------------------------------------------------------------------------


  *ERK ACARER : *DEVLETİN*IŞİD*'CİLERDEN DE ŞIK'TAN DA TALEBİ AYNI: SUSUN

*31.07.2017*

Ahmet Şık,*IŞİD*'in Türkiye'deki ilk katliamı olan Reyhanlı dosyasıyla
en çok ilgilenen muhabirlerden biriydi. Reyhanlı katliamı dosyası,
Diyarbakır, Suruç ve Ankara dosyalarından önemli bir yanıyla farklıdır.
Basit bir anlatımı vardır. Reyhanlı katliamı; Suriye'deki iç savaşa
müdahil olmak için dünya kamuoyunu ikna etme çabasının bir parçasıdır.
/*"Esed Türkiye'ye saldırdı"*/ diyerek, kervanı yolda düzme mantığıdır.
Reyhanlı;*AKP* ve Saray'ın iktidarını sürdürmek için dışarıda muhtaç
olduğu savaşın, alelacele, acemi kurgusudur. ‘*Reyhanlı; gönderilen
silahlar, muhaliflerle toplantılar, El Kaide, IŞİD militanlarını
Türkiye'*de ağırlamalar,*TİGEM* benzeri kurulan çiftlikler ve ‘*insani'*
yardım vakıflarıyla yakından ilgilidir.

Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliam’ları ise;*AKP* ve Saray iktidarının,
‘*içeriden dışarıya doğru'* attığı adımdır. Antakya gibi Antep ve
Adıyaman şehirleri önemli bir rol üstlenir.*IŞİD*'in Libyalı, Suriyeli,
Türkmen savaşçılarıyla yapılan ‘*organizasyonlar'* yerini ‘*yerli'* ve
‘*milli'* bir tezgâha bırakır. Özellikle Antep, dünyada*IŞİD*'in
kalelerinden biri olur. Şehir bir tarafıyla, Rakka'yı Türkiye'ye
kopyalayıp yapıştırmaktır. ‘*Türedi mescid'*, dernek ve Kuran
kurslarının önünde, ‘*türedi motosikletli'* şalvarlı, sakallı gençler
toplanmaya başlar. Cihatçı mahalleleri oluşur. Devletin görmemesi mümkün
değildir. Görmezden gelinir. Dahası... Yol verilir.

Suriye-Antep hattından, bir ülkenin yıkımına benzin taşınır. Yabancı
savaşçılar ile Türk olanlar iç içe geçmeye başlar. Suriye'de fetih umudu
azalırken, Türkiye yapılanması başka bir amaca hizmet edecektir. İhtiyaç
duyulan içerideki ve dışarıdaki savaşın temel
yüklenicileri*IŞİD*'cilerdir. Bir ihale mi arıyorsunuz? O ihalenin
tarihi*7 Haziran*-*1 Kasım 2015 tarihindeki* seçimlerdir.


    IŞİD'ciler Türkiye'deki savaşın da taşeronları olacaktır.

Ankara Katliamı, ‘*olay günü de olmak üzere'**62 istihbarata* rağmen
engellenemedi?

Suruç eylemcisi Şeyh Abdurrahman Alagöz nasıl olup da emniyet binasının
önünden geçerek, Amara Kültür Merkezi'ne ulaştı?

Diyarbakır bombacısı Orhan Gönder,*5 Haziran 2015*'teki patlamadan bir
gün önce otel odasında gözaltına alınıp arama kaydına rağmen niye
serbest bırakıldı?

Binlerce sayfalık; dosyalar arasından öne çıkan basit sorular bile
‘*taşeronların durumunu'* kolay yoldan anlaşılır hale getirecektir.

Ankara Katliamı Davasının ilk duruşmasında*IŞİD* araçlarında bulunan
parmak izlerine rağmen serbest bırakılıp mahkemede ‘*lütfen'* tutuklanan
Suphi Alpfidan'ın söyledikleri açıktır: /*"Diğer sanıkları dışarı
çıkarın Antep emniyetinde olan bitenle ilgili tüm bildiklerimi anlatayım!"*/

Yine bir başka sanık Mehmeddin Baraç, aynı duruşmada açık açık mesaj
vermek için*AKP* gençlik kolları üyesi olduğunu gizlememiştir. Bir
diğeri Nusret Yılmaz, İnsani Yardım Vakfı *(İHH*) ile Suriye'deki
kamplara girip çıktığını anlatmıştır.

Cumhuriyet davasının, görüldüğü gün,*IŞİD* Antep patlaması
sanıklarından*39*'una tahliye verilmesinin altı boş değildir. Aslında
Ahmet Şık, Ankara Katliamı'nı organize eden, kendini polis operasyonunda
patlatan ve halen ortada otopsi raporu bulunmayan Antep Emiri Yunus
Durmaz'ın karısı Nesibe Durmaz'la aynı kefeye konulmuştur?

Nasıl mı?*IŞİD* militanlarının ‘*konuşmama şerhi'* türlü başka
pazarlıklar içindedir. Antep dosyasında açık açık ‘*Salın bunları,
konuşmasınlar talimatı'* hissedilmektedir.

Ahmet Şık konusunda ise tamamen farklı bir uygulama işletilmiştir,
benzerlik de buradadır:


    /*"Tutun bunu konuşmasın!"*/

Türkiye'de dava kaçırmak geleneği; iktidarın hesabını veremeyecekleri
ile ilgilidir. Yine çok önemli bir dava olan*IŞİD* Antep Katliamı
davasının, Cumhuriyet Davası ile aynı gün olması kamuoyunun ilgisini
uzaklaştırmakla alakalıdır. Çok tehlikeli bir gelişme olarak bir sonraki
Cumhuriyet duruşmasının Silivri'deki kapalı oturumla görülecek olması da
aynı mantığa dayanır.


    Ne*IŞİD*'cilerin ne Cumhuriyet'çilerin sesi duyulmasın!

Herhalde Türkiye tarihinde, bu kadar çok ve önemli davalar bir araya
gelmemiştir. Bu sadece iktidarın beceriksizliği, talihsiz bir döneme
denk gelmesi anlamı taşımaz. Çünkü dosyaların tümü aslında*AKP* ve Saray
rejimi ile doğrudan ilgilidir.


    *'Susacaksın'* baskısına ve altındaki korkuya bu açıdan bakılabilir.

Bu hengâme içerisinde*AKP* ve Saray iktidarının unuttuğu önemli şeyler
var. Belgeler, arşiv, olan biten her şey tarihe kayıtlı. Ortada çok
fazla suç var. Tanıklarını, müdahil olanları, işin içine karışanları
istedikleri kadar bastırsınlar bu mümkün olamayacaktır.*AKP* ve Saray
sırtına aldığı çuvalla ilerlerken, o mızrak herkes tarafından görülmektedir.

Bu sadece Türkiye kamuoyu açısından geçerli değildir. Sözgelimi Almanya
korkusu, sadece ekonomik yaptırımlarla ilgili değildir.

Taşları bağlayıp, itleri salmışlar dedikleri... Asla işe yaramayacak!

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170801234524 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/08/02  17:02 6  64  [email protected]

 
-- 

Birbirine aykiri olarak cagrilan iki yoldan biri mutlaka yanlistir.

Hz.Ali

Bu (Kur an), Ummu l-kura (Mekke) ve cevresindekileri uyarman icin sana
indirdigimiz ve kendinden oncekileri dogrulayici mubarek bir kitaptir.

EN AM SURESI-92 Ayet..

Babalar ve Cocuklar

Cocuklarin babalarina karsi duyduklari, saygidir daha cok. Duygu dusunce
alisverisleriyle beslenen dostluk onlar arasinda kurulamaz; dunyalari
cok ayridir cunku, ustelik dogal odevleri de orseler bu dostluk. Babalar
butun gizli dusuncelerini cocuklarina acamazlar, yaki$iksiz bir
sirdaslik yaratmamak icin; dostlugun bas gorevlerinden biri olan
uyarmalar, akil vermeler de cocuklarin babalarina yapabilecekleri seyler
degildir. Kimi uluslarda cocuklarin babalari, kiminde de babalarin
cocuklari oldurmeleri adetmis, birbirlerine cikarabildikleri zorluklari
onlemek icin, dogal olarak birinin varligi otekinin yikimina bagli
oldugu icin. Babalarla cocuklar arasindaki dogal baglari hor goren
filozoflar da cikmistir Aristippos bunlardan biridir. Kendisinden cikmis
olan cocuklarini nasil olup da sevmedigi soylenince tukurmus Aristippos
ve demis ki: Bu tukuruk de benden cikti; bitler, kurtlar da cikiyor
benden! Plutarkhos un kardesiyle baristirmak istedigi biri de soyle der:
Ayni delikten ciktik diye kardesimin buyuk onemi olamaz benim icin...
Babayla ogul apayri mizaclarda olabilirler, kardesler de oyle. Oglum
olur, akrabam olur, ama belali, kotu, budala herifin biri de olabilir.
Hem sonra, yasalarin ve dogal zorunlulugun bize buyurdugu dostluklarda
secme ve isteme ozgurlugumuz azaliyor. Oysa bu ozgurluk sevgi ve dostluk
kadar bizim diyebilecegimiz baska hicbir sey yaratamaz. Her inanc
kendini can pahasina benimsetecek kadar guclu olabiliyor.

Michel de Montaigne : Denemeler


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap