* İŞTE KONUYA DAİR O YAZIŞMA. <#mozTocId821323>
  * ADANA MİT TIRLARI DOSYA İÇERİĞİ EN ÖNEMLİ KANIT <#mozTocId63078>
  * YA SİYASİ İRADE YARGILANMA KARARI VERİRSE… <#mozTocId293512>
  * ERDOĞAN, "DÜNYA BEŞ’TEN BÜYÜKTÜR." ÇIKIŞINI ANIMSAYACAK MI?
    <#mozTocId7233>
  * VETO YETKİSİNİN KULLANIMINA KARŞILIK ÖDÜN MÜ? <#mozTocId616940>
  * YA SURİYE UCM’YE MÜRACAAT EDERSE… <#mozTocId249362>
  * UCM İNCELEMESİ SONUCU AKP’DE PLANLARI DEĞİŞTİREBİLECEK.
    <#mozTocId831789>
  * UCM SÜRECİ NASIL İŞLİYOR? <#mozTocId777794>
  * UCM’NİN BAŞLATTIĞI İNCELEME SONRASI BEKLEME KARARI VERİLECEK
    <#mozTocId90594>
  * UCM YARGILAMASINI ORTADAN KALDIRACAK SEÇENEK, TÜRK YARGISI
    <#mozTocId364557>
  * UCM HANGİ CEZALARI VERİYOR? <#mozTocId861212>
  * HAPİS CEZALARI ÖZEL BM CEZAVİNDE ÇEKTİRİLİYOR <#mozTocId485715>
  * UCM’DEN KURTULUŞUN YOLU; ÖLÜM <#mozTocId231399>

------------------------------------------------------------------------


  AV. VURAL ERGÜL : ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ ERDOĞAN, DAVUTOĞLU, ALA
  VE FİDAN İÇİN HAREKETE GEÇTİ

*29.07.2015 15:13*

Roma Statüsü olarak adlandırılan /*"Uluslararası Ceza Mahkemesi Kurucu
Statüsü"*/ düzenlemelerine göre, devletlerin sorumluları tarafından
işlenebilecek soykırım, insanlığa karşı suçlar ile savaş suçlarını
soruşturmak ve kovuşturmak amacıyla uluslararası toplum tarafından
kurulmuş ve çalışmakta olan yargı organı Uluslararası Ceza Mahkemesi
*(UCM*).

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde, devletler yargılanmıyor, mahkemede
kişisel sorumluluk esası gereğince yalnızca gerçek kişiler,
Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Bakanlar, asker, polis ve istihbarat
yetkilileri gibi gerçek kişiler yargılanıyor.

Türkiye kamuoyunda uzun zamandır,*Recep *Tayyip*Erdoğan *ve Suriye
ekibinin uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanacağı çeşitli
çevrelerce dile getirilmekteydi.

Ve sonunda beklendiği üzere, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde,
başta*Recep *Tayyip*Erdoğan *olmak üzere bir kısım hükümet mensubu
hakkında uluslararası savaş suçundan inceleme başlatıldı.


    *İŞTE KONUYA DAİR* O*YAZIŞMA.*

 

Aslında,*UCM*’de başlayan şimdilik yalnızca /*"inceleme süreci"*/nden
ibaret.

Ancak bu sürecin soruşturma ve yargılama sürecine dönüşmesi olasılığı,
Türkiye’nin, birden bire*IŞİD*’e karşı savaş açmasının nedenlerini de
daha iyi anlamamızı da sağlıyor.

Hemen belirtelim ki; mevcut koşullarda fiilen Uluslararası Ceza
Mahkemesi’nde ne*Recep *Tayyip Erdoğan’ın ne de diğer hükümet
mensuplarının yargılanması imkansız gibi görünebilirse de yine olası.

Dünya kamuoyunu da uzun süredir meşgul ettiği üzere; Türkiye, Suriye
içinde savaşan gruplara silah ve para gönderdiği, dolaylı yollardan
Suriye’deki iç savaşı kışkırttığı,*IŞİD*’in yasadışı petrol satışına
aracılık ettiği, toprakları üzerinden terörist grupların geçişine göz
yumduğu ve benzeri suçlamalar nedeniyle suçlanıyordu.


    *ADANA MİT TIRLARI DOSYA İÇERİĞİ EN ÖNEMLİ KANIT*

Son olarak Adana’da durdurulan silah yüklü*MİT TIR*’larına ilişkin
olarak, halen*25 asker* ile*4 savcının* tutuklu yargılandığı dosya
içeriği artık Türkiye’nin uluslararası ceza mahkemesi yargılanması
sırasında savaş suçu iddiasının en önemli kanıtlarından birini
oluşturabilecek.

Yeri gelmişken belirtelim, eğer ki yapılan inceleme bir yargılamaya
dönüşürse,*MİT TIR*’ları dosyasının sanıkları pekala mağdur yahut tanık
olarak da Uluslararası Ceza Mahkemesinde görülebilecek dava dosyasının
da tarafı olabilecekler.

Yargılama sürecinde, savaşan gruplara silah ve para göndermek, iç savaşı
kışkırtma, savaşın finansmanı için yasadışı petrol satışına aracılık,
terörist grupların geçişine göz yumma ve diğer benzer suçları işleyenler
bizzat yer alacağı gibi suç işlenmesi emri veren, bakandan, valiye,
polis memurundan, istihbarat görevlisine kadar tüm sorumlular, hatta
savaş suçunun kanıtlarını gizlemek amacıyla başkaca suçlar işleyen
hakim, savcı, istihbarat görevlileri dahi sanık olarak yer alabilecek.

Öte yandan, Suriye Hükümeti’nin,*BM* Güvenlik Konseyine başvurusuna
sunduğu belgeler ile Alman Die Welt gazetesinde Alfred Hckensberger ve
İngiliz The Guardian gazetesinde Martin Chulov imzasıyla yayınlanan
çeşitli haberlerde; Amerikan İstihbarat örgütü*CIA*’nın elinde,
Türkiye’nin,*IŞİD* ile aralarında yasadışı petrol ticareti ile ilgili
belgeler de yine olası*UCM* yargılamasının diğer delillerini oluşturuyor.


    *YA SİYASİ İRADE YARGILANMA KARARI VERİRSE*…

Böylelikle, konusu suç oluşturan bir eylemin hangi düzeyde olursa olsun
hiçbir faili kurtarmayacağı evrensel bir hukuk ilkesi gereği bir kez
daha unutulmamak üzere hatırlanacak.

Recep*Tayyip *Erdoğan ve ekibinin haklarında başlatılan inceleme
çerçevesinde şu aşamada Uluslararası Ceza Mahkemesi, Türkiye’nin
yargılama için taraf devlet olmaması nedeniyle soruşturmayı sürdürmesi
mümkün değil.

Her ne kadar bugünün koşullarında, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Uluslararası
Ceza Mahkemesi’nin yargılama yetkisini kabul etmesi beklenilmese de,
değişecek siyasal dengeler, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yargılama
yetkisinin kabul edilebileceği bir deklarasyon yayınlamasını olası kılıyor.


    *ERDOĞAN*, /*"DÜNYA BEŞ’TEN BÜYÜKTÜR."*/*ÇIKIŞINI ANIMSAYACAK MI*?

Diğer yandan,*BM* Güvenlik Konseyi’nin bir karar alarak Uluslararası
Ceza Mahkemesi’ne bir başvuruda bulunması da*Recep *Tayyip Erdoğan’ın ve
beraberindekilerin yargılanmasına imkan sağlayabilecek. Ancak, bu da
adeta imkansız bir hal gibi.

Geçtiğimiz yıllarda Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi
Beşar Caferi,*BM* Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a ve Güvenlik Konseyi'ne
Türkiye'yi /*"teröristlerin Suriye'ye girişine yardımcı olmakla"*/
suçlayarak şikayet etmiş, soruşturma istemişti. Soruşturma halen açık.

Öte yandan, Suriye, ayrıca Charlie Hebdo dergisi saldırısını
düzenleyenler ile irtibatlı olan ve Fransa’da bir kadın polis ile bir
markette dört rehineyi öldüren Amedy Coulibaly’nin imam nikahlı eşi
Hayat Boumeddiene’in Suriye'ye kaçak yollarla girişine yardım ettiği
iddiasıyla da Türkiye'yi yine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne
şikayet etmişti. O soruşturma da halen açık.

Ancak, ne Suriye’nin başvurusu üzerine ne de Uluslararası Ceza Mahkemesi
savcısının talebi üzerine,*BM* Güvenlik Konseyi’nin Türkiye aleyhine
alacağı bir karara, kararı *‘veto’* yetkisi bulunan Amerika, İngiltere,
Fransa, Çin ve Rusya’dan oluşan beş daimi üyenin izin vermesi beklenmiyor.


    *VETO YETKİSİNİN KULLANIMINA KARŞILIK ÖDÜN MÜ*?

Ancak bu durum;*BM* Güvenlik Konseyi’nin alacağı olası bir kararı veto
edebilecek ülkelere karşı, soruşturulacak isimlerin kişisel güvenlikleri
için Türkiye’nin tüm ulusal çıkarlarını feda etme tehlikesini de
beraberinde getiriyor.

Bu çerçevede, İncirlik Üssünün*ABD*’nin kullanımına açılmasında,*BM*
Güvenlik Konseyi’nin alacağı aleyhte bir kararı*ABD*’nin *‘veto’*
yetkisi ile etkisiz hale getirme gücünün veya sözünün ne kadar
belirleyici olduğu zaman içerisinde ortaya çıkacak.

Veto yetkisini kullanabilecek diğer, dört ülke İngiltere, Fransa, Çin ve
Rusya’ya karşı hangi ödünler verildiği yahut verileceği ise önümüzdeki
süreçte açıklığa kavuşacak.


    *YA SURİYE UCM*’YE*MÜRACAAT EDERSE*…

Bu arada,*IŞİD* tehlikesine karşı Batı’nın, Suriye’ye ilişkin
politikalarını yeniden gözden geçirdiği süreçte, Suriye’nin bir
deklarasyon yayınlayarak yargılama yetkisini kabul edeceği Uluslararası
Ceza Mahkemesine müracaatla, savaş suçu işleyen Türkiye Cumhuriyeti
yetkililerinin yargılanmasını istemesi durumunda ise gelişmelerin nasıl
şekilleneceği*Recep *Tayyip*Erdoğan *çevresi için çok ciddi bir korku
kaynağı.

Bu sebeple,*Recep *Tayyip Erdoğan’ın, Esad’a ve Suriye’ye karşı artık
eski düşmanlığını sürdürmesi de beklenilmemeli.

Her ne kadar,*UCM* yargılamaları için yalnızca Roma Statüsü’ne taraf
olma tarihi esas alınsa da, silah sevki ve yardım yapıldığı iddia olunan
Suriye rejim muhalifleri, Suriye’de iç çatışmaları sonuçlandırmadıkça
devam eden bir suç olarak yargılanabilecek. Kaldı ki,*UCM* yargılaması
için Roma Statüsü’nü imzalayacak bir siyasi irade,*1 Temmuz 2002*'ye
kadar geriye dönük olarak da*UCM*’nin yargılama yetkisini
tanıyabilir.*BM* Güvenlik Konseyi’nin vereceği kararlarda ise zaten
taraf olma tarihi ile sınırlı olmayacak.

Aslında uygulamada, Suriye’nin bir deklarasyon yayınlayarak,*UCM*’nin
yargılama yetkisini kabul etmesiyle Uluslararası Ceza Mahkemesine
başvurusundan da etkin bir sonuç beklenilmemeli.


    *UCM İNCELEMESİ SONUCU AKP*’DE*PLANLARI DEĞİŞTİREBİLECEK*.

Dünya devletleri tarafından giderek daha çok kabul gören*UCM*’yi tanıyan
taraf ülke sayısı Filistin ile birlikte*123 oldu*.*AB* üyesi ve adayları
arasında, Türkiye dışında*UCM* yetkisini tanımayan bir başka ülke
bulunmuyor.

Bu nedenle,*AB* politikaları gereği, kurulacak yeni bir hükümeti
belirleyecek siyasi iradenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir savaş suçu ile
birlikte anılması yerine sorumlu gerçek kişi yöneticilerinin
yargılanmasını istemesi ve bunun için*UCM* yargılamasının kapısını
açması pek ala mümkün.

Uluslararası Ceza Mahkemesinde açılan incelemenin yargılamaya dönüşmesi
olasılığı haliyle*AKP* üzerinde*Recep *Tayyip Erdoğan’ın etkisini
azaltacağı gibi*AKP* çevrelerinde,*Recep *Tayyip Erdoğan’sız bir*AKP*
tartışmalarını da yeniden başlatabilecek. Öte yandan, Ahmet
Davutoğlu’nun da*UCM* incelemesinde adının geçmesi artık*AKP* için Ahmet
Davutoğlu dışında bir isim arayışını da zorunlu kılabilecek.

Aynı çerçevede,*UCM* incelemesinde yargılanma olasılığı, bugüne değin
hala kararnamesi imzalanmamış*MİT* Müsteşarı Hakan Fidan için
de*AKP*’nin, ortağı olacağı koalisyon hükümetinde ısrar etmesini
engelleyebilecek.

Yine aynı şekilde, Efkan Ala başta olmak üzere özellikle*MİT TIR*’ları
dosyasında sorumluluğu bulunduğu iddiaları çerçevesinde yargılanmaları
gündeme gelebilecek olan ve halen*AKP*’de yer alan isimlerin
bakanlıkları için de ısrar edilmesi mümkün olmayacak.

Ayrıca şurası kesin ki, Uluslararası Ceza Mahkemesinin*Recep *Tayyip
Erdoğan’ı yargılaması olasılığı,*AKP*’nin ortağı olduğu bir koalisyon
hükümetini de, önümüzdeki süreçte aşması gereken zorlu bir adım olarak
bekliyor.


    *UCM SÜRECİ NASIL İŞLİYOR*?

*UCM* Savcısı,*UCM* yargı yetkisi alanına giren suçlarla ilgili
bilgilere dayanarak kendiliğinden de soruşturma açabiliyor.*UCM*
nezdinde Türkiye aleyhine savaş suçu ile ilgili soruşturma açılması
talebiyle yapılmış kimi başvurular var ancak bunlardan en ciddisi,
Halkın Kurtuluş Partisi’nin yapmış olduğu başvuru.

Suriye Hükümetinin yapmış olduğu başvurular ise*UCM*’ye değil
doğrudan*BM* Güvenlik Konseyi’ne yapılmış başvurular. Suriye’de Ayn-El
Arap (Kobani) bölgesinden yapılacağı söylenilen başvuru ise henüz
yapılmış değil.

*UCM* Savcısı, Roma Statüsü gereği kendisine yapılan suç duyuruları gibi
gelen bilgi ve belgelerin ciddiliğini ve güvenilirliğini araştırmakta.
Bunun için ilgili devletlerden, Birleşmiş Milletler Organlarından,
hükümetler arası veya hükümet dışı örgütlerden veya uygun gördüğü diğer
güvenilir kaynaklardan ek bilgi ve belge isteyebilmekte.

*UCM* Savcısı hatta bunun için yazılı veya sözlü ifade de alabilmekte.

Savcı, bir soruşturmanın derinleştirilmesi için haklı nedenler tespit
ettiğinde, Ön Yargılama Dairesinden, topladığı destekleyici belgeler
eşliğinde bir soruşturma yetkisi talebinde bulunmakta. Bu çerçevede,
suçun mağdurları*UCM* Ön Yargılama Dairesine Usul ve Delil Kurallarına
uygun olarak açıklama yapabiliyor. Savcının talebini ve dayanağı
delillerini inceledikten sonra*UCM* Ön Yargılama Dairesi de,
soruşturmayı derinleştirmek için haklı nedenler olduğuna kanaat
getirirse ve dava, Mahkemenin yetki alanına giriyor ise soruşturmayı
başlatma yetkisi veriyor. Savcının soruşturma yetkisi verilmesi
talebinin*UCM* Ön Yargılama Dairesi tarafından reddedilmesi durumunda
ise Savcı, sonradan aynı durumla ilgili olarak, yeni olay ve delillere
dayanarak yeniden talepte bulunabiliyor.


    *UCM*’NİN*BAŞLATTIĞI İNCELEME SONRASI BEKLEME KARARI VERİLECEK*

Ancak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Roma Statüsü’nü şimdilik imzalamamış
olması nedeniyle*UCM* Savcılığı, başlattığı ilk inceleme sonrası*UCM*
yazı işleri müdürlüğünden talepte bulunarak, Türkiye’den*UCM* yetkisini
tanıyıp tanımayacağını sorabilecek. Ancak,*UCM* Savcılığı istese bile
Türkiye’nin bu talebe olumlu cevap vermesi beklenilmiyor.

*UCM* Savcılık makamı, başlattığı ilk inceleme ardından, incelemesini
bitirdiğinde doğrudan veya duruma göre*BM* Güvenlik Konseyi’nde
soruşturulan, başvuruların sonucu için bekleme kararı da verebilecek.
Konu ile ilgili inceleme sonuçları ise daha sonra yayınlanacak.


    *UCM YARGILAMASINI ORTADAN KALDIRACAK SEÇENEK*,*TÜRK YARGISI*

*AKP* hükümeti döneminde, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile
soykırım suçu ve insanlığa karşı suçlarına yer verilmesinin
ardından*Recep *Tayyip*Erdoğan *ve Suriye ekibinin savaş suçundan
Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde de yargılanması bir hükümet
değişikliği sonrasında pek ala mümkün.

*UCM*’nin soruşturma konusu olan insanlığa karşı suç kapsamında*Recep
*Tayyip*Erdoğan *ve Suriye Ekibinin Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde
yargılanması durumunda*UCM* savcılığı, soruşturma konusu suç isnatları
ile ilgili olarak ulusal makamlarda etkili soruşturma/kovuşturma
süreçleri devam ettiği için, tamamlayıcılık ilkesi gereğince bu aşamada
soruşturma yürütmeyeceğine karar vererek, süreci izlemeye devam
edeceğini açıklayacak.


    *UCM HANGİ CEZALARI VERİYOR*?

*UCM* yargılama sonucunda yargıladığı şahsa çeşitli cezalar
verebilmekte. Buna göre,*Recep *Tayyip*Erdoğan *ve Suriye ekibi hakkında
inceleme süreci yargıya dönüşecek ve mahkumiyet kararı verilecek olursa
bu cezalar azami*30 yılı* aşmamak kaydıyla belirli süreli hapis veya
suçun ağırlığının ve sanığın şahsi durumunun elvermesi halinde müebbet
hapis olacak.

Mahkeme sanıkların yargılanma öncesinde ve sırasındaki tutum ve
davranışlarını ceza indirimine esas alabilmekte. Verilecek olan ceza
miktarını süreç belirleyecek.

Sanıklara verilen hapis cezalarının yanında ayrıca belli ölçütlere göre
para cezası da verilebilmekte. Buna göre, suçtan doğrudan veya dolaylı
olarak elde edilen mallar, varlıklar ve kazançlara el konulabiliyor.

Bu hüküm, özellikle*IŞİD* ile yasadışı petrol ticareti yapıldığına
ilişkin iddialar çerçevesinde, suç yoluyla elde edildiği kanıtlanırsa
sanıkların mal, varlık, hak ve kazançları üzerinden verilebilecek para
cezasını belirleyecek.


    *HAPİS CEZALARI ÖZEL BM CEZAVİNDE ÇEKTİRİLİYOR*

Uygulamada, savaş suçlularının cezaları, savaş suçlularının
yargılamasının yapıldığı; Hollanda, Lahey'de,*BM* tarafından yaptırılan
Scheveningen Özel Cezaevinde çektiriliyor.

Scheveningen Özel Cezaevi, Karadziç, Milosoviç, Mladiç gibi Sırp savaş
suçlularına ev sahipliği ile ünlenmişti. Evrensel ölçütlerde insan
haklarına saygı esası üzerine kurulu cezaevi taşıdığı bir çok özellik ve
lükse rağmen yine de savaş suçlularının korkulu rüyası...

*BM* cezaevinde her biri*5.1* m uzunluğunda*3 m* genişliğinde*84 adet*
hücre bulunuyor. Her bir hücrede ise tuvalet, duş ve çalışma masası var.
Serbest internet kullanımı hariç, bilgisayar imkanı ve uydu kanalıyla
tutukluların kendi dillerinden yayınları dinleme olanağı sunulan Özel
Cezaevi, misafirlerine çeşitli sanat dalları ve bilim alanında kurs
imkanları sunan*BM*’nin özel cezaevinde, spor-jimnastik salonları, masa
tenisi ve diğer çeşitli spor dallarıyla ilgilenmek imkanı da var.

*24* saat doktor, hemşire, ruhbilim hekimi ve cezaevine bitişik
hastanenin bulunduğu Scheveningen Özel Cezaevinin bilinen cezaevlerinden
en farklı yanı ise, günün büyük bölümünde hücre kapılarının açık
bırakılması.

Hücre kapıları sadece gün ortasında kısa bir süre için o da,*BM*’nin
infaz memurlarının nöbet değişimi saatinde kapatılıyor.


    *UCM*’DEN*KURTULUŞUN YOLU*;*ÖLÜM*

*UCM*’de, kişi sorumluluğu ilkesi esası nedeniyle yalnızca gerçek
kişiler yargılanabildiği için, kişinin ölümü halinde soruşturma ya da
yargılama veya verilen mahkumiyet kararının infazı son bulmakta. Aksi
takdirde, yukarıda aktardığımız bilgiler çerçevesinde incelenmekte
olan*Recep *Tayyip*Erdoğan *ve Suriye ekibi ile ilgili iddialar hakkında
her hangi bir zamanaşımı söz konusu olamayacağı için koşulları
oluştuğunda yargılama kararı verilmesi gelecekte de pekala mümkün.

Bu sebeple*UCM* süreci anlaşıldığı kadarıyla daha çok uzun zaman Türkiye
gündeminde tartışılmaya devam edecek.

Av. Vural Ergül

Odatv.com

http://odatv.com/uluslararasi-ceza-mahkemesi-erdogan-davutoglu-ala-ve-fidan-icin-harekete-gecti-2907151200.html.

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170604095816 Oraj Poyraz At [email protected]
[email protected]
2017/06/04  11:36 6  64  [email protected]

 
-- 

Iyilige iyilik her kisinin kari, kotuluge iyilik ER kisinin kari.

Anonim

Kuran dan baska hidayet kaynagi arayan sapitmistir.

Tirmizi 2906

Ben kesinlikle bir ateist degilim ve kendime panteist diyecegimi de
sanmiyorum.
Sozkonusu problem, sinirli zihnimize gore cok genistir.
Cesitli dillerde yazilmis kitaplarla dolu buyuk bir kutuphaneye giren
kucuk bir cocuk gibiyiz.
Cocuk bu kitaplari birinin yazmis oldugunu bilir.
Nasil oldugunu bilmez.
Kitaplarin yazildiklari dilleri anlamaz.
Cocuk bulanik bir sekilde bu kitaplarin duzenlenisinde gizemli bir duzen
olduundan suphe duyar, ama onun ne oldugunu bilmez.
Bana oyle geliyor ki Tanri ya yonelen en aydin insan varliginin dahi
tutumu boyle bir seydir.
Evrenin harikulade duzenlenmis oldugunu ve belli yasalara uygun hareket
ettigini goruyoruz ama bu yasalari sadece bulanik bir sekilde
anlayabiliyoruz.
Spinoza nin panteizmine hayranim, ama onun modern dusunceye katkisina
cok daha fazla hayranim, cunku o ruh ve bedeni, iki ayri sey degil de
bir butunmus gibi goren ilk filozoftur.

I m absolutely not an atheist and I don t think I can call myself a
pantheist.
The problem involved is too vast for our limited minds.
We are in the position of a little child entering a huge library filled
with books in many languages.
The child knows someone must have written those books.
It does not know how.
It does not understand the languages in which they are written.
The child dimly suspects a mysterious order in the arrangements of the
books, but doesn t know what it is.
That, it seems to me, is the attitude of even the most intelligent human
being toward God.
We see the universe marvelously arranged and obeying certain laws but
only dimly understand these laws.
(...) I am fascinated by Spinoza s pantheism, but admire even more his
contribution to modern thought because he is the first philosopher to
deal with the soul and body as one, and not two separate things

Frankenberry, Nancy K.(2009-08-11).The Faith of Scientists: In Their Own
Words.Princeton University Press.p.153.ISBN 978-0-691-13487-1.
(Einstein, burada ateist olmadigini acikca belirtiyor.
Spinoza nin panteizmine hayran oldugunu ama kendisini bir panteist
olarak belirtemeyecegini de soyluyor.)


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap