------------------------------------------------------------------------
Rıfat Serdaroğlu: TERÖR FABRİKATÖRÜ ABD Derin Devleti, uzun zamandan beri */"Terör Örgütü"/* üreten bir fabrika gibi çalışmaktadır. Son yüzyıl boyunca tarih sahnesine çıkan terör örgütlerine dikkatlice bakarsanız, hemen çoğunun arkasından Amerika çıkacaktır. ABD özellikle Güney Amerika’da düzenlediği operasyonlarda Hıristiyan dininin kurumlarını kullanmıştır. Güney Amerika’daki halk ayaklanmalarının arkasında */"Papalığın"/* ve bölgedeki etkin Kardinallerin olduğu, açık bilgi olarak önümüzde durmaktadır. Amerika, güneyinde yaptığı eylemlerde sonuca ulaştıktan sonra */"Ruhban Sınıfını"/* kullanarak, kurdurduğu örgütleri dağıtmış ve bunların başka terör eylemlerine kalkışmalarına bu yolla izin vermemiştir. Amerika, Başkan Nixon’un */"Yeşil Kuşak"/* projesi ile başlayarak */"İslami Terör Örgütlerini"/* kurdurmuş ve kullanmıştır. Zaman-zaman görüntüde, Suudi-Arabistan’ı, Katar’ı, Pakistan’ı görsek de, esas işveren Amerika’dır. Barış Dini olan İslam’a terörü sokan Amerika’dır. Afganistan’da Taliban’ın Rusya’ya karşı kurdurulması da, El-Kaide’den IŞİD’e kadar irili ufaklı terör örgütlerinin ve özellikle Afrika’daki vahşi terör örgütlerinin kurulması ve kullanılması hep Amerika’nın kurgulamasıyla-parasıyla yapılmış işlerdir. Bu işlerde bol-bol eşbaşkanlar kullanılmıştır. PKK da bu örgütlere dâhildir. Amerika’nın bu tutumu */"İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar"/* kapsamındadır. Amerika, İslami Terör Örgütlerini kurarken çok önemli bir konuyu göz ardı etmektedir! İslam’da */"Ruhban Sınıfı"/* olmadığı, kurdurulan İslami Terör örgütlerini sonradan durduracak, onlara sözünü dinletecek bir din kurumu bulunmadığı için, kurdurulan terör örgütleri bir müddet sonra kendi başlarına hareket eden terör çetelerine dönüşmekte ve dünyanın başına bela olmaktadırlar. Hatta dönüp, kendilerini kurduran Amerika’yı dahi vurmaktadırlar. İşte IŞİD denen caniler ordusu da Esad’a karşı savaşması için kurdurulmuş profesyonel çetelerin son örneğidir. Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin bu konudaki günahları yakında net olarak ortaya çıkacaktır. Siyasetin ve Diplomasinin içinden gelmeyen, dünya ve ülke gerçeklerinden uzak olarak hayalci bir politika izleyen Davutoğlu, uyguladığı dış politika ile Türkiye’nin başını çok ciddi anlamda derde sokmuştur. Davutoğlu ve onun yönlendirmesiyle Erdoğan, Türkiye’yi adım-adım felakete götürecek şu adımları atmışlardır; */"Vizeleri kaldırıyoruz"/*, */"Dünyada itibarımız artıyor"/* saçmalığıyla hemen-hemen tüm Arap ve Ortadoğu ülkeleriyle vizeler kaldırılmış ve buralarda ne kadar ituğursuz-eşkıya-katil- sapık varsa Türkiye’ye doldurulmuşlardır. Bu arada yabancı istihbarat örgütleri de kendi elemanlarını Türkiye’ye rahatça sokmuşlardır. İstihbaratın en önemli ayağı olan */"Kişisel Takip"/* Türkiye’de çökmüştür. Sayılarını Türk Devletinin bilmediği bu terör militanları birer gezici bomba gibi aramızda dolaşmaktalar ve cinayet- uyuşturucu dâhil her türlüğü pisliği yapmaktadırlar! -Dünyanın hiçbir ülkesi, altı ay evvel */"beraber Bakanlar Kurulu toplantısı"/* yapma noktasına geldiği bir komşu ülke ile altı ay sonra savaşacak hale gelmez. Öngörüsü bu kadar kıt birini değil Bakan, kapıcı bile yapmazlar. Davutoğlu’nun Suriye politikası tam bir yüzkarasıdır! Vizelerin kaldırılmasıyla ülkemize giren eşkıyalar gibi, neredeyse iki milyona yakın aç insan Suriye’den giriş yapmıştır. Ülkemizin her bölgesinde vatandaşlarımız ile bunlar arasında, zaman – zaman ölümle sonuçlanan kavgalar yaşanmaktadır. -AKP Hükümeti’nin Suriye’de Esad’a karşı IŞİD’i desteklediği, bunlara silah-para yardımı yaptığı yabancı basında her gün yazılmaktadır. Uluslararası mahkemelerde */"Teröre destek veren ülke"/* konumuna sokulmamız an meselesidir! -Üç ayı aşkın bir zamandır, AKP destekli IŞİD Terör örgütünün elinde esir tutulan 49 vatandaşımızın akıbeti bilinmemektedir. TC Devleti tarihi boyunca bu kadar aciz-zayıf-korkak duruma düşürülmemiştir. Sadece bu olay dahi, AKP Hükümetinin tamamının Yüce Divan’da yargılanması için yeterli sebeptir. -Türkiye’nin Ortadoğu Politikası, uluslararası diplomatik platformlarda */"hık-mık"/* */"kimse sabrımızı test etmeye kalkmasın"/* şeklinde alay konusu edilmektedir. -Bugün TC Devletinin, İsrail-Suriye-Mısır’da Büyükelçisi bulunmamaktadır! Utanmadan kendilerini başarılı göstermeye çalışan bademlerin, bu ülkelerle diplomatik ilişki kuramamamızı nasıl izah edecekleri merak konusudur. -Son olarak, kendi ülkelerine gidemeyen kaçak Müslüman Kardeşler Terör Örgütü Liderlerinin İstanbul’da barındırılması, Türk Devletinin itibarına vurulmuş büyük bir darbe olmuştur. -Etnik ve Mezhepsel ayrılıkları kışkırtan cahilce politikalar sonucu, Türkiye bugün olaylar karşısında çaresiz kalmakta ve etkisiz eleman gibi sadece seyretmektedir. Değerli Okurlar; Siyasette her şey sonucuyla ölçülür. Türkiye’yi yönetenler cehaletleri ve açgözlülükleri yüzünden, yolsuzluk batağına saplanmışlardır. Bu durumları yabancı ülke istihbarat örgütleri tarafından tespit edilmiş ve kendilerine karşı koz olarak kullanılmaktadır. Bugün, Erdoğan ve AKP Hükümeti için birinci öncelik ne IŞİD, ne Suriye, ne de Güneydoğu’da yaşanan kaotik durumdur. AKP Hükümeti için öncelik */"Kupon Arazilerin"/* CHP’li Belediyeden AKP’li Belediye’ye aktarılması ve buradan rant devşirmek ve yaptıkları yolsuzlukları ortaya çıkaran Savcı ve Polislerle savaşmaktır. Yeni hükümetin çıkardığı ilk yasa maalesef */"Mahalle çalma"/* yasası olmuştur. Bu yanlış ve kasıtlı politikalar sonucu, akacak her damla kan, sönecek her hayatın sorumlusu Erdoğan- Davutoğlu ikilisi ve bu felakete gidişte sessiz kalan kamudaki sorumlular olacaktır. */Anladın mı Paşa, anladın mı?/* ------------------------------------------------------------------------ a45UyF587661-140917141228-01 ^^^^^ <#BAS> - vvvvv <#SON> -- Oraj POYRAZ RUYA . . . . . . Annemi olmus gordum ruyamda. Aglayarak uyanisim Hatirlatti bana, bir bayram sabahi Gokyuzune kacirdigim balonuma bakip Aglayisimi. Orhan Veli KANIK EN AM - 111 ...Allah dilemedikce inanmazlardi... EN AM - 125 Allah kimi dogru yola goturmek isterse, gonlunu Muslumanligi kabul etmesi icin acar. Kimi de sapiklikta birakmak isterse, onunda gonlunu daraltir ve $ikintili kilar... BAKARA - 7 Allah onlarin yureklerini ve kulaklarini muhurlemistir, gozlerinde perde vardir... Resulullah sav buyurdular ki: Dunyada ipegi, ahirette nasibi olmayanlar giyer. Buhari, Libas, 25; Muslim, Libas 6, 2068 Nesai, Zinet 91,8, 201 Tevbe suresinin 130.ayeti de Risale-i Nur a isaret ediyormus. Ayetin Turkce anlami: -Eger yuz cevirirlerse de ki: Allah bana yeter. Ondan baska Tanri yoktur. Ona guvendim ve ona dayandim Said-i Nursi ye gore; bu ayet, Risale-i Nur kitaplarindan olan Isaret-ul Icaz adli kitabin yazildigi tarihi gosteriyor. Birinci Dunya Savasi nin baslangici sayilan olaylar meydana geldiginde, hic kimseden yardim gormeden nurlarin yayildigina isaret ediyormus Buna gore ayetin anlami su oluyor: -Ey Risale-i Nur, eger senden yuz cevirirlerse de ki: Allah bana yeter. Ondan baska Tanri yoktur. O na guvendim ve O na dayandim Suphesiz Allahin askerleridir galip olanlar anlamindaki ayet de Risale-i Nur a isaret ediyormus. Said-i Nursi ye gore; bu ayetteki Allahin askerleri sozunun kapsaminda ozellikle, Risale-i Nur sakirtleri vardir. Ayet, Risale-i Nur Sakirtlerinin bir zaman hapse girmelerine karsilik, manevi yonden galip olduklarina isaret ediyor ve tesellide bulunuyor Said-i Nursi ye gore: Risale-i Nur Sakirtleri dir. Galip olanlar Ayetin Turkce anlami: Onlar ki O nun la birlikte inandilar, iman ettiler. Onlarin nurlari, onlerinden ve saglarindan kosusmaya ve ucusmaya baslar. Yani nurlari cevrelerine sacilir. Onlar o zaman, -Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bagisla! derler Said-i Nursi ye gore; bu ayette de, ozellikle Risale-i Nur sakirtleri, yani Nurcular anlatilmaktadir. Said-i Nursi ye gore; ayetin anlami soyle oluyor: Said-i Nursi yle birlikte inananlar ve iman edenlerin nurlari cevrelerine sacilir. O zaman onlar, -Ey Rabbimiz nurumuzu tamamla ve bizi bagisla! diye dua ederler Derleyen: Osman Turkoguz INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK. Anadolu'daki Milliyetci hareket bosa gitmeye mahkumdur... Ingiliz Muhipler Dernegi Baskani, Adliye Nezareti Mustesari ve yazar Sait Molla - 01.05.1920 Mubarek vatan ve milleti parcalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermeni emellerine kurban etmemek icin acilan milli mucadele ugrunda milletle beraber serbest surette calismaya resmi ve askeri sifatim artik mani olmaya basladi. Bu mukaddes gaye icin milletle beraber nihayete kadar calismaya mukaddesatim adina soz vermis oldugum icin pek asigi bulundugum yuce askerlik meslegine bugun veda ve istifa ettim. (8 Temmuz 1919) K. ATATURK Gelecegin dini kozmik bir din olacak. Kisisel Tanriyi asmali ve dogma ile teolojiden kacinmalidir. Hem dogal hem de tinsel dinselligi kusatarak, anlamli bir butunluk olarak dogal ve tinsel her butun her seyin deneyiminden doga bir dinsel duygu uzerinde kurulu olmalidir. Budizm bu tanima cevap verir. Eger modern bilimsel ihtiyaclarla basa cikabilecek herhangi bir din varsa o Budizm olur. Eger insanlar sadece cezalandirilmak korkusuyla ve odullendirmek umuduyla iyi insan iseler; bu durumda, gercekten cok uzgunuz. The religion of the future will be a cosmic religion. It should transcend personal God and avoid dogma and theology. Covering both the natural and the spiritual, it should be based on a religious sense arising from the experience of all things natural and spiritual as a meaningful unity. Buddhism answers this description. If there is any religion that could cope with modern scientific needs it would be Buddhism. If people are good only because they fear punishment, and hope for reward, then we are a sorry lot indeed. Albert Einstein, quoted in Madalyn Murray O Hair, All the Questions You Ever Wanted to Ask American Atheists (1982) vol.ii., p.29 PEZEVENK . . . . . . Dunya ahvalinden haberi yoktur Sohbeti din ile acar pezevenk Komsusu ac iken kendisi toktur Sanki melek olmus ucar pezevenk . . . . . . Karanlik islerde ziplama ister Evine granit * kaplama ister Dunya mektebinden diploma * ister Insanlik dersinden kacar pezevenk . . . . . . Herkesin kabina cesmesi akmaz Erkek sinekleri hareme sokmaz Fakir komsusunun yuzune bakmaz Selamsiz sabahsiz gecer pezevenk . . . . . . Sanirsin Allah'la akde oturmus Cennete giderken macun goturmus Huriler'i dizip isi bitirmis Simdi gilmanlari secer pezevenk . . . . . . Aydinliga dusman yobazin dolu Hu cekerken sismis agzinda dili Erbabi, ulkede bunlardan dolu Durmadan zehrini sacar pezevenk Asik ERBABI Zaman icinde Filistin in tamamina yayilacagiz Prof.Dr.Haim Weizmann, Israil Devlet Baskani Yilmaz Dikbas-EFENDI TERORISTLER 0532 233 31 52 Kurmus oldugum gruba uye olun Moderasyonsuz, sansursuz ve ozgur bir gruptur: [email protected] <mailto:[email protected]> Ayrilmak isterseniz de : [email protected] <mailto:[email protected]> Grup Sayfamız : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/ Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz. http://orajpoyraz.blogspot.com/ -- You received this message because you are subscribed to the Google Groups "Gugukluhayat" group. To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email to [email protected]. To post to this group, send email to [email protected]. Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat. For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.
