Bankacılık sistemi güven üzerine kurulmuştur.
Güven sistemi yıkıldığı anda sistem yıkılır.
Anlaşılan hükumet sistemin yıkılması pahasına da olsa bankacılık
sisteminin makyajlanmasını tercih etmek zorunluluğuna düşmüş.
Bu kötü, hem de çok kötü bir haber.
Şimdiden güven kaybı yaratan bir haber.

Oraj POYRAZ ( [email protected]
<mailto:[email protected]> / [email protected] /
[email protected] )
           L2fSIJNoA0xfSNxA        

------------------------------------------------------------------------


  SELİN SAYEK BÖKE: BANKACILIK SİSTEMİ ULUSLARARASI KURALLARA VEDA ETTİ

*CHP*'li Selin Sayek Böke, Resmi Gazete'de yayınlanana değişiklikle
Türkiye'nin*AKP* iktidarı tarafından dünyadan kopartılmaya devam
ettiğini, bankacılık sisteminin artık uluslararası kurallara veda
ettiğini yazdı.

*11 Temmuz 2017 Salı*,

Resmi gazetede yayımlanan değişiklikle bankaların özkaynak
hesaplamalarının değiştiğini belirten*CHP*'li Selin Sayek Böke,
/*"Olmayan varlıklar hesaba dahil edilecek!"*/ dedi. /*"Bu makyajla
iktidar kimi kandıracağını sanıyor: Vatandaşı mı? Yatırımcıyı mı?"*/
diye soran Böke /*"Güven yoksa ekonomik sistem altüst olur"*/ dedi.
Böke'nin açıklamaları şöyle:

 1.

    Türkiye*AKP* iktidarı tarafından dünyadan kopartılmaya devam
    ediliyor! Bugün de bankacılık sistemi uluslararası kurallara veda etti!

 2.

    *BASEL* bitti! Resmi gazetede yayımlanan değişiklikle bankaların
    özkaynak hesaplamaları değişti. Olmayan varlıklar hesaba dahil edilecek!

 3.

    Bankaların özkaynakları sanal olarak arttırılacak. Resmi gazetede
    yayınlanan,bankaların bilançoların makyajlanması gerekliliğinin itirafı!

 4.

    Güven yoksa ekonomik sistem altüst olur! Bu makyajla iktidar kimi
    kandıracağını sanıyor: Vatandaşı mı? Yatırımcıyı mı?

 5.

    Sanal bankacılık rasyoları, açıklanamayan milli gelir revizyonları…
    Rakamına güven duyulmayan ekonomiye de güven duyulmaz!

 6.

    Uyarıyoruz: Finansal sistemi bozarsanız tüm ekonomiyi alt üst edersiniz.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/779039/Selin_Sayek_Boke__Bankacilik_sistemi_uluslararasi_kurallara_veda_etti.html#

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170711201142 Oraj Poyraz [email protected]
2017/07/11  21:55 6  64  [email protected]

 

. . . . . .
HABER
. . . . . .
Aksamla bak yine gul rengi buhurdan
Bin bir hulyaya acik penceremin caminda.
Sukut orup bu sicak sonbahar aksaminda
Bir alem dogdu yine giden gunun ardindan.Sardi o her aksamki sessizlik
yokuslari,
Bir alem dogdu yine giden gunle beraber;
Geldi medar ellerinden bekledigim haber
Basciviltiya canevimin kuslari.Gordum giden gunun ardindan sulara dalan
Gozlerin yeni bir dunyaya acildigini,
Bir ustuva alemine yaklasildigini,
Bu aksam kuslarinin ufuktan koptugu an.Kuruldu bir alem hergunku
dunyamdan uzak,
Kayboldugum dusunceye ve kendime yakin.
Kuslar.. dizi dizi kuslar.. kuslar akin akin..
Ruyam benden bu aksam ve ben ruyamdan uzak...

Orhan Veli KANIK

Said-i Nursi Kimdir?
Said-i Nursi 1873 yilinda Bitlis in Nurs koyunde dogmustur.
Kisa bir sure, Molla Mehmet Emin adinda bir hocada okumus ve bu adamdan
aldigi yarim yamalak bilgilerle kendini erisilmez bir alim saymistir.
Sonradan yazdigi Risalelerinden de anlasildigi gibi, edindigi yetersiz
bilgilerin buyuk bir deger tasidigini sanarak buyukluk taslamaya
baslamis, suna buna rastgele sorular sorup mahcup etme cabalarina
girismistir.
Gosterise ve riyaya cok duskun olmasi yaninda, hayalci de olan Said-i
Nursi, kurmaya calistigi Medrese-tuz-Zehra adli medreseye yardim
toplamak icin Istanbul a gitmis ve burada bir takim siyasi islere
girismistir Ittihad-i Muhammed-i firkasinin kuruculari arasinda yer alan
Nursi, bir ara akil hastanesin de yatirilmistir.
31 Mart saniklarindan biri olarak da yargilanan Said-i Nursi, her ileri
adimin karsisina cikmis, Ittihat-Terakki ye, Jon Turklere ve Bati ya
yonelenlere dusman olanlarin safina katilmis, Volkancilarin safinda
turlu fesatliklar yapmaya calismistir.
31 Mart ta temel olan goruslerini, Divan-i Harp onunde tekrarlayan
Nursi, bu goruslerini 1957 lerde de yaymaya cabalamistir.
Kurtulus Savasi nda bu savasin amacinin Halifeligi yasatmak oldugun
sanarak savasi desteklemis, Durrizade Fetvasina karsi Anadolu hareketine
katilanlari savunmustur.
Ama Ankara ya gidip de Mustafa Kemal le gorusunce, savasin gercek
anlamini anlamis, karanlik emelleri icin bu savastan bir yarar
saglamayacagini dusunerek harekete karsi cikmistir.
Ankara dan ayrilarak Van a gitmis ve orada Risale-i Nur adi altinda
sacmaliklarla dolu kitapciklari yazmaya baslamistir.
Kurt isyani sirasinda Barla ya surgun edilen Nursi, daha sonra Kastamonu
ya ve Emirdag ina surulmustur.
Sacmalikla yuklu kitapciklarini buralarda da yazmaya devam eden, ustelik
bazi saf Muslumanlar gozunde bir Musluman kahramani olarak tanitmayi
basaran Said-i Nursi, birbirinin tekrari olan 130 parca risale yazmistir.
Kitapciklarinin Kur an-i Kerim derecesinde oldugunu, hatta bazi
risalelerin bircok surelerden daha veciz ve daha anlamli bulundugunu
iddia etmekten cekinmeyen Said-i Nursi, 1960 yilinda Urfa da olmustur.
Said-i Nursi, carpik goruslerini dinimize mal etmek icin durmadan caba
harcamis ve bu yolda ozellikle iki zumreden yararlanmistir.
Bunlardan biri; saf ve Muslumanligi gercek anlamiyla bilmeyen imanli
zumre; oteki de, az cok her seyi kavrayan, bilen fakat menfaatlerini
dinin de imanin da ustunde tutanlardan meydana gelen zumredir.
Nurculuk akimi, iste bu iki zumre arasinda yayilmis ve dinimizin de
milletimizin de basina bela olan bir durum almistir.
Said-i Nursi, Nurculugu bu iki zumrenin omuzlari ustune kurmus ve
olunceye kadar, hicbir din ve iman kaygisi tasimadan gelistirme cabasini
gostermistir.
Bugun bazi saf Muslumanlar, Said-i Nursi nin gercek yuzunu bilmedikleri,
bilemedikleri icin, onun Muslumanliga taban tabana ters dusen
goruslerinin yayilmasinda, farkinda olmayarak rol almis bulunuyorlar.
Oysa Said-i Nursi nin gercek yuzunu, nasil bir riyakar oldugunu ve
asagilik emellerini gerceklestirmek icin kutsal dinimizi nasil kendine
alet ettigini bilseler, onun yaydigi karanlik akima yardimci olmaz,
tersin karsi cikarlardi.
Amacimiz, Said-i Nursi nin kim oldugunu, gercekte neler yaymaya
calistigini bu saf Muslumanlara anlatip onlari uyarmaktir.
Said-i Nursi yi kisaca anlatmak gerekirse soyle denebilir:
Said-i Nursi, karanlik emellerini gerceklestirmek icin dinimizi alet
eden, gercekte dinin temel ilkelerine bile inandigi supheli olan,
riyakar bir insan olarak yasamis ve hayatinin sonuna kadar bu tutumunu
surdurmustur.

Derleyen: Osman Turkoguz
INANCLARA VE AKLA AYKIRI BIR YAKLASIM, NURCULUK.

Zamanimizin Paradox u

Daha yuksek binalarimiz, ama daha kisa sabrimiz var; daha genis oto
yollarimiz, ama daha dar bakis acilarimiz var.

Daha cok harciyoruz, ama daha az seye sahibiz; daha fazla satin
aliyoruz, ama daha az hosnut kaliyoruz.

Daha buyuk evlerimiz, ama daha kucuk ailelerimiz; daha cok ev gerecleri,
ama daha az zamanimiz var.
Daha cok egitimimiz, ama daha az sagduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama
daha az bilgeligimiz var.
Daha cok uzmanimiz, ama yine de daha cok sorunumuz; daha cok ilacimiz,
ama daha az sagligimiz var.

Cok fazla alkol ve sigara tuketiyoruz, cok savurganca para harciyoruz,
cok az guluyoruz, cok hizli araba kullaniyor, cok cabuk kiziyoruz, cok
gec saatlere kadar oturuyor, cok yorgun kalkiyoruz, cok az okuyor cok
fazla TV izliyoruz ve cok ender sukrediyoruz.
Mal varliklarimizi cogalttik, ama degerlerimizi azalttik.
Cok konusuyoruz, cok az seviyoruz ve cok $ik nefret ediyoruz.

Gecimimizi saglamayi ogrendik, ama yasam kurmayi ogrenemedik.
Yasamimiza yillar kattik, ama yillara yasam katamadik.
Aya gidip gelmeyi ogrendik, ama yeni komsumuzla karsilasmak icin
caddenin karsisina gecmekte sorunumuz var.
Dis Uzayi fethettik, ama ic dunyamizi edemedik.
Daha buyuk isler yaptik, ama daha iyi isler yapamadik.
Havayi temizledik, ama ruhumuzu kirlettik.
Atoma hukmettik, ama onyargilarimiza edemedik.
Daha cok yaziyoruz, ama daha az ogreniyoruz.
Daha cok plan yapiyoruz, daha az sonuca variyoruz.
Kosusmayi ogrendik, ama beklemeyi ogrenemedik.
Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha cok kopya cikarmak
icin daha cok bilgisayar yapiyoruz, ama git gide daha az iletisim kuruyoruz.

Zaman artik, hizli hazirlanan ve yavas sindirilen yiyeceklerin; buyuk
adamlar ve kucuk karakterlerin; yuksek karlar ve sig iliskilerin zamanidir.
Gunumuz artik, iki maasin girdigi ama bosanmalarin daha cok oldugu, daha
suslu evler, ama dagilmis yuvalarin oldugu gunlerdir.
Bu gunler, hizli seyahatler, kullanilip atilan cocuk bezleri, yok edilen
ahlaki degerler, bir gecelik iliskiler, obez bedenler ve
neselendirmekten sakinlestirmeye hatta oldurmeye kadar her seyi
yapabilen haplarin oldugu gunlerdir.
Vitrinlerde her seyin sergilendigi, ama depolarda hicbir seyin olmadigi
bir zamandayiz.

George Carlin


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap