Arkadaşlar merhaba.

Erkan Tekman'ın bloğunda okuduğum "Benzin Bitti Paşam" yazısına ilişkin 38
yorum'dan Pardus konusundaki eleştirileri derledim :

1) Fazla içe kapalı kaldı, tanıtımı iyi yapılmadı
2) Çok para harcandı ve ortaya buna değecek bir şey çıkmadı
3) Çoluk çocuk takımından oluşturulan geliştirici takımının yapacağı iş bu
kadar olur. Bazı geliştiriciler doktorasını projede tamamladı!
4) Zaten mevcut işletim sistemlerini Türkçe'ye tam adapte etmek ve onların
yolundan ileremek varken, Amerika'yı nden yeniden keşfettik?
5) Kullanması çok zordu. Bir ses kartını bile tanımıyordu. Tanıtmak için
sabaha kadar uğraşıp gecemi heba ettim. En sonunda uzman bir bilgisayar
kullanıcısı olarak Windows'a geri dönmeye karar verdim.
6) Bu kadar devlet desteği ve kalabalık bir ekiple nasıl başarısız olunur,
hayret etmemek mümkün değil
7) Bence bu projedeki tek sorun imaj sorunudur.
8) beceremediniz pardusu da turk zihniyetiyle yonettiniz eş dost yandaş
mantığıyla projede çalışanların seçilmediğini kanıtlayabilirmisiniz
9) Demek ki neymiş, "özürgür yazılım"ın dili, dini, ırkı, olmazmış.
"milli/ulusal/yerli işletim sistemi" diyerek reklam yapmanın, faşistliğin
kimseye yararı olmuyormuş, hele projeye hiç katkısı olmuyormuş. Sponsor
bulmakta, devlet'deki cahil yöneticileri kandırmakta eminim işinize
yaramıştır.
10) Pardus geliştiricileri "küçük dağları biz yarattık" diye ortaya
çıktıkları ilk etkinlikte, soru soranları terslemeseydi belki gerçek
geliştirici kitlesinin desteğini alabilirdi.
11) KDE seçimi bence başlangıçtaki hataydı.
12) sakıncası yoksa aldığınız destek miktarını ve ödenen maaşları
açıklayabilir misiniz? Topluluk olarak hiç bir şeyden habersiz insanları
milli işletim sistemi ile kandırdınız! Acaba kaç kişi kullanıyor? Hangi
devlet kurumu kullanmaya başladı? Elinize yüzünüze bulaştırdınız güzel
projeyi, yazıklar olsun. Halkın ödediği vergileri hiçbir şeyden habersiz
çaylak geliştiricilere, reklam ve eğitim kuruluşlarına harcayarak yok
ettiniz.

İki numaralı yorumu olduğu gibi aktarıyorum:

Alperen Seckin diyor ki:
01 Ocak 2012, 03:28
batırdınız kocaman projeyi bir de çıkıp burada espri yapmaya
çalışıyorsunuz. devrim arabasını yapanlar gerçekten ürettiler sizin
ürettiğiniz birşey yok biraz dil desteği hepsi o kadar samimice bunu itiraf
edin. ulusal işletim sistemi kriptoloji diyerek fikri olmayan insanları
özellikle de okur yazarlıkları yetersiz insanları seçmenizde bundandı neyse
ki bitti. devletin size ayırdığı ve sizin yandaş eğitim reklam şirketlerine
ayırdığınız harcadığınız haksız yere kazanç elde eden insanlara yanarım o
paraları bu millet verdi bunun hesabını da gün gelip devran döndüğünde
vereceksiniz. sıkıysa bu mesajımı yayınlayın ve gerçekten samimi iseniz
mali tabloları maaşınızı çalışanların ve reklamcı eğitimci dediğiniz
kuruluşlara ayrılan bütçeyi devletten alınan desteği açıklayın. ama o
samimiyet yok sizde. bir de burada espi yapıyorsunuz linux sizin yüzünüzden
kötü biliniyor artık sağolun. mali harca
maları açıklamalısınız yoksa siz de duble yola mı harcadınız o paralar
bizim yani halkın ve halkın ne olduğunu bilmesi lazım.


Arkadaşlar şu halimize bakın Allah aşkına!
Projenin bu kadar düşmanı varmış da bunca zamandır sesleri çıkmıyormuş.

Linux işletim sistemiyle bir arkadaşım sayesinde 2004 senesinde
tanışmıştım. Arkadaşım Slackware kullanıyordu. Benim için zor olacağını
söyleyip Debian kullanmamı söylemişti.
Windows'un yanıbaşına nasıl kurulacağını öğretti. Ancak kurulumlarda
dikkatsizliğimden dolayı defalarca veri kayıplarına neden olan sıkıtılar da
yaşamıştım. Yani diski komple uçurduğum zamanlar çok oldu :)
Debian iyi güzeldi ama daha renkli işletim sistemlerinin varlığını gördükçe
içim gidiyor, denemek istiyordum. Ekran görüntülerine bakıyor, fikir
ediniyor, imajını indiriyor, diski uçuruyordum. Ufak tefek dağıtımlar da
dahil ıvır zıvır ne varsa merak indirip kuruyordum.

Arkadaşım beni Debian kullanmaya sevk ederken Ubuntu diye bir sistem
çıkmıştı ve arkadaşımın da takdirini kazanmıştı. (Bu arada bahsettiğim
arkadaşım (Hakan Polatkan) sıkı bir Linux kullanıcısı ve yazılımcısıydı.)
Ubuntuyu tutkuyla benimsedim, tavsie ettim, bir sürü eksik, hata,
yavaşlamalar, formatlar vs... İşimi görüyordu görmesine ama bi şeyler hep
eksik kalıyordu. O zamanlar anlayamamıştım ama şimdi ifade edebiliyorum,
eksik olan şey "Türkçe".
KNOPPIX, Mandriva, SUSE, openSUSE, Fedora, Debian, Ubuntu, Kubuntu, Yoper,
Yellow Dog, Slackware, CentOS, Puppy, MEPIS, Elive, PCLinuxOS ... Kurulan,
çalışan bu dağıtımların hepsini ve bunlar dışında adını bile hatırlamadığım
ama merak ettiğim bir sürü ufak dağıtımı da kurdum, denedim, sildim.
distrowatch.com en çok girdiğim sitelerdendi.

Sonra 2005'te Pardus'u duydum, tüylerim diken diken oldu. Gururumuz
olacaktı.
O sene geliştirici ekibinden Onur Küçük'le tanıştım. Çeşitli illerden 30
kişi kadar bir grup İzmir'de biraraya geldi, yemek yedik, sohbet ettik ve
proje hakkında detaylı bilgi sahibi olduk. Umutluyduk, diğer dağıtımlara
kafa tutabilirdi. Hatta en büyük olmaya adaydı benim gözümde.

Çoluk çocuk takımı denilen ekibin tüm ürünlerini en başından beri
kullanıyorum.
Tercihim sade masaüstünden yana olduğu için, KDE 3.5 bana daha uygun
gelmiştir her zaman ve Kurumsal sürüm benim işimi fazlasıyla gördü bu
zamana kadar. Çalıştığım yerde kendi bilgisayarımda yaklaşık 4 yıldır
Pardus kurulu ve sadece iki kere format atma ihtiyacı duydum. Sonuncusu
Kurumsal 2'ye geçmek içindi. 2008 epeyce eskimişti :)

Arkadaşlar, şu yazıyı canım dilim Türkçem ile yazıyorum ve birileri beni
anlıyor. Bu listede sorunlarımıza Türkçe çözümler bulduk. Hata
bildirimlerini Türkçe yaptık ve yanıtlar aldık. Ancak bunun kıymetini
bilemedik.
Diğer işletim sistemlerinin hangisinde bu imkana sahip olduk?
Yukarıda listelediğim eleştirileri yazan arkadaşların birçoğunun Linux
macerasının Pardus'tan ibaret olduğuna eminim. Diğer sistemleri
incelemeden, onlardaki paket sorunlarını yaşamadan, yerelleştirmelerin
başarısının n düzeyde olduğunu bilmeden, kararlı diye çıkan sürümlerin bile
ne gibi sorunları barındırdığını bilmeden yapılan yorumların sayısı çok.

Merak etmeyen,
Pardus'a inatla Pardüs diyen,
Pardus'u eşe dosta tavsiye etmeyen,
biraz zahmet edip kurulumunu öğrenmeyen,
hadi eskiden dağıtımların destek sayfaları İngilizceydi ama şimdi Türkçe
olduğu halde okumaya üşenen,
bir kez bile yeni sürüm çıkacağında heyecanlanmayan,
web sayfası olup da minik bir banner yerleştirmeyen,
çalışan ya da gönüllü olarak destek verenlere işini gördürdükten sonra
teşekkürü bile çok gören,
Windows işletim sistemi kullanıp da, en azından VirtualBox ile bir kez
olsun Pardus'u denemeyen,
karşılaştığı problem karşısında çabucak yılan,
bilgisayar uzmanı (!) olup ses kartım çalışmıyor diye sabaha kadar uğraşan
ama 10 liralık başka bir ses kartını sisteme takmayan,
yurtdışında Pardus'u ilk çıktığı zamanlardan beri kullanıp övgüler yağdıran
yüzlerce insanın yorumlarını okumayan,
Pardus yönetimine "FAŞİST" diyen,
Windows kullanıp, "KDE baştan hataydı" diyen,
Ian Murdock'ın 1973 doğumlu olduğunu ve Debian Manifestosunu 1993 yılında
yazdığını bilmeden büyük projeleri ancak orta yaş üstü insanların
oluşturacağına inanan,
"Gitti vergilerimiz, yazık oldu paralarımız" edebiyatı yaparken, yıllardır
büyük yazılım ve donanım şirketlerinin okulları ve devlet dairelerini nasıl
sömürdüğünü bilmeyen/unutan,
ağaç yaşken eğilir sözünü düstur edinen yazılım şirketlerinin okullarda
öğrencilere kendi sistemlerini aşılayıp, sonra genç beyinlerin ofislere
pahalı yazılımları nasıl aldırdığını düşünmeyen,
gururumuz dediğimiz F16'ların yazılımlarının Eylül 2011 tarihine kadar
kontrolümüzde olmamasından dolayı işlevlerini kontrol edememizin yarattığı
sıkıntıyı hesap edemeyen,
aynı paralellikte düşünüldüğünde bütün devlet kurumlarında ve birey
kullanıcılarımızda kaynak kodunun her bir satırına hakim olduğumuz işletim
sisteminin ne kadar önemli olduğunu anlamayan,
"beceriksiz Türk zihniyeti" kompleksini kafasından atamayan,
soru sormasını bilmeyen, cevabı dinlemeyen,
hiç empati yapmayan,
bir şey üretmediği/üretemediği halde üretileni desteklemeyen tüm arkadaşlar
için üzülüyorum ve sitem ediyorum.

Bakış açılarının bir gün değişmesini ümit ediyor, inadına Pardus kullanmaya
devam ediyorum.

Bundan sonra yeni sürüm çıkmasa bile, antika arabamla sokaklarda kendimce
havalı havalı geziyormuş gibi hissedecek durumu gelsem bile, "hala o eski
püskü pantolonu mu giyiyorsun" tadında eleştirileri sistemim için
söyleyecek olsalar bile yılmadan, vazgeçmeden Pardus kullanacağım.

Projeye en başından beri gönül veren herkese selam olsun.

Teşekkürler...

Emre Erdoğan
_______________________________________________
Pardus-kullanicilari e-posta listesi
Listeden çıkmak için 
http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini 
kullanın.
Listeye iletmek istediğiniz soruları  [email protected] 
e-posta adresine gönderin.
Liste mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web 
sayfasına gidin.

Cevap