Çetin Altan'ın çok eski bir yazısında kaynağına indiği deyim. hatırlayabildiğimiz kadarıyla aktaralım.
Vaktiyle kasabanın birinde mezarlık soygunculuğuyla maruf bir hırsız yaşarmış. ahali bu hırsızın ne herzeler yediğini, ölülerin altın dişlerini söktüğünü bilir her daim kendisinden tiksinti ve öfkeyle bahsedermiş. mezar hırsızının oğluna bu durum çok batarmış. bir gün mezar hırsızı ölmüş. Oğlu ise babasının, ölümünden sonra bile ahali tarafından lanetle anıldığını duyunca, bu duruma iyice öfkelenmiş. Kasabalının babasını böyle kötü anmaması için işe koyulmuş. Velhasıl kelam mezar hırsızının oğlu ölen babasının mesleğini sürdürmeye karar vermiş. Sürdürmüş sürdürmesine de ölüleri sadece soymaz, hırsızladığı meftaların kıçlarına birer de kazık çakarmış. Gel zaman git zaman oğlanın dehşetli ve kötü şöhreti babasını aşmış. Ahali bu sefer hırsızın oğlunu lanetle anar, /*"bunun rahmetli babası hiç değilse ölülerimize bu fenalığı yapmazdı"*/ diye babasına rahmet okur olmuş. Oraj POYRAZ ( [email protected] <mailto:[email protected]> / [email protected] / [email protected] ) L2fSIJNoA0xfSNxA ------------------------------------------------------------------------ ALİ SİRMEN : MEĞER, BETERİN DE BETERİ VARMIŞ KENAN PAŞAM! *[email protected] <mailto:[email protected]> 30 Nisan 2017 Pazar* Referandum sonuçlarının*YSK* tarafından açıklanmasıyla birlikte, anayasa değişikliği meşruiyet değilse bile resmiyet kazandı. Şimdi sıra /*"uysa da uymasa da"*/ yöntemiyle yapılacak uyum yasalarında. Yeni Türkiye’de demokrasi istemini haykıranlara sunulan avuntulardan biri de, askeri yargının kaldırılması. Bu değişikliğin yıllarca, /*"geçiş dönemleri"*/nde sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına karşı mücadele vermiş demokratlar safında büyük sevinç yaratacağını düşünenler yanılmaktadırlar. Yaşasın askeri yargı kalkıyor diye sevinç narası atanlar, demokratlar değil, ancak şavalaklar olabilir. Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmalarına karşı olanların itirazları, salt bu mahkemelerin yargıç ve savcılarının cüppelerinin altındaki üniformalarına değildi ki onlar sivil giysiyle değişince, karşı çıkış nedenleri ortadan kalksın! *** Çok haklı olarak askeri yargının asgari adalet ile bağdaşamayacağını ileri sürüp karşı çıkanlar, üyeleri tayin terfileri emir komuta zinciri içinde olan bu mahkemeler adil yargının, /*"onsuz olmaz"*/ı yargı bağımsızlığıyla bağdaşmadığı için bu mücadeleyi veriyorlardı. Evet, bugün üniforma çıkmıştır, ancak /*"üniforma çıkmış, ama bağımlılık sürmektedir"*/ yargısı bile ne yazık ki gerçeğin çok gerisinde kalmaktadır. *AKP* Türkiyesi, sivil giysinin üniformadan daha çok, emir komuta altında olduğu bir diyar haline gelmiştir ve ne yazık ki, bu olgunun geçerlilik alanı yalnız yargı ile sınırlı değildir. *16 Nisan *anayasa referandumu ile kaldırılan askeri yargıyla ilgili düzenlemelerin haberinin*TV*’de duyurulduğu*28 Nisan *Cuma günü aynı ekranlar,*CHP* milletvekili Barış Yarkadaş’ın açıklamalarına yeterince yer vermiyorlardı. Oysa Yarkadaş Adalet Bakanlığı’nın /*"hâkim açığını kapatmak üzere"*/ yaptığı Avukatlıktan Hâkimliğe Geçme Sınavı’nda bakanlık bürokratlarının mülakatı sonunda alınan*900 hâkimden 800*’ünün doğrudan veya dolaylı*AKP* iktidarı ile bağlantılı olduğunu isim isim saptamış. Bu yargıç ve savcıların mesleğe alınmasındaki durum. Bir de onların tayin terfilerinin doğrudan partili Cumhurbaşkanı’na tabi olan Yüksek Hâkimler Kurulu’nun denetiminde olduğunu düşününce, sivil yargı askeri yargıya rahmet okutacak ölçüde bağımlılaşırken, /*"yaşasın askeri yargı kalkıyor!"*/ diye sevinç çığlıkları atmak için ancak budala olmak gerekir. *** Bunun gibi yakında, işlevi tırpanlanmış, yasama yetkisi*KHK*’lerle by-pass edilmiş Meclis’in seçimlerinde barajın kalkmasını veya düşürülmesini sevinç çığlıklarıyla karşılayan budalalar ile, bunları arkalarındaki anahtarla kurup ortaya salan kurnazlarla da karşılaşacağız. Kurumların içlerini boşaltarak, onları düzeltiyormuş algısı yaratmak,*AKP* iktidarına has bir özellik. Sivil yargının askeri yargıya rahmet okutacak bir emir komuta zincirinin içine sokulduğu dönemde askeri yargının tarihe karıştığı müjdesinin verilmesi, yurttaşın aklına hakarettir. Hem*12 Mart*, hem de*12 Eylül *dönemlerinde, biri de askeri mahkemeye hakaretten üç kez askeri mahkemeler tarafından yargılanmış,*12 Eylül *döneminde, tıpkı bugün olduğu gibi, tutuklama yoluyla cezalandırılmış bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bugünkü sivil yargının o günlerdeki askeri yargıyı mumla arattığını söyleyebilirim. *Kenan* *Evren* zamanında askeri yüksek yargı *Evren*’in hoşuna gitmeyecek kararlar verebildi. Bugün sivil yüksek yargının egemenin hoşuna gitmeyecek kararlar alabileceğini söyleyebilir misiniz ? *Kenan* *Evren* konusunda çok yazıp çizdim. Ama doğrusu onun ölümünden sonra şunları kaleme alacağımı hiç düşünmemiştim: *- Meğer beterin beteri de varmış Kenan Paşam!* *DÜZELTME*: Dünkü yazımda,*AKP* Genel Başkan Yardımcısı *Yasin* *Aktay*, sehven *Yalçın* *Aktay* olarak çıkmış. Düzeltir, özür dilerim. *A.S.* http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/730785/Meger__beterin_de_beteri_varmis_Kenan_Pasam_.html# ------------------------------------------------------------------------ a45UyF587661-170430144511 Oraj Poyraz [email protected] 2017/04/30 17:30 6 64 [email protected] OLDURDUGUMUZ . . . . . . Geceyle parlayan gozleri vardi, Cesurdu, cesurdu ziyade. Nasil ki cekti bizi, Istifade. Karanlik magaranin kapisinda durduk, Gecerken biraktik tasi. Sustu buyuk bagirmasinda, Gecelerin ve ormanlarin sirdasi. Artik bizim gibi degil, Su icmez, kimildamaz. Uyanikligi hic yok, Uykusu az. Oyle garip ve oyle sade, Susler yapacagiz suslerinden. Tuyleri gibi aydinlik, Ve bir sey gormeyen. Hazir, etrafin dusmanliginda, Zaferin bitmez tukenmez yemegi. Aklimizin, korkumuzun, ellerimizin, Beraber yiyecegi ! Fazil Husnu DAGLARCA Tevfik Pasa Ingiltere ile gizli bir anlasmaya varilarak Osmanli Devleti nin Ingiltere ye bagliliginin saglanmasini istedi. Yuksek Komiser Amiral Calt Horpe un raporundan. 06.06.1919 MADDE 24/3: Kimse, dini ayin ve torenlere katilmaya, dini inanc ve kanaatlerini aciklamaya zorlanamaz; dini inanc ve kanaatlerin den dolayi kinanamaz ve suclanamaz. MADDE 25 Herkes dusunce ve kanaat hurriyetine sahiptir. MADDE 26 Herkes dusunce ve kanaatlerini; soz, yazi, resim veya baska yollarla tek basina veya toplu olarak aciklama ve yayma hakkina sahiptir. YGK: Siddet cagrisi icermedikce sozlu ve yazili ifadedeler cezalandirilamaz. Bu dusunceler sok edici bile olsa... (Yargitay Genel Kurul Karari.) Grup eposta komutlari ve adresleri : Gruba mesaj gondermek icin : [email protected] Gruba uye olmak icin : [email protected] Gruptan ayrilmak icin : [email protected] Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected] Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/ BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. To post to this group, send email to [email protected]. Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat. For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.
