09-09-2017

 

------------------------------------------------------------------------


  ORHAN GÖKDEMİR : ÖLÜNÜN ARKASINDAN

*09/09/2017* Cumartesi



Ölümünün ardından Yeni Asya gazetesi dokuz sütuna manşet attı,
/*"Kitabıyla Said-i Nursi ile alakalı bir tabuyu yıktı, hedef oldu ve
bedel ödedi"*/ dedi. Kimden söz ediyor? *Prof. Şerif Mardin’den.* Yeni
Asya gazetesi kimin? Nurcuların. Peki, yazarımızın ödediği iddia edilen
bedel ne? Said-i Nursi hakkında kitap yazdığı için Türkiye Bilimler
Akademisi *(TÜBA*) üyeliğine alınmamış, o. Büyük mağduriyet diyecekler
ama*OHAL* var,*KHK* var. Nakşi-Nurcu destekli dinci iktidar sorgusuz
sualsiz yüz bini aşkın insanı kapı dışarı etti. İtiraz etmesine de yasak
getirdi üstelik. Nuriye ve Semih hukuksuz bir şekilde işlerinden
edildikleri için yüz seksen küsur gündür aç. Veli Saçılık bir yılı aşkın
bir süredir direniyor kovucularına. Bir kolunu zaten kopardıkları için
kovarken kollarından bile tutamadılar Veli’nin. Şimdi tek kolundan tutup
tutup tartaklıyor, yerlerde sürüyorlar. Şerif Mardin ebedi mağdur böyle
bir ortamda…

Ama insan ölümlü bir varlık pek hatırlamak istemese de. Öldü Şerif
Mardin de, mağduriyetini de beraberinde götürdü. Arkasından söylenenler
renkli. Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Davutoğlu,*Tayyip *Erdoğan ve bilumum
Nurcular gibi ağıt yakanlar var ölüye. Ama /*"iyi bilmezdik
rahmetliyi"*/ diyenlerin sayısı da bir hayli kabarık. Cumhuriyet
gazetesinde Tayfun Atay /*"Prof. Dr. Şerif Mardin, aynı dili konuştuğu
çevreler tarafından lânetlenmiş, farklı dili konuştuğu çevreler
tarafından yüceltilmiş bir sosyal bilimciydi"*/ diye yazdı mesela.
İsabetli bir saptama bu. Yalnız, bu durum sadece onun için değil ülkenin
pek çok ünlüsü için de geçerli. Mesela Orhan Pamuk. Aynı dili konuştuğu
çevrelerde bir nefret objesi. Halbuki dışarıda büyük edebiyatçı
sayılıyor. Nobel ile bile ödüllendiler. Peki, kendi ülkesinde yol açtığı
nefretin sebebi ne? Belki ülkesindekilerle aynı dili konuşmuyordur da
ondan oluyordur. Orhan Pamuk’la Şerif Mardin’le aynı dili konuşmuyoruz
biz. Egemenlerin, kapitalizmin, emperyalizmin dili onların konuştuğu.
Sorun bu…

***

Sabancı Üniversitesi öğretim üyesiydi bir ara. Öğrencileri arasında
Halil Berktay ve Ahmet Davutoğlu gibi ünlü simalar var. Boğaziçi
Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünü kurmuş. Rastlantı sayılmamalı,
siyaset bilimi soğuk savaş döneminde imal edilmiş bir /*"bilim"*/ dalı.
Çevre-merkez kuramının ülkeye taşıyıcılarından. Bir ayağı*ABD*’de, öbür
ayağı İletişim Yayınlarında. Din ve modernleşme üzerine yazıyor. /*"Yeni
Osmanlıcılık"*/ın mucitlerinden. İslam’a sıcak, modernleşmeci-batıcı
hareketlere uzak. Daha ne olsun?

*2010*’lu yıllarda Batı ve yerli ajanları*AKP*’yi parlatmaktaydı. Hiç
gelememiş demokrasi nihayet*AKP* marifetiyle gelecek, ülke*AB*’ye girip
Kemalizm’le içine düştüğü makûs talihini yenecekti. Şerif Mardin’in
yazıp söyledikleri dönemin ruhuna çuk oturuyordu. Mikrofonlar ve
kameralar ona döndü haliyle. Meşhur kanallarımızdan birinde program bile
yaptırdılar. Siyasal İslamcı hareketin iktidar olmasında korkulacak bir
şey yoktu, dediklerinden bu anlaşılıyordu ama gerisi basmakalıp
şeylerden ibaretti.

Prof. Celal Şengör’ün /*"Bir Bilim Adamının Serüveni"*/ adlı kitabı tam
da o günlere yetişti. Prof. Dr. Şengör, Şerif Mardin'in neden Türkiye
Bilimler Akademisi’ne kabul edilmediğini de anlatıyordu kitabında.
Aktarayım:

"Ben o toplantıya gittim… Bir tarihçi ve yanılmıyorsam bir de sosyolog
Şerif Mardin'i takdim etti. Birisi Şevket Pamuk'tu ama diğerini
hatırlamıyorum. Şevket Pamuk, Şerif Mardin'in çalışmalarını anlattı,
aldığı atıfları filan söyledi. Ama bunları bizim alıştığımız metotlarla
söylemiyordu. Bunun üzerine Prof. Dr. Doğan Kuban birtakım şeyler
söyledi. Doğan Kuban'ın söyledikleriyle Şevket Pamuk'un verdiği rakamlar
birbirini tutmuyordu. Doğan Bey,*'Benim bildiğim Şerif Mardin'*in öyle
çok ciddiye alınacak bir sürü çalışması yoktur' dedi.

Sonra Prof. Dr. Cengiz Dökmeci söz istedi. Hiç unutmuyorum, Prof.
Dr.*Erdoğan *Şuhubi şöyle bir baktı bana ve*'Şerif Mardin şimdi hapı
yuttu'* dedi. Cengiz Dökmeci, Şerif Mardin'in bütün akademik tarihini
ortaya döktü. Son yirmi senede kaç tane atıfı var, kaç tane yayını var,
bunlar nerede yayınlanmıştır, diye bir bir saydı. Bir baktık ki, Cengiz
Dökmeci'nin söyledikleri ile Şevket Pamuk'un tahtaya yazdıkları hiç ama
hiç birbirini tutmuyor. Sonuçta bir kaç makale dışında Şerif Mardin'in
önemli sayıda akademik çalışma yapmadığı ortaya çıktı. Birkaç makale.
Birkaç atıf.*'Kusura bakmayın ama böyle bir adam akademiye seçilemez'*
denildi. Oylandı ve kabul edilmedi."

Dikkat edin, Mardin’i komisyonda parlatan kişi Orhan Pamuk’un kardeşi
Şevket Pamuk. İtiraz eden Doğan Kuban ve Cengiz Dökmeci. Alanının iki
bilgesinden söz ediyoruz. Tayfun Atay’ın kulakları çınlasın, aynı dili
konuşmak yetmez, bilmek de gerekir aynı zamanda.

Peki, sorun nedir? Sorun Türkiye’ye verilmek istenen yeni şekildir.
Yalçın Küçük listelemişti yıllar önce. Türkiye’nin İslamizasyonunda,
Türkiye’nin Osmanizasyonunda, yeni bir dönemin kurulmasında üç isime rol
verilmişti Hocaya göre. Bu üç isim Şerif Mardin, Kemal Karpat ve Metin
Heper’di. Haliyle bu isimler söz konusu olduğunda marifetlerinin yeterli
olmaması mazeret olarak görülsün isteniyordu.

***

Türkiye Bilimler Akademisi olayından sonra /*"Bediüzzaman Said Nursi
Olayı"*/ adlı çalışması ile tartışılan Mardin, söz konusu kitabı neden
yazdığını şu sözlerle açıklamıştı: /*"Bildiğiniz üzere, Bediüzzaman Said
Nursî'nin düşüncelerini, İslâmî düşünürler kesiminde en önde gelen fikir
birikimlerinden biri sayıyorum. Öncelikle, Bediüzzaman'ın fikirleriyle
birlikte gelen derin insan hürmetini görmemek mümkün değildir…
Bediüzzaman ciddî konular üzerine eğilen, ciddî bir insandır. Fakat
bunun yanında sosyal değişimin beraberinde getirdiği sorunları
derinlemesine, ‘balon’ların cazibesine kapılmadan ve sorunların özüne
giderek inceleyen bir kişiydi…"*/

/*"Bediüzzaman"*/mış, /*"ciddi konular üzerine eğilen ciddi bir
adammış"*/… Adı geçen kitabı bir Sait şakirdi yazsa başka ne yazabilir?

Artık hatırlatmaya sıkılıyorum, bu topraklarda tarikatlara dayanarak
yönetme geleneği taa Osmanlının kuruluşuna dayanıyor. Said-i Nursi’nin
içinden geldiği Nakşibendi Tarikatı*1826*’dan beri devlettir, devletle
iç içedir. Nurculuk devlet olan o tarikattan türemiştir ve neredeyse
cumhuriyetle yaşıttır. Özellikle Nakşibendi Tarikatı ve türevleri hep
devletle iç içe oldu. Yeniçerilerden emniyet teşkilatına, devletin en
açık baskı aygıtını yönetti ve yönlendirdi. /*"Sivil toplum kuruluşu"*/
oldukları koca bir yalandan ibarettir özetle. Bilim adamımız pek çok
çalışmasını bu yalanın üzerine kurmuştur.

Önemi ise şurada: Düzenin yeni ideoloğu, yeni halet-i ruhiyesidir Said-i
Nursi. Kemalizm’den çark eden düzen Said-i Nursi limanına demir
atmıştır. Gözleri açık kâbuslar gören yarı deli bu adam kapitalizmin
yeni halinin birebir yansımasıdır.

Yalnız talebelerinden bir kısmı sorun çıkardı, darbe yapmaya kalkıştı.
Haliyle, /*"toprağı bol olsun"*/, Şerif Mardin’in Nurculuk övgüsünün
altındaki toprağın önemli bir bölümü kaydı. Yoksa büyük bir aziz olarak
uğurlanacaktı. Üzerindeki haleyi döken gelişme bu olmuştur.

Büyük bir bilim adamı, büyük bir âlimmiş… İsteyen bunları der. Biz de
istediğimizi deriz. Weber'le başlarlar, papazdır. Fethullah'a varırlar,
imamdır. Bunlar her zaman hep aynıdır...

***

Şerif Mardin Said-i Nursi’nin yanına uğurlanırken onun da katkısıyla
devletin teslim edildiği tarikatlardan biri olan Süleymancıların
yurdunda iki erkek çocuğa yurdun müdürü tarafından tecavüz edildiğini
haber veriyordu gazeteler. O sırada Adana’da aymazlıktan, yobazlıktan
yaktıkları*10 çocuğun* dumanı tütmekteydi daha. Süleymancı dedikleri
Nakşibendiliğin bir kolu. Tıpkı Nurculuk gibi devletlû bir cemaattir.
Şerif Mardin’in Türkiye’nin geleceği diye işaret ettiği İslamcı
hareketin son halidir bu.

Ölünün arkasından mı konuşuyoruz? Üzülerek söylüyorum ama evet. *Ortaçağ
artığı tarikatların pimini çekip hep birlikte tecavüz ettiler çünkü koca
ülkeye.* Hak ettiler yani konuştuğumuz, yazdığımız her kelimeyi.
Konuşacağız elbette. Hatta teneke çalacağız arkalarından!

*http://haber.sol.org.tr/yazarlar/orhan-gokdemir/olunun-arkasindan-208941*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170909012408 Oraj Poyraz [email protected]
2017/09/09  03:52 6  64  [email protected]

 

Yasa insanlarin kalplerinde yazilidir.

St.Augustine

Peygamberden mucize istegi
TAHA 133.onlar: (muhammed) bize rabbinden bir mucize getirmeli degil miydi?
Dediler.
Once gelen kitaplardakinin apacik delili (Kur an) onlara gelmedi mi?
YUNUS 20.ona (muhammed e) rabbinden bir mucize indirilse ya!
Diyorlar.De ki: gayb ancak Allah indir.
Bekleyin (bakalim) ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
ENBIYA 5 hayir, dediler, (bunlar) sacma sapan ruyalardir; bilakis onu
kendisi uydurmustur; belki de o, sairdir.(eger oyle degilse) bize hemen,
oncekilere gonderilenin benzeri bir ayet getirsin
ENBIYA 6.bunlardan once helak ettigimiz hicbir belde iman etmemisti;
simdi bunlar mi iman edecekler?
RA D 7.kafirler diyorlar ki: ona rabbinden bir mucize indirilseydi ya!
(halbuki) sen ancak bir uyaricisin ve her toplumun bir rehberi vardir.

Din dedigi sey, bilinmeyen inanc dizgelerine ve gizle kari$ik emellere
kor bagliliktan baska birsey degildir.
Tarih bize ogretir ki, butun dinler, milletlerin cehaletlerinin
yardimiyla, utanmaksizin Tanri tarafindan gonderildigini soyleyen
adamlar tarafindan tesis olunmustur.
Tum donemlerde toplumun kutsallastirdigi bos dusuncelerden tehlikesizce
siyrilmak imkansizdir

ATATURK, 1931, Lise icin yazdigi Medeni Bilgiler kitabi


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap