------------------------------------------------------------------------


   PEYGAMBERİN MUHALİFLERİNİ HİLE VE TUZAKLA ÖLDÜRTMESİ

**

*

  * Nadir Bin Haris'in Öldürülmesi <#mozTocId154797>
  * Ebu Afak'in Öldürülmesi (624) <#mozTocId476569>
  * Ka'b bin Eşref'in Öldürülmesi (624) <#mozTocId520966>
  * Esma Bint Mervan'ın Öldürülmesi (624) <#mozTocId601223>
  * İbn Sunayna'nın Öldürülmesi (624) <#mozTocId851454>
  * Ebu Rafi'nin Öldürülmesi (624) <#mozTocId90872>
  * Useyr Bin Zarim'in Öldürülmesi (627) <#mozTocId989928>
  * Halid Bin Süfyan'ın Öldürülmesi (625) <#mozTocId405382>

Temmuz 1*,*2013*


    Nadir*Bin *Haris'in Öldürülmesi

Nadir, Hz.Muhammed'in akrabalarındandı. Kureyşliler içinde zeki ve aydın
bir insandı. Muhammed'in büyük bir iş peşinde olduğunu düşünüyor ve ona
inanmıyordu.

Hicretten önce Nadir, Kuran ve Hz.Muhammed'in peygamberliği ile ilgili
olarak halkı uyarır ve onun sahte bir peygamber olduğunu söylerdi. Onun
bir kahin, sihirbaz veya şair olmadığını ama /*"aileleri ve insanları
birbirine düşman eden bir büyücü"*/ olduğunu iddia ediyordu. İbn Hişam,
cilt.*1*. sh*.399*

Aynı eserin*320-321*. sayfasında Nadir b. Haris'in şöyle konuştuğu
yazılıdır :

/*"Bu adama karşı çıkma yolunuz sizi bir yere götürmez. O sizin aranızda
yaşamakta. Şimdiye dek ahlâken en iyi olanınızdı; aranızda yaşayan en
doğru, en dürüst ve emin kişi oldu daima. Siz tutmuş, onun bir kahin,
sihirbaz, şair ve mecnun olduğunu söylüyorsunuz. Kim inanır buna? Ahali,
bir kahin nasıl konuşur bilmiyor mu? Bir şairin, bir mecnunun halini
tefrik edemez mi halk? Bu ithamların hangisini Muhammed'e
yamayabilirsiniz ki halkın dikkatini ondan kaçırabilesiniz. Bakın! Ben
size onunla nasıl baş edeceğinizi söyleyeyim."*/ İbn Hişam,
cilt-*1*.sh*.320-321*.

Sonra Irak'a gitti ve oradan/*" İran kısraları"*/, /*"Rüstem ve
İsfendiyar'la ilgili masallar"*/ vb. hikayeleri topladı ve
Hz.Muhammed'in getirdiği Kuran'ın bunlardan farkı olmadığını anlatmaya
başladı. /*"Bunlar da Muhammed'in söylediği türden şeylerdir. Üstelik
ben onun gibi peygamberlik iddiasında bulunup, Allah'dan vahiy aldığımı
da ileri sürmüyorum. Kur'an, bunlar gibi eskilerin masallarından başka
bir şey değildir"*/ diyordu. İslam Tarihi, Asım Köksal, cilt*1-258*

Aşağıdaki ayetin yazılma sebebinin bu olduğu söylenir:

Lokman-*6* /*"İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir ilmi delile
dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için
boş lafı satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır."*/

Bedir savaşında esir düştü. Nadir'ı esir alan Mikdad b. Esved'di.
Hz.Muhammed, Nadir'ın öldürülmesini emredince Mikdat fidye alamayacağı
için, /*"Ya Resulallah, o benim esirimdir"*/ dedi. Hz.Muhammed, /*"O
Allah'ın kitabı hakkında ileri geri konuşuyordu"*/ dedi ve öldürülmesini
emretti. Mikdat tekrar, /*"Ya Resulallah, o benim esirimdir"*/ dedi. O
zaman Hz.Muhammed, /*"Allah'ım Mikdat'ı lütfunla zengin kıl"*/ diye dua
etti. Miktad, /*"İstediğim buydu"*/ dedi. Nadir'in başı Ali tarafından
kesildi. Onunla birlikte birçok esir de öldürüldü. Kureyş'in ileri
gelenlerinden Ukbe*bin *Muayt da fidyesi kabul edilmeyerek öldürülenler
arasındaydı.

Ukbe'nin Mekke döneminde birgün Muhammed'i boğmak istediği, bir başka
gün namaz kılarken yüzüne hayvan işkembesi attığı, bu nedenle
affedilmeyip öldürüldüğü rivayet edilir.

İslami kaynaklarda, Nadr b. Hâris'in idamına neden olan suçlar şöyle
sıralanmıştır: Müşrikler, Hz. Peygamber'in tebliğini engellemek için
başvurdukları yollardan birçoğunu Nadr b. Hâris, bizzat kendisi de
uygulamıştır. Bunlar: Daveti engellemek, münazara yapmak ve tartışmak,
alay etmek, eza ve cefa yapmak, tehdit etmek, öldürme teşebbüsünde
bulunmak gibi. Müşrikler, Rasûlullah başta olmak üzere Müslümanlara
uyguladıkları kötülüklerde şu sırayı takip etmişlerdir: /*"istihza"*/,
/*"hakaret"*/, /*"işkence"*/, /*"her türlü ticari ve medeni
münasebetleri kesme devri"*/ ve /*"şiddet politikası"*/ gibi. Onlar, bu
metotları uygulayarak İslâmiyet'in yayılmasını engellemeyi
amaçlıyorlardı. İbn Hâris, bu safhaların hemen hepsinde de yer alarak
Müslümanlara eziyet etmiştir.

İslami kaynaklarda öldürülme nedeni olarak gösterilen bazı suçlar İnsan
Hakları kapsamındadır. Ama asıl öldürülme nedeni olarak İslamın
yayılmasını önlemek gösterilmektedir. Muhammede göre eleştirmek,
tartışmak, alay etmek veya zorluk çıkarmak bu kişi ve diğer muhaliflerin
öldürülmesi için yeterlidir. Görüldüğü gibi İnsan hak ve hürriyetlerine
değer vermek yoktur. Bu kişi ve diğer muhalifler sözde Allah'a ve
İslamiyet'e karşı geldiklerinden öldürülmüşler, ama gerçekte acımasız ve
tahammülsüz bir zihniyetin kurbanı olmuşlardır.


    Ebu Afak'in Öldürülmesi *(624*)

Hz.Muhammed*622 yılında* hicret ederek Medine'ye vardıktan sonra kendisi
hakkında eleştirilerde bulunan Yahudi ve diğer putperest Arapların teker
teker seslerini kestirmiştir. Muhammed'den nasibini alan kişilerden biri
ise zavallı yaşlı adam Ebu Afak'dır. Ebu Afak Medine'de kendi halinde
yaşayan*120 yaşında* bir Yahudidir. Ebu Afak'ın suçu diğer Medinelilere
Muhammed hakkında şiir yazarak sorgulamaya teşvik etmesiydi.

İslam alimi İbn İshak'ın /*"Siret Resulullah"*/ eserinde bahsettiği olay
şu şekilde geçmiştir;

Ebu Afak, Ubayda kabilesinden biriydi. Allah'ın elçisinin /*"El-Harit B.
Suveyd B. Samit"*/ adlı kişiyi öldürmesini hazmedemiyor ve eline aldığı
kalem ile şiir yazarak hoşnutsuzluğunu su sözlerle dile getiriyordu;

Uzun yıllar yaşadım

Ama Kayla Oğulları gibi

Bir araya geldiklerinde

Üstlendikleri şeyi yapma ve müttefikleri konusunda

Onlardan daha sadık olan,

Dağları deviren ve hiç bir zaman boyun eğmeyen

Bir topluluk ya da halk grubu görmedim

Onlara gelen bir atlı onları

Her konu hakkında

/*"Haram"*/ ve /*"Mübah"*/ diyerek ikiye ayırmıştır

Yücelik ve krallığa inansaydınız

Tubba'yı izlerdiniz.


Not: Tubba, eskiden Arap topraklarını işgal etmiş Yemenli bir hükümdar.
Kayla oğulları o'na karşı koymuşlardı.

Bunun üzerine Allah'in sevgi ve hoşgörü abidesi peygamber efendi,
/*"örnek insan"*/ Muhammed, tıpkı günümüzde ki bir mafya babası tabiri
ile /*"Bu alçağı benim için kim halledecek!"*/ beyanatında bulunmuş ve
Salim B. Umayr bu /*"suikast"*/ görevini üstlenerek yaşlı adamı gece
karanlığında katletmiştir.

Gerçekten de Ebu Afak ‘*ın öldürtülmesi pek feci bir şekilde olmuştur.
Cinayeti işlemeyi şerefli bir iş gibi üzerine alan Salim b. Umayyr, gece
karanlığında Ebu Afak ‘*ın evine giderek sanki onu dostça ziyaret
ediyormuş gibi görünmüş, ve kendisini ağırlamak için kapıyı açan
ihtiyarcığı oracıkta kılıçla yere sermiştir. Umama b. Müzayrıya adında
bir şair; Ebu Afak' in öldürülmesi olayından hemen sonra şu satırları
yazmıştır:

Sen Tanrı dini' ne ve Muhammet'e ‘*-Yalancısın-'* dedin…

(Bu nedenle) geceleyin bir Hanif sana yaklaştı, senin güvenini kazandı.

'Yaşına ragmen al bunu Ebu Afak-' diyerek (hançeri göğsüne sapladı
ve)seni gebertti…

Gece karanlıklarında seni geberten yaratık insan mı idi? yoksa Cin mi?,
hiç bilemiyorum"

(Kaynak: Ibn Sad, Tabakat, cilt *2*)

Hz.Muhammed'in bu yaşlı adamı öldürtmesi elbette kendisine fiziksel bir
tehdit olarak gördüğü için değildi.*100 yaşını* aşkın bu zavallı yaşlı
adamın tek suçu Hz.Muhammed'i /*"eleştirmekti"*/. Narsisist liderler
kişilikleri icabi kendileri hakkında en ufak eleştiriye bile tahammül
edemezler. Ebu Afak için hiç bir İslami kaynakta Muhammed'i yaralamak ya
da öldürmek gibi bir girişiminin ya da planının olduğu yazmamaktadır.

Allah'ın örnek insan olarak gönderdiği peygamber, Ebu Afak'la hiç bir
zaman yüzleşmemiş, tam aksine bir mafya babası gibi tetikçilerine
öldürülmesini emretmiştir.


    Ka'b*bin *Eşref'in Öldürülmesi *(624*)

Ka'b Yahudi Nadiroğullarına mensup bir şair idi. Bedir Savaşında
öldürülenleri duyunca /*"Vallahi, eğer Muhammed bu ulu kişileri
öldürtmüşse yerin altı üstünden daha hayırlıdır."*/ Diyerek Mekke'ye
gitti. Bedir'de öldürülenler için mersiyeler okudu, Mekkelilerle
ağlaştı. Daha sonra tekrar Medine'ye döndü.

Müslümanlar ve kendisi aleyhine okuduğu hicivli şiirlere Hz.Muhammed
daha fazla dayanamadı ve onun öldürülmesi için suikast timi oluşturdu.
Bu timin içinde Ka'b'ın süt kardeşi Ebu Naile Silkan da vardı.
Hz.Muhammed'in olduğu yerde baba evladı, kardeş kardeşi, amca yeğeni
tanımazdı ve tabii ki bir insanın süt kardeşinin de onu tanımaması normaldi.

Suikast timi Evs kabilesindeki şu kişilerden oluşuyordu:

Ebu Nail Silkan (Ka'b'ın süt kardeşi

Muhammed bin Meslem

Abbad bin Bişr

Haris bin Evs

Ebu Abs bin Cebr

Suikast planı bir tuzaktı. Ka'b Nadiroğullarıyla birlikte kalede
yaşıyordu. Önce Ka'b'la görüştüler ve ona Muhammed'den yakınarak
kendilerinden vergi istediğini söylediler. Ondan borç istediler.
Silahlarını rehin bırakmak üzere anlaştılar. Belirlenen zamanda tekrar
gelmek üzere ayrıldılar. Sözleştikleri zamanda tekrar gelip Ka'b'a
seslendiler. Eşinin kuşkulanıp uyarmasına rağmen Ka'b /*" Onlar benim
kardeşlerim, dostlarım"*/ diyerek yanlarına iner. Plana göre Mesleme,
Ka'b'ın başını koklarken yakalayıp tuttuğunda diğerleri saldıracaktır.

Süleyman Ateş öldürülüş anını şöyle anlatıyor: /*"Ka'b'ın üzerinde zırh
olduğu için adama kılıç işlemiyordu. Hz.Muhammed İbn Mesleme, kılıcın
ucunu Ka'b'ın göbeğinin altına koyup üstüne abandı. Adamın anüsüne kadar
sapladı. Ka'b yıkıldı"*/.(S. Ateş- Kuran'a göre Hz.Muhammed'in hayatı.
S*.565*)

Medine'de, Hz.Muhammed'e bağlılık ve sadakat bakımından birbirleriyle
rekâbet halinde iki müslüman kabile vardı. Evs'ler ve Hazreci'ler.
Bunlardan biri Hz.Muhammed'e hizmette bulunsa, diğeri kıskanıp benzeri
ya da daha iyi bir hizmette bulunma hevesindedir. Ka'b'ın öldürülmesi
Hz.Muhammed'i çok sevindirmişti. Bu yüzden Evs kabilesini övmüş olması
Hazreci kabilesini kıskandırmıştı.


    Esma Bint Mervan'ın Öldürülmesi *(624*)

Yezid b. Zeyd'in eşi ve*5 çocuk* annesiydi. Beni Khatma kabilesindendi
ve şairdi. Bu kabilede de Hz.Muhammed'e sadık müminlerin sayısı
artmıştı. Buna karşın inanmayanlar da çoktu. Asma b. Mervan da
Hz.Muhammed'e inanmamakta ve onu yazdığı şiirlerle eleştirmekteydi.

Hz.Muhammed, Asma'nın aleyhindeki şiirlerini ve konuşmalarını haber
almaktaydı. Anlaşılan o ki, Muhammed aleyhine okuduğu şiirleri kendi
kabilesinden Hz.Muhammed'e ileten ajanlar vardı.

Ebu Afak'ın öldürüldüğünü duyunca üzüntüsünü şu dizelerle şiire döker:

B. Malik ve El-Nabit ve Auf ve El-Khazraj'e saygı duymuyorum.

Sizden biri olmayan bir yabancıya

Murad yada Mahrij (yemenli iki kabile) olmayan bir yabancıya itaat
ediyorsunuz.

Ahcının pişirdiği yemeğin olmasını bekleyen aç adamlar gibi bekleyen

Resinizi öldüren bu adamdan (Muhammed'den) size iyilik geleceğinizi mi
bekliyorsunuz?

Aranızda onu gafil avlayarak ona saldıracak

Ve ondan gelmeyecek yardımı bekleyenlerin

Umutlarına son verecek gururlu bir adam yok mü?

(Kaynak Ibn Sad, Siret resul)

Muhammed Asma'nın bu şiirlerine öfkelenir ve öldürülmesine karar verir.
/*"Kim beni Mervan'ın kızından kurtaracak?"*/ diye sorduğunda; Adiyy b.
Hareşe isminde (gözleri görmeyen) bir müslüman bu göreve talip olur.
Hz.Muhammed'in adamları Bedir'den döndükten sonra Adiyy ile birlikte
Ramazan'ın yirmibeşinci gecesi o kadının evine giderler. Evdekiler
uykudadır. Asma, çocukları ile birlikte yatmakta olup, hatta bir bebeği
de onun üstüne uzanmış durumdadır. Adiyy eliyle yoklayarak bebeği kenara
çeker ve gözleri görmemesine rağmen kılıcını Mervan'ın göğsüne dayayıp
yüklenir ve kılıç Mervan'ın arkasından çıkar.

Sabah olunca gelip Muhammed ile birlikte namaza durur. Muhammed onu
tedirgin görünce /*"Ya Umeyr Mervan'ın kızını mı öldürdün ?"*/ diye
sorar. O da /*"Evet ya Rasulullah, acaba hata mı ettim?"*/ diye cevap
verir. Muhammed /*"Hayır onun için iki keçi bile birbiriyle
toslaşmazdı"*/ der.

Başka kaynaklarda Muhammed'in söylediği son söz şöyledir : /*"Onun kanı
hederdir, sorup karşı çıkacak kimse yoktur"*/(Mahmud Esad- İslam Tarihi
/*"Tarih-i Din-i İslam"*/ Sayfa –*550-551*)

Ömer /*"Tebrikler doğrusu, böyle kör bir şahıs böyle mühim bir hizmette
bulunsun"*/ deyince Muhammed cevap olarak, /*" Ya Ömer, kör deme, O
gerçeği gören mert bir kişidir. Habersizce Cenab-ı Hakk'a ve Resulü'ne
yardım etmiştir"*/ der. Muhammed böyle başarılı bir işi /*"kör"*/
olmasına rağmen yerine getirdiği için Adiyy b. Hareşe'ye Umeyr yani
/*"gözleri gören"*/ ismini takar. İbn İshak Allah'ın Resulü'nün Sireti
(S*.675-676*), İbn Sad /*"Tabakat el-Kebir"*/ (Cilt*2 Sayfa 31*)

Bu cinayetten bir gün sonra Khatma kabilesinin tamamı müslüman olur.

Esma, Hz.Muhammed'in öldürttüğü kişiler için iyice içerlemiş olacak ki,
halktan Hz.Muhammed'i (tıpkı Muhammed'in öldürttüğü gibi) gafil
avlayacak birinin çıkmasını ümit ediyor. Bu demektirki Esma'nın kendisi
hem kadın olduğu için ve hem de acizliğinden böyle bir işi kendisi yapamaz.

O halde Esma denen bu*5 çocuklu* kadın Hz.Muhammed için ne gibi bir
tehdit unsuru idi Hz.Muhammed'in /*"O kadın için iki keçi bile
toslaşmaz"*/ cümlesinden anlıyoruz ki, Esma'nin ölümü halk içinde pekte
ses getirecek bir hadise değildir. Bu demektirki Esma o dönemlerde
otoriter, devlet idaresinde bulunan bir kişi ya da Hz.Muhammed'e karşı
diğer kabilelerle iş birliği yapabilecek mevkide bir kadın değildi.

Esma, kendi çapında şiirler yazan*5 çocuklu* şair bir annedir. Esma
şiirleri ile değil diğer güçlü kabileleri Hz.Muhammed'e karşı savaşmak
için iş birliğine çağırabilmek, kendi halkını bile Hz.Muhammed'e karşı
ayaklandıramayacak kadar aciz bir kadındı. Tek suçu Hz.Muhammed'in
kişileri gafil avlamasına ve kallesçe işlenen suikast olaylarına
kızarak, Hz.Muhammed'in bu eylemlerini eleştirmesidir. Akabinde yazdığı
dizelerin bedelini kendi çocukları önünde vahşice katledilerek ödemiştir.

Esma Bint Marvan için iki keçi tokuşur mu bilemem ama, geride
bıraktiği*5 yetim* çocuğun sabah akşam analarına ağladıkları kesin.


    İbn Sunayna'nın Öldürülmesi *(624*)

Süneyye olarak da tanınan İbn Sunayna Yahudi tacirlerindendi. Muhayise
b. Mesud tarafından öldürüldü.

Hz.Muhammed, Yahudi şairi Ka'b Eşref'in öldürülmesinden sonra
/*"Yetkiniz altındaki her yahudiyi öldürün"*/ emri vermişti ve bu emir
üzerine Muhayissa, yakın ticari ve sosyal ilişki içinde bulunduğu
Suneyna'nın aniden üzerine atlayarak onu öldürdü. Muhayyısa´nın henüz
müslüman olmayan ağabeyi Huvayyısa b. Mes´ud ona vurmaya başladı ve:
/*"Ey Allah düşmanı! Onu öldürdün ha?! Vallahi, senin kamında onun
malından pek çok içyağı vardır!"*/ dedi. Muhayyısa: /*"Vallahi, onun
öldürülmesini bana öyle bir zât emretti ki, eğer o seni öldürmemi de
bana emretseydi, muhakkak senin boynunu da vururdum!"*/ dedi.
Huvayyısa´nın İslâmiyete girmesine ilk sebep, bu cevap oldu. Huvayyısa:
/*"Şaşılacak şey! Eğer Muhammed öldürülmemi sana emretse, gerçekten beni
öldürür müsün?"*/ dedi. Muhayyısa: /*"Evet! Vallahi, o senin boynunu
vurmayı bana emretseydi, muhakkak, senin de boynunu vururdum!"*/ dedi.
Huvayyısa: /*"Vallahi, seni bu duruma getiren bir din, hayrete
şayandır!"*/ dedi ve o da Müslüman oldu. [İbn İshak, İbn Hişam, Sîre,
c.*3*, s*.62*, Vâkıdî, Megâzî, c.*1*, s*.191-192*, Taberî, Târih, c.*3*,
s.*5*, Beyhakî, Delâilü´n-nübüvve, c.*3*, s*.200*, İbn Abdilberr,
İstiâb, c.*4*, s*.1464*, İbn Esîr, Kâmil, c.*2*, s*.144*, İbn Seyyid,
Uyûnu´l-eser, c.*1*, s.*01*, Zehebî, Megâzî, s.*1 31*, E bu´l-Fidâ,
el-Bidâye ve´n-nihâye, c.*4*, s.*5*.]


    Ebu Rafi'nin Öldürülmesi *(624*)

Ebu Rafi de Hayberli bir Yahudi tacirdir. Evs kabilesinin Şair Ka'b
Eşref'i öldürmesini kıskanan Hazreci'ler, Ka'b kadar değerli birini
öldürüp Hz.Muhammed'in gözüne girmek isterler. Akıllarına Ebu Rafi
gelir. Gatafan kabilesini Hz.Muhammed'e karşı savaşa kışkırttığı ve
tacir olduğu için faizle borç para verdiği vb. bir takım ithamlarla
suçlayarak Hz.Muhammed'den öldürmek için izin isterler. Hz.Muhammed onu
öldürtmek için Abdullah*bin *Atik' komutasında bir tim oluşturur.

Tim üyeleri :

Abdullah bin Atik

Mesud bin Sinan

Abdullah bin Üneys

Ebu Katede Haris bin Ribiy

Hüzai*bin *Esved den oluşlan*5 kişilik* bir fedai timiydi.

Ebu Rafi Hayber'de bir kalede yaşıyordu. Abdullah bin Atik'in süt annesi
Hayberli olduğu için bu yöreyi çok iyi biliyordu.Abdullah İbn Atik
kalenin içine sızmayı başarır ve bir ahıra saklanır. Herkes çekildikten
sonra Atîk, Ebu Rafi'nin yatak odasına sızar.

Ebu Râfi, karanlık bir oda içinde, ailesinin arasında uykuya yatmış
bulunuyordu. Abdullah b. Atîk; Ebu Râfi'in odanın neresinde olduğunu
kestiremediğinden, anlamak için: /*"Ebu Râfi !"*/ diyerek seslendi. Ebu
Râfi: /*"Kim o?"*/ dedi.

Abdullah b. Atîk, ses gelen tarafa yaklaşıp ona kılıçla ilk darbeyi
indirdi. Fakat, bir iş görememiş olmanın heyecanı ve dehşeti içinde
kaldı. Ebu Râfi çığlık koparınca, Abdullah b. Atîk, hemen dışarı çıktı.
Kısa bir müddet sonra, tekrar içeri girip sesini değiştirerek: /*"Nedir
bu feryad ey Ebu Râfi?"*/ dedi. Ebu Râfi: /*"Anan Cehenneme! Sen
seslenmeden önce, birisi bana oda içinde kılıçla vurdu!"*/ dedi.
Abdullah b. Atîk, ona kılıçla bir darbe daha indirip iyice yaraladı.
Fakat, yine öldüremedi. Sonra, kılıcın keskin ucunu kamına basınca, Ebu
Râfi arkasına devrildi. Buhârî, Sahîh, c.*5*,s*.26-28*, Taberî, Târîh,
c.*3*,s.*6*-*7*, Beyhakî, Sünenü´l-kübrâ, c.*9*,s*.80*,
Delâilü´n-nübüvve, c.*4*,s*.37-38*, İbn Esîr, Kâmil, c.*2*, s*.147-148*,
Zehebî, Megâzî, s*.285-286*.

Suikast timindeki herkes Ebu Rafi'yi kendisinin öldürdüğünü iddia eder.
Bunun üzerine Hz.Muhammed, herkesin tek tek kılıcını kontrol eder.
Öldürenin Abdullah b. Uneys olduğunu söyler, çünkü kılıcında kemik
izleri görmüştür. Taberi'de olay şöyle anlatılır:

/*"Biz, yataginda bulunan (kocasına) kılıçlarımızla vurmaya başladık;
gecenin karanlığında onu ancak ince ve beyaz Kipti bezine benziyen
beyazindan dolayi seçebildik… Biz ona kılıçlarımızla vurduktan sonra
Abdullah bin Üneys kılıcını onun karnına sapliyarak öbür tarafina
geçirdi. Yahudi bu sirada: -'Yeter, yeter'- diye bağırıyordu. Bundan
sonra biz onun yanindan çıktık. Abdullah bin Atik'in gözleri iyi
görmüyordu, bu yüzden inerken basamaktan düşerek ayagini siddetli bir
surette incitti; onu yükliyerek çesmeden akan su çukuruna kadar
götürdük. Biz o çukurda saklanacaktık. kalede atesler yakildi, bizi her
taraftan arastirmaya koyuldular. Ancak bizi bulmaktan ümidi kestikten
sonra yaralının (Ebû Râfi'in) yanina dönerek onu her taraftan sardilar.
O, onlar arasinda can cekisiyordu. Biz, Tanrı dusmanının ölüp ölmedigini
bilmek istedik. Aramizdan biri: -'Ben gidip anlar, ve bekliyerek onun
haberini getiririm'- dedi; ve Yahudi'ler arasina karişti. Yahudi'ler
arasina karişan adam söyle diyor: -Ben yanlarina geldigim vakit,
yahudilerin ileri gelenleri onun yaninda toplanmişlar(dı); karısının
elinde kandil vardi. O, kandilin ışığında kocasının yüzüne bakıyor, aynı
zamanda toplanmiş olan adamlarla konusarak: -Tanri adina and içerek
teyid eylerim ki, Ibn-i Atik'in sesini isitmis gibi oldum, fakat
sonradan kendi kendimi -Ibn-i Atik Medine'dedir, bu memlekete nasil
girebilir?- dedim. Bu arada ben de yaralinin yuzüne bakmak üzere yanina
yanastigim vakit karisi: – Yahudi ilâhına and içerek ölmüş olduğunu
temin derim- dedi. Haber almaya giden arkadasimiz: -Bu söz benim için
her şeyden daha hostu- diyor. O, bize Ibn-i el-Hukayk'in (Ebû Râfi'i'n)
ölüm haberini getirdi. Bundan sonra biz, arkadasimizi (Ibn-i Atik'i)
yükliyerek kaleden ayrıldık. Tanrı elçisinin katina gelerek Tanrı
düşmanını öldürdüğümüzü haber verdik. Fakat onu hangimizin öldürdüğü
hakkinda aramizda ihtilâf başgösterdi. Her birimiz onu kendisi öldürmüş
oldugunu iddiâ ediyordu. Bunun üzerine Tanri elçisi: -Haydi
kiliçlarinizi gösteriniz- dedi. kiliçlarimizi getirdik; o, kiliçlara
bakti ve Abdullah bin Üneys'in kilicini gözden geçirdikten sonra: -Bu
kilicin sahibi onu öldürmüştür, ben bu kiliçta kemik izleri görüyorum-
dedi"*/

(Bkz. Milli Egitim Bakanligi yayinlari: Taberi, Milletler ve Hükümdarlar
Tarihi, Istanbul,*1966*, cilt*II*. sh.*365-6*)


    Useyr*Bin *Zarim'in Öldürülmesi *(627*)

Useyr, Hayber Yahudilerindendi. Hicretin *6*. yılında Muhammed,*3
kişilik* bir heyeti Abdullah İbn Rehava başkanlığında Hayber'e
göndermişti. Rahava, Hayber'de*3 gün* kaldı. Yahudilere başkanlık eden
Useyr*bin *Zarim'le görüştü. Döndüğünde Useyr'in Gatafan kabilesini
Müslümanlara karşı kışkırttığını Hz.Muhammed'e anlattı. Hz.Muhammed,
Useyr için planını yaptı ve Rahava'yı bu defa*30 kişiyle* Hayber'e
gönderdi. Hz.Muhammed'in kendisini Hayber'e vali olarak atadığını,
kendisini görmek için Medine'ye beklediğini iletti. Teklife kanan
Useyr'le birlikte yola çıktılar. Yahudiler de*30 kişiydi*. Hayber'e*6
mil* mesafede bulunan Karkara'ya geldiklerinde Useyr kuşkulandı, pişman
olup gitmekten vazgeçti ve geri dönmek istedi. Bunu anlayan Abdullah İbn
Uneys kılıcına davranıp onun ayağını kesti, Useyr de elindeki değnek ile
Abdullah b. Uneys'in başına vurdu. Useyr'le birlikte*29 Yahudi* kılıçtan
geçirilerek öldürüldü. Bir kişi kaçtı. Uneys, Hz.Muhammed'e geldi ve
Hz.Muhammed onun yarasını tükürerek iyileştirdi. (Taberi–Tarih*3/155*)


    Halid*Bin *Süfyan'ın Öldürülmesi *(625*)

Hüzeli Kabilesi Lıhyanoğulları kolundandı. Hz.Muhammed, Halid
b.Süfyan'ın kendisine karşı çarpışmak için adam topladığı istihbaratını
alır ve Abdullah b.Üneys'e onu öldürmesi için talimat verir.

Abdullah, Muhammed'den Halid'i aldatmak için kendisini kötüleme
konusunda izin ister. Hz.Muhammed de /*"istediğini söyleyebilirsin"*/
der. Halid'in eşgalini tarif eder ve ekler:

/*"O'nu gördüğünde şeytanı hatırlarsın. Onunla senin arandaki alamet;
onu görünce kendinde bir ürperme ve korku hali bulursun."*/

Abdullah, aldığı talimat doğrultusunda Halid'in kabilesine doğru yola
çıkar ve Urana vadisine ulaşır. Orada bir kadın çobanı görür ve Halid.b.
Süfyan'ı sorar, o da /*"İşte buraya doğru gelen o"*/ der. Halid Süfyan
ona kim olduğunu sorar ve o da Muhammed'e karşı savaşmak istediğini ve
kendisinin bu amaçla bir ordu oluşturduğunu duyduğu için onun yanına
geldiğini söyler. Bunun üzerine Halid. Süfyan onu alır, götürür misafir
eder. Yedirir, içirir. Herkes uykuya çekilince Abdullah bir punduna
getirip Halid'i öldürür.

Bu işe karşılık Muhammed ona bir asa hediye eder ve /*"Cennette
kullanırsın"*/ der. Abdullah'ın vasiyeti üzerine bu asa kefenine sarılıp
öyle gömülmüş. Cennette kullanacak ya!

*https://islamingercekleri.wordpress.com/2013/07/01/11-muhaliflerin-hile-ve-tuzakla-oldurulmesi/*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170405152954 Oraj Poyraz [email protected]
2017/04/07  14:42 6  64  [email protected]

 



-- 

Dil goncadir; cok acilinca cirkinlesir.

Dusuncenin Dusunceli Sozleri

Peygamber oldugunde, zirhi birkac kilo arpa karsiliginda bir Yahudi nin
yaninda rehin duruyordu.

Buhari 34/14, 33, 88; Hanbel 1/300; 6/42, 160, 230

D U A

Bir Allah bulunmaliydi
Biraz adalet gozeten,
Kaderi insafla cizen,
Binde bir defa da olsa
Dualara kulak veren.

Orada can
Burda ezan
Hak yoluna
Bunca nifak!
Ayri ayri kitaplardan
Adini duyan kullarin
Saskin
Hallerine care
Bir Allah bulunmaliydi.

Siginip her biri bir dine
Kullarin birbirlerine
Cektirdiklerini bilen
Ve Allah diye cekilen
Kanli kiliclari kiran
Bir Allah bulunmaliydi.

Kiyamet berisinde de
Gozeten dunyayi, arsi
Bir Allah bulunmaliydi
Din perdesi gerisinde
Gizlenen yilana karsi.

Stockholm 1973
Kemal Rastgeldi


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/











BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap