Amerika daha da ileri gitmekte kararlı gözüküyor.
O halde bizim de daha da güçlü savunma yapmakta kararlı olmamız şart.

Ülkemizin milli!!!! savunmasının Amerikan ve Avrupa bağımlılığının
azaltılmasına daha çok gayret edilmesine çalışmamız lazım.
Bu anlamda ülkemizin hava savunmasına Rus S400 çeşitlemesinin yapılması
faydalı olmuştur.
Şimdi elimizde olan Hisar O ve A füzelerinin menzillerinin, hızlarının,
etkinliklerinin artırılmasına çalışmak gerekmektedir.

Bir kere füze teknolojisine sahip olduktan sonra bunları menzil, hız,
etkinlik açısından geliştirmek çok daha kolay olacaktır.
Ve bu güne kadar bu işlere katkı sağlayanlara büyük takdir ve
teşekkürler sunuyorum elimizde hassa güdüm imkanı sağlayan teknolojiler,
füze gövdesi üretme teknolojileri, füze motoru üretme teknolojileri
mevcuttur.
Şimdi yapılması gereken deniz, hava, kara ve uzay hedefleri için
elimizde olanları geliştirmek, çeşitlendirmek, değişik şekillerde kombin
etmekten ibarettir.

Uçak gemisi tartışmalarına bir ara saptama yapmak isterim.
_*Bizim uçak gemisinden çok uçak gemisi katili füzelere yatırım
yapmamızı önerim.*_
Çin, Rusya, Hindistan bunu yapmaktadır.

Bunlar stratosferik, süper değil hipersonik, balistik değil güdümlü
akıllı füzelerdir.
Bu kategorideki füzelerin önlenmesi imkansız derecede zordur.
Bunlar stratosferik seyirlidir, bunların uzay dışında önlenmesi için
ancak uzayda çalışan uydu silahlara ihtiyaç vardır.
Bunlar pasif balistik bir rota takip etmez, değişken rotalar izlerler,
bu nedenle önleme rotası hesaplamak imkansızdır.
Bunlar hedef üzerine geldiklerinde hızlı ve kısa bir atmosferik dalış
rotası çizerler bu rota içerisinde ulaştıkları hız hipersoniktir bu
nedenle bu mesafe içerisinde bunları eldeki geleneksel hava önleme
füzeleriyle önlemek imkansızdır.
Bu kategori yenidir.
Amerikanın da bu kategoride yeni tasarımları vardır.

Bunu bizdeki SOM füzesinin hipersonik hızda ve uzayda uçanı gibi
düşünmek mümkündür.
Burada söz konusu olan mach 5 ve üstü süratler, aracın çoğu yüzeyinde
birkaç yüz, hatta bazı yüzeylerde bin dereceye varan sıcaklıklardan
bahsediyoruz elbette.
Özel titanyum, seramik, karbon, kompozit gövde elemanları ve yüzey
kaplamaları gerekiyor.
Motor olarak geleneksel roketler dışında ram jetler, screem jetler...

Zaman artık böyle bir zaman.
Daha hızlı, daha akıllı, daha yoğun, daha keskin, daha eşgüdümlü bir
ateş gücünü toplamak.
Savaşın endüstrisi, otomasyonu.
Tıpkı tam otomasyon fabrikalar, bankalar gibi.
Bu sefer daha az maliyetle, daha hızlı, daha entegre, daha az can
kaybıyla ölüm üretme endüstrisinden bahsetmek lazım.

Hitleri bitiren büyük oranda rantabl ve fizibl olmayan mega projeler
olmuştur.
Sürekli olarak büyüyen en sonunda 1000 tonluk mega tank projesine
dayanan tanklar, Büyük Atlantik duvarında olduğu gibi milli kaynakları
sömüren anormal hatta mega tahkimat projeleri, sürekli olarak Hitlerin
beyinden fırlayıp duran mega silah projeleri.

Oysa gerek İngilizler, gerek Amerikalılar savaşın her aşamasında savaşın
finansmanı ve ekonomisi üzerine çok fazla kafa yormuştur.
Örneğin, Amerikan tankları fabrikasyonken, Alman tankları el işçiliğine
dayalıdır.
Bu nedenle Amerikan tankları zayıf ama kolay üretmekteyken, Alman
tankları mükemmel ama üretimi zor olmuştur.
Ruslar da silah üretimlerinde rantabilite, fizibilite, ekonomi ilkelerin
büyük değer vermiştir.

Bir savaş milli kaynakların verimli kullanılmasının en önemli olduğu
dönemdir.
Savaş sırasında milli kaynakların çarçur edilmesi tek başına savaşın
kaybının sebebi olabilir.

Elbette Hitlerin generallerini bir kenara iterek kendi beyninden
fışkırttığı mega stratejilerinin de askeri kaynakların tüketilmesinde
büyük katkısı olmuştur.
Bunu da not almak gerekir.
Benzeri megalomanik hataları Stalin de tekrar tekrar yapmıştır.
Demek ki, iki cambaz aynı ipte oynayınca Rus ve Alman milleti tarihin
gördüğü en ağır kayıplı topyekün savaşı yaşamıştır.

Umarım Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE) diğer aklı evvel devlet adamlarını bir
kenara itterek bizi tıpkı Hitler, Stalin gibi kendi beyninden
fışkırttığı böyle mega stratejlerin, mega projelerin ürünü kıyıcı,
tüketici, büyük savaşlara sürüklemez.
Doğrusu bundan yana çok ama çok büyük endişem var.

Ve Hitlerin her şey bittiği anda onlar bizi seçti, bedelini ödemek
zorundalar dediği o acıklı sahneyi hatırlıyorum.

Oraj POYRAZ ( [email protected]
<mailto:[email protected]> / [email protected] /
[email protected] )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      

------------------------------------------------------------------------


  'ALMAN BASININDAN ŞOK GİZLİ ÜS' İDDİASI

Celal*ÖZCAN* /*BERLİN*

*19 Temmuz 2017* -*13:13S*on Güncelleme :*19 Temmuz 2017* -*14:29*

Alman Bild gazetesinin haberine göre*ABD*, Suriye iç savaşına daha büyük
bir müdahale için yoğun hazırlık yapıyor. Gazete uydu
görüntülerinde*ABD*'nin Suriye'nin kuzeyindeki Kobani yakınlarında gizli
bir hava üssünü ortaya çıkardı. Askeri havaalanı*235 futbol* sahası
büyüklüğünde, toplamda ise*1.9 kilometre *kare.

Terör örgütü*PKK*'nın Suriye kolu*YPG*'nin çoğunluğunu
oluşturduğu*SDG*'nin*DEAŞ* karşıtı koalisyon sözcüsü gazeteye gizli
askeri havaalanıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Bu üssün koalisyonu desteklemek amacıyla lojistik merkezi olarak
planlandığını belirten sözcü aynı zamanda bu havaalanına C*-130* ve
C*-17* tipi taşıma uçaklarının, C*-17* /*"Globemaster"*/ jet uçaklarının
da iniş yapabileceğini söyledi.

Alman Bild gazetesinin yayınladığı fotoğrafın sağ kısmında,*ABD* Hava
Kuvvetleri'ne ait C*-130* Hercules uçaklarının konuşlandığı alan gözüküyor.

Adı açıklanmayan sözcü gazeteye*ABD*'nin Kürtleri Esad ve Türkiye'ye
karşı uzun süre müdafaa etmek için hazırlık yaptığını savundu. Bild
Gazetesi bu gizli askeri havaalanının bulunduğu bölgenin çok gizli
tutulduğunu, online haritalarda görünmediğini belirtti ve bu
fotoğrafları uydu fotoğrafları pazarlayan TerraServer şirketinden satın
aldıklarını yazdı.

*http://www.hurriyet.com.tr/suriyedeki-abd-ussu-235-futbol-sahasi-buyuklugunde-40524806*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170719145928 Oraj Poyraz [email protected]
2017/07/19  17:40 6  64  [email protected]

 

Her bildigini soyleme, fakat her soyledigini bil.

MARCEL LENOIR

Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
Sizden birinin icine onu bozacak irin dolmasi, siir dolmasindan hayirlidir.
Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor:

Hadis No: 2305

Turan Paker : GIRIT ACILIMININ HIKAYESI
1 Nisan 2013 ·

Acilimin birinci asamasi:
Genel af cikarildi.
Rumlar, Mihail Korakas liderliginde ayaklandi.
Osmanli ordusu tam isyani bastiracakken devreye Ingiltere ve Fransa girdi.

Teklifleri suydu:
Girit Yunanlilara verilemezdi, ancak Osmanli da Girit Acilimi yapmaliydi.
Ilk sart, askeri harekat hemen durdurulmaliydi.
Silah birakacak isyancilar icin umumi af cikarilmaliydi.
Tanidik geliyor mu? Devam edelim:

Girit yoksuldu;
Ada halki iki yil vergiden muaf olmaliydi.
Padisahin atayacagi valinin biri Turk, digeri Rum iki yardimcisi olmaliydi.

Ayrica resmi yazismalarda Turkce zorunlulugu kaldirilmaliydi.
Osmanli acilimi kabul etti.
Turkler rahatladi; koy ve mezralarina dondu.
Muslumanlar, Bu acilim ne kadar guzelmis demeye basladi.

Acilimin ikinci asamasi:
Jandarma yeniden duzenlendi.
Osmanli 1878 de Ruslara yenilince, Girit te ayaklanma oldu.

Olan, koylerine donen acilim kurbani Turklere oldu;
Evleri, tarlalari yakildi; canlarindan oldular.
Osmanli ordusu yine isyancilarin pesine dustu.

Ve devreye yine Avrupalilar girdi.
Girite ozel imtiyazlar tanindi;
Yani yeni bir sozlesme / acilim yapildi.

25.10.1878 deki bu Halepa Sozlesmesi / Acilimi soyle olacakti:
Girit Valisi sadece Muslumanlardan secilmeyecekti,
Hristiyan da olacakti.

Vilayet genel meclisinde Rumlar (49/31) cogunlukta olacakti.
Hristiyan kaymakamlar Musluman kaymakamlardan sayica fazla olacakti.

Vilayet Meclisi ve mahkeme dili Rumca olacak;
Ancak resmi zabitlar ve dilekceler Rumca ve Turkce olabilecekti.

Ve en onemlisi asayisi saglayan jandarma, yerli halktan secilecekti.
Osmanli bu acilima da Evet dedi.
Yeter ki kardes kani dursun diyordu.
Diyeceksiniz ki Durdu mu? Hayir...

Acilimin ucuncu asamasi:
Avrupa ya mudahale hakki
En buyuk isyan 1896 da oldu.
Girit yaniyordu.
Ingiltere, Fransa, Italya, Almanya, Rusya asayis amaciyla
Savas gemilerini Girit e gonderdiler.

Ve Osmanliya yine, yeni bir sozlesme / acilim dayATILLAr.
Girit valisi kesinlikle Hristiyan olacakti.
Vali, adada kari$iklik cikmasi halinde Batidan silah ve asker yardimi
isteyebilecekti.

Hemen genel af ilan edilecekti.
Memurlarin ucte biri Hiristiyan olacakti.
Avrupali hukukcular adli bir islahat reformu hazirlayacakti.
Osmanli bu acilima da boyun egdi.

Istanbul un Girit te acilim yapmaktan basi donmustu.
Elleri silahli Rumlar artik sehir merkezlerinde bile
Turkleri oldurmeye basladi.
Girit te oluk oluk Turk kani akiyordu.

Toplu katliamlar basladi.
Turk koyleri yakilip yikildi;
Turkler adadan kacis yolu ariyordu artik.
Hanya ve Resmoda altmis bin Musluman siginmaci kurtarilmayi bekliyordu.

Sonunda Osmanli, 18.4.1897 de Yunanistan a savas acti.
Beklendigi gibi bir ay gibi kisa surede Yunan ordusunu perisan etti.

Turk ordusu Atina ya girecekken,
Rus Cari II.Nikolay in istegi ve Ingiltere nin baskisiyla II. Abdulhamit
Turk ordusunu durdurdu.
Osmanli, birakin bir avuc topragi,
Savas tazminati bile alamadi.
Aksine Girit teki nufuzunu kaybetti...

Acilimin dorduncu asamasi:
Otonom ilan edildi.
Diyeceksiniz ki, bu yenilgiden Girit teki Rumlar korkup sinmislerdir.

Ne gezer!
En aciklisi Girit te yasandi.
Turkler, Rumlari kesecek iddiasiyla Avrupalilar adaya asker cikardi.

Asayisi artik onlarin askeri saglayacakti!
Turk askerine gerek yoktu.
Osmanli askeri gidince Rumlar bir daha ayaklanmazdi!

Gulmeyiniz, ayni gerekceler gunumuzde Kibris icin de soyleniyor...
Turk askeri 1898 de Girit ten cekildi.
Ada otonom ilan edildi.

Avrupalilar, Rumlarin ve Turklerin can ve mal guvenliklerini garanti
altina aldiktan sonra adadan ayrilacaklardi.

Girit e boylece baris gelecekti.
Harika!
Girit valisini secme hakki, buyuk devletlerin onaylamasi sartiyla
Osmanli padisahina birakildi.

Sonunda Prens Otto Girit Valisi yapildi.
Kisa bir sure sonra dort devlet adadan cekildi.

Ve sonuc:
1910 da Girit Meclisi Yunanistan la birlesme karari aldi.
Girit onca acilima ragmen 1913 de
Osmanlinin elinden kus olup uctu, gitti!

Birileri acilimla kendilerinin rahat birakilacagini zannediyor.
Dunya haritasina bir bak Avrupali (ve bugunun Amerikalisi) girdigi hangi
topraktakileri rahat birakmis!
Girdikleri her yerde iki seyi derhal yok etmislerdir:
Dil ve Din!
Tarih tekerrur degildir; tabi ders alanlara!


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap