetli bölgenin, dost ile düşman kavramlarının arasındaki hatların belirsizleşmesine yol açan gerilimi daha da arttırdı...

*

Şu sırada Rusya /*"birleşik,bağımsız ve lâik Suriye"*/ hedefiyle bulunduğu Suriye'de;

*ABD*'nin*NATO*'yu da kullanarak herşeyi yokuşa sürmesinden,

Geçmişte Türkiye İslamcılarının Kafkasya'daki cihatçılara, bugün Cumhurbaşkanı*Erdoğan*'ın bizzat*IŞİD* terör örgütüne verdiği destekten her geçen gün dert büyütüyor.

*

Halbuki Rusya;Erdoğan'ın ailesi ve şürekâsının*İŞİD* terör örgütü ile ilişkilerini gösteren istihbarat raporları doğrultusunda,

*İŞİD* ile birlikte yürütülen yasadışı petrol ticaretinde, terörist gruplara yapılan silah ve cephane tedârikinde, tarihi eser kaçakçılığında,

Erdoğan'ın satıcı ve alıcı arasında*yüzde 10-50*'lik komisyoncu rolünün incelenmesini ve bir savaş suçlusu olma olasılığının değerlendirilmesini istiyor.

Böylece Cumhurbaşkanı*Erdoğan*'ın üzerinden yeni bir dünya statüsünün oluşmasına katkı koymayı,

Teminen*ABD* kapitalist düzenininin neden olduğu ve çarpıcı biçimde artan yoksulluk, işsizlik ve eşitsizliği,

Servette, gelirde ve yaşam kalitesinde ortaya çıkan ve büyüyen uçurumu,

Burjuva demokrasileri yerini alan otoriter rejimlerin sorgulanmasını ve yargılanmasını öngörüyor...

*

Maazallah, bu durum hem kapitalizmin, hem de *Erdoğan*'ın endişelendiği ve birbirlerine müttefik kesildikleri noktadır.

Nitekim*Erdoğan*,*NATO* Liderler Zirvesi'nde üç konuya dikkat çekiyor.

*"1*- Suriye krizi, küresel terörün kaynağına dönüşmüştür.


   2- Mülteci sorunu çözülmezse Avrupa'da güvenlik endişesi artar.


   3- NATO, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve terörle mücadelesini daha
   çok desteklemelidir" diyor.


   *

Böylece*Erdoğan*;


   1-Halâ Suriye İç Savaşına Siyasal Çözüm bulunması yolunda BM'in
   Cenevre Müzakereleri sürecine inanmadığını, Suriye'de terörün esas
   kaynağının bizzat B.Esad rejimi olduğunda ısrar ediyor.


   2- Bu uyarının dikkate alınmaması halinde Afganistan, Irak ve
   Suriye'deki savaşlarla harap edilen ülkelerinden kaçan milyonlarca
   sığınmacının;

Siyasal ve tarihsel olarak Avrupa kapitalizminin kanlı çelişkilerinden kaynaklanan sınırlarına, ekonomi politikasına ve dünyanın çeşitli bölümlerine, özellikle Doğu Avrupa'da çatışan çıkarlara yansıma ve çatışmaların tetiklenmesi potansiyelini koz olarak ileri sürüyor.


   3- Bu çerçevede NATO'dan,Türkiye'deki Erdoğan misyonunu olmazsa
   olmaz desteklemesini istiyor.


   *

Zirve'de bu noktada, uzun yıllardır Türkiye-Yunanistan çekişmesi ve Kıbrıs sorunu nedeniyle güçlendirilemeyen*NATO-AB* İşbirliğinin sağlanması ön plana çıkıyor.

*NATO-AB* İşbirliği ne anlama geliyor?

*

*NATO*'nun Politik Danışma Prosedürü, Askeri Yetki ve Trans-Atlantik Bağlantı esasları bağlamında;

Rumlar,*BM* ve*AB*'de Kıbrıs'ın yasal hükümeti ve temsilcisi olduklarını kabul ettirmiş, Türkler azınlık konumuna itilmiş, üstelik*2004*' te Kıbrıs adına Kıbrıs Rum Yönetimi*AB*'ye katılmıştır.

Diğer taraftan Kıbrıs,*NATO*'nun Stratejik Konsept Belgesinde önemli bir merkezdir.

Hem Türkiye, hem mevcut iki devletli haliyle Kıbrıs;*NATO* Stratejik Konsept Belgesinde /*"AB üyesi olmayan NATO ülkesi"*/ olarak anılmakta,*NATO* için sorun olmaktadır.

Bu durumda Türkiye,*NATO*'nun*AB* üyesi olmayan müttefiki olarak Avrupa güvenliğine katkısı için öncelikle Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasına dahil edilmesi gerektiğini savunmakta,

Fakat*AB* üyesi Kıbrıs Rum Yönetimi Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasına girmesini, Türkiye de Kıbrıs'ın*NATO*'ya girmesini engellemektedir.

Normal şartlarda bu karmaşa, ancak Kıbrıs Türk ve Rum kesimlerinin birleşme şartlarında anlaşmaları halinde ve Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetinin*NATO*'ya ,Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasına üye olmasıyla çözülebilecektir...

*

Ancak Varşova*NATO* Zirve'sinde /*"AB ve NATO arasında daha yakın işbirliği için her türlü sebebimiz var. İstikrarsızlığa karşı koymaya çalışıyoruz. İzolasyon ve içe kapanma zamanı değil birlik göstermeliyiz"*/ söylemleri altında;

Mart ayında mülteci kriziyle mücadele kapsamında devreye sokulan Ege misyonunun*AB* ile*NATO* arasındaki işbirliği masaya getiriliyor.

Türkiye devlet olarak tanımadığı Güney Kıbrıs'a /*"Güney Kıbrıs Rum Kesimi"*/ ifadesi yerine /*"Kıbrıs Cumhuriyeti"*/ ifadesini kullanarak *AB* ile*NATO* arasındaki işbirliğine yol açıyor!

*

Türk diplomatik kaynakları, ortak deklarasyonla işbirliğinin güçlendirilmesi hedefi ilan edilmiş olunsa da atılacak adımlarda*NATO*'nun karar alma sürecinin işletileceğini, böylelikle Türkiye'nin belirli bir alandaki işbirliğini onaylama ya da veto hakkının muhafaza edildiğini vurguluyor.

Ancak bu şartlarda /*"Kıbrıs Cumhuriyeti"*/ni kabul etmek; hem Rum egemenliği kabul etmek hem de Türklerin zayıflamasıyla Kıbrıs'ın Yunanistan'a birleştirilmesi yani*ENOSİS*'i ve Kıbrıs sorununun ortadan kalkması anlamına geliyor...

*

Recep*Tayyip Erdoğan*, korkularına sığınak ararken bir kez daha Türkiye'yi feda etmiştir.

*11*.*7.2016*



------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160710213637 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/07/11 06:00 4  58  [email protected]



. . . . . .
Bonum commune communitatis
Toplumun ortak cikari

Latin Atasozu

Ebu Hureyre ( Radiyallahu Anh ) soyle dedi : Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem ) : Cehennemde kafirin iki omuzu arasi , sur atli bir suvari yuruyusu ile uc gunluk mesafedir buyurdu.

( Muslim - Buhari )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

Her dakika ovulmek isteyen bir Tanriya inanamam.

Friedrich Nietzs


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/








--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap