Bakın bu abla da çok temiz vicdanlı bir abla.
İzleyin, yanlış yollara çekmemeyecek sizi.
Hem akıllı, hem ahlaklı.

Oraj POYRAZ ( [email protected]
<mailto:[email protected]> / [email protected] /
[email protected] )
           L2fSIJNoA0xfSNxA      

------------------------------------------------------------------------


  ARZU*KÖK : *SEVGİSİZ VİCDANLAR...

Meclis devre dışı bırakıldı…

Anayasa askıya alındı…

Bütün dünyaya ayar verme üzerine kuruldu dış politika…

El konuldu medya organlarına…

Hapse atıldı aydınlar, yazarlar, gazeteciler, seçilmişler…

İşte son zamanlarda güzel ülkemin görünen manzarası. Bu tablo içeriden
ve dışarıdan bu ülkeyi yok etmek adına büyük bir kavga verildiğini
gösteriyor. Kimileri diyor ki tüm bu yaşananlar bir ölüm sancısı…
Kimileri de diyor ki doğum sancısı ve eğer tüm muhalifler susarsa doğum
gerçekleşecek, her şey yerli yerine oturacak, tabii sonrasında da
kimsenin söz hakkı kalmayacak… Halk büyük oranda tüm bu yaşananlara
duyarsız. Vicdanlar sevgisiz, kör, sağır artık ülkemizde. Öyle bir hale
geldik ki Can Yücel’in bir şiirinde dediği gibi; /*"Neredeyse ışığa
inanmaz olacaktık/ Öyle büyüyordu ki içimizdeki karanlık"*/

Yaşadığımız çağ, güzel elbiselerin, güzel ayakkabıların ve güzel
arabaların çağı... Yani maddeyi öylesine güzel çoğaltanların çağındayız…
Sanatı, kitapları bile bu güzellik tutkusuna alet ettiler. Artık
cümlelerini pazarlayan yazarlar, çizgilerini pazarlayan ressamlar,
ezgisini pazarlayan ozanlar çağındayız. Artık kimse görmek istemiyor bu
güzel ülkenin neden bu halde olduğunu.

Peki ne için bu alışveriş? Topraktan alıp ruhlarımıza taşıdığımız
erozyonun nedeni ne? Var mı bir anlayabilen? Aslında tüm bunların
sorumlusu insan!... İyiye, güzele kanat açan da, içinde her türlü
kötülüğü besleyip büyüten de insan. İnsanlarımız yazık ki ten kafesinden
çıkamamanın sancılarını yaşıyor. Bu nedenle de aklını, yüreğini işgal
etmiş bir benliğin esiri olmuş birçoğu. Her gün insanlarımız ölüyor,
hapishanelerde yaşam savaşı veriyor gerçek aydınlarımız, *‘adalet’*,
*‘vicdan’* kavramları anlamını yitirmiş, ama ses yok kimsede… Aslında şu
an en çok kendine ağlamalı insan, kendine…

/*"Toplumu her türlü ayırım modelini kullanarak ayrıştıran, düşman eden,
nefret duygularını keskinleştirenleri nasıl bilirsiniz?"*/ diye sorsam
birçok kişi çıkıp*'çok iyi'* demez, tıpkı musalla taşında mevtaya kerhen
de olsa ya da adet üzerine de olsa!...

Ayrıştırmadan, benliklerimizi kin ve nefret duygusuyla beslenmiş
egoların oluşturduğu çemberin içinden çıkmanın yolunu aramayıp; tıpkı
suya düşenin yılana sarıldığı gibi bugün de politikacının yalanına
sarılıyor insanlarımız… Bugün toplum bu yanlış tabloyla iç içe yaşıyor
ne yazık ki.

'Ben'i, benleri törpüleyemediğimiz, yontamadığımız için*'bizim'*
diyemediğimiz için işler yumaklaşıyor. Birlik ve bütünlük ardiyeye
alınıyor, birliğe ikna edilmediğimiz, çaba gösterip etmediğimiz için
düşmanlıklar keskinleşiyor, toplum kamplaşıyor. Kardeşlik ve barış
söylemlerine destek veren türküler bile sadece kulağa hoş gelen*'ezgi'*
olarak kalıyor. Oysa vicdan hakeminin egemen olamadığı kısır döngülerin
işgaline uğramış bir ruh; ne edebiyattan, ne şiirden, ne sanattan, ne de
milli ve manevi değerlerden nasiplenir. Durum böyle olunca da bu
değerlerden fakir bir ruh halimizle yaşar gideriz.

Unutulmamalıdır ki sevgiden yoksun, ruhu kin ve nefretle yoğrulmuş
insanların vicdan hakemi tamamen kara delik gibidir. Vicdanı körelmiş,
kararmış yürekleri ve sulanmış beyinleri aracılığıyla etkin olduğunu
sananlar, Türk halkına felaketten başka bir şey vermiyorlar/veremezler.

Sinoplu Diyojen’in feneri görülüyor ama ışık görünmüyor. O halde bütün
gücümüzle gözlerimizi ve sözlerimizi karanlığa dikmekten, o karınlığın
karşında diklenmekten başka bir seçenek yok... Hani ne diyordu şair:
/*"Çocuklar inanın inanın çocuklar/Güzel günler göreceğiz güneşli
günler/Motorları maviliklere süreceğiz"*/

Görünen o ki vicdanlı muhaliflerden bir gökkuşağı oluşturmadan da bu
adaletsizlik ve vicdansızlıktan kurtulmanın yolu var mı bilmiyorum…

Arzu*KÖK*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170802183109 Oraj Poyraz [email protected]
2017/08/03  13:05 6  64  [email protected]

 

Eger zamanin icinde yasiyorsak onunla beraber ilerlemeye mecburuz.
Aksi halde o bizi surukler.

HERDER

Cehennem yemegi
GASIYE 6.onlar icin kuru dikenden baska yemek yoktur,
DUHAN 44/43-46.dogrusu gunahkarlarin yiyecegi zakkum agacidir;
karinlarda suyun kaynamasi gibi kaynayan, erimis maden gibidir.
HAKKA 69/36-37 gunahkarlarin yiyecegi olan kanli irinden baska bir
yiyecegi de yoktur

Size cok onemli bir soru soracagim.
Dunyayi kontrol etmenin en etkili ve verimli yolu nedir?
Iki kelime : Akil Kontrolu!

George Carlin


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap