------------------------------------------------------------------------


  *SİNAN MEYDAN : 12 ADA'NIN KAYBEDİLME SÜRECİ*

*1. Edirne Antlaşması (14 Eylül 1829):**1828-1829* Osmanlı-Rus Savaşı
sonunda imzalandı. Savaş sırasında, Yunanistan'ın bağımsızlığını isteyen
İngiltere, Fransa ve Rusya,*20 Ekim 1927*'de Navarin'de Osmanlı
donanmasını yaktı. Ruslar,*1829 Ağustos*'unda Edirne, Kırklareli ve
Lüleburgaz'ı işgal etti. Savaş sonunda Rus gemileri İstanbul Boğazı'na
saldırırken, Ege'deki bir filo da Çanakkale Boğazı'nı abluka etti.*16
maddelik* Edirne Antlaşması'na göre Yunanistan bağımsız oldu. Osmanlı
Rusya'ya*137 milyon *Frank savaş tazminatı ödemeyi kabul etti. Tuna'nın
kolları arasındaki Yılan (Serpents) Adaları Ruslar'a bırakıldı. Ayrıca
Tuna'nın sol sahiline yakın adalarla Müslümanlar’ın oturdukları yerler
Eflak-Boğdan'a bırakıldı. Daha sonraki*1832 düzenlemesiyle* Attik
ve Mora Yarımadaları ve bu yarımadaların çevresindeki tüm adalar ile
kuzey Sporadlar, Ege’nin ikinci büyük adası Eğribos dâhil yüzlerce ada
Yunanistan’a bırakıldı.

*2. Uşi Antlaşması (18 Ekim 1912):**1911 Eylül *sonunda İtalya
Trablusgarp'a saldırdı. Osmanlı hazırlıksız yakalandı.*II*. Abdülhamit
döneminde donanmanın Haliç'te çürütülmesinden dolayı Osmanlı şimdi çok
zor durumda kalmıştı. Osmanlı Donanması’nın zayıflığından yararlanan
İtalya,*12 Adalar*’a saldırıp işgal etti. İtalyan donanması Çanakkale'yi
geçmeyi bile denedi, ancak başarısız oldu. İtalya'nın bu saldırılarından
cesaret alan Balkan ülkeleri de Osmanlı'ya savaş ilan ettiler. Osmanlı
Donanması’nın zayıflığı, Yunanistan'ın da iştahını kabarttı. Yunanistan,
Averof zırhlısıyla Ege adalarını, özellikle Midilli'yi işgal etti. İki
cepheden kuşatılan Osmanlı, İtalya ile Uşi Antlaşması'nı imzaladı. Bu
antlaşma ile Osmanlı,*12 Ada*'yı Balkan Savaşı sonuna kadar İtalya'ya
bıraktı. Ancak kısa süre sonra başlayan I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı ile
İtalya'nın karşı karşıya gelmesiyle adalar İtalya'da kaldı. Böylece*12
Ada*, fiilen*1912 ve 1914 yıllarında* elden çıktı. Lozan
Antlaşması'nın*15*. Maddesi bu filli durumun kabulünden başka bir anlamı
yoktu. İtalya*12 Ada*'yı*II*. Dünya Savaşı'ndan sonra*Şubat 1947*'deki
Paris Barışı ile Yunanistan'a bıraktı.

*3. Londra Antlaşması: (30 Mayıs 1913), Atina Antlaşması (14 Kasım
1913):* Osmanlı Devleti, I. Balkan Savaşı sonunda çok ağır bir yenilgiye
uğradı. Bulgar orduları Çatalca'ya kadar geldi. Edirne kaybedildi. İşte
o günlerde Ege Adaları Yunanistan tarafından işgal edildi. Osmanlı,*12
Ada*'nın ve Trablusgarp'ın işgaline karşı koyamadığı gibi, Ege
Adaları’nın işgaline de karşı koyamadı, çünkü donanması yoktu. Balkan
Savaşı'ndan sonraki Londra Antlaşması'na göre Ege Adaları’nın
geleceğinin /*"büyük devletlerce"*/ belirlenmesine karar verildi. Ayrıca
Girit Adası Yunanistan'a bırakıldı.*II*. Balkan Savaşı sonundaki Atina
Antlaşması'yla da Ege Adaları’nın geleceğinin yine /*"büyük devletlerce
belirlenmesine"*/ karar verildi.

*4. Büyükelçiler Konferansı (Şubat 1914):* Ege Adaları Yunanistan'ın
elindeydi ama Osmanlı Devleti,*22-23 Aralık 1913*'te büyük devletlere,
Anadolu kıyılarına yakın Midilli ve Sakız gibi adaları Yunanistan'a
bırakmak istemediğini bildirdi. Ancak büyük devletler, buna karşı
çıkınca Osmanlı geri adım attı. Sonuçta Londra'da Büyükelçiler
Konferansı toplandı. Burada alınan kararlar*14 Şubat 1914*'te Osmanlı'ya
iletildi. Buna göre Meis Adası hariç*12 Ada* İtalya'ya, İmroz (Gökçeada)
ve Bozcaada dışındaki bütün Ege Adaları Yunanistan'a verildi. Osmanlı
Devleti bu durumu kabul etmeyerek*15 Şubat 1914*'te büyük devletlere bir
nota gönderdi. Ancak bir sonuç alamadı. Bu sırada I. Dünya Savaşı'nın
başlamasıyla Ege Adaları fiilen Yunanistan'da ve İtalya'da kaldı.
Türkiye'nin elinde ise fiilen Gökçeada, Bozcaada ve Meis vardı.

*4. Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920):* I. Dünya Savaşı'ndan sonra
Türkiye'yi parçalayıp paylaşmak için Osmanlı'ya imzalatılan Sevr
Antlaşması'nın*84*. Maddesi’ne göre Türkiye, Gökçeada (İmroz), Bozcaada,
Limni, Semadirek, Midilli, Sakız, Sisam, Nikarya gibi tüm adaları
Londra, Atina ve Büyükelçiler Konferansı kararları doğrultusunda
Yunanistan'a verecekti. Sevr Antlaşması'nın*122*. Maddesi’ne göre
Türkiye, İtalyan işgali altında bulunan Stampalia, Rodos, Herkit, Kerpe,
Kaşot, Piskopis, İncirli, Kalimnos, Loryos, Patnos, Limpos, Sümbeki,
İstanköy adaları ile bunlara bağlı adacıklar ve Kastellorizo Adası
üzerindeki bütün haklarından, sıfatlarından vazgeçecekti.

*5. Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923):* Türkiye emperyalizme karşı savaş
meydanlarında kazandığı askeri zaferi, siyasi bir zaferle taçlandırmak
istiyordu. Türkiye'nin öncelikli amacı Misak-ı Milli'yi kabul
ettirmekti. Misak-ı Milli'de adalar yoktu. Lozan'a giden İsmet Paşa
heyetine*TBMM*'nin verdiği*14 talimattan*

*4. talimat */*"Ege Adaları"*/*yla ilgiliydi.* Orada, /*"Müzakereler
sırasında politika belirlenerek Çanakkale'ye yakın adalar istenecek,
güçlük çıkarsa Ankara'dan talimat beklenecek"*/ deniliyordu.

Lozan görüşmelerinde /*"adalar"*/ konusu*25 Kasım*'da /*"Toprak ve Asker
Komisyonu"*/nun *6*. oturumunda gündeme geldi. İsmet Paşa, kendisine
verilen talimat gereği öncelikle Çanakkale Boğazı girişinde Türkiye'ye
yakın adaları istedi, diğer adaların ise askerden arındırılmasını talep
etti. İsmet Paşa, ilk olarak Gökçeada, Bozcaada, Semadirek, Limni,
Midilli, Sakız, Sisam ve Nikerya (Ahikerya) adalarını istemişti.

Venizolos, bu adalarda yoğun bir Rum nüfus yaşadığını belirtip bu isteğe
karşı çıktı. Onu Lord Curzon destekleyince İsmet Paşa, müttefiklerin
çifte standartlarını gözler önüne sererek; /*"Bu kadar önemli bir konuda
etnik özellikler, en yüksek öneme sahip coğrafi ve siyasal düşüncelerin
önüne geçemez"*/ dedi.

İsmet Paşa, daha sonra Gökçeada, Bozcaada, Meis, Tavşan Adaları ve
Semadirek’in Türkiye’ye bırakılmasını, Yunanistan’a verilmesi teklif
edilen tüm adaların ise Türkiye'ye bağlı ve özerk olmasını istedi.

Sonuçta Türkiye Lozan'da, Gökçeada, Bozcaada, Tavşan Adaları ve Anadolu
sahillerine üç milden az uzaklıkta bulunan adaların, adacıkların ve
kayalıkların hepsini aldı. Ayrıca Yunanistan'a bırakılan adaların
askerden, silahtan arındırılmasını sağladı. Türkiye Lozan'da fiilen
kendisinde olan adalardan Meis'i kaybetti. (Lozan, Madde:*12*,*13*,*15*,
ek*XV*). Lozan'daki Türk heyeti, daha önceki antlaşmalarla İtalya'ya
veya Yunanistan'a bırakılmamış olan Meis Adası’nı bırakmamak için çok
mücadele etti. Meis için alt komisyonda Montagna ile Rıza Nur arasında
şiddetli tartışmalar oldu. Ancak Müttefikler bir blok halinde İtalya'ya
destek oldu. unun üzerine İsmet Paşa,*4 Haziran 1923 tarihli* toplantıda
Meis'in aslında Türkiye'nin olması gerektiğini anlattıktan sonra /*"Sırf
dünya barışı için çok ağır fedakarlığa razı olarak"*/ Meis konusundaki
isteğinden vazgeçti.

*8* yıllık savaş maratonundan yeni çıkmış, doğru dürüst bir donanmaya
sahip olmayan, İzmir'de ve İstanbul'da henüz İngiliz, Fransız
donanmalarının olduğu, milletin barışa susadığı bir ortamda adalar
konusunda fazla diretmek mümkün olmadı.

Ancak yine de Türkiye Lozan'da adalar konusunda*yüzde *elli civarında
başarılıdır.

Türkiye, Gökçeada (İmroz), Bozcaada, Tavşan Adaları, Meis ve Semadirek
adalarında diretmişti. Sonuçta bu*5 adadan* *3*‘ü Türkiye'de kaldı.
Ayrıca müttefiklerin Türkiye'ye vermemek için direndikleri İmroz
(Gökçeada)'un büyüklüğü, bu maddedeki adaların toplam büyüklüğünün
yarısı kadardı. Yani İmroz'un büyüklüğü, Semadirek, Meis ve Bozcaada'nın
toplamının yarısı kadardır. Dolyısıyla Türkiye Lozan'da büyüklük
açısından istediği ada topraklarının yarısını almayı başardı.

Demem o ki; Ege Adaları,*12 Ada 1912*,*1913*,*1914 yıllarında* fillen
zaten kaybedilmişti. Sevr Antlaşması'na göre tüm Ege adaları
Yunanistan'a,*12 Ada* ise İtalya'ya bırakılıyordu. Lozan Antlaşması'nda
ise Türkiye, daha önce elinde kalan Meis adası dışında önemli bir ada
kaybetmedi.

*Adaların kaybedilmesinde bir suçlu aranıyorsa o suçlunun, kendisine
darbe yapılacak korkusuyla donanmayı 30 yıl Haliç'te çürüten II.
Abdülhamit olduğuna hiç şüphe yoktur.* Dolayısıyla, Cumhurbaşkanı
Erdoğan'ın /*"Bizim olan adaları Lozan'da kaybettik"*/ ifadesi ve bu
konuda İsmet Paşa'yı suçlaması gerçeği yansıtmamaktadır.

*http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/adalar-lozan-antlasmasindan-10-yil-once-kaybedildi-1424721/*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170828005022 Oraj Poyraz At 0raj.p0yraz
[email protected]
2017/08/29  02:48 6  64  [email protected]

 
-- 

Nihil tam absurde dici potest, quod non dicatur ab aliquo philosophorum.
* * *
Daha once bir filozof tarafindan dile getirilmemis hicbir sacma laf yoktur.

Latin Atasozu - (Cicero)

Mumin, keler deligine saklansa, ona, eza edecek biri musallat olur

(Beyhaki)
Lutfen bundan sonra Muslumanlardan eza, cefa ceken, basina bir musibet
gelenler aglayip, zirlamasin.
Cunku baslarina gelen her turlu olumsuzluk onlarin Allahin sevgili
kullarindan oldugunu gosteriyor.
Ben demiyorum, hadisler, ayetler boyle soyluyor.

Ruhunda sukunete kavusmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmali ve
iman etmelidirler.
Ama hakikatin pesindeki insanlar ic huzurundan feragat etmeli ve
yasamlarini bu sorgulamaya adamak;
kendisi ve hayatla yuzyuze gelmekten korkmamak zorundadir.

Friedrich Nietzs


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap