------------------------------------------------------------------------ *Mevlüt Uluğtekin Yılmaz : **‘***Eşek heriflik’ sürüyor…**
*18 Eylül 2014 – Yeniçağ Gazetesi* Geçen hafta başladığımız -3.*Selim*’in deyişiyle- "*Eşek herif"*liklerden söz etmeyi sürdürelim… Evet, atak *General Napolyon* 1804’de İmparator oldu. Gelişen olaylar bizim Fransa’ya yaklaşmamızı gerektiriyordu. 3.Selim, büyük bir duyarlılıkla*‘olanları unutup’* devletin geleceği için, Fransa’ya dostluk gösterisinde bulunmaya karar verdi. Bu konuda bir de fırsat doğdu; Napolyon, 1805’de *Österliç*’te Rusya ve Avusturya ordularını yenmişti. Selim Han, derhal harekete geçerek, Napolyon’un "*Österliç Zaferi"*ni kutlamak için *Ahmet Muhip Efendi*’yi elçi olarak gönderdi... Aslında elçinin gizli görevi, Osmanlı’nın Rus ve İngilizler tarafından ayrılıp, Fransa’nın yanında yer alacağını hissettirmekti. Napolyon’un zaferini kutlama konusu işin bahanesiydi. İşte Elçinin asli görevi, bu birlikteliğin zeminini hazırlamak idi! Efendi, Fransa’ya vardı. İmparator Napolyon ile görüşmeyi beklediği sırada, Fransa Dışişleri Bakanı *Taleyran* elçimizi bilgilendirmek amacıyla: "*Napolyon’a imparator unvanı yanında İtalya kralı diye de hitap ediniz"* dedi. Elçi Efendi Napolyon’un yanına girince -sanki deyince dünya batacakmış gibi- *‘İtalya Kralı’* demedi. Fakat bu kutlama ile ilgili olarak 3.Selim’in *‘nâmesi’* ertesi gün Avrupa gazetelerinde yayımlandı. Selim Han, kutlama metninde Napolyon’dan "*Fransa İmparatoru ve İtalya Kralı"* diye söz ediyordu. Bunu öğrenen *‘onurlu’* elçimiz İstanbul’a yazdığı mektupta: "*Ben İmparator’a, İtalya Kralı demedim. Gazeteler niye böyle yazıyor. Ben artık buralarda kalamam.."* diyordu. Mektubu alan Selim Han, çevresindekilere, "*Ne ahmak adammış. Asıl niyetimiz ne, bu adam ne ile uğraşıyor"* diyerek, elçiyi İstanbul’a çağırdı... O sıralar İngilizler, Fransa ile *‘dans’* etmeye uğraşan Osmanlı’ya bir*‘ders’* vermeye çalışıyorlardı... Bunu hisseden Fransızlar, Osmanlı’ya verdikleri raporlarda; "*İngiliz Donanması Bozcaada’da. Çanakkale Boğazı istihkâmları bakımsız, topların kundakları çürük. İngilizler kuvvetli bir rüzgâr ile donanmasını Marmara’ya sokabilir" *demesi üzerine 3.Selim, *Kaptanı Derya Salih Paşa* ile *Feyzullah Efendi’*yi kalelerin ve topların tamir işiyle görevlendirdi. Selim Han, İngiliz Elçisi *Aburnot*’u oyalamak için, görüşmelere başladı. Bu görüşmelere tanık olan devlet adamları, görüşmeleri*‘dostluk sohbeti’* sanıyordu. Nitekim, "*İngilizler bize saldırmaz. Padişahımızın parasına yazık. Topa, kaleye masraf gerekmez"* diyerek, görevlerini yapmadılar... Saldırmaz dedikleri o İngilizler, 1807 yılında -*‘kutsal gün’ *gevşemesini de hesap ederek- *Kurban Bayramı sabahı* 14 gemilik bir donanma ile Marmara’ya giriverdi! Gemiler toplarını *Topkapı Sarayı*’na çevirdi… Gerçi İstanbul halkının da yardımı ile bu saldırı püskürtüldü ama ihmal, dehşet vericiydi. 3.Selim bu facia karşısında hükümete şu Hatt-ı Hümayun’unu gönderdi: *"Size *(Boğazlar için) *yazdığım kâğıtları toplasam, bir kitap olurdu. Aman boğazlar, aman tabyalar, aman donanma diye feryat ettim, kimsenin kulağına girmedi. 200 sene önce Venedik çektirilerine karşı kullanılan toplara güvenip durdunuz. İçinizde bundan anlar olmadığı gibi, öğrenmeye heves eden de yok. Niçin vükelâ *(devlet adamları) *bunları bilmez?"* Evet! Bilmez Selim Hanım, bilmez! Çünkü yeni şeyler öğrenmek demek; emek vermek, zihni yormak demektir. Niye yorulsun ki? Ufukları tarayacak bakış açısı da olmadığına göre; başını, gömdüğü karanlıktan niye çıkarsın ki? (*İliştiri*: Bu iki konunun ayrıntılar için –durağı uçmak olsun- Dr. *Tahsin Ünal*’ın *Türk Siyasi Tarihi*’ne bakılmalıdır) Selim Han, Hattında işte böyle feryat ediyordu... O feryadı ses getirdi. Nasıl mı? Çok geçmeden "*Dinsiz Padişah"* diye tahttan indirildi; sonra da öldürüldü! Esen kalın efendim. ------------------------------------------------------------------------ a45UyF587661-140919145813-01 ^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON> Oraj POYRAZ Bey fesatlik yapmamalidir. Bu hareket yuzunden ikbal elden gider. Yusuf Has Hacib Islam da zorlama yoktur (K.BAKARA 256) *** Islam dan gayri bir dine yonelenler sapiktir! (K.IMRAN 85; Tevbe 33 ), Musrikleri nerede gorurseniz oldurun! (K.TEVBE, 5 Ya da Islam a aykiri bir inanista ise analariniz, babalariniz, yakinlariniz icin magfiret dilemeyin, onlarin namazini kilmayin vs.. (ornegin K.TEVBE 23, 84, 113; AZHAB 60-61) Anlatildigina gore: Mahallesinde oturan bir ailede tavla bulundugu haberi kendisine ulasir. Bunun uzerine onlara: Eger tavlayi evinizden cikarmazsaniz ben sizi mahallemden cikaracagim! diye haber gonderir. Boylece onlarin tavla bulundurmalarini hos karsilamadigini ifade eder. Kutubu Sitte 5338 Risale-i Nur Kuran in aynasidir, bir mucize niteligindedir ...Risale-i Nur a kimse karsi koyamaz, onunla boy olcusemez, ona denk tutulamaz Sonmez Risalesi nde Risale-i Nur u ovmektedir. Bu sozler onceleri Kuran icin soylenmist Anadolu'daki Milliyetci hareketi yok etmek, millet icin var olma meselesidir... O alcaklara karsi cikanlar, Islama, halifeye, padisahimiza unutulmaz hizmette bulunmus olacaklardir. Yazar Refi Cevat Ulunay - 04.04.1920 Tehcir sirasinda Merzifon'da esasen cokca kalan Ermenilerin bu kez baska yerlerden de gelenler ve gocten donenler yuzunden miktarlarinin daima artmakta oldugu Merzifon Amerikan Mektebi'ne getirilen esya sandiklarinin uzerinde Otoman Amerikan markalari goruldugunden bunlarin herhalde silah oldugunda suphe birakmistir. (6 Haziran 1919) K. ATATURK Yaratiliscilar, bir teoriyi, butun gece sarhos olduktan sonra hayal ettigin bir seymis zannediyorlar. Isaac Asimov Bir ulus kendi icindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla bas edebilir Fakat icersindeki satilmis ve hainlerle yasayabilmesi olanaksizdir. Sinirlari zorlayan dusman silah ve alemlerini acikta tasidigi icin daha az tehlikelidir. Fakat bir hain, hain gibi gorunmez, kurbanlari ile ayni aksanda konusur,onlarin cehresine burunur ve onlarin argumanlarini kullanarak ulusun politik yapisina nufuz eder, butun kapilardan serbestce gecer, sesi en ust duzey hukumet koridorlarinda duyulur, ulusun ruhunu curutur Politik yapiya her turlu hastalik bulastirarak yasam gucunu elinden alir Bir katil daha az korkuludur. Marcus Tullius Cicero (M.O.106-M.O.43) Parayla toprak almayacagiz. Topraklari isgal edecegiz David Ben Gurion, Israil Basbakani Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER 0532 233 31 52 Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: [email protected] <mailto:[email protected]> Ayrilmak isterseniz de : [email protected] <mailto:[email protected]> Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. To post to this group, send email to [email protected]. Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat. For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.
