> Her neyse, tartismanin geneline dahil olmak isterdim ama problemin ve feature set'in ne oldugu bilinmeden platform fanatikligi yapmak iyi muhendislik olmaz.
İşte en doğrusu bu. Ki zaten o nedenle en başından beri, "Eğer konu veri girişi/toplama ise, masaüstü, değilse diğerleri" gibi bir şeyler gevelemeye çalışıyoruz. > Varsayilanlari ezebilirsin. Efektiflik diyorsun ama elinde ne bir referans ne de bir kullanilabilirlik metrigi yok. Referansı basit. Uygulamayı yaptın ve aynen böyle, klavyeden kalk, fareyi ara bul şeklinde oldu. Sence bu verimli bir yol mu, yoksa gereksiz zaman kaybı mı? Ne yapman gerekiyor: Varsayilanlari ezmen. Bu da ne gerektiriyor? Olayı browser'ın öngördüğü halden çıkarmak. Ha, bu arada, tab + enter gmail'in değil, browser'ın özelliği, neyse, dağıtmayalım. Varsayılanları ezmek için, bir sürü javascript kütüphanelerine vs. ihtiyacın olacak. Ve bunların bakımı, öğrenilmesi, takibi vs. şusu busu ayrı birer mesele olacak. Büyük ihtimalle bunların pek çoğu da taşınabilir filan olmayacak. Aradığınız bir özellik kullandığınız bir hazır js hedesinde olmayacak, diğeri ile o çakışacak vs. vs. Sonuçta uygulama ciddi anlamda hassas dengeler üzerine kurulacak ve taşınabilirliği, genişletilebilirliği vs. ciddi soru işaretlerine gebe kalacak. Bir bakın, henüz hiç kimse "bu işi HTML 5 ile bitirebilirsiniz basitçe" diyemiyor. Herkes yok işte şu kütüphane, yok bu JS eklentisi, yok bilmem ne diyerek olayı browser dışı mecralara çekiyor. Kısaca siz, asıl platformun, yani HTML + ECMA'nın desteklemediği şeylerle kendi platformunuzu oluşturmuş olacaksınız ve bu platform her browser'a taşınmak -bilhassa yeni versiyonları çıktıkça da- test edilmek zorunda olacak. Eğer referans istiyorsanız, kendimize bir bakalım. Acaba neden IDE'leri Browser ile yazmıyoruz? Meşhur birisi olan Eclipse, hangi akla hizmeten WEB değilde Desktop uygulaması olarak yazılıyor? Öyleyken çalışana kadar insana tırnak yediriyor? Peki sonuç? WEB tabanlı yazılmış çeşitli şeyleri görüyoruz ortalıkta. Birisi vardı, dahi miyim neyim diyordu bir bankanın reklamında. İşte aynen öyle, kullanıcıya eziyet olsun diye yazılmışa benzeyen uygulamalar bol bol. Superonline'a bu ayda borcumuzu yatıramadık, neden, linux+firefox kullanıyoruz da ondan. Kaç sene millet iş bankasından işlem yapamadı. Hani nerde kaldı şu taşınabilirlik vs. balonu? Geçmişe mazi diyebilirsiniz, ama gelecek hakkında müneccimlik etmek istemiyorsanız, geçmişe bakmanızda fayda vardır. Web tabanlı uygulamalar her yerde. Gidiyoruz web'ten iğne veya misina alıyoruz. Alışverişin sonundaki ödeme çilesini, karmaşayı düşününce, insan el aman diyor resmen, bu böyle mi olmak zorunda sanki? Belki web meselesinin olması gerekeni, uzak erişim vs. nedeniyle öyle olması gerekiyor. Ama bu zulmü masaüstünde çalışacak kullanıcının önüne koymanın hiç bir geçer mazereti olamaz. Şunu bir anlamak gerekiyor kısacası. İnternet mağazası açıyorsak, bu HTML vs. çilesine elimiz mahkum. Ama masaüstünde stokları girecek adama bu çileyi çektirmeye hiç mi hiç gerek yok. Neyse, çoook önce belirtmek gereken bir şeyi eklemek lazım. Bir zamanlar bir barkod okuyucu 1500 dolar, asgari ücret ise 150 dolardı bu ülkede. Bir scanner 15000 dolardı ve taradığı şeyi bir şeye benzetmek için amuda kalkmada yanında bonus olarak geliyordu. Disketle şuradan kopyaladığınız şey öbür makineye varana kadar bozulmuş olurdu genelde. Network'mu? Yanına bile yaklaşamazdınız. İşte bu kısır ve kıtlık döneminde icat edilmiş yöntemler olan formlarla vs. uğraşıyoruz. Yanlış. Artık biraz çağ atlamak gerekiyor. Ama bugün bin tanesi 1 sent olan RFID sayesinde oturduğunuz yerden stokları sayabiliyorken, bir web sayfasına çılgınca stok kodu girmeye çalışıyorsanız, ben size ancak taş devrinde kalmışsınız diyebilirim, kusura bakmayın.
_______________________________________________ Linux-programlama mailing list [email protected] https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-programlama Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php
