------------------------------------------------------------------------

  SONER POLAT : KEMALİST DEVRİMİ HANGİ İKLİMDE TAMAMLAYABİLİRİZ?

*20 Eyl*,*2017*



Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi, /*"Türkiye şeyhler, dervişler,
müritler, mensuplar ülkesi olamaz!"*/ Atatürk ile vücut bulan Türk
aydınlanmasının hedefi, çağdaş, laik ve kalkınmış bir ülke yaratmaktır.
Çünkü kurucu atalarımız Ortaçağ kurum ve değerleri ile bir ülkenin ileri
doğru adım atamayacağını çok iyi biliyordu. Ayrıca bu köhne niteliklerle
çağdaş ve katılımcı bir demokrasinin geliştirilemeyeceği de çok açıktır.
Ortaçağ değerlerini dayatmak devleti, ülkeyi ve milleti batağa
saplamaktan başka bir şey ifade etmez!


    *REKABETE DAYANIKLI OLMAK*

Ağanın marabası, şeyhin müridi, patronun kölesi ile dünyada her geçen
gün daha da şiddetlenen rekabete dayanamazsınız. Önce ekonomik sonra da
siyasi bağımsızlığınızı kaybederek başka ülkelerin çıkarları için
zalimce sömürülen yaratıklara dönüşürsünüz.

Batı ülkelerinin*250-300* yıl süren bir aydınlanma süreci yaşadıkları
bilinmektedir. Bu süreç insanlığın gelişimi için çok değerli ve önemli
kurumlar çıkarmıştır. Ne yazık ki Batı bu kurum ve değerleri sadece
kendi insanına layık görmektedir. Bu değerler çarpıtılmış olarak sosyal
dokuyu bozmak üzere hedef ülkelere ihraç edilmektedir. Çünkü Batı’nın
devlet aygıtına göre dünyadaki kavga süreklidir ve sadece kavgaya
dayanıklı olanların insanca yaşama hakkı vardır.


    *ELE VERİR TALKINI KENDİ YUTAR SALKIMI*

Bu nedenle Batı’nın söylemi ve eylemi daima farklıdır. Türkiye’ye
demokrasi dersi veren Batı, /*"Anadolu İslam Devleti"*/ ilan eden
meczupları baş tacı eder. Batı’nın talep ettiği özgürlükler ve insan
hakları Türk milleti için değil,*PKK* ve*FETÖ* teröristleri için
geçerlidir. Batı kendi dünyası dışında adalet ve hukuku bir dakika bile
düşünmeden çöp tenekesine atar. İşte Balyoz, Ergenekon ve diğer
ihanetten beslenen tertip davalar… Sadece Balyoz’da*1500 adet* somut,
zekâ düzeyi düşük insanların bile anlayabileceği bariz hatalar varken,
Batı organize olarak bu davaların arkasında durdu. Çünkü*TSK*’nın
zayıflaması ve Türkiye’nin kimyasının bozulması Batı’nın siyasi
hedefleri ile uygun düşmekteydi. Batı’nın adaleti işte bu kadardı!

Ermeni Soykırım Yalanının iki kez Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde
*(AİHM*) reddedilmesi bile Batı’nın ikiyüzlülüğüne çare olamadı! Kendi
hukukunu çiğneyen Alman Parlamentosu, Türkiye’yi kınayan /*"soykırım"*/
kararı aldı. Söz konusu Türkiye olunca Batı’nın hukuku işte bu kadardı!

Sık sık Avrupa ülkelerinde panel ve konferanslara katılıyorum. Şurası
çok açık: Batı ülkeleri Türkiye’yi zayıf düşürecek, çağdaş gelişimine
balta vuracak dernek ve kurumlara sonuna kadar destek veriyor. Belçika
mahkemesi,*PKK*’yı terör örgütü olarak değil, silahlı olarak siyaset
yapan (!) bir yapılanma olarak hükme bağlıyor. Ancak Türk
aydınlanmasının simgesi olan Atatürkçü Düşünce Dernekleri ve benzeri
milli yapıdaki kurumları örtülü olarak hedef listesine koyuyor.
Teneffüste kendi aralarında Türkçe konuşan öğrencileri okuldan atmakla
tehdit eden bir zihniyet ile karşı karşıyayız. Şu husus çok kolay
görülüyor: Batı’nın Türkiye ve Türkler için istediği aydınlanma değil,
Ortaçağ karanlığıdır.


    *EĞER ÇİZME AŞILIRSA*

Burada bir noktanın altını çizmeliyiz. Eğer ilgili Batı ülkesinin
çıkarlarına hizmet ettiği düşünülen ve bu nedenle desteklenen bir dernek
milli bir tepki gösterirse, derhal kara listeye alınır. Üzerinde
çalıştığım bir konudur: Almanya, geleneksel Türkler politikası
kapsamında dini yapıları teşvik eder. Çünkü Türkleri asimile ya da
onların tabiri ile entegre etmek için ilk aşama milli kimlik olan
Türklüğün aşındırılması, en azından ikinci plana düşürülmesidir.

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile Adalet Bakanı Heiko Maas’ın
Spiegel Online’a yazdıkları ortak makale, bu yazdıklarımı teyit eder bir
mahiyet taşımaktadır. Makalede şunu söylüyorlar: /*"Almanya’da Diyanet
İşleri Türk İslam Birliği’ne bağlı cami dernekleri çok sıkı
denetlenmelidir. AKP’ye yakın ve milliyetçi örgütler dini cemaatlerin
çalışmasını değiştirdi. Burada karmaşık bir yapı ve ağ oluştu. Biz bunu
endişeyle izliyoruz. Çünkü bu örgütler kitleleri harekete geçirme gücüne
sahip ve farklı düşünenler burada etkilerini giderek kaybediyor. Türk
fanatiklerin Almanya’daki Müslüman cemaati etkileme biçimine karşı da
kendimizi korumalıyız."*/

/*http://www.ilk-kursun.com/haber/335720/kemalist-devrimi-hangi-iklimde-tamamlayabiliriz/*/

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170920222156 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/09/21  03:44 6  64  [email protected]

 
-- 

Birisinin sucunu bagisladiktan sonra pisman olma, Cezalandirdigin
zamanda sevinmez.

Hz.Ali

Enes bin Malik ( Radiyallahu Anh ) soyle dedi :
Bir adam :
−Ya Rasulullah ! Kafir kiyamet gunu yuzu uzerinde nasil hasrolunur diye
sordu.
Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem ) soyle cevap verdi :
−Dunyada onu iki ayagi uzerinde yuruten Allah kiyamet gununde yuzu
uzerinde yurutmeye kudretli degil midir...buyurdu.

( Buhari - Muslim )
Cehennemle ilgili hadis. Sahihmis bilenler denetlesin.

Nevzat Evrim Onal : Dindar, kindar ve asalak nesil

05/04/2016 Sali

Ulkenin emegiyle gecinen insanlari olarak sunu hic tereddutsuz
soyleyebiliriz: Islamcilar bu topluma yapismis asalaklar. Topluma hicbir
faydalari yok; ondan besleniyor ama ona deger katmiyor ve zayif dusurup
sagligini bozuyorlar. Bugun ortadan kalksalar toplum zarar gormez, ama
her gun emip tukettikleri buyuk miktarda toplumsal kaynak faydali isler
icin kullanilabilir.

Ustelik bu, salt son birkac yilin meselesi degil. Asalaklik,
islamciligin fitratinda var. Islamci ideolojinin kokeninin dayandigi
ulema, Osmanli tarihi boyunca tek bir anlamli ise yaramamis; ancak
surekli toplumsal kaynaklardan otlanmis ve otlanamadigi anda kazan
kaldirmistir. Imparatorluk maliyesi iflas edip toprak rejimi
bozuldugunda ilk isyan edenler, ciftci olup da toprakla ugrasmamak ve
bos beles yasamak icin medreselere dolusmus suhtelerdi*. Ulema,
imparatorlugu kurtarmak icin yapilan her modernlesme cabasina bencilce
direndi, fetva uzerine fetva cikartti ve devrim tarafindan supurulene
kadar memleketin kanini emdi. Bu baglamda, gericilerin cumhuriyet
devrimlerinden en fazla dillerine doladiklarinin harf devrimi olmasi
mantikli; cunku harf devriminin bir hedefi gercekten de ulemanin, yani
isi gucu tek bir kitabi okuyup isine geldigi gibi yorumlamak olan,
skolastik cag kesislerinden beter asalaklarin toplumsal etkisini kirmakti.

Hazmedemedikleri, bunun basariya ulasmis olmasidir.

Ne var ki bu basari, cumhuriyetin ilericiligi ozel mulkiyet duzeninin
sinirlarina carpana kadar surdu. Kapitalizmin issizlik ve sefalete
mahkum ettigi toplumsal kesim buyudukce, Marx in Komunist Manifesto da
aylaklik icinde curuyen yigin olarak tanimladigi ve gerici entrikalara
kendini satmaya yatkin oldugunu vurguladigi lumpen proletarya,
islamcilik tarafindan din afyonuyla uyusturulup ucuza satin alinarak bu
topraklara uygun bicimde kurgulandi.

Bu kurgunun hamileri, Turkiye nin en gerici mulk sahipleri, haciaga
lardi. Uretim namina hicbir isin ucundan tutmayan bu adamlar,
zenginliklerini esasen devlet himayesinde gayrimuslimlerin mallarini
yagmalayarak, bilhassa Demokrat Parti nin 6-7 Eylul provokasyonu
sayesinde edinmisti (ornegin Beyoglu ndaki is hanlarinin cogunun 1955-56
arasinda tuhaf bicimde el degistirdi). Benzer bir surec metropoller goc
ile buyurken yasanan gayrimenkul zenginlesmesinde, kamu arazilerine
cokulmesiyle isledi. Boylelikle islamci zenginler, kendilerine en uygun
para kazanma yontemleri olan rantiyelik, esnaflik ve ticarette hakim
hale gelerek kapitalizmin finans haric her uretmeden kazanma
yontemlerinde ustalastilar.

Toplam ogrenci sayisi bir milyonu asmis imam hatip sacmaligi buraya
oturuyor. Bu kadar imama ihtiyac yok. Halkin bu yonde ozel bir talebi de
yok; aksine kontenjanlar bos kaliyor ve insanlar cocuklarini
kaydettirsin diye kirk takla atiliyor. En dindar aileler bile imam hatip
okullarini son care olarak goruyor ve cocuklarinin gercek bir meslek
edinmesini istiyor. Ne var ki islamci para babalarinin, iktidarlarina
bekci ve deger uretmeyen getir gotur isleri icin emirlerine amade
olacak, kafasi pek calismayan, gerektiginde icinden cihatci
devsirilebilecek bir genc lumpen yigina; yeni bir asalak suhte kusagina
ihtiyaci var.

Soruyorum: Hirsizlik, tecavuz, subyancilik ve akla gelen her turlu
ahlaksizligin buradan fiskirmasinda sasilacak bir sey var mi? Insani
ahlakli kilan, her seyden once ozsaygi ve ozguvendir; bunlari da
emegiyle deger uretme becerisine sahip oldugunu gormesi saglar. Tek
faydali isin ahirette hurilere kavusmak icin ibadet oldugunu dusunen,
deger ureten emegi nafile bir caba goren ve islamin iktidari icin her
alcakligi mubah sayan insanlar ahlakli olamazlar.

Ve tersi de dogru: Bu ulkenin iscilerinin onemli bir bolumu sagci
ideolojilerin etkisinde kendi cikarlarini goremiyor ve savunamiyor
olabilir; ama islamci guruhun icinde isciler cok kucuk bir azinlik.

Bugun, bir kez daha, 2013 Hazirani ndaki gibi karsi karsiya duruyoruz.
Bir tarafta ulkenin egitimli, aydinliktan yana, dinsel degil modern
kurallarla yasamak isteyen, kentli emekcileri var, biz variz. Diger
tarafta ise bize hakaret eden, baski ve siddet uygulayan cahil, gerici,
asalak lumpenler.

Biz olmasak, bu ulkeyi bir gun dahi donduremezler. Emegimizle bu
faydasiz softalari beslemek zorunda degiliz. Imam yetistirmeyen imam
hatipler kapatilsin diyen Gericilige Karsi Aydinlanma Hareketi, tam da
bu karanliktan cikis yolunu gosteriyor.

[email protected] @nevzatevrimonal www.facebook.com/nevzatevrimonal

Medrese ogrencisi demek olan suhte, ayni zamanda softa kelimesinin
kokenidir. Konuyu merak edenler, Celali Isyanlari oncesi ve sirasinda
dolup tasan medrese imarethanelerinin nasil bugunku Ensar Vakfi na
benzer tecavuz yuvalari olduguna dair tarihsel bilgiler icin Prof.
Mustafa Akdag in Turk Halkinin Dirlik ve Duzenlik Kavgasi: Celali
Isyanlari eserine bakabilir.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/nevzat-evrim-onal/dindar-kindar-ve-asalak-nesil-151478



Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap