------------------------------------------------------------------------
bayrak


  YILMAZ ÖZDİL : Yenikapı

*9 Ağustos 2016*



– Hoşgeldiniz, buyrun.

– Hoşbulduk.

– Geç otur şöyle yanıma lütfen… Sana yüzkarası, seviyesiz, kirli
dudaklı, pensilvanya maşası, katil esed'in en yakın arkadaşı, dhkp-c
avukatı, molotofçu, terörist dediğim için kusura bakma artık.

– Rica ederim, sen de n'olur zekat soyguncusu, hırsızların hamisi,
başçalan, omurgasız, utanmaz, oynak, cahil, yalancıların şahı, zalim,
gözü dönmüş, küstah, insanda biraz utanma olur dediğime bakma lütfen,
gönül koyma.

– Yok canım, siyasette küslük olmaz… Sen bana kukla, emir kulu, ışid
kafalı, müslüman celladı, din tüccarı, gerikafalı, ormanda mı yetiştin
deyince, ben de mecburen sana cibiliyetsiz, dik duramayan, tükürdüğünü
yalayan, bonzai muhalefet, çapsız, sığ, iftiracı, ahlak yoksunu, siyasi
sapık demek zorunda kalmıştım.

– Haklısın, söz konusu vatansa gerisi teferruattır, sen bana paralel
çete mensubu, kitap okuma özürlü, Kandil ortağı, amatör şeyhülislam,
fırıldak, kıvırma, oy kullanmayı bile beceremedin, yeteneksiz tip
deyince, bana da haliyle, pkk tutsağı, bilgisiz, çapsızlığıyla
tanınıyor, dünya buna kıçıyla gülüyor, cinsel sapık demekten başka çare
kalmamıştı.

– Bi ara sana eli kanlı darbeci, cani ruhlu, soysuz, terör örgütüne üye
olduğunu görürseniz şaşırmayın, etrafa zehir saçıyor, hastalıklı ruh
hali demiştim, kurban olayım hakaret olarak şey etme yani.

– Canın sağolsun, senin için ahlak yoksunu, onursuz, kul hakkı yiyenin
alnı temiz olmaz, bunun elleri de temiz değil, yatacak yeri yok, kıvırma
olur da*180* derecelik kıvırmayı bunda gördüm, hayatımda bu kadar yalan
söyleyen birini görmedim, bir hükümetin devleti nasıl soyduğuna tanık
olduk, tipik vaka, ülkeyi yangın yerine çevirdi, maskeni indireceğim,
birilerinin önüne yatmış, Hitler'e özenen diktatör bozuntusu, şeref ve
namus kavramını sana hatırlatacağım dememe cevap vermeyip, mevzuyu
uzatmadığın için asıl ben sana teşekkür ederim.

– Sen de gel bu yanıma otur lütfen, uzak kalma… Sana da vampir, kan
emici, ırkçı, kafatasçı, çakma milliyetçi, şehit sömürücüsü, ağzından
salyalar akıyor, köksüz, müfteri, alçak, adi, cahil, çirkin, bilinçsiz,
pensilvanya ortağı, tahrikçi, eşkıya, bostan korkuluğu, zihniyle dili
arasındaki kayış koptu dediğim için darılma lütfen.

– Darılmam tabii… Sen de lütfen, çeyrek adam, İsrail bekçisi, siyonist
nöbetçisi, kalpsiz, ahlaksız, onursuz, Türk hasmı, kaçak ve karanlık
sarayında diktatörlük hesapları yapan*17/25* rumuzlu şahıs, musibet,
haçlı müttefiki, vatana yabancı, akli melekeleri yavaşlamış, bilinçsiz,
korkak, İmralı canisinin önünde diz çöktü, Kandil'in oyuncağı,
bölücülerin maşası, diasporacı, ekmek hırsızı, hayasız, ikiyüzlü,
tatminsiz iktidar hastası, saraydaki itlerine kuduz aşısı yaptırsın
dememe aldırma.

– Aldırmam ben öyle ufak tefek şeylere, merak etme… Sen bana miting
meydanlarında, fahiş hata, yakın tarihimizin en yanlış şahsiyeti,
arızalı mizaç, kirli surat, demokrasinin önündeki kasis, fitne saçan, bu
nasıl müslüman, bu nasıl insan, milli serveti zimmetine geçiren,
açgözlü, israfçı, zıvanadan çıkmış, hezeyana batmış, milliyetçilik
postuna bürünmüş, aklıyla arasını açmış, klinik vaka, pişkin, hayasız,
sanki duvara konuşuyorum, ahlaksız, Allah korkusu yok, günaha girme
kaygısı kalmamış, gıybete bel bağlamış, şerefi işportaya düşmüş,
şerefsizliğin kara bulutu başının üzerinden ayrılmıyor, Türkiye'yi
satıyor, böyle birinin cumhurbaşkanı olması milli manevi depremdir,
senin yaptıklarına ancak iblis teşebbüs eder dediğin için… Ben de sana
cevaben, bozkurtlarla dolaşıyormuş, insanları hayvanlarla tehdit ediyor,
ben eşref-i mahluk olan insanlarla dolaşıyorum demiştim, evladı yok
bunun, aile nedir bilmez, çoluk çocuk nedir bilmez demiştim, incitmedim
umarım.

– Amaaan, ne incineceğim Allah aşkına, lafı bile olmaz… Sen bana,
marjinal sol örgütlerin maymunu, harcırahlarımı sadaka olarak sana
vereyim, yavru muhalefet deyince, ben de sana mecburen, alçak, zehirli
dil, rezil, çakal, senin etrafındakiler insan suretindeki ahlaksız,
senin etrafındakiler esfel-i safilindir demiştim, üzmemişimdir umarım.

– Üzülmek ne kelime, helal olsun, böyle ufak tefek dokundurmalar olmasa,
tadı olmaz… Hadi hep beraber kürsüye çıkıp el sallayalım.

– Çıkalım çıkmasına da, bunca kepazelikten sonra, ahali bunu yer mi yahu?

– Yok be, ne ahalisi… Bırak bunu yemeyi, dün akşam ne yediklerini
hatırlıyorlarsa, aha buraya yazıyorum, bavulları toplar sarayı
boşaltırım, o derece yani.

– Peki ya medya?

– Medyayı düşünmeyin siz, bu konuda çok şanslıyız, dünyada böyle
omurgasız bi medya görülmemiştir, özlenen tablo filan diye çoktan
goygoya başlamışlardır. Ama şu seninkileri uyar biraz lütfen, kantarın
topuzunu kaçırıyorlar, yalakalıkta bizimkileri geçtiler.

– Cin gibisin valla, boşuna şark kurnazı demiyorum ben sana.

– Parti genel başkanı olmasam, direkt sana oy vericem, o kadar takdir
ettim yani.

– Anlaştığımıza göre, tamamız galiba, ufak ufak kürsüye çıkalım şiir
okuyalım.

– Buyrun çıkalım.

– Siz önden buyrun lütfen.

– Rica ederim, önce siz.

– İstirham ederim.

– Israr ediyorum.

– Ant verdim.

– Ölümü öp.

– E, peki hadi önce ben çıkayım bari, binali ver koçum müziği… hulusi
sen de şurdan üç demli çay kap, dönüşte içelim.

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160809141328 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/08/09  16:00 4  58  [email protected]

 


Tarih, her durumda bir cagin baska bir cagda dikkate deger buldugu
seylerin kaydidir.

Jakob burckhardt

Kadinlar, sadaka veriniz; bana cehennem halki gosterildi; cogu sizler
idiniz.

Tecrid-i Sarih Tercemesi, el, sh.223-224

Varolma nedenleri bize gore bir Tanri tarafindan, aslinda sadece insanin
zaafinin bir yansimasindan baska bir sey olmayan bir Tanri tarafindan
belirlenmis olan, bu yaratilmis seyleri odullendiren ve cezalandiran bir
Tanri tasavvur edemiyorum.
I cannot imagine a God who rewards and punishes the objects of his
creation, whose purposes are modeled after our own a God, in short, who
is but a reflection of human frailty.
Neither can I believe that the individual survives the death of his
body, although feeble souls harbor such thoughts through fear or
ridiculous egotisms

Albert Einstein, quoted in The New York Times obituary, April 19, 1955;
from George Seldes, ed., The Great Thoughts, New York: Ballantine Books,
1996, p.134.)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap