------------------------------------------------------------------------

  *ENVER AYSEVER : *NEYİ TARTIŞIYORUZ?



Bir zamanlar sorunları, olayları, olguları düşüncenin imbiğinden süzer,
öyle kalemi sarılırdık. İletişim hızı; bayağılığı, kibri ve sığlığı
beraberinde getirdi. Düşünmeye, sağlıklı veriler toplamaya, diyalektik
bir sürece izin vermiyor yaşamın akışı. Oysa doğa böylesi bir yanılgıya
düşmez, kendi zamanını bulur, gereğince sürdürür ve nihayetinde sonuca
varır. Kimi zaman bir sürecin sonuna geldiğinizi bile fark edemezsiniz
bu hırsla kelam etme çağında. Toplumsal, siyasal olaylar dâhil, yaşamın
her alanında bu salgınla mücadele ediyoruz.

Düne dek meczuplar topluluğu sayacağımız kimi cemaat ve tarikatlar,
şaşırtıcı bir güvenle, yani dünyaya rezil olma kaygısının uzağından
geçmeden ahkâm kesmekteler hepimize. Biri çıkıp; /*"Üniversiteye
gideceksin de ne olacak, o diplomanın kaç paralık karşılığı var"*/ diyor
mesela. İlginç olan, bu saptamanın tamamen yanlış olmaması… Eğer bir
üniversite öğretim üyesi, /*"Besmele morfinden daha etkilidir,
kurbanlarınızı besmeleyle kesin, acı duymaz"*/ derse, söz anlam buluyor
işte. Üniversite bilim yapmıyor, tarikat liderinin oyuncağı haline dönüyor.

Silahlı kuvvetlerde memleketi korumakla yükümlü olan subayların, bir
cemaat liderinin artıklarını zemzem suyu diyerek içtiği bir dönemden
geçiyoruz. Eskiden gülünçtü bu haller, şimdiyse can yakar halde. Ensest
tartışmasını sosyal medyadan izleyenler, bilimsel bir araştırmaya
verilen yanıtlara bakınca, nasıl bir ortamda boğulduğumuzu görür. Ensest
nedir, boyutları nereye uzanır sorusunu sormaktan korkar halde toplum.
Diyorlar ki, /*"Senin ailen de bu yüzde kırk oranına dâhil mi?"*/ Yazık
ki hepimizin ailesi dâhil, çünkü akraba evlilikleri yaygın, hatta teşvik
edilir halde memleketimizde. Mutlaka istismar, tecavüz olması gerekmiyor
ki! Bunu bile tartışmaya yanaşmıyor insanlar. Kardeş çocuğu evliliğine
ne diyeceğiz? Elbette bunu toplumsal nedenleri var ve aşmakla
yükümlüyüz. Ama sorunu görmek yerine, küfürlü saldırıyı yeğliyor geniş
çevre.

Kültür, sanat dünyası da bundan farklı değil. Çıtayı aşağı çekmek,
sıradan dil kurmak ve ne pahasına olursa olsun popüler olmak esir almış
bilimsel, sanatsal aklı. Lümpenlik, racon kesmek, kabadayılık etmek
meşruiyet sağlıyor yazık ki. Oysa bir düşünürün, bilim insanın, yazarın
bu seviyede davranması ayıp sayılırdı bir zamanlar. Ahmet Oktay,
/*"Ölçüt Sorunu"*/ derdi mesela, haklıydı. İnsanlığın geçtiği yollarda
biriktirdikleriyle geldiği bir nokta vardır, siz bunu geriye
döndüremezsiniz.*AKP*’li bir gençlik kolu başkanı istedi diye dünya
düzleşmez mesela. Belki reis buyursa toplum benimser ama yine de hakikat
değişmez. Tüm bunlar rastlantı değil kuşkusuz. Aydınlanma bilerek ve
isteyerek, üstelik küresel mutabakatla sindirildi. Her yanda benzer
çıkar çevreleri vardır ve kapitalizm bu tür büyük ortaklıkları kolayca
kurar.

Kaba kavramlar üzerinden bir raya gelen kitlelere *‘yığın’* denir. Bir
takım tutmak, bir müzik türüne ait hissederek kendini tarif eder kişi,
birey olarak yaşamı anlamsız bulur, kendini değersiz sayar. Burada
cemaat, tarikat türü örgütlenmeler yaşam alanı, kimlik, güven ve doğal
olarak ideoloji sunar o insanı. Çaresiz kişi hangi sığınağa girdiğine
pek bakmaz, yanındaki yılan mı çıyan mı pek ilgilenmez. Yaşamı sürdürmek
için kolay kabuk değiştir, değerleri oluşmamıştır, kolay inanır, bir
emirle saldırganlaşır. Bu sürüden sıyrılmak isteyen kimse, çoğu zaman en
yakınlarıyla bile derin bir yabancılık yaşar. Okuryazarlık düşmanlığı
buradan beslenir; cehaletin en başat önerisi, kendinden olmayanı,
benzemeyeni lanetlemektir. Lâkin o yalnızlığı göze alan haklı çıkar
sonunda. Diyebilirsiniz ki; Haklı çıkmak ne anlama gelir, bunca acıyla,
öfkeyle, saldırıyla boğuştuktan sonra, insan bundan ne kazanır?

İnsan bu ikilemi yaşar elbet. Dilimizin gözbebeği Salâh Birsel
dertlidir. /*"Yaşantımı bu koca kalabalık içinde, sevmediğim işlerde
çalışarak ve yazık ki yazıya az zaman ayırarak geçirdim"*/ der
*‘Yaşlılık Günlüğü’*nde. İçinde bulunduğu kör çekişme ortamından hayli
rahatsızdır. Benzer duygulara tüm sanatçılar, bilimciler kapılır. Kolay
olanı yığın hemen benimser; ünlenen şarkıcılara/şarkılara bakın, okunan
kitaplara ve hatta ekranda boy gösteren diyetisyenlerin vizite
ücretlerine! Bizim işimiz bu düzene çomak sokmaktır. Bu kişisel bir
kavga değildir, insanlığın uzun yürüyüşüne katılma, katkı yapma
arzusundan kaynaklıdır.

Tüm dünyada salgın haline gelen azgın milliyetçiliğin, din
bezirgânlığının rastlantısal olarak ortaya çıkmadığını biliyoruz.

Herkes, isteyerek ya da tersi varlığına bir anlam bulmak ister. Ya sorar
ya da sormadan güdüsel biçimde ister. Sorarsanız başınız belaya girer,
bir kez tartışmaya koyuldunuz mu, kaçınılmaz bir biçimde sunulanın
ardını görmeye çabalarsınız. İşte buna aydınlanma denir. Bir başına
gerçekleşmek kuşkusuz, farklı dönemleri vardır bu bilgiye ulaşmanın, bir
de bu hakikatle yüzleşmenin ardından yaşama dirençle devam edebilmek
becerisi gerekir.

Gazete köşelerinde, sosyal medya mecrasında, kimi kalabalık seçkin(!)
sofralarında giderek sıkıntı duymaya, yalnız olduğunu hissetmeye
başlamak bundandır. Bazen ağızlardan sözler dökülür de, içinde tek bir
kayda değer anlam bulunmaz.

Aristoteles’in arayışlarından, Sokrates’in sorularından, Platon’un
kurmaya çalıştığı düşünse disiplininden çok geride olduğunuzu
bilmezsiniz. Tarihi kendinden başlatmak gibi bir ahmaklığı kaptırır
insanı bu postmodern kes yapıştır çağı. Bunun ayırdına varmak da o kadar
kolay değildir. Sözgelişi tanrı fikrinin bir tarihi olduğunu bilmeyen
kişi, birdenbire olduğunu sanır başına gelen her ne varsa, onun… İşte bu
koşullarda aydınlanma kavgası veren kimselerin biraz daha güç
dönemlerden geçeceği açıktır. Anımsatmak istedim.

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170907224903 Oraj Poyraz At Alpinaasia
[email protected]
2017/09/08  03:35 6  64  [email protected]

 

Sen! Kandili goremeyen kor! Kandille neyi goreceksin?.

Sadi-i Sirazi

Sizden once gecen Ins-u Cin topluluklariyla birlikte atese girin, dedi.
Her ne zaman bir topluluk girdiyse bir oncekine lanet etti.
Hepsi oraya vardiginda sonrakiler oncekiler icin:
Rabbimiz, bizi bunlar saptirdi.
Bunlara atesten bir kat daha fazla azap ver, dediler.
Hepsi icin iki kat vardir. Ancak bilmezsiniz, dedi.

A raf / 38

Belediye baskani adayligim hayirli olsun

14 Subat 2014

Gecen gun odamda oturup onumuzdeki yerel secimlerde hangi partiye oy
verecegimi dusundum. Yorucu saatler sonunda bir neticeye ulasamadim. AK
Parti, CHP ve MHP yi cok begeniyordum, peki hangisini secmeliydim?

Tam umitsizlige dusmustum ki kafamda bir i$ik yandi. Madem karar
veremiyorsun, dedim kendi kendime, neden kendin aday olmuyorsun?
Sacmalama dedim. Sacmalamiyorum gayet ciddiyim dedim, kafayi mi yedin
dedim, agzini bozma dedim.

Kendi icimde yasadigim kavgayi buyutmemek adina buyukluk gosterip
sustum. Kararimi vermistim, belediye baskani olacaktim.

Oncelikle adayligimin herkese hayirli olmasini diliyorum. Gelelim
icraatlara. Ilk icraatlar cok ozeldir. Belediye baskani oldugumda ilk
icraatta cok heyecanlanacagim, orasi kesin. Ama zamanla alisirim.

Dernek ve esnaf ziyaretlerini artiriyoruz

Bir belediye baskani, omrunun ortalama yedi yilini ziyaretlerle
geciriyor. Niye? Adam Corum ili Firsatli ilcesi Surprizli koyu icin
dernek kurmus, belediye baskani olarak ziyaret etmesen aliniyorlar.
Bizden size oy yok diyorlar. Yav sen kac hanesin? Adamdaki ozguvene bak.
Oy vermeyecekmis. Sen onu bunu birak da o dernegin olayi ne, onu acikla.
Butun gun okey, batak oynuyorsunuz. Dunyada okey oynamak icin dernek
kuran yegane millet biziz. Madem dernek kuracaksin, yelpazeyi az
genislet. Komple Firsatli ilcesi desen olmuyor mu? Illa sizin koyden mi
olacak? Digerleri kotu insanlar mi?

Ama gorunen o ki, dernek ziyaretleri tutuyor, bu yuzden ben de oyunu
kuralina gore oynayacagim. Mevcut dernek ziyaretlerini tam iki katina
cikaracagim. Ziyaret edilmemis tek bir dernek kalmayacak. Iki arkadas
tavla oynamak icin bile bir araya gelmis olsalar, onlari ziyaret edecegim.

Esnaf ziyaretleri de artacak. Cunku anladigim kadariyla esnaflar uc-dort
gunde bir belediye baskanlarini gormezlerse guvensizlik sorunu
yasiyorlar. Acaba belediye baskanimiz bizi sevmiyor mu, aramizda bir
problem mi var, mesaj da atmadi diye dusunup bunalima giriyorlar.
Kendilerini ise veremiyorlar.

Her yeri pankartla donatacagiz

Su anda benim yasadigim semtte hemen her sokakta belediyenin calistigina
dair pankartlar asili. Belediye calisiyormus. Bozuk degil yani,
calisiyor. Dunyada bunun kadar sacma baska bir pankart varsa o da sudur:
Camasir makinesi calisiyor. Ben evimin balkonuna bunu asiyor muyum? Bir
belediyenin normal olarak calismasi gerekmiyor mu zaten? Ilanlar,
pankartlar yeni bir seyi haber vermek icin degil midir?

Ama cicegi burnunda bir siyasetci olarak bu oyunu da kuralina gore
oynayacagim. Halk bundan memnunsa, onlari daha da memnun etmek bizim
isimiz. Su anda semtte en cok gordugum pankartlar:

Belediye calisiyor...

Sinava giren ogrencilerimize basarilar dilerim

Kandilinizi tebrik ederim.

Bunlari artirmayi planliyorum. Halkla daha da ic ice olmak lazim:

Nasilsiniz

Gunaydinlaaaaaaar

Yeni kaldirimlarimiz hosunuza gidiyor degil mi?

Beyler nabiyonuz yaa, belediyeye gelin laflariz.

Halk buna bayilacak.

Kaldirim ve AVM ye yukleniyoruz

Pek cok belediye baskani kaldirim sever. Bazilari icin bu bir tutku
haline gelmistir. Yapar, bozar, yeniden yapar. Hep daha iyinin
arayisindadir. Ustelik bu, belediyenin calistigini gosterme adina muthis
bir harekettir. Bu yuzden kaldirimlari ayda bir degistirecegiz.

Bir baska belediye baskani hobisi ise her turlu bos alani AVM ve is
merkezlerine donusturmektir. Istanbullular olarak ihtiyacimiz olansa
bilakis yeni bos alanlar. Fakat bir belediye baskaninin secim oncesinde
Tam yuz yirmi bina yiktik demek yerine Tam yuz yirmi bina diktik demesi,
insanlara daha iyiymis gibi geliyor. Isbu sebeple benim donemimde binaya
doyacaksiniz. Istanbul da cok cok az bos alan kaldiginin farkindayim.
Degerli secmenlerden rica ediyorum, bes on metrekare bile olsa,
gordugunuz bos alanlari lutfen bana ihbar edin.

Nikah memurlarina yetki falan vermeyecegiz

$ik $ik goruyoruz, nikah memuru kafasina gore nikah kiyiyor. Kardesim
sen neye dayanarak bu nikahi kiydin diye soruyoruz, belediye baskaninin
bana verdigi yetkiye dayanarak diyor. Ne diyebilirsin ki adama? Adam
yetkiyi almis, istedigi iki insani nikahlayabiliyor. Peki soruyorum, bu
ne kadar guvenli? Nikah memuru tutup beni tanimadigim yasli bir kadinla
evlendirse hayatim kararmaz mi?

Bu yuzden belediye baskani oldugumda tum nikahlari ben kiyacagim.
Evlilik cuzdanini da kadina degil, erkege verecegim. Erkeklerin hafizasi
zayif, bir sure sonra bu kadinin burada ne isi var deyip onu tehdit
olarak algiliyor ve dovuyorlar. Ulkede bu kadar kadinin siddete
ugramasinin baska bir izahi yok. Evlilik cuzdanini erkege verecegim ki,
o kadini aslinda korumasi gerektigini bilsin.

Kopruleri atiyoruz

Trafik sorununu bitiriyoruz. Trafigin en buyuk sebebi kopruler. Demek ki
kopruler ortadan kalktiginda sorun da kalmayacak. Buradan yola cikarak
iki adet Bogaz Koprusu nu luks restorana donusturecegiz. Oyle bir
manzarada yemek yemenin keyfini dusunun. Peki insanlar karsiya nasil
gececek diye sordugunuzu duyar gibiyim. Bilincli secmen diye buna derim
ben, helal olsun. Sorunun cevabina gelirsek. Gecmeyecekler. Evet,
karsiya gecmeyecekler. Bu ne ya, cani $ikilan kita degistiriyor. Adam
Atasehir de oturuyor, kahvalti yapmak icin Bebek e geciyor. Insafsiz!
Sonra da abi koprude trafik cok fena yeeaaa diye agliyor. Dunyada topu
topu alti tane kita var. Sen ikisinde birden yasamak istiyorsun. Boyle
yagma yok. Asya daysan orada kal. Aksam yemegine Afrika ya gidiyor
musun? Gitmiyorsun. Boyle dusun.

Adayligim hayirli ugurlu olsun. Onumuzdeki hafta yeni vaatlerim ve
ozgecmisimle karsinizda olacagim. Simdi gidip bizim bakkali bir ziyaret
edeyim.

http://beyinsizadam.net/
[email protected]


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap