*Türkiye Cumhuriyeti Tasfiye Ediliyor*
**

*Bu yazı bir kamu hukuku profesörünün Türk kamuoyuna uyarısıdır.*
*Türkiye, son yıllarda sürekli olarak dıştan dayatılan reformlarla uğraşmak
zorunda bırakılıyor. Birilerinin çok acelesi olduğu için, bir an önce
istedikleri aşamaya gelebilmek için dışarıdan içeriye doğru sürekli olarak
bir inisiyatif yönlendirmesi yapmaktadırlar. Böylesi dışmerkezli bir
emperyalist oyuna bütünüyle Türk toplumu alet edilmek istenirken Türk
ekonomisinin köşe başlarını tutan kadrolarla medyada etkili olan işbirlikçi
mandacı gruplar, ülkemizi böylesi bir maceraya doğru el birliği ile
sürüklemektedirler. Yüzyıllar önceden hazırlanmış bir plan ve bu
doğrultudaki proje uğruna büyük bir ulusal kurtuluş savaşı vererek kurmuş
olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti tasfiye edilmektedir. Bu gerçek artık
saklanamayacak kadar açık ve net bir biçimde Türk kamuoyunda kesinlik
kazanmıştır.

Hiç kimse cumhuriyet yıkıcılığı ya da Türkiye düşmanlığı yaptığını kabul
etmiyor. Her şey "değişim" kavramı içerisinde ve Türk devleti dıştan
zorlanan bir plan dâhilinde çözülmeye mahkûm ediliyor. Değişim sözcüğünün
sihirli görünümünün arkasına sığınan ikinci cumhuriyetçiler, maddeci
işbirlikçiler, alt kimlikçi federasyoncular, ılımlı İslamcı görünümlü
şeriatçılar, emperyalizm ve Siyonizm ile her türlü işbirliğine açık olan
oportünistler koalisyonu elbirliği ile Atatürk'ün cumhuriyetine
saldırmaktalar ve kültürel alt kimlikçilik dış desteklerle hortlatıldığı
gibi kayıt dışı ekonominin sağladığı olanaklarla yer altı ilişkileri
doğrultusunda birçok mafya ve benzeri hukuk dışı çıkar örgütlenmelerinin de
gündeme geldiği görülmektedir. Kurtlar Vadisi gibi televizyon dizileri ile
böylesine hukuk dışı bir yapılanma iç ve dış menfaat çevreleri tarafından
hem özendirilmekte hem de desteklenmektedir.

Böylesine olumsuz bir süreç içinde ülkenin birliği ve bütünlüğü tehlike
altına sürüklenmekte, yetmiş beş milyonluk bir milletin gelecek güvencesini
sağlamakla görevli Türk devleti her gün biraz daha gerileyerek devre dışı
kalmaktadır. Bu aşamada Türkiye'yi yöneten bir zihniyet, yeni dönemin plan
çalışmalarında devletin küçültülmesini ana hedef olarak ilan etmektedir. Bu
tür bir hedef belirleme, şimdiye kadar yarısı tasfiye edilmiş olan Türkiye
Cumhuriyeti devletinin geri kalan diğer yarısının da tasfiye edilmek
istendiğinin en açık göstergesidir. Sürekli olarak dış baskılarla iyice
küçülmüş olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceği ile ilgili planlama
çalışmalarına devletin küçültülmesi ana hedef olarak belirlenirse, bu
gelecekte Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal ve üniter yapısının ortadan
kaldırılmak istendiğinin en açık göstergesi olarak anlaşılmasıdır. Çünkü
OECD istatistiklerine göre; Avrupa ve Amerika gibi kıtalardaki batı
ülkelerine oranla en küçük devlet Türkiye Cumhuriyeti'dir. Batı ülkelerinde
devletin ekonomideki ağırlığı ortalama olarak yüzde 40 ya da 50 oranında
olmasına rağmen, Türkiye'deki devletin ekonomideki büyüklüğü son yıllarda
yüzde 20'lerden yüzde 10'lara doğru küçülmüştür. Kendi devletlerini güçlü ve
büyük tutan batılı emperyal ülkeler sıra Türkiye'ye gelince, Osmanlı
İmparatorluğu'nun bugünkü mirasçısı Türkiye'yi daha da küçültmenin yollarını
aramaktadırlar. Avrupa Birliği sürecinde yani bir Yugoslavya modeli
yaratarak Türkiye'nin ülkesini bir Sevr haritasına dönüştürmek isteyenler,
bu doğrultuda devletin küçültülmesi için sürekli olarak baskı
yapmaktadırlar. Avrupa Birliği'ne paralel olarak IMF ve Dünya Bankası gibi
uluslar arası kuruluşlar da Türk devletinin küçültülmesi için devletin
yetkili organlarını baskı altında tutmaktadırlar.

Kabuk devlet suçlamaları ile medyadaki papağanlarını Türk devletinin üzerine
süren emperyal merkezler kendi devletlerini daha da büyütmenin arayışı
içindedirler. Bu doğrultuda dünyanın her bölgesini sömürge durumuna
düşürürlerken, Türkiye'yi de iyice küçülterek çeşitli eyaletlere
bölebilmenin çabası içindedirler. Büyük Avrupa, Büyük Ortadoğu, Büyük İsrail
gibi dünyanın merkezini içine alacak bölgesel federasyon planlarına
Türkiye'nin ülkesini merkez yapmak isterlerken, bu ülkenin üzerinde kurulu
bulunan Türk devletinin ortadan kaldırılmasına giden yolu açmak
istemektedirler. Demokrasi, küreselleşme, değişim gibi sihirli sözcüklerle
Türk Devleti yavaş yavaş ortadan kaldırılmakta, gelecekte bir dış destekli
federasyona giden yol açılmaya çalışılmaktadır. Batılı merkezlerin hepsi bu
doğrultuda çalışırken, Yugoslavya'dan sonra dünyanın merkezinde kurulmuş
olan Türk devleti de tasfiye edilmek istenmektedir. Son yıllarda reform adı
altında gündeme getirilen bütün yasal düzenlemelerinin devletin merkezi
gücünü ortadan kaldırdığı, parçalı bir yapıyı ortaya çıkarabilmek üzere
merkezin yetkilerinin sürekli olarak yerel yönetimlere devredildiği artık
iyice görülmektedir. Tablo kesin hatları ile belli olduğuna göre, Türk
devletinin geleceğine bir büyük ulusal kurtuluş savaşı vermiş olan Türk
milleti karar verecektir. Türk milleti ulusal ve üniter cumhuriyet devleti
tasfiye edilirken, bu gidişe bir dur diyecek, ulusal egemenliğine sahip
çıkarak yeni yüzyılda da bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin çatısı altında
yaşamını sürdürecektir. Artık devleti ve cumhuriyeti ortadan kaldırmakta
olan bu reform görünümlü deforme sürecine Türk Milleti acilen "dur"
demelidir.


Not: Bu yazı bir kamu hukuku profesörünün Türk kamuoyuna uyarısıdır.

Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN
*

<http://groups.yahoo.com/;_ylc=X3oDMTJlZzlpZm5mBF9TAzk3NDc2NTkwBGdycElkAzEyNzUzODMwBGdycHNwSWQDMTcwNTA0MzQ1MQRzZWMDZnRyBHNsawNnZnAEc3RpbWUDMTI2NTIxOTE5MQ-->
 .

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap