------------------------------------------------------------------------


  *ÖZLEM KONUR USTA : *TÜRK MÜHRÜ SİLİNİYOR!

*03 Ağustos 2017.*

AutoResizeImage.https://i2.wp.com/www.ilk-kursun.com/wp-content/uploads/2017/08/20479528_1547113885311863_4735824029876564606_n.jpg?resize=600%2C338

Erzincan’a bakan dev Atatürk portresi bakımsız kaldı. *‘Uzaydan görünen
tek Türk’ *denilen eser,*1982 yılında 3 bin *kişinin seferberliğiyle*30
günde* tamamlandı.

Erzincan’da Keşiş Dağı’nın eteğinden bir ses, yardım istedi. /*"Atamızın
yüzü dağdan siliniyor, sahip çıkın"*/… Işıkpınar Köyü muhtarı
Abdurrahman Varlı, /*"Biz sırtımızı Atamıza yaslamışız, adresimizi
sorana öyle deriz. Zaman zaman askeriye bakımını yapar. Ama şu sıralarda
resim iyice silindi. Yok olmak üzere. Erzincanımızın simgesinin bakımı
yapılsın"*/ dedi. /*"Uzaydan görülebilen tek Türk"*/, dünyanın en büyük
portresi. Keşiş Dağı’na işlenmiş gözleri, çakmak çakmak Erzincan’a bakıyor.

Yıl*1982*.*59*’ncu Topçu Er Eğitim Tugayı’nda bir erin tutkusuyla
başlayan öykü, dağa vurulan Türk mührüne dönüşüyor. Alpay Tuğlu ile
birlikte öykünün kahramanı ressam Mustafa Aydemir’i İstanbul’daki
bürosunda ziyaret ettik.*3 bin *kişilik yapıtı heyecanla anlattı, bize
de aktarmak düştü.

*-Bu hikaye nasıl başladı?*

O yıllarda üniversite mezunları arasında bir yığılma olmuş.*4 aylık* er
olabileceğimiz söylendi.*59*. Topçu Er Eğitim Tugayı Erzincan’a
verdiler.*28-29* yaşındayım. Gider gitmez hayatımda yaşamadığım bir şey
yaşadım. Dağda ilk bakışta Atatürk’ü gördüm. Dağın tam dibinde tugay,
gerisinde *3*. Ordu, onun da gerisinde Erzincan var. Dağ tam bunların
önünde boş bir tuval gibi duruyor. Dağın dibinde rap rap rap toz içinde
eğitim yapıyoruz, o sırada Atatürk bana, ben Atatürk’e bakıyorum. Duşta,
yemekte her yerde aklımda o dağ var. Kafamı kaldırıyorum Atatürk’ü
görüyorum. Bunları bir başkası bana anlatsa inandırıcı gelmezdi. Ama ben
bunu yaşadım. Atışa dağın dibine götürdüler. Yamacından görme imkanım
oldu. Pergel falan yok ilkel usullerle açıyı aldım. Projelendirdim. İki
buçuk ay komutanların peşinden koşturdum. Tugay komutanı Hüseyin
Karacaaslan. Beni yanına çıkarmadılar, Binbaşı /*"projeyi ben veririm"*/
dedi. Hüseyin Karacaaslan, projeyi görünce, /*"Dünyada bu ölçüde bir şey
yapılmış mı ki?"*/ demiş, hayal bu deyip projeyi atmış. Benim hayallerim
yıkıldı.*10 gün* sonra tugay komutanı değişti. Hidayet Güngör Paşa
geldi. Umutlandım. Bu kez bir şartım var. Projeyi bizzat ben vereceğim.

Tugay karargahında*4-5* paşa toplantı yapıyor. Kapılarında kırmızı
ışıkla /*"Girilmez"*/ yazıyor. Emir subayı /*"İçeriye almam"*/ diyor.
Kapıdakileri ikna ettik. İçeri girince, Paşa Binbaşıya bir bağırdı:

*-Üçüncü Dünya Savaşı mı çıktı? Nedir bu kadar acil olan!*

Kem küm… Neyse ilk şokun ardından heyecanla anlatmaya çalışıyorum. Dağ…
proje…

*-Paşam, bu portreyi ben bedava yapacağım, hiç para harcamayacaksınız.
İnanmıyor.*

*-Nasıl dünyanın en büyük portresi olacak ve hiç para harcamayacağız. Ha
tamam anladım. Sen çok zenginsin?*

*-Ben de para harcamayacağım.*

*-Boyayı nereden bulacaksın, yarım kilo boya kaç lira biliyor musun?*

Küçükken*7 yıl* boyacı çıraklığı yapmıştım. Akademi boyunca tuval
boyalarımı bile kendim imal ettim. Boya kimyasına hakimim. Paşa’nın
sorusunu da /*"Burada ordumuza ait bir asetilen fabrikası var. Karpit
yakılıyor, posası doğaya atılıyor. Onu basit bir kimyasal işlemden
geçireceğim. Dünyanın en sağlam beyaz boyası olacak. Siyah boya için de
3.Ordu’nun tank, kamyon gibi araçlarından çıkan atık motor yağlarını
kullanacağım"*/ diye yanıtladım. Paşa bu kez:

*-600 küsur ton taş nasıl olacak?*

*-7 dağın taşını gönüllülük esasıyla çalışacak erlere insan zinciriyle
toplatacağım.*

*-Böyle bir şeyin yapımı ayları hatta yılları alır. Terhisine şunun
şurası 1,5 ay kalmış!*

Paşa’ya /*"Size iddia ediyorum 30 günde bitecek"*/ dedim. Sallamıştım.
Bu kadar kısa sürede bitecek iş değildi. Uzun uğraşlar sonunda ikna oldu.

*-Çalışacak insanları nasıl ikna ettiniz?*

Koğuşlarda konuşma yaptım. /*"Bu vatana borçluyuz, bunu ödeme şansımız
var. Bu dağa çakılan bir Türk mührü olacak. Eser bırakacağız. Türk
Ordusu’nda moral yaratacak"*/ dedim. Ama dağdaki koşulların ne kadar zor
olduğunu biliyorum. Onu da anlattım.


    *KÖR RESMİ*

*-Dağa çıktığınızda sizi karşılayan hayallerinizdeki gibi bir ortam mıydı?*

Uzaktan görüp gönül koydum ama dağa bir çıktım ki eyvah. Dağda üzerine
resim yapılacak bir zemin yok. Bazı yerlerinde akan bir toprak bazı
yerlerinde de kayalıklar vardı. Artık insanları ikna etmişim, geriye
dönüş yoktu. Bir de Kuzey Anadolu fay hattı Keşiş Dağı’nın tam dibinden
geçiyor. Depremde resim de zarar görebilirdi. Erzincan büyük bir deprem
geçirdi ama resim milim oynamadı.

*15* kişilik bir ekip oluşturdum. Hepsi üniversite mezunu en güvendiğim
adamlardan ekip başları belirledim. Taş sorumlusu, boya sorumlusu, kanal
sorumlusu, yemek sorumlusu, temel sorumlusu, zimmet sorumlusu…

Şantiye yalnızca başımızı sokacak yer. Hiçbir şey vermediler, araç gereç
yok. Hiçbir malzeme yok. Beyaz boya için bir havuz açtık. Asetilen
fabrikasından gelen atıklar o havuza boşaltıldı. Donmaması için sürekli
karıştırılması gerekiyordu. Ardıç ağacından yaklaşık*250 kilo*
ağırlığında büyük bir lata buldum. Ona*4 halat* bağladım. Bir düzenek
kurduk.*20 kişi* aynı anda boyayı karıştırıyor.

Önce resmi çizdik. Çiziyorum ama dağın üzerinde resmin bütününü görme
şansınız yok. Biz Atatürk’ü dağdan farklı Erzincan’dan farklı, *3*.
Ordu’dan farklı görüyoruz. Bunca üniversite mezununun arasında yüksek
matematikçiler vardır, açı hesabını da bunlarla çözeriz diye düşündüm.
Ama yanılmışım. Yapamadılar. İlk başta dağa yapılan resim farklıydı.
Hatayı gördüm, yeni resme geçtim. Orada bir kırılma noktası yaşadık. Bu
adam beceremeyecek diyebilirlerdi. Ama atlattık. O sırada aşağıya inip
arada bir resme bakmak istiyorum. Motosiklet bir bisiklet verin, ama
yok. Ne yaptığımı, bütününü görmeden resmi tamamladım.

Taştan sorumlu ekip taşları taşıdı, dağda eşit büyüklüklerde kırdı,
boyandı. Temel yapıldı. Taşlar bulabildiğimiz çok az çimentoyla temele
tutturuldu.


    *KURTLARIN VE AYILARIN BASKINI*

*-Darbe yıllarından söz ediyoruz. Bunun etkisi ne oldu?*

İlk bakışta ordunun morali iyi. Bu olumlu gibi görülebilir ama ben
rütbesiz bir erim. Dağda tek komutan olmak zorundaydı. O komutan da
bendim. Paşa, projeyi kabul ettiği zaman; bunu şart koştum. /*"Dağda tüm
yetki bende olacak"*/ dedim. O da /*"Sen ne diyorsun dağda benim
subaylarım bir erden mi emir alacak!"*/ dediyse de sonunda benim dediğim
oldu. Dağda insanların sevk ve idaresi çok zordu. Çıktığımızda çoğu
vazgeçti. Ama bu planın işlemesi için herkesin kaytarmadan çalışması
gerekiyordu. İddia ettiğim gibi şantiyenin sökülmesi dahil portre*30
günün* sonunda tamamlandı.

*-Günde kaç saat çalıştınız?*

Özellikle ekip başlarının olduğu*15 kişi* insanüstü bir çaba gösterdi.
Hava kararana kadar*15 saat* çalışıyorduk. Zaman zaman fırtına çıkıyor.
İç çamaşırın üstünde eşofman, onun üstünde askeri gömlek, üstüne parka,
kafalarda yün başlık, üst üste yün çoraplar, üstümüzde ikişer battaniye…
Sabah*5.30* kalkış…Ekim ayında kar yağınca kurtların sesleri de gelmeye
başladı. Ayılar ve kurtlar çalışma alanımızı bastı. Geceleri kurt sürüsü
nedeniyle tuvalete gidemiyorduk.

*-Resmin dağdan silinmeye başlamasına ne diyorsunuz?*

Yalnızca boyasının yenilenmesi gerekiyor. Mesele bir resim değil.
Elbette Atamızı ne kitaplardan ne dağlardan ne de gönüllerden silmeye
kimsenin gücü yetmez. Erzincan’ın da simgesi haline gelen bu değerli
sanat eserine halkımız sahip çıkacaktır. Türk Milleti aklın ve bilimin
öncülüğünde özgürlüğünü borçlu olduğu Atasına vefasını gösterecektir.


    *KURTULUŞ SAVAŞI RUHU*

/*"Dünyanın en güzel coğrafyasındayız ama yoksul kalmayı nasıl
başarıyoruz? Ben bunu orada fark ettim. Yağ, un, şeker var. İnsan da
var. Biz bunları niçin kafamızda birleştirip tamamlayamıyoruz? Bu,
yalnızca bir resim değil. Burada Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurtuluş Savaşı
ruhu var."*/


    *SELE KARŞI GİZLİ KANALLAR*

/*"Toplam ağırlığı bin 250 ton olan resmi orada tutabilmekti. İlk karda
yağmurda akıp gidebilirdi. Mühendislik yaptık. Sel sularını resmin
altından sağından solundan gizli kanallarla aşağı gönderdik. Gizli
setler yaptık."*/


    *ERMENİ BİR VATANPERVER*

/*"Bayram izni çıkardılar, 9 gün. Ekipler yavaş yavaş dağılmaya
başlıyordu. Çok zor bir anda dağdaki sağ kolum Ermeni arkadaşım Arden
Arevyan yetişti. Ekip başlarından 5 kişi kaldık. Plan aksamasın diye
gece de çalışıyorduk. Son kalanlar da artık ‘Kusura bakmayın’ gibi
sözler söylemeye başlayınca Arden ortaya atıldı, ‘Siz adam mısınız?
Vatan millet dersiniz ama ilk fırsatta tüyersiniz. Hepiniz gidin. Ben
tek başıma da kalsam ölene kadar buradayım’ dedi. Çok önemli bir andı.
Herkesi ikna etmişti."*/

Aydınlık

http://www.ilk-kursun.com/haber/329343/turk-muhru-siliniyor/ 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170803142721 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/08/03  22:45 6  64  [email protected]

 
-- 

Milletler arasi anlasmazliklar ancak iyi niyetle ve genel cikarlar adina
karsilikli fedakarlik yolu ile halledilebilir.

Mustafa Kemal ATATURK

Ya su kisi gibisini gormedin mi?
Catilari cokmus, duvarlari-damlari yere inmis bir kente ugramisti da
soyle demisti:
Allah surayi olumunden sonra nasil hayata kavusturacak?
Bunun uzerine Allah, o kisiyi yuz yillik bir sure icin oldurmus, sonra
diriltmisti.
Ne kadar bekledin? demisti.
Bir gun veya gunun bir kismi kadar bekledim. dedi.
Hayir, dedi, aksine sen, yuz yil kaldin.
Yiyecegine, icecegine bak!
Henuz bozulmamis.
Esegine bak!
Seni insanlara bir ibret yapalim diyedir bu.
Kemiklere bak, nasil yerli yerince duzenliyoruz onlari ve sonra et
giydiriyoruz onlara.
Is kendisi icin aciklik kazaninca soyle dedi o:
Allah in her seye kadir oldugunu biliyorum.

BAKARA SURESI: 259

Bir insana yalan olsa bile bir soylemi surekli tekrarlarsaniz, o
soylemin nereden geldigini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur.

Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap