Burası Türkiye..
Bir rehber öğretmen kim olduğu meçhul iki komşunun duyumu üzerine bir
çocuk ve annesi için olumsuz rapor yazıyor ve bu rapor üzerine o çocuğun
velayeti altı ay süreyle anneden alınıyor.
Çocuk annenin yaşadığı ilden üç bin kilometre uzakta ayrı ülkenin öbür
ucunda bir yurda yerleştiriliyor.
Annenin yakındaki bir yurda yerleştirilmesi için yaptığı bütün
başvurular kabul edilmiyor.
Altı ay süre doluyor ve çocuk kayboluyor.
Şimdi anne çocuğum nerede diye soruyor?
Haksızlığa uğradım diyor, çocuğum mağdur oldu, mağdur edenler
soruşturulsun diyor, savcılık soruşturmaya gerek yok diyor.
Kaybolan çocuk nerede kimse hesap vermiyor.
Kimse sorumlu değil, kimse cevap vermiyor.

İşte böyle devlete, böyle mahkemeye, böyle hakime, böyle savcıya, böyle
rehberlik öğretmenine karşı insanın yapacak çok fazla şeyi kalmıyor.
Evet, artık insanların hak aramak için mafyöz yollara müracat etmesi,
hakkını kendi eliyle araması, kana kan dişe diş yöntemlerine yönelmesi
çok da şaşırtıcı değil.

Oraj POYRAZ ( [email protected]
<mailto:[email protected]> / [email protected] /
[email protected] )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      

------------------------------------------------------------------------


  ÇOCUĞU ELİNDEN ALINDI, ŞİMDİ KENDİSİNDEN HABER ALAMIYOR

*07 Ekim 2017 Gençağa KARAFAZLI - Rize*

‘*Ahlaksızlıkla’* suçlanarak çocuğu elinden alınan anne bir yurda
yerleştirilen oğlunun*5 günden* beri kayıp olduğunu iddia ederek*İHD*'ye
baş vurdu.

*2008* yılında resmi nikah yaptırılacak vadiyle Kütahya da Muzaffer E.
ile evlenen bu evlilikten*3 çocuk* sahibi olan Gülay Saymaz *(36*) adlı
anne eşi tarafından sürekli olarak aşağılanması, kendisine ve
çocuklarına yönelik şiddet uygulanmasına karşı çıkarak kaçıp yaşadığı
Artvin Arhavi ilçesi Asliye Hukuk Mahkemesine baş vurarak imam nikahlı
eşi Muzaffer E’yi dava etti.

Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi çocuklarının velayetlerinin anne Gülay
S.’ye bırakılmasına, çocuklar için ayrı ayrı *125,000*’er*TL* nafaka
ödenmesine karar verdi. Mahkemenin bu kararına karşı tarafların itiraz
etmemesi üzerine karar*20-05-2011* tarihinde kesinleşmiş oldu.


    *ANNE SAYMAZ 3 ÇOCUĞUYLA YAŞAM MÜCADELESİNİ SÜRDÜRDÜ*

Mahkeme kararı sonrası*11,12* ve*13 yaşında* olan*3 çocuğuyla* Arhavi
ilçesinde yaşam mücadelesi sürdüren Gülay S.’nin,*11 yaşındaki* en küçük
çocuğunun mahallede ki bir bakkal dükkanının kasasından arkadaşlarıyla
*(40 TL*) para çalmasıyla yaşamı adeta alt üst oldu.

Rize İnsan Hakları Temsilciliğine başvurarak yardım isteyen anne Gülay
Saymaz, müracaat dilekçesinde yaşadıklarını şu şekilde aktardı:

"Eşimden ayrılarak çocuklarımla memleketim olan Artvin’in Arhavi
ilçesine geri dönerek yaşamaya başladım.

İş bulamadım çünkü okumam yazmam yoktu. Babamın emekli maaşı ile Artvin
Sosyal Yardımlaşmadan aldığım paralarla çocuklarımı bakmaya ve okutmaya
başladım.

Bir gün polis memurları çocuğumun bir bakkal dükkânından para çaldığını
söyleyince adeta şok oldum. Bakkal sahibine giderek çocuğumun çaldığı
paranın miktarını sordum; bana önce*40 TL* dedi, sonra*400 TL* deyince
ben de*400 TL* parayı polis merkezine giderek ödedim. Bakkal sahibi,
sonrasında bana*4 bin *lira parasının kaybolduğunu söyleyerek adeta
fırsatçılık etti. Ancak ben tutanakla ilk söylediği rakamı teslim etmiştim.


    ‘*BAKKAL DAVACI OLDU, OĞLUM HAKKINDA DAVA AÇILDI’*

Parayı ödememe rağmen bakkal sahibi oğlum hakkında davacı oldu ve Arhavi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) ilgili savcılığın
talebi doğrultusunda*30.06.2016 *tarihinde dava açtı.

Bu dava kapsamında mahkeme İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bir yazı
yazarak /*"Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu"*/
düzenlemesi için bilirkişi görevlendirilmesini istedi. Millî Eğitim
Müdürlüğü bilirkişi olarak Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen
M.A.’yı görevlendirdi.


    ‘*REHBER ÖĞRETMEN HAYATIMI MAHVETTİ’*

Rehber öğretmeninin hazırladığı raporda /*"Gülay S.’nin Türk aile
yapısına uygun ve ahlaki değerlerle bütünleşen bir yaşantısının
olmadığı, ekonomik kazancını yüz kızartıcı biçimde elde ettiği ve yalan,
dolandırıcılık, iftira gibi davranışları yaşam şekli haline getirdiğini,
komşularından Gülay Saymaz ve Ozan E. ile ilgili bilgi alınmak
istendiğinde görüşmeyi reddedip *//*"O kapı sağlam kapı değil, oradan
hayırlı iş çıkmaz, orda çocuk da yetişmez, onlar hakkında konuşmam"*/
şeklinde rapor hazırladığını söyleyen Gülay S. rehber öğretmeninin bu
raporu sonucu , mahkemenin oğlumu*6 ay* süre ile benden almasına sebep
olduğunu. Söyledi.


    /*"OĞLUM ARTVİN’DE İŞKENCE ÇEKTİ"*/

Mahkemenin bu kararı sonrası hukuk mücadelesi başlatan anne Gülay
Saymaz, kararın ardından gelişen süreci şu şekilde aktardı: "Mahkemenin
kararı sonrası evde kalan diğer iki oğlumla çok büyük bir hüzün yaşadık.
Şok olduk. Oğullarım büyük üzüntü duydu. Olup bitene inanmak
istemediler. Diğer çocuklarımın da yaşı küçük Devlet o zaman onları da
benden alsın baksın.


    ‘*OĞLUM 15 GÜN KARANLIK ODADA TUTULDU’*

Oğlum Artvin Sosyal Hizmetler Yurdu’na götürüldü. Orada*15 gün* kaldı
ama adeta işkence hayatı çekti. Oğlumla konuştum, hatta ses kayıtlarını
bile yaptım, oğlumun bana anlattıklarına inanamadım. Daha iyi eğitilecek
olan, daha iyi bakılacağı söylenen oğlum*15 gün* karanlık odada yaşam
sürdürdü. Anlattıklarını hep kaydettim oğlum, orada çok mutsuz olduğunu,
eve gelmek istediğini söyledi ancak tüm müracaatlarım boşuna, mahkeme
kararı olduğu, o nedenle oğlumu bana veremeyeceklerini söylediler.


    ‘*6 AY DOLDU, ÇOCUĞUMU HALA VERMEDİLER’*

Oğlum*15 gün* Artvin’de kaldıktan sonra Tekirdağ Süleymanpaşa Sevgi
Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Müdürlüğü’ne götürüldü. Burada
hocalarıyla görüştüm, oğlumun yanıma gelmek istediğini söylediler.
Oğlumla görüştüm, /*"Anne beni al buradan"*/ diyor. Altı ay doldu
nerdeyse bir yıl olacak ancak oğlum hala bana verilmedi. Yasa gereği
oğlumun oturduğum Rize iline yakın bir ile gönderilmesi için dilekçe
verdim ama aylar oldu dilekçeme hala cevap alamadım. Şimdi ise oğlumun
akiibeti belli değil aradığımda bana verilen cevap şu /*"oğlundan 5
gündür haber alamıyoruz"*/ benim oğlumun başına bir şey mi geldi ne oldu
diye merak ediyorum.Evde kalan*2 oğlum* kardeşlerini göremedikleri için
üzgünler, psikolojileri bozuldu. Ben ise hangi kapıyı çaldıysam elim boş
geri geldim. Aylardır uğraşıyorum ama çocuğumu alamıyorum, bu nasıl adalet?"


    ‘*REHBER ÖĞRETMEN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM’*

Kendisi hakkında rapor hazırlayan rehber öğretmeni hakkında /*"yalan ve
gerçek dışı iftiralarda bulunduğu"*/ gerekçesiyle suç duyurusunda
bulunduğunu söyleyen Gülay S. /*"Öğretmenin hazırladığı rapor beni çok
aşağılamıştı. Rapor baştan sona kadar yalan dolan ve iftira ile dolu.
Bir kere benim sabıka kaydım yok (ilgili savcılıktan sabıkası olmadığına
dair aldığı kayıtları gösteriyor). Hırsızlığım nerede görülmüş? Bu
konuda nerede, hangi mahkemede yargılanmışım? Raporda bir komşumun hem
konuşmak istemediğini belirterek hem de onun konuştuklarını aktararak
benim "*/geçimimi yüz kızartıcı işlerle sağladığımı, bunu yaşam biçimi
haline getirdiğimi" belirtiyor.

Benim yüz kızartıcı bir suçu işlediğimi nasıl belgelemiş bu öğretmen? Bu
ülkede dul kalan her kadının çocuklarıyla tek başına yaşam mücadelesi
sürdürmesi neden yüz kızartıcı bir suç olarak görülüyor?

Ben babamın emekli maaşı, sosyal yardımlaşmadan aldığım yardım ve özelde
çalışan büyük oğlumun aldığı maaş ve bazı aile yakınlarımın
katkılarıyla*3 gencecik* çocuğumu okutmaya, büyütmeye, onlara bugüne
kadar annelik etmeye çalıştım. Onları utandıracak hiçbir ahlaksızlığın
içerisinde olmadım, olmam da. Ben yaşamımda eşinden sürekli şiddet gören
bir kadınım, bundan sonraki yaşamımı çocuklarımı adamışım.

Diğer çocuklarımın yaşları da tutmuyor, onlar da reşit değil madem, ben
iyi bir anne değilim madem peki onlar neden benden alınmadı merak
ediyorum?" dedi.


    ‘*SAVCILIK KOVUŞTURMAYA YER YOK DEDİ, ANAYASA MAHKEMESİ’*NE*GİTTİM*’

Saymaz; /*"Şikâyetim sonrası savcılık kovuşturmaya yer olamadığına dair
karar aldı. Ben çocuğumu alana kadar hukuk mücadelemi sürdürmeye
kararlıyım. Anayasa Mahkemesi’ne başvurdum, İnsan Hakları Derneği’ne
başvurdum. Türkiye’den sonuç alamazsam Avrupa İnsan Hakları mahkemesine
kadar gideceğim ben çocuğum olmadan asla yaşayamam"*/ diyerek*6 aylık*
sürenin dolduğunu ve çocuğunun kendisine verilmesi gerektiğini söyledi.


    *İHD*:*OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ*

*İHD* Rize temsilcisi Günay Karafazlı, "Anne Gülay Saymaz Rize*İHD*
temsilciliğimize dilekçeyle başvuru yaptı. Bu başvuruyu derneğimizin
genel merkezine ilettik. Derneğimizin çocuk komisyonu anne Saymaz’ın
sunduğu bilgiler ve belgeler doğrultusunda çalışma sürdürüyor ancak
ortada bir mahkeme kararı var. Mahkemenin koyduğu*6 ay* gibi bir süre
dolmuş bu durumda çocuğun anneye verilmesi gerekir veya mahkeme yeniden
bir karar alması gerekir ki böyle bir kararın alınmadığını görüyoruz.

Eşinden şiddet gördüğünü iddia eden, çocuklarıyla normal bir yaşam
sürdüren bir annenin iddia ettiği gibi hakkında somut olmayan bir takım
ahlaki suçlamalarla karşı karşıya kalması ve bu gerekçelerle annesinden
ayrılmak istemeyen bir çocuğun annesinden alınmasını doğru bulmuyoruz.

Bu yaşananlarda, ülkemizde eşinden sürekli şiddet gören ve ayrılan bir
kadına devletin bakış açısını görmek de aslında mümkün. Onun bunun
demesiyle bir kadın çok çabuk ahlaksız ilan edilebiliyorsa burada
düşünmek ve sorgulamak lazım. Biz*İHD* olarak*3 yaşı* tutmayan çocuğuyla
zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Gülay Saymaz annenin
yanındayız ve olayın takipçisi olacağız" dedi.

https://www.evrensel.net/haber/334587/cocugu-elinden-alindi-simdi-kendisinden-haber-alamiyor

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-171008150226 Oraj Poyraz At Alpinaasia
[email protected]
2017/10/08  17:03 4  58  [email protected]

 

Yasamin gayesi;hosa gitmeyen seylerden kacmak degil,hosa gitmeyen
seyleri yenmektir.

Forester

( Hadisin ravilerinden ) A mes rahimehullah der ki :
Bildirildi k i, cehennemliklerin Malik e yalvarmalari ile Malik in
onlara verdigi cevap arasinda bin yillik zaman gececektir.
Cehennemlikler , bu sefer aralarinda :
Rabbinize dua edin, sizin icin O ndan daha hayirli kimse yok !
diyecekler ve elbirlik soyle yakaracaklar :

Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

Yildirim KOC - Seyh Bedrettin ve Thomas More!

Seyh Bedrettin ve Thomas More!
Tum omrunu gerici Katolik kilisesinin cizdigi sinirlar icinde ve
somurucu Ingiliz hakim siniflarina hizmetle geciren buyuk humanist
Thomas More u (1478-1538) degerlendirirken, donemin sartlarini dikkate
almak gerekir.
Thomas More dan 100 once Anadolu da sinifsiz ve somurusuz bir dunya icin
zulme baskaldiran ve bu yolda hayatini feda eden yigit devrimcilerin
basinda Seyh Bedrettin, Borkluce Mustafa ve Torlak Kemal geliyordu.
Anadolu nun boyle yigit devrimcileri varken, tum yasami boyunca somuru
duzenine hizmet eden ve Katoliklik icin hayatini veren Thomas More a
tarihte esine az rastlanan buyuk bir devrimci demek dogru mudur?

KADINDAN GAYRI HERSEY ORTAK!
Seyh Bedrettin 1358 yilinda Edirne yakinlarindaki Simavna da dogdu.
Seyh Bedrettin in goruslerini Furuzan Husrev Tokin, Turkiye de Halk
Hareketleri kitabinda soyle ozetlemektedir:
Tanri, dunyayi yaratmis, insanlara bagislamis.
Yiyecek, icecek, giyecek, toprak, davar ve butun toprak urunleri, kamu
nun ortaklasa hakkidir.
Insanlar yaratilistan esittirler.
Birinin servet toplayip biriktirmesiyle digerinin ekmege bile muhtac
olmasi tanrisal maksat a aykiridir.
Nikahli kadinlar ortaklik kurallarinin disindadir.
Bu birlik disinda kalan her sey, insanlarin ortaklasa malidir.
Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim.
Sen benim esyami kendi esyan gibi kullanabilmelisin.
Emlakimize karsilikli sahip olabilmeliyiz.
Tanri, ortaya koydugu kanunlardan hakki ile faydalanabilmesi icin insana
akil ve anlayis vermistir.
Herkes kendi aklinin cevresi icinde Tanri nin emirlerini kabul eder.
Birinin cevresi, inanci digerlerine benzemedigi icin zor ve sertlik
gostermek dogru degildir.
Dusunce, vicdan ozgurlugu, tabiat duzeninin verimidir; onun icin
zorbaligin etkisinden korunmustur.
Gerek Muslumanlikta, gerek Hiristiyanlikta bilginlerin ve papazlarin
yanlislari ile nice kotu seyler konmustur; bunlar kaldirilirsa dinler
bir olur.
Musluman, Hiristiyan, Musevi, Mecusi, hep tanri kuludur, birdir, kardestir.
Aralarinda sevgi ve kardeslik bulunmasi sarttir.
Onlarin kaynasmasi ve muhabbetleri sayesinde Hak kotulugu yener.
(...) Haksizligin ve zorbaligin elinde bulunan bir hukumetin
saldirilarini hos gormek ve emirlerine uymak hic bir zaman dogru degildir.
Saray, saltanat, yeniceri ve savas hep haksizligin eseridir.
Tekkeler, dervisler, bilginler de haksizligin ve zorbaligin urunleridir.
Onlar da haksizliga ve zorbaliga alet oluyorlar.
Hukumet, zaman-i saadet de (Islamiyetin ilk devirlerinde) oldugu gibi,
millet tarafindan secilmelidir.
Herkes tam bir ozgurluk icinde kendi dusunce ve davranisinin sahibi
olabilmeli, komsusunun davranislarina ve inancina saygi gostermelidir.
(s.37-38)
Thomas More un Utopya sindaki humanizm mi daha ileri, ondan yuzyil once
Seyh Bedrettin in savunduklarindaki mi?

SOMURUYE KARSI BASKALDIRI
Seyh Bedrettin in yoldaslarindan Torlak Kemal, Manisa yoresinde ve
Borkluce Mustafa, Aydin Karaburun da ayaklanma orgutledi. Her din ve
kokenden yoksul insanlar, kadinlardan gayri herseyin ortak mulkiyette
olmasi icin ayaklandi. Yenildiler. Borkluce Mustafa bir carmiha
civilendi, bir deve uzerinde koy koy, sehir sehir dolastirildi.
Seyh Bedrettin ise Deliorman a cekildi. Buyuk bir Turkmen kitlesini
ayaklandirdi. Yenildiler.
Daragacina cikarildiginda son sozleri sunlar oldu:
Kainata baktim, Tanri ya benziyor. Kendime baktim, aynen Tanriyim. Cekin
ipimi.
Seyh Bedrettin in kemikleri 1924 yilinda Sultan Mahmut turbesine defnedildi.
I$iklar icinde yatsinlar.

Yildirim KOC - 18 Nisan 2016 - Aydinlik
http://www.dunya48.com/yildirim-koc/27953-yildirim-koc-seyh-bedrettin-ve-thomas-more


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap