------------------------------------------------------------------------
SONER POLAT : TÜRKİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ - *1*
*11 Eylül 2017*
Kapitalist Batı dünyası*1980 yılından* itibaren ulus devletlere yönelik
büyük bir saldırı başlattı. Özelleştirme, stratejik kamu varlıklarına el
konulması, devletin küçültülmesi, sendikaların dağıtılması gibi hedefler
merkeze konuldu. Küresel düzeyde insanlığa karşı dev bir psikolojik
hareket sahnelendi. Mal, sermaye ve hatta emeğin sınırları aşarak
serbestçe dolaşımını savunan piyasa ekonomisi insanlığın son dini (!)
olarak tartışılmaz gerçekler olarak dayatıldı. Kamuculuk, neredeyse
/*"ayıp ve günah"*/ ilan edildi.Bu yönde siyaset yapan partiler dünyanın
her yerinde /*"çağdışı"*/ olarak damgalandı. Mensupları doğrudan ya da
dolaylı baskılara maruz bırakıldı. Serbest ticaret ve özel girişimcilik
kutsanarak ilahi bir düzeye çıkarıldı. Bu istikamette ilerleyen siyasi
hareketlerin önü ardına kadar açıldı. İç siyasi koşulların oluşmadığı
durumlarda, darbelerle, demokrasi dışı yöntemlerle bu yapılar iktidara
taşındı.
*KENAN EVREN-TURGUT ÖZAL*
Türkiye’de Kenan Evren-Turgut Özal düeti ile sahne alan bu oyun,
dünyanın başka bölgelerinde başka aktörlerle seyircilerin karşısına
çıktı. Sendikaların kapatılması, ücretlerin düşürülmesi, devletin sosyal
faaliyetlerin dışına çekilmesi, yoksul kesimlerin kaderine terk edilmesi
ancak baskıcı rejimlerle hayata geçirilebilirdi. Ayrıca faşizan
yöntemler bir ölçüye kadar başarılı olabilirdi. Az da olsa toplumsal bir
rıza da gerekliydi. Bu nedenle çaresiz kitleleri denetim altında tutmak
için dinsel öğeler sonuna kadar pompalandı. Mutluluğun adresi olarak
öteki dünya gösterildi! İki sözünden bir Atatürk olan Kenan Evren,
Vahhabiliği yaymayı politika haline getiren Suudi Arabistan’ın verdiği
para ile devletin memurlarına maaş ödedi. Evren’in sopası, Özal’ın
küresel masalları ile Türkiye’nin hem siyasi hem de ekonomik kimyası
bozuldu.
İşler o kadar çığırından çıktı ki dönemin Başbakanı Tansu Çiller, /*"Son
komünist devleti yıktık!"*/ diyecek kadar ileri gitti. Aslında en büyük
darbeyi yapımcı ve yönetmen olan*ABD*’nin halkı yedi!*1980*’lerde
zenginlik*yüzde 7*’lik bir grubun tekelinde iken, bugün bu oran*yüzde
1*’in altına indi.*300 deniyor* ama en fazla*50 aile ABD*’nin iplerini
elinde tutuyor…
*SSCB DAĞILINCA*…
*SSCB*’nin*1991 yılında* dağılmasından sonra Batı,*80*’li yılların
iktisadi iklimine uygun siyasi koşulları oluşturmayı hedefledi.
Kaçınılmaz olan kaosu maskeleyecek dantel örtüler nakış gibi işlendi:
Demokrasi, insan hakları, özgürlükler, evrensel değerler, etnik
kimlikler ve mezheplere yeni yaklaşım… Temel hedef, /*"özgürlük"*/
söylemi arkasına saklanarak dünyanın her yerinde ülkeleri birleştiren
ortak değerleri önce tartışmaya açmak, sonra da gözden düşürmekti.
Diğer bir ifade ile küresel elitler günümüzün devletlerine Ortaçağ
değerlerini dayatıyordu. Mikro milliyetçilik, etnikçilik, mezhepçilik,
dinsel karşıtlıklar gibi bölücü dinamikler terörle buluşturularak
harekete geçirildi.Hatta çeşitli kıyafetler giydirilen terörizm Batı’nın
bir politika vasıtası oldu. Bu kaos düzenini sözde sosyolojik bir tabana
oturtmak için /*"Medeniyetler Çatışması"*/ gibi sahte teoriler üretildi.
Yayın evleri bu tür kitapları pompalamak için adeta yarışa sokuldu.
Sonuçta ulus devletleri ezen zalim bir mekanizma ortaya çıktı. Küresel
düzene mutlak itaat etmekten başka hiçbir meziyeti bulunmayan Ahmet
Davutoğlu gibi şahıslar başbakan bile oldu. Davutoğlu sisteme
bağlılığını şu sözleri ile ispat etti: /*"Ulus devletlerle hesaplaşma
vakti geldi!"*/
*AVRASYA*’DA*KAMUCULUK*
Buna karşılık Avrasya’da toplumun genelinin çıkarını gözeten kamucu
eğilimler ağırlık kazandı. Batı’nın sinsi ve kirli oyununun insanlığı
felakete sürükleyen zehirli sonuçları görüldü. Bu nedenle etnik, dini ve
mezhepsel eğilimler ve buna dayandırılan terör, istikrar için yıkıcı ve
bölücü faaliyetler olarak kabul edildi. Ülke sınırlarına saygı en temel
prensip olarak öne çıktı. Kurulan Şangay İşbirliği Örgütü *(ŞİÖ*) gibi
büyük kuruluşlar bu konunun altını özel vurgu yaparak çizdi. Ne pahasına
olursa olsun terörizmle mücadele ortak ve değişmez bir prensip olarak
benimsendi. (Devam edeceğiz)
*https://www.ulusal.com.tr/turkiye-nin-toprak-butunlugu-ve-guvenligi-1-makale,6586.html*
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170912171321 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/09/12 18:40 6 64 [email protected]
Kanaatten nasibi olmayani dunya zengin etmez.
Feridun Attar
Ummu Seleme anlatiyor:
Ben Resulullah in yaninda idim.
Yanimda Meymune bint Haris de vardi.
O esnada Ibn Ummu Mektum bize dogru geliyordu.
(Bu vaka tesetturle emredilmemizden sonra idi) ve yanimiza geldi.
Resulullah bize:
Ona karsi ortunun.
diye emretti.
Biz:
Ey Allah in Resulu!
O, ama ve bizi gormeyen, varligimizi tanimayan bir kimse degil mi?
dedik.
Bunun uzerine Resulullah:
Siz de mi korlersiniz, siz onu gormuyor musunuz?
Buyurdu.
Ebu Davud, Libas 37, 4112; Tirmizi, Edeb 29, 2779; Kutub-i Sitte,
10.cilt, s.233
Din gercek sefaletin ifadesi, gercek sefalete karsi protesto, ezilen
yaratiklarin ic gecirmesi, kalpsiz bir dunyanin duygusu, ruhsuz
kosullarin ruhu...
Insanlarin afyonudur.
Karl Marx
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.