------------------------------------------------------------------------
bayrak


  ARMAĞAN TULUN : GELECEĞİMİZE DEĞİL GEÇMİŞİMİZE DE SAHİP ÇIKMAK İÇİN



Nisan *4*,*2017*

Sürekli Osmanlı'yı öven, Abdülhamid'e özenen ve bir istibdad rejimini
yeniden kurmaya çalışan bir iktidar var. Kendisini bu ülkenin tarihine,
geleneğine sahip çıkan, karşı tarafı ise tarihinden kopuk, neredeyse
köksüz ve Batı'ya, başka ülkelere öykünen bir kesim gibi göstermeye
çalışıyor. Bunu yaparken Abdülhamid'e ve o döneme ilişkin her türden
çarpıtmayı yapmaktan, yalana başvurmaktan da geri durmuyor. Bunun bir
örneği olarak tümüyle özel bir amaca hizmet etmek üzere*TRT*'de
yayınlanmaya başlayan /*"Payitaht-Abdülhamit"*/ dizisinin Abdülhamid'le
ilgili sahteciliğini Gerçek gazetesinde ve internet sitesinde ortaya
koymuştuk. Biz ise tarihimize başka türlü yaklaşıyoruz. Gerektiğinde
gurur duymaktan, gerektiğinde yüzleşmekten, hesaplaşmaktan çekinmeden
bakıyoruz tarihe. Ve iktidarın yaratmaya çalıştığı algının aksine o
dönemin tarihine de sahip çıkıyoruz, hatta gurur duyuyoruz!

İstibdadın kendisiyle ve onun bekçileriyle değil elbet. İstibdadın
zalimi vardı da mazlumu yok muydu? İstibdadın çıkarlarını koruduğu
toprak sahipleri, ağaları bir tarafta, sömürülen Osmanlı köylüsü diğer
tarafta değil miydi? Onların da bir tarihi var.*Erdoğan *Abdülhamid'i
örnek alıyor, biz ise istibdadın sopasını kıran,*1908 Hürriyet* devrimi
ile istibdadı yıkan her milletten halkın mücadelesini. Ömer Seyfeddin'in
Hürriyet Gecesi isimli öykü kitabındaki şu sözler bu devrimi heyecan
verici bir şekilde tasvir ediyor: /*"O ilk gün, o ilk hürriyetin ilân
edildiği gün neydi Ya Rabbi? Sanki bir saniye içinde bütün dünya
birdenbire değişti. ... Meydanlar kapandı. ... Her köşe başında bir
düzine hatib... Susmayan bandolar, nihayeti gelmeyen nümayiş alayları.
Sarılmalar, kucaklaşmalar, öpüşmeler, alkış tufanları ve bütün bunların
üstünde hiç dinmeyen bir nâra: 'Yaşasın Hürriyet!'. Yine sonra
kadınlardan, çocuklardan, ihtiyarlardan, gençlerden, askerlerden
karmakarışık taşan dalgalanan bir akın!"*/

Hürriyet devriminde İttihat ve Terakki, istibdada karşı mücadelede öne
çıkmış olsa da, devrim sadece İttihat ve Terakki'nin faaliyetlerinden
ibaret değildi. Ömer Seyfeddin'in sözlerindeki gibi toplumun çok farklı
kesimlerinin katıldığı bir halk devrimiydi. Bu devrimin içinde ve
öncesindeki toplumsal hareketlerde kadınların neredeyse görünmez olmuş,
gizli kalmış ya da unutulmuş bir yeri var.

*1800*'lerin sonunda kadınlar giderek artan bir şekilde, belli alanlarda
yoğunlaşarak ev dışında çalışmaya başlamışlardı. Özellikle dokuma,
kumaş, halıcılık gibi sektörlerde hatta madenlerde bile kadın işçiler
çalışıyordu.*1908*'e doğru sıkça görülen grevlerde işçi kadınlar da yer
alıyor, kendi aralarında çeşitli örgütler kuruyorlardı. Daha*1900*'lere
gelmeden,*1800*'lerin ortalarında bile işçi kadınların yaptığı
eylemlerden bahsedilir. Türkiye işçi sınıfı tarihinde ilk önemli grev
olarak bilinen*1876 Tersane* grevinde de kadınlar bir rol üstlenmişler.
Tersane işçilerinin eşleri olarak grevi desteklemiş, hatta grev
kırıcıları engellemek üzere /*"Hanum Birlikleri"*/ ismiyle kurdukları
örgütle grev kırıcılara gereken dersi vermekten çekinmemişlerdi.

Abdülhamid döneminde İngiliz sermayesi yatırımlarını arttırdıkça
Anadolu'daki üreticinin beli bükülüyor, onların makineleri ve sunduğu
fiyatlarla baş edemez hale geldikçe de açlıkla, yoksullukla boğuşuyordu.
Uşak ve çevresinde halı tezgahlarında çalışan binlerce kadın için de
aynı durum geçerliydi. Avrupa'da olduğu gibi Anadolu'da da işçiler
faturayı önce sermaye sahipleri yerine makinelere kestiler ve yeni
kurulan fabrikalara, makinelere saldırdılar. Böylelikle dünyada
/*"makine kırıcılık"*/ olarak bilinen bu eylemlerin Anadolu'daki ilk
örneği Abdülhamid döneminde yaşanıyor ve Uşaklı kadın işçilerin imzasını
taşıyordu.

Kadınlar istibdada karşı yükselen mücadelenin sadece birer işçi ya da
işçi eşi olarak parçası değildi. Farklı kentlerde ortaya çıkan irili
ufaklı ayaklanmalarda, isyanlarda da saf tutuyorlardı.*1907 Erzurum*
isyanında Abdülhamid'in isyanı bastırmak üzere zor kullanan güçlerine
karşı silahlanan kitlenin içinde kadınlar da vardı.*1908 başında*
Trabzon'da valiye karşı yapılan gösterilerde en ön saflarda yer
alan*200*'e yakın insan tutuklandığında kadınlar onların serbest
bırakılması için örgütlendi, vilayete yürüdü ve önemli bir bölümünün
serbest bırakılmasını sağlamayı başardı.

Bu isyanların en önemlisi*Haziran 1908*'de yani Hürriyet devriminin
arifesinde Sivaslı kadınların isyanıdır. O günlerde ekmeğin fiyatı*5
kuruştur*, kadın işçilerin günde*16 saat* çalışıp aldığı ücret ise en
fazla*2 kuruş*! Neredeyse bütün gün çalışıp evine bir ekmek bile
götüremeyecek durumda olan kadınlar vilayet önünde toplanır. Boş vaatler
kadınların öfkesini dindirmeye yetmeyince*50 kadınla* başlayan gösteri
yüzlerce insanın katılımıyla hızla yayılır. Abdülhamid'in güçleri bu
isyan karşısında çaresiz kalır, un vurguncuları ve onlarla işbirliği
halindeki yerel devlet yöneticileri isyancıların hışmından ancak kaçarak
kurtulur. Sivaslı kadınların ekmek isyanı bir bakıma neredeyse tam bir
ay sonra,*23 Temmuz 1908*'de başarıya ulaşacak, istibdadı devirecek
Hürriyet devrimine giden yolda gelişen olaylarda bardağı taşıran son
damla, fitili ateşleyen bir kıvılcım gibi değerlendirilebilir.

*1908*'de /*"Kahrolsun istibdad, yaşasın hürriyet!"*/ sloganı
yükselmişti bu topraklarda. Bu slogan yüz yılı aşkın bir süre sonra bir
kez daha dilimizde. Tek adama dayalı bir istibdad rejiminin inşasında
önemli bir dönüm noktası olan referandumda, Abdülhamid'in ve istibdadın
modern hali karşısında bu toprakların gururla andığımız tarihinin izinde
yürüyelim. Hem geçmişimize hem de geleceğimize sahip çıkalım. Uzun
mücadelelerle elde ettiğimiz haklarımızın elimizden alınmasına*HAYIR*
diyelim ve haykıralım: Kahrolsun istibdad, yaşasın hürriyet!

*http://gercekgazetesi.net/gundemdekiler/gelecegimize-degil-gecmisimize-de-sahip-cikmak-icin*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170415221152 Oraj Poyraz [email protected]
2017/04/16  01:00 6  64  [email protected]

 

Ne kadar buyuk ya da kucuk olursa olsun, dusmaninizin gucunu hafife
almayin, bir gun zarariniza olabilir.

Kuzey Irak ta ozerk bir Kurdistan kuruldu.
Bassehri Erbil dir.
Kuzey Suriye de ozerk bir Kurdistan kuruldu.
Bassehri Kamisli dir.
Iran da da ozerk bir Kurdistan kurulacak.
Bassehri Mahabad olacak.
Turkiye de de bir ozerk Kurdistan kurulacak.
Diyarbakir in ismi degistirilerek Amed yapilacak.
Bassehir Amed olacak.
Bu 4 bassehir Avrupa Birligi nde oldugu gibi yanlarina Ermenistan ve
Urdun u de alip, sinirlari da kaldirarak ortak para birimine gececek ve
Buyuk Kurdistan Birligi hayat bulacak.

Eski Diyarbakir Belediye Baskani Osman Baydemir
http://odatv.com/n.php?n=cianin-izledigi-erdogan-cdsini-izledim-sanik-oldum-2705131200

KURTULUSUMUZ

Bir zamanlar yurdumu sarmisti o sulukler
Yurekler keder dolu titriyordu ilikler
Tarihinden suzulup gelen mustafa kemal
Sancagi kaldirinca sasti kaldi gudukler

Istanbul dan yol alip kollarini sivadi
Sirtini kaya gibi milletine dayadi
Ya istiklal ya olum haykirirken yurekten
Bayragi al rengine yeni bastan boyadi

Dusmanlarin sayisi yildirmadi hic onu
Turklerin esareti nasil olurdu konu
Hasta adam diyerek yola cikan devletler
Asla ummuyorlardi boyle bir feci sonu

Icerdeki hainler onune durun derken
Gordugunuz her yerde boynunu vurun derken
O ise hic korkmadan dolasiyordu yurdu
Bastigi her bir yere bin tuzak kurun derken

Kabul edemiyordu yurdunun isgalini
Kaldirmiyordu gonlu perisan ahvalini
(cephelerden cepheye kosup da duruyorken)
Bir daha ciziyordu turklerin eskalini

Amasya, ve erzurum, sivas kongreleri
Yeniden topluyordu dagilan cerileri)
Halkin uyanisindan oyle cildiriyordu
Icerden, disaridan, kin kusan birileri

Yirmi uc nisan gunu ilk meclisi topladi
Milletin gayretini bir kez daha yokladi
Gordu ki kadin erkek genc ihtiyar ve yasli
Hepsi ayni hedefte sevincini sakladi

Ezelden biliyordu turklerin hasletini
Ezdirmezdi dusmana ilini milletini
Iste o zaman dedi bir turk cihana bedel
Bir kez daha gorunce ustun meziyetini

Illeri birer birer cekip kurtariyordu
Kuracagi devletin yolunu ariyordu
Dusmana kucak acan bazi miskin kisiler
Cilgin turkler diyerek gulup (sirtariyordu)

Dilden dile gezerken mustafa kemal adi
Artik goruluyordu kurtulusun miladi
Boluk boluk dusmanlar denize dokulurken
Anladi butun cihan turk yine yikilmadi

Atamiz sayesinde kurtuldu guzel vatan
Dua kildi topraktan kefensiz sehit yatan
Daglar taslar kutlarken turklerin zaferini
(yer yarilsa da girse dusmana canak tutan)

Artik yurdumuzdaki zor gunler bitiyordu
Milletce verilen ders hepsine yetiyordu
Tum dunya bir kez daha tarihin sahnesinde
Turklerin kudretine sahitlik ediyordu

Iste bu zorluklarla kurdu cumhuriyeti
Kadin erkek demeden verdi tam hurriyeti
Muhtac oldugun kudret kaninda mevcut derken
Isaret ediyordu turk teki cesareti

Tarihten biliyordu turk esir yasayamaz
Esaret zincirini boynunda tasiyamaz
Oyle bir ders verdi ki turk u bilmeyenlere
Dunyanin sonuna dek hic kimse unutamaz

Dost dusman hayran kaldi atanin curetine
Nutkunu siper kildi kurdugu devletine
Inanmayan kalmadi askerlik dehasina
O mevla nin lutfuydu sanli turk milletine.

Yilmaz arslan 15.3.2012
30 agustos zafer bayrami icin kendi yazmis oldugum bir siiri hediye ediyorum


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/











BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap