Değerli bir yazı olduğunu düşünüyorum.
Bazı sabit verilere dayalı çıkarımlar var.
Dolayısıyla bize öngörü üretme imkanı veriyor.

Öngörülerden en önemlisi Türkiye‘ye yönelik suçlamalar beklentisidir.
Kürtlere soykırım yapılıyor, etnik arındırma yapılıyor, katliam
yapılıyor denilerek BM çatısı altında ya da koalisyon kurularak ülkemize
yaptırımlar yapılması istenebilir.

Halen iktidarda olan siyasetçileri için özel nitelikli uluslar arası
davalar açılabilir.
Bazı ulusal mahkemelerde yargılama ve tutuklama kararları alınabilir.

Aslında çok değil birkaç gün önce Rus Dışişleri sözcüsü güzel bayan tam
da bunu söyledi.
Unutmamak gerekir ki, Rusya BM‘lerde kurucu ve veto hakkına sahip bir
ülkedir.

Oraj POYRAZ([email protected] / [email protected] /
[email protected] <mailto:[email protected]> )
           L2fSIJNoA0xfSNxA     

------------------------------------------------------------------------


  *Ahmet Kılıçaslan Aytar: KONSTANTİNOPOLİS' E DOĞRU ***

Rusya'nın kendi açısından en zorlu bölge olarak kabul ettiği Kafkasya'da:

Boru hatları ve enerji koridorları bölgenin etnik ve toprak sorunlarıyla
örtüşüyor.

Boru hatlarının yönü sorunların çözümünde oluşan bloklaşmalarla paralel
şekilde gelişiyor.

Batı-Doğu (Bakü, Tiflis, Ankara-Washington) ve Kuzey-Güney (Moskova,
Yerevan, Tahran) bloklaşması oluşmuş bulunuyor.

*

Kafkasya'yı Hazar Havzası'nın stratejik profili belirliyor.

Herşey ABD ve AB'nin Rusya'ya ardarda ekonomik, siyasi ve askeri
yaptırım paketleri açtığı,oldukça kritik bir dönemde gerçekleşiyor.

ABD, AB ve Rusya'nın Hazar Havzası ile ilgili stratejileri, Enerji
Güvenliği başlığında bölgenin demokrasi, barış ve siyasi istikrarını
oluşturuyor...

*

İşte Rus GazpromBank'a, Vnesheconombank'a, petrol üreticisi Rosneft'e,
doğal gaz tedarikçisi Novatek şirketlerine finansal destek sağlanması
yasaktır.

Avrupa Parlamentosu'nun kararıyla Gazprom şirketinin Rus gazını
Karadeniz üzerinden Avrupa'ya taşımayı hedefleyen Güney Akım projesine
ilişkin çalışmalar askıya alınmış,

Japonya ise Çernomorskneftegaza ve Neftebaza adlı şirketlerin
varlıklarını dondurmuştur.

*

Mart 2015'ten beri Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya
taşıyacak Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP), Hazar
Denizi'ndeki Şah Deniz Gaz Sahası ve Hazar Denizi'nin güneyindeki diğer
sahalarda üretilen doğal gaz vasıtasıyla Kafkasya'yı Orta ve Güney
Avrupa ile buluşturmayı öngörüyor.

Güney Gaz Koridorunda Gürcistan-Türkiye hattını kapsıyor, Türkiye
sınırından itibaren Trans Adriyatik Boru Hattı Projesi adıyla İtalya'ya
ulaşmayı hedefliyor.

*

Ama birincisi; Türkiye ile AB arasında Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu
süreci kapsamında, Azerbaycan ve Gürcistan birlikte, İngiliz enerji
şirketi British Petroleum'un (*BP*) TANAP ortaklığına alınmasıyla Azeri
doğalgazı küresel pazarların himayesine, işbirliği ve güvenlik ağına
katılmıştır.

İkincisi; Rus Gazprom şirketinin, hem Ukrayna'daki doğalgaz dağıtım
merkezini by-pass eden, hem de iptal edilen Güney Akım'ın yerine Türkiye
topraklarından geçerek Avrupa'ya ulaşacak yeni bir hat inşa edilmesi
teklifi ise askıya alınmıştır.

*

Bu sırada Rusya Dışişleri Bakanlığı'nda, Türkiye ve Sovyet Sosyalist
Cumhuriyeti hükümetleri arasında, 16 Mart 1921' de imzalanan Dostluk ve
Kardeşlik ile İlgili Moskova Antlaşması'nın feshedilmesi konusunda
inceleme başlatılması dikkat çekiyor.

Antlaşmayla Kars ve Ardahan Türkiye egemenliğine geçerken, Batum
Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bırakılmış, Azerbaycan
denetiminde Nahçıvan özerk bölgesinin tesis edilmesi karara bağlanmıştır.

Bu antlaşma ve devamı niteliğindeki antlaşmalarla belirlenmiş olan
sınırlar Türkiye, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan arasında halen
geçerliliğini koruyor...

Peki ama ne oluyor?

*

Moskova Antlaşması'ndan bir kaç yıl önce 1916'da İngiltere ve Fransa
arasında Sykes-Picot Antlaşması yapılmıştı.

1917 Rus devriminden sonra Rusya antlaşmadan vazgeçmiş ve Lenin gizli
olan bu anlaşmayı dünya kamuoyuna açıklamıştı.

Yoksa Rusya; Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoğu Anadolu'nun
bir kısmını kendi üzerine geçirmiş olacaktı!

*

Yine de Antlaşma Osmanlı idaresinde olan toprakları parçalayıp yeni
ülkelere böldü ve siyasi oluşumları iki etki alanına dâhil etti:

Irak, Ürdün'ün bulunduğu topraklar ve Filistin, İngiltere etkisine:
Suriye ve Lübnan da Fransız etkisine girdi.

İngiltere ve Fransa Arap dünyasındaki nüfuzlarını kullanmaya devam
edince, Kuzey Afrika ve Akdeniz'in doğusunda Mısır, Suriye ve Irak'taki
Arap siyaseti yönünü liberal anayasal yönetim inşasından, asıl amacı
sömürgecilerden ve sömürgeci sistemden kurtulmaya çalışan milliyetçiliğe
çevirdi, bu yüzden Rusya Suriye'dedir.

I.Dünya Savaşı'nın yarattığı karmaşanın ortasında alelacele yürütülen
müzakerelerde varılan anlaşmanın prensipleri bugün de Orta Doğu'yu
etkilemeye devam ediyor.

*

O zaman Deutsche Bank, Anglo-Persian Oil Company (BP), Royal Dutch
(*Shell*), Türkiye Milli Bankası ve Kalust Gülbenkyan'ın ortaklık
yapısında /*"Turkish Petroleum Company"*/deki Alman hisselerine karşılık
Musul el değiştirmişti.

Fransa devraldığı Alman hisselerini değerlendirmek için /*"Compagnie
Française des Petroles"*/ şirketini kurdu ki,bugün /*"Total"*/ olarak
anılıyor.

ABD'de Turkish Petroleum Company'den bütünü İngiliz sermayeli Türkiye
Milli Bankası'nın hisselerini /*"Near East Development Corporation"*/
adına aldı ki, o da bugünün /*"Mobil"*/ ve /*"Esso"*/ şirketlerini
temsil ediyordu...

*

1928'e gelindiğinde Turkish Petroleum Company, adını aynı ortaklık
yapısıyla /*"Iraq Petroleum Company"*/ e değiştirdi.

Adından başka Irak'la hiçbir ilgisi bulunmayan /*"Iraq Petroleum
Company"*/, henüz İngiltere himayesinde olan Irak'ın yetkililerinden
2000 yılına kadar geçerli olacak imtiyaz hakkı sağladı!

1972'de Saddam Hüseyin, Irak petrollerini millileştirdiklerini açıkladı
ve /*"Iraq Petroleum Company"*/ tazminat olarak topu topu 15 milyon
varil petrol karşılığı ülkeden çıkarıldı.

Ne ki, 2003'te ABD ordularının Bağdat'a girmesiyle birlikte
*Shell*,Total, *Mobil* ve *Esso* yeniden Irak'ta yerlerini aldılar...

*

Bugün ABD'nin stratejisini; Büyük Enerji Güvenliği için Avrupa
pazarlarına ulaşan enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, Avrupa
ülkelerinin de enerji alımının büyük bir kısmında Rusya'ya bağlı
olmamasını sağlamak hedefi belirliyor.

Avrupa Birliğinin stratejisini ise hem Rusya'dan ihraç edilen yakıtın
yüzde 50'sini almanın, hem de teknolojideki ilerlemesiyle enerji
açısından kendine yetecek ve dünyaya enerji ihraç eden bir ülke olacak
ABD'nin arkasını kollamak oluşturuyor.

Rusya'nın stratejisi ise milliyetçi-devrimci motivasyonu ve en büyük
tehlikenin ekonomik zayıflıktan kaynaklandığı tesbitiyle enerjiyi
ekonominin temel politikası ve dış politikanın belirleyeni haline
getirmişlik belirliyor...

*

Bu yüzden Rusya, Hazar Denizini benzeri olmayan bir iç deniz olarak
kabul etmekte ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesinin Hazar'a
uygulanamayacağını esas almaktadır.

Ama Hazar; deniz olarak kabul edildiği taktirde 1982 BM Deniz Hukuku
Sözleşmesi'ne göre her kıyıdaş devletin karasuları, kıta sahanlığı ve
münhasır ekonomik bölgesinin olması gerekiyor.

Bu durumda Azerbaycan'ın ABD ve Avrupa şirketleriyle petrol anlaşmaları
yapmış olması, Hazar'ın statüsünün belirlenmesinde uluslararası hukukun
yanında siyasi ve ekonomik unsurların devreye girmesi ve her kıyıdaş
devlet ve ilişkide olduğu devletin farklı farklı hukuksal tezlerinin
oluşmasına yol açıyor, buna Rusya ve İran açık tepki gösteriyor.

Şimdi TANAP'la birlikte British Petroleum şirketi de ilgili hukuk
sürecine katılmış sayılıyor...

*

Üstelik bölgedeki boru hatlarına yeni bir müşteri daha geliyor.

Nükleer anlaşmaya varan ve ekonomisi büyük oranda petrol ithalatına
bağlı, yaptırımlar nedeniyle büyük ekonomik sıkıntı çeken İran için
doğalgazı kendi toprakları üzerinden Avrupa'ya taşınmasında
alternatifsiz Türkiye hüviyeti;

İran'ın İsrail'in denetiminde olan Kürdistan'ı ve Kürdistan kaynaklarını
da yanına alarak, kendi savunma çerçevesi ve yeterli stratejik-asimetrik
tamponları kapsamında Türkiye'yi çok rahatlıkla bypass edebilir özellik
taşıyor...

*

Bu sırada hem ABD, hem Rusya yeniden Cenevre görüşmelerini başlatabilmek
için karşılıklı bazı ödünleri vermekten başka yolu olmadığını keşfetmiştir.

Mesela, ABD'nin artık Suriye'deki en iyi müttefiki Kürtlerdir.

Alttan alta AKP hükümetinin PKK terör örgütüyle yaptığı mücadelede,
Türkiye'nin uluslararası insan hakları yasalarını çiğnediğini kamuoyuna
sızdırılıyor.

Kamuoyu Türkiye'nin Kürtlere karşı savaş suçları işlediği için konunun
BM tarafından uluslararası mahkemeye taşınması, burada soruşturulmasına
destek verilmesi gereğine inandırılıyor.

*

Bu suretle ABD; birincisi, Suriye'nin Nasturiler, Kürtler ve Sünni
Araplar ve Irak'ın Şiiler,Sünni Araplar ve Kürtler arasında bölünmesi
stratejisinden vazgeçmiyor...

Sykes-Picot devam ettiriliyor...

İkincisi; Rusya koalisyonunun bir ucu ABD ve müttefiki ülkelere de
sirayet edebilir karakterli Suriye İç Savaşında Türkiye'nin uluslararası
hukuka karşı suç oluşturan her edimini, şimdi Güneydoğu ve Doğu
Anadolu'da PKK'nın mücadele ettiği topraklara taşıyor.

Türkiye sivil Kürtlere saldırıyor, kültürel soykırım uyguluyor,deniliyor.

O gün Sykes- Picot antlaşmasından pay alamayan Rusya, gözünü Trabzon,
Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoğu Anadolu'nun bir kısmına dikiyor.

Üçüncüsü; Rusya aynı zamanda hem kendi, hem İran petrol şirketlerini
korumak ama *BP*, *Shell*,*Mobil* ve *Esso* ile bildiği topraklarda
olmanın avantajlarını kullanmayı,rekabetini bu düzlemde yürütmeyi öngörüyor.

Dördüncüsü; Ermenistan derin bir /*"Oh"*/çekiyor.

Beşincisi; Karadeniz altından Avrupa'ya bir hat ve Türkiye'nin Karadeniz
sahilinde kurulacak terminal işlevi gören bir liman ve İpek Yolu ise
cabasıdır...

13.2.2016



 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160322103439 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/03/22  11:48 5  4  [email protected]

 

Gencler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz.
Siz, almakta oldugunuz terbiye ve irfan ile insanlik ve medeniyetin,
vatan sevgisinin, fikir hurriyetinin en kiymetli timsali olacaksiniz.
Yukselen yeni nesil, istikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yukseltecek ve yasatacak sizsiniz.

Mustafa Kemal Ataturk

Devamli olarak faydasiz ilimler ve bilgiler edinen kimse akilli degil,
akilsizdir.

Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.

Asla rakibinizin ustun bir yani oldugunu kabul etmeyin.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap