* Mustafa Mutlu: Basın tarihimizin en büyük ayıbı… <#mozTocId680998>
      o
          + Tüm AB ülkelerinin sözde Ermeni Soykırımı’nı tanımalarını
            öngören Avrupa Parlamentosu’nun tasarısını resmen halktan
            gizlediler. <#mozTocId198919>
          + Dün böyle bir oylamanın yapılacağını Hürriyet, Sabah, Zaman,
            Milliyet, Sözcü, Taraf, Vatan, Star, Cumhuriyet, Yeni Şafak,
            Akşam, BirGün, Bugün, Güneş, Posta, Evrensel, Millet, Milat
            okurları öğrenemedi… <#mozTocId716953>
          + Haber sadece Aydınlık, Haber Türk, Yurt, Yeniçağ, Ortadoğu
            ve Milli Gazete’nin birinci sayfalarında yer bulabildi.
            <#mozTocId651982>
      o KULAK <#mozTocId291779>
          + Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Avrupa
            Parlamentosu’nda görüşülen karardan önce, “Avrupa
            Parlamentosu bugün ne tür bir karar alır bilemem… Hangi tür
            kararı alırsa alsın bir kulağımızdan girer öbür kulağımızdan
            çıkar” demiş… <#mozTocId957130>
          + Bu tavır, ciddi bir devlet adamına yakışan tavır değildir.
            <#mozTocId913044>
      o GÜNÜN SORUSU <#mozTocId957862>
          + Gördüğünüz gibi Gazze var ama Gazi Mahallesi yok…
            <#mozTocId389680>
          + Koskoca memleket yerli yerinde dururken bu arkadaşların,
            “Bize her yer Türkiye” demeye başlaması, yaklaşan ve dönüşü
            olmayan yolculuğun işaretidir sevgili okurlar… <#mozTocId554848>
      o HUBER! (151) <#mozTocId66368>
          + “Günaydın… 11. Cumhurbaşkanı bu sabah da gözünü Huber’de mi
            açtı?” <#mozTocId613032>
      o GÜNÜN İSYANI <#mozTocId317908>
          + “Bugün eşimin doğum günü. Bir ay sonra doğum yapacak, ikinci
            kızım yolda… Ve bu sabah yine gözaltına alındım, akşam da
            işten kovuldum…” <#mozTocId395979>


------------------------------------------------------------------------


  Mustafa Mutlu: Basın tarihimizin en büyük ayıbı…

Gazetelerin ve gazetecilerin iki temel görevi vardır.

Bir: Kamuoyunu yansıtmak…

İki: Kamuoyu oluşturmak…

Gazeteciler, bunları yayınladıkları “*haber”* ve “*yorum”*larla yapar…

Gazeteler, ülkede ve dünyada olup bitenleri halka aktararak, o sorunun
çözülmesi için halkın katkı sunmasını sağlar…

Yukarıdaki bilgiler; benim “*gazetecilik”* okudum 1980’li yıllarda kaldı!

Ne yazık ki gazeteler artık yayınladıkları haberlerle değil,
yayınlamadıkları haberlerle gündem belirliyor!

“*O da nasıl oluyor?”* demeyin; çünkü son on yılda binlerce örneğine
tanık oldunuz:

İktidar mensuplarının hiddetinden korktukları için birçok haberi ya
makasladılar ya da toptan “*görmezden”* geldiler.

Hırsızlık…

Yolsuzluk…

Rüşvet…

Yağma haberlerini yayınlamadılar.

Devletin, PKK’lı katillerle kol kola girmesini halktan gizlediler.

İktidarın, ülkeyi din devletine dönüştüren uygulamalarını sayfalarına
taşımaktan kaçındılar.

Ve dün; bu konuda zirve yaptılar:


      Tüm AB ülkelerinin sözde Ermeni Soykırımı’nı tanımalarını öngören
      Avrupa Parlamentosu’nun tasarısını resmen halktan gizlediler.


      Dün böyle bir oylamanın yapılacağını Hürriyet, Sabah, Zaman,
      Milliyet, Sözcü, Taraf, Vatan, Star, Cumhuriyet, Yeni Şafak,
      Akşam, BirGün, Bugün, Güneş, Posta, Evrensel, Millet, Milat
      okurları öğrenemedi…


      Haber sadece Aydınlık, Haber Türk, Yurt, Yeniçağ, Ortadoğu ve
      Milli Gazete’nin birinci sayfalarında yer bulabildi.

Düşünün tam 55 yıldır girmeye çalıştığımız Avrupa Birliği bizim
“*soykırımcı”* olup olmadığımızı oyluyor ama bizim gazetelerimiz bu
haberi bizden saklıyor…

Ya da en iyimser yaklaşımla “*yayınlayacak kadar önemli”* bulmuyor.

Depremi…

Seli…

Yangını halktan gizleyebilir misiniz?

Gizlerseniz, gazetecilik etiği açısından büyük bir ayıba imza atmış
olmaz mısınız?

İşte; dün halktan saklanan haber de deprem, sel, yangın kadar büyük bir
felaket haberidir ve adlarını yukarıda sıraladığım gazeteler tarafından
birinci sayfadan verilmeyerek halktan saklanmıştır.

Aranızda bu “*sansürcü”* gazeteleri okumaya devam edenler varsa onlara
söyleyecek sözüm yok:

Mübarek olsun!


    KULAK


      Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Avrupa Parlamentosu’nda
      görüşülen karardan önce, “*Avrupa Parlamentosu bugün ne tür bir
      karar alır bilemem… Hangi tür kararı alırsa alsın bir kulağımızdan
      girer öbür kulağımızdan çıkar”*demiş…

Erdoğan, bugüne kadar Türkiye’nin kaderini ilgilendiren her konuda bu
tavrı sergiledi ve o yüzden dünyadaki itibarımızı sıfırladı.


      Bu tavır, ciddi bir devlet adamına yakışan tavır değildir.

Yürekli ve ciddi bir devlet adamı, Avrupa Parlamentosu’nun bu kararı
karşısında hemen bu parlamentodaki parlamenterlerimizi geri ceker,
AB’deki diplomatlarımızı Ankara’ya çağırır ve Gümrük Birliği
Anlaşması’nı tek taraflı olarak feshederdi!

Erdoğan ise umursamamayı tercih ediyor!

Neye yarayacaksa?


    GÜNÜN SORUSU

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş partisinin iktidar
olması durumunda asgari ücreti 5 bin liraya çıkaracağını vaat etmiş…
Sorum kendisine:

Seçim vaatlerinizi Cem Uzan mı hazırladı?

AKP dün yeni seçim şarkısını tanıtmış… Şarkının adı, “*Bize her yer
Türkiye…”*

“*Mazlumun boynuna muhteşem bir mazi*

*Bütün bu cihanda özgürlüğün nefesi*

*Gazze, Somali, Bosna kalbimde*

*Kafkasya, Kerkük kardeş benimle*

*Ben Türkiye’yim büyük Türkiye*

*Ben Türkiye’yim yeni Türkiye*

*Biz Türkiye’yiz yeni Türkiye*

*Biz Türkiye’yiz yeni Türkiye*

*Bize her yer Türkiye…”*


      *Gördüğünüz gibi Gazze var ama Gazi Mahallesi yok…*

Somali var; Soma yok!


      Koskoca memleket yerli yerinde dururken bu arkadaşların, “*Bize
      her yer Türkiye”*demeye başlaması, yaklaşan ve dönüşü olmayan
      yolculuğun işaretidir sevgili okurlar…

Evet; onlara bundan sonra Türkiye’den başka her yer Türkiye…

Çünkü bunca rezaletten sonra iktidardan düşerlerse, artık bu topraklarda
yaşayamayacaklarını çok iyi biliyorlar!


    HUBER! (151)

Cumhurbaşkanlığı’nın santrali bizden bıktı… Her gün aynı muhabbet:


      *“Günaydın… 11. Cumhurbaşkanı bu sabah da gözünü Huber’de mi açtı?”*

“*Evet, efendim. Sayın Abdullah Gül ve sayın eşleri hâlâ Huber Köşkü’nde
ikamet ediyor…”*

“*Teşekkür ederim.”*

“*Rica ederiz…”*

Abdullah Gül günün birinde Huber’den taşınacak olursa…

Hayatımda oluşacak kara deliği nasıl dolduracağımı bilmiyorum!


    GÜNÜN İSYANI

Gezi’de kardeşi Abdullah’ı kaybeden Zafer Cömert, Facebook’ta yaptığı
bazı paylaşımlar nedeniyle gözaltına alındı. Serbest bırakıldıktan sonra
Twitter’dan şunları yazdı:


      “*Bugün eşimin doğum günü. Bir ay sonra doğum yapacak, ikinci
      kızım yolda… Ve bu sabah yine gözaltına alındım, akşam da işten
      kovuldum…”*

İsyanım ortaya:

Bu acıları çektirenler, hesap vermeyeceklerini mi sanıyor?

Daha az göster


------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-150417120024 Oraj Poyraz [email protected]
2015/04/17  13:12 4  58  1 undefined [email protected]

 

KIZILIRMAK KIYILARI
. . . . . .
Kardas, senin dediklerin yok,
Halay cekilen toprak bu toprak degil.
Cik hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kagnilarla gel gayri,
O kadar uzak degil.
Cami bitmis, kavagi azalmis,
Gamla ortulu bayirlar, ciplak degil.
Yedi ay kistan sonra,
Yeseren senin yasamindir,
Yaprak degil.
Yersin, icersin sofrasindan, uc yuz senedir,
Kuvvetlisin ama kuvvet hak degil.
Bakimsizliklarla gocup gitmis bir cihan,
Mevsimler sogumus, sular azalmis,
Bugday, Selcuklulardan kalan basak degil.
Parca parca yarilmis okuz ardinda,
Parmagi uc pare, tirnagi ak degil.
Utanir elin ayagin,
Korkarsin yakindan gorsen,
Eli el degil, ayagi ayak degil.
Gun dogar, tarla kuslari ucusurlar,
Agir bir aydinlik, bildigin safak degil.
Oyle dalmis ki yuzyillar suren uykusuna,
Uyandirmazsan,
Uyanacak degil.
Dertle, sefaletle yuklu,
Siyah leslerle kararmis, berrak degil.
Caglayan ne,
Akan kim,
Kizilirmak degil.
Kardas, gormuyorum ama hala duyabiliyorum,
Gecmis zamanlar gelecek zamanlardan parlak degil.
Vakte sahadet edercesine yukselmis,
Aksam pariltisindan, butun zaferler uzerine,
Daglar dalgalanmakta, bayrak degil.

Fazil Husnu DAGLARCA

Ey Rabbimiz , bedbahtligimiz bize galebe calmisti , biz gercekten
sapitmis kimselerdik. Ey Rabbimiz bizi bundan cikar. Eger ( yine ) kufre
donersek artik hic suphesiz ki zalimlerden oluruz

( Mu minun Suresi /106-107 ).
- - - Allah u Teala, onlara :
Cehennemin icine yikilip gidin ! Bana bir sey soylemeyin ! diyecek.

(Mu minun Suresi / 108 ).

Bu ulkede ki(ABD) ekonomik ve siniflari nasil tanimlarim biliyor musunuz?
Ust sinif butun parayi elinde tutar ve hic vergi odemez.
Orta sinif butun vergileri oder ve butun isleri yerine getirir.
Fakirler de orta sinifi urkutmek icin vardir.

George Carlin


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap