------------------------------------------------------------------------


  *MUSTAFA* K.*ERDEM : *KÜLTÜRÜMÜZDE SEKS YOK(MUŞ)

*26.07.2017*

Erzurum’daki Kış Oyunları’nda sporcuların otel odalarına prezervatif
koyulduğu, ancak sonradan Türk sporcuların odalarından bunların
toplatıldığı ortaya çıkınca, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu
Başkanı Kemal Tamer durumu /*"Bizim kültürümüzde sevişmek yok"*/ diye
savunmuş. Bu bana eski bir yazımı anımsattı. Bir kez daha paylaşayım
istedim:

Cinsel devrimdi, özgür seksti derken, sekssiz bir yaşamı olanlarla da
tanıştık sonunda. Hızla gelişen bir akım olduğundan söz ediliyor bunun.
Döne dolaşa bir tüketim maddesine dönüşmesi pek olası yeni bir uçuklukla
karşı karşıyayız açıkcası. Kendilerini bu davranış biçimiyle ifade
etmeye çalışanların oluşturduğu /*"hedef kitle"*/ için tasarlanmış her
türden ürünün ortaya çıkmasına yarayacak bir /*"piyasa"*/ cinliği de
olabilir pekala. Açgözlü toplumlarda her zevk, her hobi bir tüketim
gerekçesidir çünkü. Vahşi kapitalizm bu fırsatı kaçırır mı?

Adını, kendilerini /*"aseksüel"*/ (cinsel yaşamı olmayan) olarak
tanımlayanlardan alan bu akım*ABD*’de başlamış. Konuyla ilgili
araştırmalardan, yayınlanan raporlardan söz ediliyor. Bir bölümünü
okudum. Çok sayıda insan ne kadınlarla ne de erkeklerle seks yapmadan
yaşamak istiyormuş. İnsanın kendi kararıyla aseksüel olabilmesi mümkün
müdür, bilmiyorum doğrusu. Biyolojik, anotomik gereksinimler böyle bir
kararı zorlaştırırmış gibime geliyor.

Akımın öncülüğünü yapanlar aseksüel olmaları için onlarca gerekçe
sayıyorlar. İlginçtir, bunların arasında tek bir dini gerekçe yok.
Sadece, aseksüellerden biri, /*"Seks şeytani bir kavramdır"*/ diyor ama
ona bunu söyleten başka bir neden de olabilir. Geçmişte, cinselliğe
ilişkin her yasaklamada dini gerekçeler olduğunu bilenler için farklı
bir durum bu. Cinselliği reddeden laik bir yaklaşımla karşı karşıyayız
bu kez.

İnsanların kendi bedenlerini nasıl kullanacaklarına ilişkin
mücadelelerinin tarihi zorlu bir tarihtir. Wilhelm Reich’tan Jung’a,
Freud’a kadar bir çok psikanalist bu mayınlı tarlada, aslında hala
sonuçlandırılmamış da olsa ciddi bir birikim oluşturdular. Cinsel
özgürlüğün kazanılması için her dinden oluşmuş /*"iman duvarlarını"*/
delmek gerekti. Serüveni uzundur bunun.

Cinselliğin iğrenilecek bir davranış biçimi olduğunu elbetteki önce din
adamları söylediler. Kendi yaşamlarına bu /*"iğrençliği"*/ sokmayan din
adamlarından ikisi kalmıştır aklımda benim. Colette adlı bir aziz,
cinsellikten öylesine iğrenmekteydi ki annesinin yeniden evlenmesini
bile kınamıştır. Gonzaga adlı bir başka azizin de Colette’den aşağı
kalır yanı yoktu. Bunlara İslam dünyasından da bir ad eklenebilir
aslında. Ünlü kadın Sufi Rabiat el-Adeviye ömrü boyunca cinsellikten
uzak durmuş, yapılan tüm evlilik önerilerini sadece Allah’ı sevdiği
gerekçesiyle geri çevirmişti. Cinsellikten uzak durmanın dinden
kaynaklanan bu tür uç örneklerine rastlanır zaman zaman.

Adı geçenlerin bu tutumları bize bugün abartılı, anlaşılmaz gelse de; en
azından içten insanlar olduklarına kuşku yok. Ama yoksul, güçsüz iman
sahiplerine yasakladıkları cinselliği kendileri söz konusu olunca, hem
de en iğrenç biçimde yaşayanlar da vardı. Ortaçağ konusunda gelmiş
geçmiş en büyük otoritelerden biri olan Huizinga, Papa*VI*. Alexander’in
katıldığı bir seks partisinden söz eder: /*"Valentino Dükü’nün
Piskoposluk sarayındaki apartmanında, elli saygın fahişenin de katıldığı
bir akşam yemeği verildi. Fahişeler yemekten sonra uşaklarla ve
davetlilerle, önce üzerlerinde elbiseleriyle sonra da çırılçıplak dans
ettiler. Daha sonra mumları yakılmış şamdanlar masalardan indirilip yere
kondu ve etrafına kestaneler serpiştirildi. Fahişeler şamdanlar arasında
çırılçıplak emekleyerek kestaneleri topladılar. İzleyiciler arasında
Papa, Dük ve kızkardeşi Donna Lucreiza da vardı. Davetlilere göre tüm
bunların genel salonda (yani Kardinaller Meclisi’nin toplantıları için
kullanılan Sala Regia’da) yapılması gayet münasipti."*/

Bu son alıntıyı saymazsak, kendilerini aseksüel olarak tanımlayanların
bu tavırlarının arka planında güçlü bir tarihsel fon bulunuyor. Her
davranışımızın geçmişte bir izdüşümü var. Önümüze, sanki ilk kez
karşılaşıyormuşuz gibi birçok uçukluk çıkarılıyor. Tarihi, kendileriyle
başlatan çok sayıda şarlatanla karşı karşıyayız. Bu şarlatanların
kolayca bir topluluk haline gelmesi, artık ne anlama geldiği bile doğru
dürüst bilinmeyen /*"sivil toplum"*/ örgütü kavramı altında
değerlendiriliyor. Tabii ki aseksüel topluluklar ille de bu kavramın
içine girerler demiyorum ama; örgütlenmelerin, özellikle muhalif
örgütlenmelerin önünün her fırsatta terör bahane edilerek kesildiği bir
dönemde, son derece bireysel taleplerin dile getirilmesi özendiriliyor
diye düşünüyorum. Bu taleplerin de dile getirilmesi elbette gereklidir.

Son derece laik bir yaklaşım dediğim cinselliği reddetme tutumu bir süre
sonra, kilise, cami ya da sinagog gibi bir din kurumuyla bütünleşecek.
İnsan bedeninin doğal gereksinimlerinin yerine getirilmesi dinden de güç
alan bir disiplin içine sokulacak. Huntington, son kitabında Amerikan
toplumundaki kirlilikten söz ederken, bu tür kirliliği bir türlü
/*"Amerikanlaşamamış"*/ siyahlara, diğer azınlıklara mal ediyor. Bu
kirliliğin içinde, (kaba bir bakışla doğru gibi görünen) cinsel kirlenme
(!) de var. Bu kirlenme her tür ne tür bir kirlenmeyse, cinselliğin
doğru dürüst yaşanmasıyla /*"temize"*/ çıkması çok olasıyken,
cinselliğin ortadan kaldırılması istekleri dürtükleniyor.

Siz söylemeden ben söyleyeyim; bunlar benim kuruntularım da olabilir.
Ama siz,*ABD*’de başlayıp başka ülkelerde de yaygınlaştırılmasına
çalışılan bu yeni akımın kurucusunun bir Amerikalı asker olduğunu bilin.

Belki benim kuruntularıma sizinkiler de eklenir.

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170727185605 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/07/28  02:36 6  64  [email protected]

 
-- 

Gercek dost, arkadasinin kusurunu gorunce onu uyarir. Fakat bu kusurlari
baskalarina aciklamaz.

Imam Safi

Her asirdaki insanlarin en iyilerinden dunyaya getirildim.

Buhari

Medya ve siyasetciler hep bizi bolen seylerden bahseder.
Bizi birbirimizden farkli yapan seyler.
Butun toplumlarda ki yonetici siniflar hep boyle calisir.
Geri kalan insanlari bolmeye calisirlar.
Zenginler parayi alip kacmak icin alt ve orta siniflari birbirine kirdirir.
Oldukca basit birsey ve hep ise yarar.
Farkliliklara vurgu yaparlar.
Irk,din,etnik ve milli gecmis,is,gelir,egitim,sosyal statu, cinsiyet.
Birbirimizle kavga etmemiz ve onlarin bankaya gidebilmesi icin herhangi
bir sey.

George Carlin


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap