------------------------------------------------------------------------

  *AHMET KILIÇASLAN**AYTAR : ERDOĞAN'IN KAPSAMA ALANI YOK*



*G20* Hamburg Zirvesi'nin en ilginç yorumu Katoliklerin ruhani lideri
Papa Francis 'ten geldi.

Amerika-Rusya, Çin-Kuzey Kore, Rusya-Suriye ilişkilerinden söz e tti ve
/*"Çarpık dünya görüşleri olan güçler arasında çok tehlikeli ittifakları
n kurulması beni korkutuyor"*/ dedi. ..

*

*ABD*'li Demokratların D.Trump'ın gizli bir anlaşma yaparak Rus
müdahalesi ile Başkan olduğuna ilişkin histerik iddiaları,

Cumhuriyetçi D. Trump'ın ise H.Clinton'ın kişisel elektronik posta
hesabında devlete ait gizli bilgiler içeren yazışmaları nın piyasaya
sürülmüş olması tezi arasında;

Trump'ın güvenlikle ilgili kurumları denetime alması ve Obama döneminin
sorgulanacağı taahhüdü Washington'da ciddi bir siyasi savaşa yol açmıştır.

*

Esasında Başkan Trump,*ABD* siyasetinin egemenliğini iş dünyasına
devretmiş, uzun süredir devam eden siyasi ekolojiyi sallamıştır.

Bu durum küreselleşme ve geleceği için dünya çapında endişe yaratmış, en
güçlü ülkenin dünya liderliğini isteyip istemediği konusunda kuşku
uyanmıştır.

Liberal uluslararası düzenin çökmekte olduğu ve Washington'un geri
çekilerek büyük bir dönüşümü başlattığı düşünülmeye başlanmıştır.

*

Halbuki Trump, /*"Önce Amerika"*/ konumuyla enerjisinin çoğunu iç
politikaya yöneltmiştir.

Bu yüzden*ABD* dış politikası ve en belirgin olarak savaş stratejisi
şiddetli bir şekilde bölünmüş izlenimi veriyor.

*

Yoksa*Ortadoğu*'daki gerçek savaşlar, bölgesel ve hatta küresel bir
yığın sorun olumsuz mu etkilenecektir?

Neden*ABD*, Avrupa-Atlantik ve Asya-Pasifik politikalarıyla ilgili açık
bir küresel strateji oluşturmuyor?

Neden dış politikanın tutarlılığı eksiktir, neden diplomatik
gelişimlerde pasif kalınıyor?

*

Bu ve benzeri sorularla*ABD*'nin küresel liderliği sorgulanıyor, dünya
çapında endişeler oluşmuştur.

Ama*ABD*'nin dış politika önlemlerinin bir çoğu uluslararası toplum
tarafından sorguya çekilirken hiç bir ülkenin*ABD* hegemonyasını
reddetmediği de görülüyor...

*

O halde Trump ile birlikte*ABD*'nin kasıtlı olarak bölgesel ve küresel
egemenliği bırakacağına dair bir sonuç çıkarmak yanlışına düşmemek
gerekiyor.

Çünkü bu; bir işadamı doğasında dış ilişkilerin pazarlanabilirliği için
siyasi hedeflere ulaşmaya elverişli tüm düzenlemelerin tehlikeye
atılabileceği ve değiştirilebileceği bir vizyona işaret ediyor.

Böylece*ABD*'nin dünya liderliğini terk edeceği görüşünün doğru bir
önerme olmadığı anlaşılıyor...

*

Ama Hamburg*G20* Zirvesinde, her zaman*ABD*'nin tecrit baskısı altında
olan bir çok ülke, bu kez şansın kendilerine döndüğünü artık*ABD*'nin
küresel sistemde izole olmakta olduğunu ve çok kutuplu bir dünyanın
doğduğu düşüncesindeydi.

Mesela, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir
Putin dünyanın karşı karşıya bulunduğu siyasi güçlüklerle ilgili derin
karşılıklı saygı ve bilgelikle birbirlerine bağlılık gösterisinde
bulunurken;

Bu görüntü çok kutuplu küresel düzen için stratejik bir ittifakın
konsolidasyonu olarak algılandı...

*

Doğruydu...

O sırada Kuzey Kore balistik bir füze testiyle Washington'a meydan okumuştu.

Halbuki Başkan Trump, Kim Jung-Un'un *ABD*'yi vurabilecek nükleer bir
füze geliştirmesine izin verilmeyeceğini açıkça söylemiş ve /*"Bu
gerçekleşmeyecek"*/ demişti.

Ama o da ne? Kim'in füzesi hem Alaska'ya ulaşabiliyor, hem de füzeyi bir
nükleer savaş başlığı ile donatmak ancak kısa bir zaman alacaktı!

*

K.Kore'nin ilk kıtalararası Balistik Füze testinin yapıldığına dair
haberler üzerine*ABD* ve Güney Kore askeri bir tatbikat düzenlediler.

Balistik füzeleriyle Pyongyang'a bir güç gösterisi yaptılar.

Başkan Trump, K.Kore lideri Kim Jong-Un ile Twitter'da /*"Bu adamın
hayatında daha iyi bir şey yok mu?"*/ diye dalga geçti.

Kim Jung-Un ise kıtalararası füzenin,*4 Temmuz *Bağımsızlık Gününü
kutlayan Amerikalı piçlere bir hediye olduğu cevabını verdi!

*

Hamburg'ta hem Putin hem de Xi, gerginliği tırmandırmak yerine Kuzey
Kore'nin füze testlerini dondurmasını,*ABD*'nin ise Kore yarımadasındaki
askeri tatbikatlarını durdurması önerisinde bulundular.

İki tarafı da süren anlaşmazlığa kapsamlı bir çözüm bulunması için ön
koşul olmadan müzakerelere çağırdılar...

Putin ve Xi'nin sağduyulu tepkisinin Trump'un verdiği duyguya
karşıtlığı; Rusya ve Çin'in küresel liderliğinin,*ABD*'nin ise sorunun
bir parçası olduğu ve tek kutuplu dünyanın gereksiz hale geldiğini
gösteren bir illüstrasyonu gibiydi.

*

Halbuki Başkan Trump, korkutucu bir ikilemle karşı karşıyaydı.

Eğer*ABD* kenara çekilecek olsa, Kim Jung-Un*ABD*'yi zorlamak ya da
yıldırmak için en yıkıcı silahlara sahip olmaya ya da*ABD* müttefikleri
Japonya ve Güney Kore'ye sahip çıkmaya ya da dünyayı yıkmaya karar
verebilirdi.

*

Bu durum Başkan Trump'ın sadece iki seçeneği olduğunu gösterdi.

*1*-*ABD* Kuzey Kore'nin nükleer cephaneliğinden vazgeçmesi için
Pyongyang ile müzakere etmeliydi ki, müzakerenin yararının olmayacağı
görülmüştü.

Bu durumda*ABD*; aynı tehlikeyi yaşayan Çin ve Rusya'yı ikna ederek,
onları Kuzey Kore'nin nükleer cephaneliğinden vazgeçirmeye yöneltmeliydi.

*2*-*ABD*'nin bizzat bir nükleer savaş felaketiyle Pyongyang'a engel
olmalıydı.

*

Madem çok kutuplu bir dünyadan bahsediliyordu,

İşte Kuzey Kore'nin nükleer cephaneliği ile artık Çin ve Rusya
ilgileniyordu...

*

Çok kutuplu küresel dünya yolunda Hamburg*G20* Zirvesi, Katoliklerin
ruhani lideri Papa Francis'in de işaret ettiği bir çok stratejik
ittifaka yol açtı.

Mesela,*ABD* ile Rusya'nın Suriye'de ateşkes anlaşmasını yorumlayan
Devlet Başkanı Putin, /*"ABD'nin Suriye yaklaşımı artık daha pragmatik.
Ateşkes uzlaşısı da bu değişen yaklaşımın sonucu"*/ ifadelerini kullandı.

Suriye'de bundan sonra çatışmasızlık bölgelerine odaklanacaklarını
söyledi ve /*"Bunu Türkiye'siz yapamayız"*/ dedi...

Bir anda /*"Türkiye'siz bir şeyin yapılamaması"*/ gibi bir ifade hayli
gururlandırıcıdır ama işin rengi farklıydı...

*

İsrail ve*ABD*; Rusya'nın Suriye'deki etkisini ve ittifakının içeriğini
İran'a karşı kullanmanın yolunu oluşturmak üzere stratejik ittifak
dizayn etmişti.

Buna göre;

*1*- Rusya; Suriye'nin kendisini İran'a borçlu hissederek, İran'ın
Şam'ın güneyinde daimi bir üs kurmasına izin vermesini engellemeye
çalışmaktadır.

*2*- Lübnan, uzun süredir İsrail ve Hizbullah arasındaki çatışmanın ana
arenasıdır. Bugün her ikisi de savaş sonrası Suriye'deki çıkarlarını üst
düzeye çıkarmak için Mavi Hat üzerinde yerleşmeye çalışıyor. Ama bu
durum İsrail için Golan'ın karşısındaki Suriye'deki Hizbullah- İran
ekseninin oluşması anlamına geliyor. Rusya ise bu ekseni engelleme
hizmeti veriyor.

*3*- Moskova;*ABD*, Ürdün ve İsrail'in koordinasyonunda Güneydoğu Suriye
bölgesindeki çatışmasızlık bölgesinde; İran yanlısı askerleri, İran
yanlısı militanları ve Hizbullah kuvvetlerini geri çekmek garantisiyle
İsrail sınırlarını kontrol etmek üzere Suriye'nin güneydoğusundaki yeni
bir üs kuruyor.

*4*-İsrail ve Ürdün sınırlarındaki alanlar dahil olmak üzere Güneydoğu
Suriye'nin günlük işlerini yürütmek üzere ortak bir*ABD*-Rusya yönetimi
kuruluyor...

Rusya bu ortaklıktan Doğu Akdeniz enerji denklemindeki yerini alarak
hidrokarbon piyasalarında liderliğini sürdürmeyi amaçlıyor...

*

Nitekim Rusya'nın başlattığı Suriye Barış Görüşmeleri kapsamında*4
Temmuz*'da Astana'da, Suriye'de çatışmasızlık bölgeleriyle ilgili
Hamburg*G20* Zirvesi sırasında Trump ve Putin görüşmesine zemin
oluşturacak hususlar görüşülmekteydi.

Bu hareketi desteklemek üzere*3 Temmuz*'da Suriye ordusu aniden İsrail
ve Ürdün sınırları üzerindeki güney bölgelerdeki isyancı güçlerle
şiddetli bir mücadelede iken ateşkes ilan etti.

Rusya ile birlikte üç sponsordan ikisi olan İran ve*Erdoğan *Türkiye'si
ise Suriye'nin Irak, Ürdün ve İsrail'le arasındaki çatışmazlık bölgesine
kendi silahlı birliklerini konuşlandırmayı istediler.

*ABD* ve Ürdün temsilcileri çatışmasızlık bölgelerinin denetlenmesi için
uluslararası bir güç oluşturulduğunu söylediler ama Türkiye ve İran bunu
reddetti ve Astana konferansının yıkıldığını ilan ettiler...

*

Ama Cuma günü Hamburg*G20* Zirvesinde Trump ve Putin görüşmesinde,
Suriye'nin Irak, Ürdün ve İsrail'le arasındak çatışmazlık bölgesinde,*9
Temmuz*'da başlayacak ateşkes anlaşmasında mutabaka varıldı

Bu durum Müslüman Kardeşler Örgütü Cihad ideolojisi lideri Erdoğan'ı can
evinden vurdu.

Çünkü bir zaman Libya,Mısır,Yemen, Suriye ve Irak'ta*ABD* ve Batı'nın
politikalarına işbirlikçilik yapıp mangalda kül bırakmayan Müslüman
Kardeşlerci Erdoğan, şimdi Suriye'de istenmiyordu.

*

O yüzden Erdoğan, Hamburg*G20* Zirvesi ardından /*"Sınırlarımızın hemen
yanı başında terör örgütlerinin desteklenmesi, silahlandırılması,
bölgede terör adacıkları oluşturulmasına kesinlikle sessiz ve tepkisiz
kalmayacağız. Kuzey Suriye'de sözde bir Kürt devletine müsaade
etmeyeceğiz. Afrin bizim için tehdittir, dersini vereceğiz"*/ dedi.

Devlet Başkanı Putin ise /*"Bunu Türkiye'siz yapamayız"*/ ifadesiyle
dünya kamuoyu önünde*ABD*'nin dikkatini Türkiye'ye çekti.

*

Nitekim*ABD*;*13 maddelik* bir manifesto ile Katar'a diplomatik ambargo
konulmasına liderlik yapmasının ardından,

Bu kez Müslüman Kardeşler Örgütü üyelerinin hükümetin parçası haline
geldiği iddiasında bulunduğu*Erdoğan *Türkiye'sinin,*10 maddelik* bir
manifestoya çarptırılmasına liderlik ediyor...

*

Dünya artık çok kutupludur.

Ama bu dünyada Müslüman Kardeşlerci Erdoğan'a bir alan bulunmadığı gibi
onu kapsama alanında tutan bir /*"Fatiha"*/ da icad edilmemiştir...

*10*.*7.2017*

Ahmet Kılıçaslan*AYTAR*

*[email protected]*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170709235115 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/07/10  17:43 6  64  [email protected]

 
-- 

Uc sey surekli kalmaz;ticaretsiz mal,tekrarsiz bilgi,cesaretsiz iktidar.

Sadi

ISLAM SERIATINDA KADIN ERKEK ESITLIGI(!?)

Islam Seriati, kadina ustun yeri verdigi nden, kadin haklari ndan soz
edemez. Edemez cunku: Kur an indaki kadin la ilgili ayetler, hep kadinin
zararina, kadini kucultucu dogrultudadir. Ornek:

- Bakara Suresinin 228. ayetinde: Erkeklerin, kadinlarin zararina,
onlardan ustunlugu (derece) vardir. deniyor.

- Kur an in Tanri si, hep eril sozcuklerle ( huvellahu... gibi)
anlatilir. Sozcukler, bu Tanri nin erkekligi ni anlatir niteliktedir.
Onun icin de erkek lerin ustun ve kadin larin asagi (dahasi asagilik)
gorulmesi dogaldir.

- Erkek lerin derece lerinin, kadinlarin zararina olacak bicimde ustun
oldugunu anlatan ayet le ne demek istendigine iliskin tefsir lerin,
fikih larin yazdiklari, gercegi carpici bicimde sergiler:

Ornegin Fahruddin Razi soyle der: Erkeklerin derece ustunlukleri.
Erkeklerin kadinlara karsi bircok ustunlukleri vardir:

Birincisi: Erkek, akil yonunden ustundur.

Ikincisi: Diyette (oldurme olayindaki kurtulmalikta) erkegin ustunlugu
vardir (Kadin icin odenecek diyet, erkek icin odenecek diyetin yarisi
kadardir.).

Ucuncusu: Miras konularinda erkegin ustunlugu vardir.

Dorduncusu: Devlet baskani ve kadi (yargic) olmaya elverislilikte ve
taniklikta erkegin ustunlugu vardir.

Besincisi: Erkek, kadinin (karisinin) ustune evlenebilir, cariye
alabilirken, kadinin boyle bir hakki yoktur. Kocasinin ustune evlenemez,
kocanin cariye alip kullanmasi turunden kole alip kullanamaz.

Altincisi: Kocanin mirastaki payi, kadinin mirastaki payindan coktur.

Yedincisi: Koca, karisini bosayabilir, bosadiktan sonra da donus
yapabilir. Kocasinin bu eylemi, kadin istemese de gerceklesir. Kadinsa,
kocasini bosayamaz. Bosandiktan sonra da, donus yapamaz...

Sekizincisi: Ganimette, erkegin payi, kadinin payindan coktur. Erkegin
kadina karsi ustunlugu boylece ortaya cikinca, kadin, erkegin elinde
gucsuz bir tutsak gibidir... (Bkz. F. Razi, e t, Tefsiru l-Kebir, 6195.)

Oteki tefsirlerde de benzer aciklamalar yer alir ve kiminde, kadina
karsi erkegin daha baska ayricaliklari siralanir. (Bkz. Taberi, Camiu
l-Beyan, 2/275-276; Ibn Kesir, 1/271; Sevkani, Fethu l-Kadir, II 237;
Kasimi, Mehasinu t-te vi l, 3/585; Tefsiru l-Meragi, 2/167. Ayrica bkz.
Dr. Kamil Musa, Kamusu l-Mer e Derece, Beyrut, 1987, s. 15-26.)

- Hicbir hukuk sisteminde, ilkel hukuklarda bile olmayan bir sey var:
Nisa Suresinin 34. ayetinde, karilarinin kendilerine baskaldiracaklarina
iliskin kuskuya, kaygiya dusen kocalara su yol gosterilmekte: O
kadinlari dovun! Ortada suc olmadan ceza verilmesi, hangi hukuk
sisteminde bulunabilir? Onlari dovun! ifadesindeki ilkellik de ayri...

Kur an daki kadin larin zararina olan hukum leri siralamaya buradaki
yerimiz el vermez. Mirasta oglana 2, kiza 1 pay verilmesi
elestirilirken, Islamcilar, Islam oncesi donemde, kadin a bu kadar da
pay verilmedigini, kadinin, mirasta hemen hicbir hakki olmadigini ileri
surerler. Bunun, gercek le hicbir ilgisi yoktur. Kur an da, hadisler de,
kadin a yeni hak lar vermek soyle dursun, Islam oncesi haklarinin
bircogunu da elinden almistir kadinin. Bu, ayri bir yazi konusu olabilir.

Hadis lerde, kadin son derece asagilanir. Hor gorulen seylerle bir
tutulur, ugursuz gorulur. Bu konudaki hadisleri genisce gormek icin, her
bir kitabiyla karanligin belini kiran ve aydinlara, bilim adamlarina
ornek olan Prof. Dr. Ilhan Arsel in Kadin ve Seriat adli kitabi mutlaka
okunmalidir. Bu kitapta, kaynaklar da acik secik gosterilmistir. Kitabin
sonunda bir de indeks vardir ve konular, kitapta kolaylikla bulunabilir.

Turan DURSUN: Kabe Guvenli Bir Yer mi?

Kabe, beytullah adiyla da anilir. Allahin Evi anlamina gelen beytullah,
cevresi daglik olan bir bolgede, dusuk seviyedeki bir yere insa
edilmistir. Bu nedenle tarihte cok kez yukaridaki tepelerden akip gelen
sel nedeniyle yikilmis bazen ise su altinda kalmistir:
Kabe, bunun disinda cesitli savaslarda, ornegin manciniklar tarafindan
da yikilmistir. Depremlerde zarar gordugu de biliniyor.
Kabe, eger siradan bir insaat olsaydi tum bunlari normal sayabilirdik.
Ancak Kabe, Islam inancina gore Allahin Evi dir, Allah tarafindan
korunmaktadir. Bu durum ozellikle Al-i Imran ve Fil Suresi nden
anlasilmaktadir. Al-i Imran Suresi 97. ayet:
Orada apacik nisaneler, (ayrica) Ibrahim in makami vardir. Oraya giren
emniyette olur.
Goruldugu gibi Kuran, Kabeyi guvenli bir yer olarak tasvir ediyor. Zaten
Fil Suresi nde anlatilan Ebabil Kuslari hikayesi de bu fikri
destekliyor. Oysaki Kabenin tarihi bunun tam tersini soyluyor:
Halife Abdullah Bin Zubeyr, Haccac komutasindaki Emevi ordusu Mekke yi
kusatinca son care olarak Kabe nin icine giriyor. Abdullah Bin Zubeyr in
Kabe ye siginmasinda Al-i Imran Suresi nin 97. ayetine olan inancinin
etkisinin oldugunu tahmin etmek zor degil cunku o bir halife. Ancak Kabe
manciniklarla tasa tutuluyor, hem Kabe yikiliyor hem de icindeki halife
oluyor. Boylece Al-i Imran Suresi nin 97. ayetindeki iddia asilsiz cikiyor.
Al-i Imran Suresi 97. ayetindeki gercekligi olmayan iddiayi perdelemek
icin bazi Islamcilar guvenlik kelimesinin anlamini bozarak burada ruhsal
huzur gibi bir anlamin kasdedildigini soylemektedir. Oysa pek cok mealde
gecen kelime guvenlik tir. Ornek olarak asagidaki Arapca-Turkce kelime
mealini inceleyebilirsiniz:
929 yilinda Abbasi yonetimine isyan eden Karmati mezhebinin lideri Ebu
Tahir Mekke yi ele gecirdi. Hac mevsiminde, tavaf eden Hacilari, Kabe
nin kapisina oturtup kilicla kesti. Karmati Lideri, Ben Allah im, Allah
layim, yaratan da, yok eden de benim! diyordu. Hacilar kacip Kabe nin
ortusune yapisiyor ama o halde olduruluyorlardi.
Ebu Tahir oldurdugu hacilari Zemzem kuyusuna doldurttu. Zemzem kuyusunun
ustundeki kubbeyi yiktiran Ebu Tahir Kabe nin ortusunu parcalatip
askerlere dagitti. Kabe nin kapisini sokturdu.
Ebu Tahir, bununla yetinmedi. Hacerulesved in sokulmesini emretti ve
bunu balyozla sokturtup yani sira goturdu. Hacerulesved, 22 sene
disarida kaldi.(Ibn Kesir, c. 11,s. 282)
Hacerulesved, 1022 yilinda da saldiriya ugradi. Misirli birisi hacilarla
gelip Kabe yi tavaf etti ve Hacerulesved i opecegi sirada elindeki
gurzle o mubarek tasa tam uc kez vurdu. Adam, Ne zamana kadar su tasa
ibadet edecegiz. Ne Muhammet ne de Ali beni yapacagim isten
alikoyamayacaktir. Bugun su Beyt i (evi) yikacagim dedi. Bunun uzerine
Yemenli birisi onu oldurdu, adamlari da oldurulduler. (Ibn Kesir, c.12,
s. 84)

http://www.turandursun.com/bilgi-arsivi/biliyormuydunuz/669-kabe-guvenli-bir-yer-mi


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap