------------------------------------------------------------------------

  Küçük yatırımcının en çok yaptığı 8 düşünce hatası!
  
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2015/01/kucuk-yatrmcnn-en-cok-yaptg-8-dusunce.html>

Küçük yatırımcılarımızın neden kaybettiklerine yakından göz attığımızda,
finansal okuryazarlıklarının eksik olması kadar önemli ikinci bir
eksiklikleri olduğu ortaya çıkıyor. Yatırım kararlarında düşünce ve
karar verme hatasına düşüyorlar. Bu, yanlış karar verdikleri anlamına
gelmiyor. Çünkü yanlışı görme bir sonraki kararın doğruluk payını
arttırır. Asıl sorun doğru olduğunu düşündükleri fikirlerin yanlış
olduğunu anlayamamaları ve hatalarını sürdürmeleridir. Bugün Davranışsal
Finansın araştırma alanına giren bu konuların küçük yatırımcılarımız
için henüz anlaşılamamış olması zararları arttırıyor.

 

Spinoza'nın, havaya atılan bir taş düşünebilseydi kendi isteğiyle yere
düştüğünü sanırdı düşüncesi bu tür hataları en iyi özetleyen yaklaşım
gibi görünüyor. Küçük yatırımcılarımızın kararlarını etkileyen ve onları
zarara yönelten bu düşünce hatalarının neler olduğunu araştırdık ve en
sık yapılanları belirledik. Davranışsal finansın evrensel ölçütlerini
referans alarak yerel karşılıklarını oluşturduk. İşte, küçük
yatırımcılarımızın en çok yaptıkları 8 düşünce hatası:

*1- Az ekmeğini yemedim yanılgısı*

Davranışsal finansın Kumarbazın Yanılgısı (gambler's fallacy) dediği
düşünce hatasıdır. Rastlantısal olaylarda, bir olayın daha önce olduğu
için yine olacağına inanmak, bir olayın daha önce olduğu için
olmayacağına inanmak, daha önce olmadığı için olacağına inanmak ya da
daha önce olmadığı için olmayacağına inanmak olarak ortaya çıkar. 8
haftadır lotoda 6 gelmiyor, bu hafta gelmesi yüksek ihtimal. Ya da
lotoda her hafta aynı 6 rakamı oynayarak kazanma şansını arttırdığını
düşünmek. *"Bu hisse çok düştü artık yükselir" deyip batacak ne kadar
şirket varsa hisse senetlerini almak bu tür hatanın sonucudur. Ya da "bu
hisse bana daha önce çok kazandırdı yine kazandırır"* diyerek hisse almak.

Ticaret hayatımızda insanın içini ferahlatan güzel bir karşılığı vardır.
Arkadaşına verdiği parayı geri alamayan kendini şöyle teselli eder:
*"Ödemeyeceğini biliyordum, olsun, az ekmeğini yemedim!"*

*2- Boşlukları kafaya göre doldurma yanılgısı*

Davranışsal finansın Teyit Yanılgısı (confirmation bias) dediği düşünce
hatasıdır. Genellikle kararlarımızı, onları destekleyen inançlarımızı
dikkate alarak veririz. İnanmadığımız kanıtlar gerçeklikleri
sorgulanmadan çöpe atılır. Sadece aptalların değil *"kafası basan"*ların
da kolayca düştüğü bir tehlikedir bu. Eskilerin tabiriyle vartadır.
Kısacası, işimize gelen fikri kabul eder, gelmeyeni etmeyiz. Sosyal
medyadaki fikir tartışmalarının temelinde de bu yatar. Diğerlerine göre
akıllı olanlar, mantıklı olmayan sebeplerle inandıkları tuhaf şeyleri
bile savunmada zorluk çekmezler. Mesela teknik analizle yükseleceğine
karar verdiğimiz bir hisse senedine yatırım yapar ve sonuna kadar
fikrimizi değiştirmeyiz. Teyit yanılgısı, geometrik olarak bilmek ve
güvenmek eylemlerinin tam ortasında yer alır. Muhtemelen ölümlü
olduğumuz için bu hataya düşüyoruz; ölümsüz olsak her şeyi öğrenmeye
çalışırdık herhalde.

Sınavlarda bilmediğimiz soruların cevaplarını da bu yöntemle işaretlemez
miyiz; kafamıza göre.

*3- Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol yanılgısı*

Davranışsal finansın Bilişsel Uyumsuzluk (cognitive dissonance) dediği
düşünce hatasıdır. Bir çamaşır makinesi alırız ama umduğumuz gibi
çıkmaz. Fakat başta çok isteyip aldığımız için onun iyi bir makine
olduğuna inanırız ve bu inancımızı değiştirmeyiz. *"Beğenmezsen paran
iade"* bu nedenle çok işe yarar ve çok az insan aldığı ürünü iade eder.
İnsanlar sadece düşündükleri gibi davranmazlar, aynı zamanda
davranışları bir süre sonra düşüncelerini belirler. Stoploss konulmadan
yapılan hisse senedi yatırımlarında da aynı hatay düşeriz. Hisse senedi
gözümüzün önünde erir ama biz şöyle düşünürüz: *"Mutlaka yükselecek!"*

Mevlana, asırlar önce bu yanılgıya düşmememiz için bizi uyarmamış mıydı:
Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün.

*4- Araba devrilince yol gösteren çok olur yanılgısı*

Davranışsal finansın Sonradan Anlama Yanılgısı (hindsight bias) dediği
düşünce hatasıdır. Gerçekleşmiş olayların gerçekleşme ihtimallerini olay
gerçekleştikten sonra değerlendirme şeklinde ortaya çıkar. *"Beşiktaş'ın
bu oyun anlayışı ile ligin ikinci yarısında düşüşe geçeceği belliydi"*
açıklaması tipik bir örneğidir. Kişi bu düşünceye kendini inandırsa da
aslında başta bu düşünceyi güçlendiren kanıtlar ortada yoktur.
*"Şerefsizim, aklıma gelmişti; bir daha bu hisseyi alırsam!.."*
Ekonomistler ve analistlerin en çok düştüğü yanılgı olup bizi de sürekli
yanıltırlar: *"Rusya şunu yapmıştı, ABD bunu yapmıştı, OECD şöyle
demişti; petrolün düşeceği bir yıl önceden belliydi."* Yok ya!

Başa kötü bir olay gelmeden önce kimsenin sesini çıkarmadığı, ama
geldikten sonra herkesin bunları öngörmüş gibi konuşması durumunu
anlatan güzel bir söz vardır: Araba devrilince yol gösteren çok olur.

*5- Destekli sallama yanılgısı*

Davranışsal finansın Demir Atma Etkisi (anchoring effect) dediği düşünme
hatasıdır. Bir saati 100 liradan satarsanız talep görmeyebilir ama
400'den 200'e düşmüş gibi gösterirseniz talebi arttırırsınız. Bu teoriye
göre ademoğlumuz, bilgi sahibi olmadığı konuda fikir yürüttüğünde,
elindeki bilgiyi kıyaslama yapmak ve karar vermek için kullanır. Mesela
hisse senedi seçerken en çok kullandığı yöntemlerden biri görece ucuz
olan şirketlerin hisselerini almaktır. Yatırımcı genellikle şöyle
düşünür. A şirketinin hisse senetleri 10 TL olmuş ama B'ninkiler hala 25
kuruş. Bu ucuz hisseyi alırsam o da bir gün 10 lira olur ve kazanırım. O
an elinde olan iki veriyi, 25 kuruş ve 10 lirayı kıyaslar. Sonrasında da
oldukça sık yapılan bir hata çıkar ortaya.

Hani küsuratlı rakam vereyim de salladığım anlaşılmasın diye düşünürsün
ya, işte yapılan şey bundan çok farklı değildir. Eğitimli tahmin diye
görünse de destekli sallamaktan başka bir şey değildir.

*6- İmam-cemaat yanılgısı*

Davranışsal finansın Bando Arabası Etkisi (bandwagon effect) dediği
düşünme hatasıdır. Karşıtıyla karşılaştırma olanağı yoksa mevcut fikri
destekleme eğilimidir. İşyerinde sürekli *"emek"* dersen, eleştirel
bakış açısı yok edilmiş ahali *"kominist"* der ya, işte tam bu durumu
anlatır. Piyasalarla ilgili bir fikrin yoksa trendi takip etmek buna en
güzel örnektir. Trendi nasıl takip ederim diye merak ediyorsan budist
fıkrası bunu güzel anlatır. Budizme inanıp inanmama arasında gidip gelen
adam, Buda'nın heykeli başında ibadet eden yüzlerce insanı görünce şu
düşünceyle hemen ibadete başlar: Bu kadar insan hata yapıyor olamaz!

İmamın yarattığı etkiye cemaatin vereceği tepki ya da geribildirim bu
hatanın en basit doğasını temsil eder. Sanırız anlaşılmıştır.

*7- Bezgin Bekir yanılgısı*

Davranışsal finansın Statüko Önyargısı (status quo bias) dediği düşünme
hatasıdır. Karar verme aşamasında olan biri, aralarında mevcut durumun
(statüko) korunmasının da olduğu iki ya da daha fazla seçenekten birini
seçmesi gerektiğinde, nedensiz yere mevcut durumu devam ettirme
eğilimine girer. Bir nevi sorumluluk almaktan kaçınmadır. Newton'un
birinci yasası der ya, bir cismin üzerine etkiyen kuvvetlerin bileşkesi
sıfırsa hareketini korur diye, işte tam olarak buna karşılık gelir.
Hiçbir şey yapmadığın sürece hata da yapmayacağın olgusuna kadar giden
bir düşünce hatasıdır. Değeri düşen hisse senetlerini düşük fiyattan
satıp yükselenleri alma fikrini küçük yatırımcı pek tercih etmez. Zarar
edeceğini düşünür. Ama statükoyu sürdürdüğü sürece zararı daha da artar.

*"Varlığım yokluğuma armağan olsun"* diyen Bezgin Bekir adlı kahraman bu
tür yatırımcıların gerçek idolüdür.

*8- Kimse yoğurdum ekşi demez yanılgısı*

Davranışsal finansın Kör Nokta Önyargısı (blind spot bias) dediği
düşünce hatasıdır. Herkesin kendini ortalamanın üstünde görme
alışkanlığına dayanır. Ortalamadan daha kötü araba kullandığını
söyleyebilecek bir erkek var mıdır? Harvard'ta yapılan araştırmalarda
ortalamadan daha kötü olduğunu düşünen öğrenci çıkmamıştır.
*"Söylediğine inanıyorsan yalan değildir,"* deseler de doğrusu
Sokrates'in dediği, *"Sorgulanmayan hayat yaşamaya layık değildir"*
düşüncesidir. Özellikle sosyal medya, kişileri, birçok konuda toplumun
çok üstünde görmelerine neden olarak ateşe benzin atar. Bunun sonucunda
da herkes bilgi sahibi olmadan edindiği fikirleri, *"kökten"* bir
şekilde savunmaya başlar.

------------------------------------------------------------------------

a45UyF587661-150126103102-03
^^^^^ <strict.html#BAS> - vvvvv <strict.html#SON>


 
-- 

Aska insan kendini aldatarak baslar ve baskalarni aldatarak bitirir.

Oscar wilde

Kuran dan baska hidayet kaynagi arayan sapitmistir.

Tirmizi 2906

Din ve milliyetcilik, bunlarin yaninda gelenekler ve ne kadar sacma
olursa olsun herhangi bir inanc, sadece bireyi diger insanlara baglar ve
butun insanlarin en cok korktugu seyden kacistir:
yalnizliktan.

Erich Fromm


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap