Kabul etmek lazım, Cumhuriyet tarihi boyunca laiklik ilkesi kitapta
yazılan şekliyle uygulanmadı.
Diyanet İşleri Başkanlığı çeşitli dinler ve cemaatlerle temas, eşgüdüm
başkanlığı olarak değil, daha çok ülkenin çoğunluğunu oluşturan Sünni
cemaatleri zapturapt altına almak için kullanıldı.

Sonunda keser döndü, sap döndü, ve hesap döndü.
Cemaatler Başkanlığı el geçirdi.
Artık Diyanet İşleri Başkanlığı Sünni Cemaatleri zapturapt altında
tutmuyor tam tersine, Sünni Cemaatler Diyanet İşleri Başkanlığını
kontrol altında tutuyor.

Yanlış eskiden de yanlıştı, şimdi daha beter yanlış.
Ve artık bundan dönmek lazım.
Ülke bu haliyle 2050, 2100'lü yıllara kavuşamaz.

Cihatçı, şeriatçı tiplere bakarsanız güç onlarda, rüzgar onlardan yana
esiyor, sıra onlarda şimdi.
Madem ki devran döndü, her şey hak ve mübah.
Madem ki, eski döneme eleştirilerini esirgediniz, bundan sonra sonsuza
kadar çenenizi kapatmak zorundasınız.
Elbette yok öyle bir şey.

Cumhuriyetin elitleri Laiklik ilkesini, tam anlamıyla, layıkıyla
uygulamadıkları ya da uygulayamadıkları için anlamsız ve değersiz değil.
Hala daha ülkenin, milletin, devletin, hatta diğer millet ve devletlerin
de birlik ve huzur için başka yol yok.

Oraj POYRAZ ( [email protected]
<mailto:[email protected]> / [email protected] /
[email protected] )
           L2fSIJNoA0xfSNxA        

------------------------------------------------------------------------


  AHMET İNSEL : TÜRKİYE’DE *‘LAİKLİK’* LAİK MİDİR?

*30 Eylül 2017 Cumartesi*

*AKP* iktidara geldiğinde, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın*74 bin
*personeli vardı. Çoktu. Daha da çoğaldı,*2017*’de personel sayısı*117
bin *oldu. On beş senede artış*yüzde 58*. Aynı dönemde Türkiye
nüfusu*yüzde 22 arttı*.*DİB*’in kadroları, nüfus artışının yaratacağı
hizmet artışı ihtiyacının çok üstünde büyüdü. Çünkü*AKP* iktidarında ve
son yıllarda giderek daha fazla,*DİB* Sünni din hizmeti verme görevinin
ötesinde, iktidarın kültür ve eğitim politikasının önde gelen bir aktörü
oldu.

Diyanet’in*2017*’de*117 bin 378 olan* kadro toplamının dağılımı şöyle:
İmam hatip*71 bin 362*, Kuran kursu öğreticisi*19 bin 721*, müezzin*11
bin 908*. Geri kalanı teknik personel.*AKP* iktidara geldiğinde cami
sayısı*75 bin 941*’di.*2016 sonunda 87 bin 300 oldu*. On beş yılda*DİB*
personeli, cami sayısından neredeyse dört kat fazla büyüdü. Buna paralel
olarak*DİB*’in bütçesi, özellikle son yıllarda hızla
arttı.*2015*’te*DİB*’in bütçe başlangıç ödeneği*3.5 milyar TL* idi.*2017
sonu* bütçe gerçekleşme tahmini,*8.1 milyar TL*. Son üç yılda Diyanet’in
harcamaları*yüzde 76 arttı*. Enflasyondan arındırılınca, üç yılda gerçek
artış*yüzde 50*!

Bu harcamaların*yüzde 90*’ını personel giderleri oluşturuyor. Türkiye’de
Sünni din hizmetinin bütçe içindeki payını dikkate alırken, buna Milli
Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne bağlı çalışan personeli
de ilave etmek gerekir. Bu sayı*2015*’te*56 bin 328*’di. İmam hatip
okulu açılışı furyası içinde son iki yılda muhtemelen
artmıştır.*2016*’da Milli Eğitim bütçesi içinde bu genel müdürlüğe*3.6
milyar TL* ayrılmıştı.

Türkiye’de devletin yarı resmi dini konumunda olan Sünni İslam
eğitim-öğretim ve din hizmetlerinde bugün*180 bine* yakın kamu görevlisi
çalışıyor.*2016*’da devletin doğrudan verdiği din hizmetleri ve din
eğitim-öğretimi için kamu bütçesinden*10 milyar TL*’den biraz fazla
harcandı. Diyanet Vakfı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün toplamda
bir*milyar *lirayı geçen harcamaları buna dahil değil. Laik Cumhuriyete
hoş geldiniz!

Gelgelelim, zaten doksan yıldan beri bu /*"laik"*/ Cumhuriyet yürürlükte
değil mi?*AKP* iktidarı laikliği, din ve devlet işlerinin ayrılması
olarak başından beri tasarlamamış olan devlet yapısı içinde,*DİB*’i
sadece kuruluş amacının tersi yönde kullanıyor. Laikliği, devletin dini
denetim altında tutması olarak anlayan laikçi anlayışın kurduğu ve
geliştirdiği kurumu,*AKP* iktidarı, yasalarda hiçbir değişiklik
yapmadan, dinin topluma yön ve şekil vermesinin aracına dönüştürdü.
Bugün hâlâ seküler otoriter Cumhuriyetin savunucuları, Diyanet’in bir
merkezi devlet idaresi olmasını eleştirmekten imtina ediyor. Hatta bir
kısmı,*DİB*’in kurum olarak laisizmin özüne uygun olduğunu savunuyor.

Ülkemizde on yıllardır süregiden bir kültür savaşı var. Diyanet,*AKP*
liderinin özel yönlendirmesiyle, şimdi toplumu dindarlaştırma
politikasının hücum gücü olarak kullanılıyor. Buna gayet haklı olarak
tepki gösterenlerin bir kısmı, Diyanet’in laik bir kurum olduğunu iddia
etmekten geri kalmıyor. Din hizmetleri vermekle yükümlü laik bir kurum
olabilir mi sorusunu sormaktan kaçınıyorlar. Halbuki laikliği devletin
dini denetim altında tutması olarak tanımlayan anlayışın yarattığı bu
kurumun, hiçbir kurumsal değişiklik geçirmeden, dindar nesiller
yaratılması ve dinin toplumsal yaşamı yönlendirmesi aracına nasıl kolay
döndüğü ortada.

Laiklik demokrasinin olmazsa olmaz tamamlayıcısıdır. Kuşkusuz, ama hangi
laiklik? Soruyu tersten soralım. Dini denetim altında tutmak için veya
tam tersine toplum üzerinde bir dini denetim ve baskı yaratmak için
devletin doğrudan din hizmeti vermesi, üstelik bunu çoğunluğun
mezhebiyle sınırlı tutması, demokrasiyle bağdaşabilir mi? Otoriter
laiklikle otoriter Sünniliğin ortak paydası, demokrat olmamalarıdır.
Zaten bu yüzden, Diyanet’in ne kuş ne deve kurumsal yapısı her ikisine
uyuyor.



*http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/834858/Turkiye_de__laiklik__laik_midir_.html#*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170930215634 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/10/01  00:24 4  58  [email protected]

 
-- 

Experto crede
Ehil olana guven
Ayrica bakiniz [degistir]

Latin Atasozu

Hz.Aise radiyallahu anha ya bir zat misafir oldu.
Adam sabahleyin, elbisesini yikamaya basladi.
Hz.Aise ona:
Sana, (meni) bulasan yeri (gorduysen) orasini yikaman kafi idi,
goremedigin takdirde etrafini yikardin.
Ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam in elbisesinden (meni bulasigini)
ovalamak suretiyle cikardigimi biliyorum.
O, (bir de yikamaksizin) onun icinde namaz kilardi.
Bir diger rivayette soyle gelmistir:
Iyi biliyorum kurumus meni bulasigini Resulullah aleyhissalatu vesselam
in camasirindan tirnagimla kaziyarak cikariyordum.

Muslim, Taharet 105, 109, (288, 290).
Hadis No: 3490

Evet Karabekir, Arapoglu nun yavelerini (uydurmalarini) Turk ogullarina
ogretmek icin Kuran i Turkce ye tercume ettirecegim ve boylece de
okutturacagim, ta ki budalalik edip de aldanmakta devam etmesinler

ATATURK, Kazim Karabekir, Pasalarin Kavgasi


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap