------------------------------------------------------------------------
bayrak


    *MUSTAFA* K.*ERDEMOL : *Böyle olur tek adamlık dediğin

*24.02.2017 08:21.*


Kitap yazıp zorla okutturan da var, kendisini Tanrı’yla eşitleyen de.
Camii, Kilise, Tapınak yaptıran da var,*AIDS*’e ilaç buldum diyen de.
Gücünün doruğundayken attan düşen de var

Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev muhterem eşi Mihriban Aliyeva’yı
/*"Devlet Başkanı Birinci Yardımcılığı"*/na atayınca herkesin
şaşırdığını düşünen yoktur herhalde. Örneğin Başbakanımız Binali
Yıldırım Bey, bu atamayı çok yerinde bulduğu için bizzat hanımefendiye
kutlama mesajı yolladı biliyorsunuz. Kayınpederi tarafından bakan
yapılan Berat Albayrak Bey’in de, Aliyeva’yı en iyi anlayanlardan biri
olduğuna kuşku yok. O da şu sıralar bulunduğu Azerbaycan’da muhterem
İlham Aliyev’i söz konusu atama nedeniyle kutlamayı ihmal etmedi.

/*"Tek adam"*/ rejimlerinde olur bunlar. Çağlar aşıp gelen bir tutumdur
bu. Eskimeyen bir tutum olduğu için de son derece /*"klasik"*/ bir tavır
aynı zamanda. Tabii günümüzün tek adamları eski zamanlara oranla daha
/*"normal"*/ atamalar yapıyorlar haklarını yemeyelim. Roma İmparatoru
manyak Caligula, taparcasına sevdiği atı İncitatus’u yargıç (kimileri
senatör der) olarak atamıştı, örneğin. Çok şükür hayvan dostlarımızın
önemli devlet kurumlarında görevlendirildiği o çağlar geride kaldı.

Gerçek demokrasinin az olduğu ya da hiç olmadığı veya yok /*"Türk
tipi"*/, /*"Kazak tipi"*/, yok /*"Rus tarzı"*/ gibi önadlar eklenerek
tanımlanan, coğrafyaya/memlekete özgü /*"demokrasiler"*/de tek adamların
kimi icraatlarında bizim anlamadığımız kerametler kuşkusuz vardır.

Büyüklüğünü herhalde yıllar yıllar sonra anlayacağımız Türkmenistan’ın
bir önceki Devlet Başkanı canım Saparmurat Niyazov ne büyük insandı. Ama
bu büyüklüğünü nedense başkalarının kendiliğinden fark etmesini beklemek
gibi bir huyu yoktu. Ülkesi insanlarının hepsinin önderi olduğu için
soyadını /*"Türkmenbaşı"*/ olarak değiştirmesi mütevazılık gibi
görülmeyebilir ama ne yapsındı? Millet /*"çobansız"*/ mı hissetsindi
kendini?

Kendisini herşeyin kendisinde barındığına o kadar inanmıştı ki,
memleketteki doktorlara Hipokrat’a değil kendisine yemin etmelerini
emreden kanun çıkarmıştı örneğin. Bu değerli adamın kitap yazmasında da
herhalde şaşırılacak bir taraf yoktur. Okuma mutluluğuna erişemediğim
Ruhname adlı kitabı kuşkusuz çok mühimdi. Okuyan cennete gider dermiş.
Okullarda ders kitabı olarak okuttu uzun süre. Ehliyet almak mı
istiyorsunuz, Ruhname’yi ezberlemeniz yeterdi bunun için.

Ne yaptıysa milleti için yapmıştı Türkmenbaşı. Milletinin de onu
sevdiğine inanırdı. Bir de böyle yanları var bunların, hayrettir
gerçekten. Bu sevgiye(!) karşılık olarak adını iyice ölümsüzleştirsin
diye ay isimlerini, değiştirip,*Ocak *ayına Türkmenbaşı adını verdi.
Anasının adı da aylardan birine layık görülmüştü.*1948 depreminde*
yaşamını yitirmişti anne.*2003 yılına* da annenin adını yani Gurban
Sultan’ı adını verdi ülke parlamentosu. Ülkede üretilen parfümlerden
biri de annenin adını taşıyor.

Kim ona kendini beğenmiş, kibirli derse kalbini kırarım. Bu değerli adam
/*"bu televizyonlar beni övüyor, çok ayıp bir şey bu"*/ diyerek, basın
danışmanının maaşını kesmişti. Kendisinden en az söz eden yayın
kuruluşlarına ödül vermişliği de vardır. Çok muhteremdi gerçekten.


    Gelen de farklı değil

Emri hak vaki oldu, darı bekaya göç etti Türkmenbaşı. Yerine, vasiyeti
üzerine, /*"gayrimeşru oğlu"*/ olduğu da iddia edilen diş doktoru
Kurbangülü Berdimuhammedov getirildi. Bu da çok değerli bir ademdir.
Judoda, tekvandoda siyah kuşak sahibi, sokun bir gece kulübüne
bir*DJ*’lik yapsın, bayılırsınız, o kadar iyidir bu alanda. Tam*35
kitap* yazmış biri bu. Kitaplarından biri /*"Barış Müziği, Kardeşlik ve
Dostluk Müziği"*/ adını taşıyor. Başkent Aşkabat’taki Kültür Merkezi’nde
düzenlenen törende, hükümet üyelerinin bakanların, kültür, sanat
dünyasının temsilcilerinin, basın mensuplarının nihayet çok sayıda
vatandaşın da katılımıyla tanıtımını yaptı kitabının. Tanıtım töreninde
gerçekleştirilen konuşmalarda, Berdimuhamedov’un yeni eserinde ozanların
Türkmen kültüründe ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladığını ifade
ettiler. /*"Aziz Devlet Başkanı’nın kaleme aldığı bu eseri ile kültür ve
sanatın dünya barışına önemli katkı sağladığını tüm dünyaya
duyurduğunu"*/ anlattılar. Eserden örnek parçalarda okudular. Türkmen
ozanı ağabeyini düşmandan kurtarmak için eline silah yerine Türkmenlerin
milli saz aleti olan dutarı alıyor örneğin.

Yakın zamanda, geçtiğimiz Nevruz Bayramı’nda yani, yeni bir kitap yazıp
bunu hükümet mensuplarına hediye etti. Kitap çay üzerine son derece
değerli bilgiler içeriyor. (Okumadım ama mutlaka öyledir). Ölene kadar
devlet başkanı ilan edilen Berdimuhammedov’un insanüstü olduğuna
inanılabilirdi, eğer bindiği attan düşmeseydi. Sırtından atmış at bunu.
Bu asil hayvanların diktatör sevmezlikleri de pek bir enteresan doğrusu.


    Tanrısı da kurtaramadı

Bizim coğrafyaya özgü değil tabii bu tek adam güzellikleri. Rafael
Leonidas Trujillo Molina vardır, bilinir.*1961*’e kadar ülkesi Dominik
Cumhuriyeti’nin diktatörüydü. Kendine aşık bir zat olduğuna kuşku yok.
Başkentin büyük meydanlarına /*"Tanrı ve Trujillo"*/ yazılı panolar
astırması biraz fazla tabii. Diktatörün, tek adamın kendisinden çok
etrafındakiler pek bir ahlaksız olabiliyor, kişi ya da kurum fark etmez.
Dominik’teki kiliselerde /*"Gökyüzünde Tanrı, Yeryüzünde Trujillo
sloganları yazılıydı örneğin. Ayıptır yahu. "*/Gökyüzündeki Tanrı" da
herhalde kendisiyle eşitlenmesine kızıp, suikastçilerinin işini
kolaylaştırmış diktatörün.*1961*’de öldürdüler muhteremi.

Bunların hepsi /*"öte alemlerce"*/ seçildiklerine inanmışlar fena halde.
Haiti’nin diktatörü François Duvalier ülkenin resmi dini olan Vodoo’nun
en ulu kişisi ilan etmişti kendisini. Bunların bir de yok camii, yok
kilise, yok tapınak yaptırmak gibi huyları da var. Türkmenbaşı çok camii
yaptırmıştı. Fildişi Sahili diktatörü Félix Houphouët-Boigny’den söz
ederler. Hiçbir zaman tam olarak dolmadığı söylenen dünyanın en büyük
kilisesini yaptırmış:*7 bin *kişilik.

Uganda’nın o sefil diktatörü İdi Amin (tam adı Haci İdi Amin Dada idi)
ülkesini her diktatör gibi kanla, baskıyla yönetti, tüm zamanını sınır
komşularıyla kavga etmekle geçirdi. Öldüğünde, çok sorunlar yaşadığı
komşu Tanzanya’nın Devlet Başkanı /*"Afrikalı bir ananın doğurduğu en
büyük hayvan"*/ diye söz etmişti ondan. Böyle de sevilirdi(!).

Memleket onundu nasılsa, baktı ki Tanzanya’yla sorunları çözemiyor, eski
boksördü bir de, Tanzanya cumhurbaşkanını kendisiyle, İngiltere’den bir
hükümet yetkilisinin hakemlik yapması koşuluyla, boks maçına çağırdı.
Kazanan sınırlarla ilgili iddiasından vazgeçecekti. Kabul etmediler
tabii. Sonra devrilince, birkaç ülkeye /*"boks antrenörü"*/ olarak
iltica etmek istedi, almadılar. Suudi Arabistan, boks moks yapmayacaksın
deyip bağrını açtı. Orada öldü zaten. Müslümandı bu. Ünvanlarından
birini çok severim: /*"Topraktaki Hayvanların ve Denizdeki Balıkların
Efendisi"*/. Yahu ne adamdı.

Tabii Yahya Jammeh’den söz etmeden olur mu? Daha önce de yazmıştım bu
zat hakkında. Adamımdır bu benim.*22 yıl* ülkesini yönetti. Tuttu,
/*"AIDS’e ilaç buldum"*/ deyip, ne kadar*HIV/AIDS* hastası varsa hepsine
bu /*"ilacı"*/ içirdi. Yüzlerce ölüden söz ederler.

Seçimler yapıldı geçenlerde, kaybetti haliyle. /*"Gitmem, yeniden seçim
yapılsın"*/ deyip tutturdu. Tek adamların ortak noktalarından biri de
budur. Seçim beğenmediler mi, bir daha istiyorlar. Gören de seçimle başa
gelmeye inandıklarını sanır. /*"Beni Allah getirdi, o götürür"*/ dedi
ciddi ciddi. Afrika Birliği, /*"şu kadar süre içinde ülkeyi terk
etmezsen tepelerim"*/ deyince kaçtı ülkeden. Afrika Birliği’nin askeri
tehdidi /*"götürdü"*/ yani sonunda. Giderken ülkenin tüm hazinesini de
aldı yanına.

Uzağımızda değil bu tipler. Bir bakarsınız buluşuvermişiz.

Aman, ol gani seddar yüzümüze baksın.

/*"Hayır"*/lısı neyse, o olsun.

*http://www.birgun.net/haber-detay/boyle-olur-tek-adamlik-dedigin-148083.html*

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170224181512 Oraj Poyraz [email protected]
2017/02/24  20:14 6  64  [email protected]

 


RUBAI
. . . . . .
Dunyada akla deger veren yok madem,
Akli az olanin parasi cok madem,
Getir su sarabi, alin aklimizi:
Belki boyle begenir bizi el alem!

OMER HAYYAM

Osmanli Hukumeti Ermenilere toprak verilmesini kabul ediyor.

Hariciye Naziri Sefa Bey - 29.01.1921
Ingiliz Yuksek Komiseri Rumbold a..

Hainlere Hiyanet

Antigonos, bir sehrin askerlerini kandirip kendi rakibi olan komutanlari
Eumenes e ihanet ettiriyor; ama askerlerinin ihanetiyle adami
oldurdukten sonra kendisi tanrisal adaletin uygulayicisi olmaya
kalkiyor, hainleri sehrin valisine teslim edip hepsini diledigi bicimde
temizlemesini emrediyor. Oylesine yaptiriyor ki dedigini, sayilari bir
hayli cok olan bu askerlerin bir teki bile Makedonya ya donmuyor.
Askerler kendisine ettikleri hizmetin buyuklugu olcusunde kotuluk etmis
ve cezayi ha ketmis oluyorlardi. Efendisi Sulpicius un saklandigi yeri
haber veren kole, Sylla nin vermis oldugu soz geregi serbest
birakiliyor; ama devlet hikmeti geregi Tarpeion kayaligindan atiliyor.
Bizim kral Clovis de, Cannacre in hizmetcilerine altin silahlar
vadederek efendilerine ihanet ettiriyor. Sonra ucunu de astiriyor. Kimi
yerde de hiyanet edenlerin boyunlarina ihanet karsiligi aldiklari keseyi
takip asiyorlar. Kendi isteklerini yerine getirdikten sonra kamu
istegini de yerine getirmis oluyorlar boylece. Fatih Sultan Mehmet,
soyunun adeti uzere, taht kiskancligi yuzunden kardesini ortadan
kaldirmak isteyince onun adamlarindan birini kullaniyor bu iste: Adam da
fazla su yutturarak boguyor sehzadeyi. Is olup bitince Padisah bu
cinayetin kefareti olarak katili olen kardesinin anasina (yalniz babadan
kardestiler cunku) teslim ediyor o da padisahin gozu onunde katilin
karnini yardiriyor, kendi elleriyle yuregini bulup sokerek sicak sicak
kopeklere yediriyor. Kendileri hic de iyi olmayanlar, kotu bir eylemden
cikar sagladiktan sonra, rahat yurekle, ise biraz iyilik dogruluk
karistirmaktan hoslanirlar, bir karsilik oduyormus, vicdanlarini
temizliyormus gibi. Kaldi ki, bu korkunc kotuluklere alet ettikleri
kimseler kendilerini sucluyormus gibi gelir onlara. Olmelerini isterler
ki bu yuz karasi islerin bilinci, tanikligi silinsin gitsin.

Michel de Montaigne : Denemeler


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/











BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap