------------------------------------------------------------------------
bayrak
Mustafa Mutlu: Özür dilerim!
Günlerdir yazdığım yazılarla sizi yanıltmışım.
Ufkumun, hayal gücümün, matematik bilgimin sınırlı olmasından dolayı
yanlış bilgi vermişim.
O kadar üzgünüm ki, /*"Kalemi bırak, artık yazma"*/ derseniz onu da yaparım.
Elime bir olta alıp küçük bir sahil köyünde balık tutarım.
Hepinizden…
Ama en çok da gelin hanım, damat bey ve ailelerinden özür dilerim.
***
Aklımca ince hesaplar yaptım.
Dünkü düğünde 20 milyon liralık takı takılacağını, hediye verileceğini…
Damatla gelinin buna ihtiyacı olmadığını…
Bu yüzden hepsinin satılarak elde edilecek gelirin son on ayda şehit
düşen *400’*den fazla askerimizin ve polisimizin yakınlarına
bağışlanmasını önerdim.
Meğer koca bir cahilmişim ben!
Haşmetli ve yüce insanlara ne büyük saygısızlık etmişim.
Dün gördüm ki; /*"20 milyon lira"*/ yani alt tarafı /*"7 milyon
dolar"*/, gelinin ve damadın ailesi için büyük bir aşağılamaymış!
Sadece /*"Katar"*/dan gelen hediye, eminim bu miktardan fazladır…
Düşünsenize; takı takma töreninde öyle büyük bir izdiham yaşandı ki;
hazırlanan platformun çökmemesi için davetliler uyarıldı.
İşte; ben bu gerçeği göremedim.
Takıların sandığımdan çok daha yüksek bir meblağa ulaşacağını akıl edemedim.
Şimdi anlıyorum ki düğün sahiplerinin /*"bağışta bulunmayı"*/ akıllarına
bile getirmemeleri, yerden göğe kadar hakları!
Hem /*"şehit"*/ dediğiniz nedir ki; birkaç Mehmet, birkaç kelle!
***
İkinci vahim hatayı ise düğünün görünürde kamu kuruluşlarına,
belediyelere ancak aslında bize, yani halka olan maliyeti konusunda
verdiğim rakamda yapmışım!
Demiştim ki, /*"En az 5 milyon lira harcanacak. Bu da bize yıkılacak…"*/
Memur çocuğu olursan, hayatın boyunca da kaleminin ucuyla kazandığın üç
kuruş paradan başka bir şey görmezsen; elbette ufkun dar olur!
Dünkü savurganlığı tarif etmek için, en az /*"iki haneli milyon"*/lardan
söz etmek gerektiğini bilememişim.
***
Bu büyük hatalarımdan dolayı sizden…
Sizden de daha önemlisi bilmeyerek küçük düşürdüğüm, aşağıladığım yüce
düğün sahiplerinden milyarlarca kez (hiç değilse bunu abartayım) özür
dilerim!
Onlar büyük rakamların insanı…
Ve ben bunu bir kez daha unuttum!
*YALANCININ!*
Dünkü saray düğünü öncesinde canlı yayın yapan bazı yandaş kanalların
muhabirleri sanki sözleşmişçesine aynı cümleyi kurdular:
/*"Son derece sade bir düğün… Davetiyeler sade, gelin arabası sade…"*/
Ulan alçaklar…
Otuz beş bin kişilik salonda, Hollywood filmlerini andıran inanılmaz
abartılı bir sahnede milyonlarca lira devlet parası harcanarak yapılan
düğüne /*"sade"*/ demek için kimden talimat aldınız?
*DÜĞÜN* VE *CENAZE!*
Dünkü düğünde damadın şahitlerinden biri de Genelkurmay Başkanı Org.
Hulusi Akar’dı…
Cumhurbaşkanı’yla ve Başbakan’la bir örnek giyinip /*"Laiklik anayasada
olmamalı"*/ diyen Meclis Başkanı’nın yanında saf tuttu…
Oysa aynı saatlerde, bir gün önce şehit düşen sekiz askerimizin
cenazeleri kaldırılıyordu.
/*"Mehmetçiğin babası"*/ olmak yerine /*"otorite"*/nin boyun eğicisi
olmayı seçen Genelkurmay Başkanı’nı kınıyorum.
Onun dünkü yeri düğün değil, cenaze olmalıydı!
*GÜNÜN* *SORUSU*
İstanbullular bilir: Kurallara saygılı vatandaşlar, duran trafikte
emniyet şeridine giren sürücülere kısaca /*"ayı"*/ der… Sümeyye
Erdoğan’ın Halkalı’da yapılacak düğünü, trafiği kilitleyince; fotoğrafta
da görüldüğü gibi bazı protokol araçları bırakın emniyet şeridini
kullanmayı; çimli, çiçekli refüjün üzerinden geçerek ters yöne girdi…
Sorum size:
Bu görgüsüz, saygısız, küstah makam sahiplerine /*"porotokol ayısı"*/
desek, gerçek ayılara haksızlık etmiş olur muyuz?
*GEL* DE *SABRET…*
Bir süre önce /*"6 yaşındaki çocukla evlenilebilir"*/ diye fetva veren
Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız, geçen Perşembe akşamı /*"Bu
Zamanda Sabır"*/ isimli bir konferans vermek için Sinop’a gitmiş… Ancak
bu konferans, Sinoplu yurttaşların protestosu nedeniyle gerçekleşmemiş…
Genç meslektaşım Mete Çağdaş’ın dün Odatv’de yayınlanan haberinden
öğrendik ki Nurettin Yıldız’ın tüm masrafları Gençlik ve Spor Bakanlığı
Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün emriyle Kastamonu İl Gençlik
Müdürlüğü tarafından üstlenilmiş…
Devlet kurumlarının ve üniversitelerin kapıları /*"Atatürkçü Düşünce
Sistemi"*/ni anlatan konuşmacılara kapatılıyor; bu tür toplantılara izin
verilmiyor ancak /*"6 yaşında çocukla evlenilebilir"*/ diyen azmışa
devlet, bizim ödediğimiz vergilerle /*"sponsor"*/ oluyor!
O paradan benim payıma düşen kaç kuruştur bilmiyorum ama…
Nurettin Yıldız denilen o adama da…
Bizim paramızla halkı yobazlaştırmaya kalkışan devlet yöneticilerine de
bir kuruşunu bile helal etmiyorum.
Bu konferansa izin vermeyen ve /*"Gerici kalkışma karşısında ne
yapabiliriz?"*/ diye kıvranıp duran herkese adeta /*"ders"*/ veren
çağdaş Sinopluları yürekten kutluyorum.
***
Ancak ne yalan söyleyeyim; o sözde konferansın ismini çok beğendim.
/*"Bu zamanda sabır"*/, gerçekten zor şey…
İnsanın çıldırması işten bile değil!
*GÜNÜN* *İSYANI*
Önceki gün Çukurca’da şehit düşen Astsubay Üstçavuş Mekan Şahin dün
Kocatepe Camii’nde son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin acılı halası
cenaze töreninde, /*"Vatan için değil, şehzade Bilal için şehit oldu"*/
diye bağırdı. Acısına saygım sonsuz ama isyanım bu acılı halaya:
Hangi şehzade dünyaya kazık çaktı? *‘Bilaller’* gider ama bu topraklar
ilelebet bizim olarak kalacaktır. Yeğeniniz de tüm kahramanlarımız gibi
bu halk ve bu topraklar için öldü. Eğer ille de /*"Hayır, Bilal için
öldü"*/ diyorsanız, neden isyan etmek için ölene kadar beklediniz de
yeğeninizin /*"Şehzadenin Askeri"*/ olmasını engellemediniz? Şimdiki
isyanınızın sadece *PKK’*lı alçakların ekmeğine yağ sürdüğünün farkında
değil misiniz?
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160515124651 Oraj Poyraz [email protected]
2016/05/15 13:48 5 4 [email protected]
Mekanik Tamirat Kurali
Elleriniz yaga bulastiginda, burnunuz kasinmaya baslar ve acil tuvalete
gitmeniz gerekir.
Mekanik Tamirat Kurali
Murphy Kurallarindan
Meryem in kardesi
MERYEM 19/27-28.cocugu alip kavmine getirdi, onlar: meryem!
Utanilacak bir sey yaptin.
Ey harun un kizkardesi!
Baban kotu bir kimse degildi, annen de iffetsiz degildi dediler.
Tarihte emsali gorulmemis olan bu vahsetin faili Ermeniler olup,
Muslumanlar ancak namus ve hayatlarini muhafaza kaydiyla mukavemet ve
mudafaada bulunmuslardir.
Yirmi gun devam eden Maras katliaminda Muslumanlarla birlikte sehirde
kalan Amerikalilarin bu hadise hakkinda Amiral Bristol a cektikleri
telgraf, facia sebeplerini, tekzip edilemez bir sekilde tayin etmektedir.
General Keret in geri cekilmesiyle neticelenen bu muharebelerden sonra
Kuvayi Milliye ye teslimiyet arz eden muharip Ermeni kuvvetlerine karsi
hicbir ceza tatbik etmeyip bilakis onlari sefkatli sinesine ve
himayesine alan milletimizin alicenapligini Maras Ermenileri de minnet
ve sukran ile teyit etmektedirler.
Su halde Ermenilerin intikam fikri ve tecavuzleri neticesi meydana
gelmis bazi vakalar var ise, bunlarin mesuliyeti milletimize degil
bizzat Ermeni milletine ve onun tahrikcilerine ait olmak lazim gelir.
(20 Subat 1920)
K.ATATURK
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.