------------------------------------------------------------------------
bayrak
*Her konunun uzmanı olmak için gerekli 5 kriter!*
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2016/09/her-konunun-uzman-olmak-icin-gerekli-5.html>
Dünyada artık bilge insan bulmak neredeyse imkansız hale gelmişken
ülkemizde en kolay şey. /*"Her Konunun Uzmanı"*/ diyebileceğimiz bu
kişiler hemen her yerdeler. TV, gazete, sosyal medya ve diğer mecralar
bu insanlarla dolu. Her konuda bilgi ve fikre sahipler ve kendilerinden
de son derece eminler. Bu insanlardan ne kadar kaçsanız boşa. Bir
arkadaşınız mutlaka epostanıza birkaçının fikirlerini içeren yazılar
gönderecektir. Giderek her konunun uzmanı kabusu bir ülkeye dönüyoruz.
Bu konuda yapılan ender bilimsel çalışmalardan biri Yrd.Doç.Dr.Onur
Dursun’un /*"Köşe Yazarlığından Medya Filozofluğuna"*/ başlıklı
makalesi. Hürriyet Gazetesi yazarları Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan’ın
2014 yılı Temmuz ve Eylül arasındaki yazılarını içerik analizine tabi
tutan O.Dursun çarpıcı sonuçlara ulaşmıştır. Yazarların popüler olma,
takipçi sayılarını arttırma gibi amaçlar ve siyasi-iktisadi baskılar
sonucunda, gündemle ilişkisiz, toplumun çeşitli sosyokültürel alanlarına
ilişkin yazılar kaleme aldığı sonucuna ulaşılan makalede ortaya çıkan
veriler son derece ilginçtir. Ertuğrul Özkök’ün, bu dönem içinde yazdığı
76 köşe yazısında 170 farklı konuya değindiği, bunların sadece %46’sının
uzmanı olduğu Gündem-Siyaset konusunda olduğu belirlenmiştir. Değindiği
diğer konular dinden cinsel konulara, modadan teknolojiye kadar farklı
alanlardadır. Ahmet Hakan için de sonuçlar benzerdir. 76 köşe yazısında
309 farklı konuya değinilirken eğlence hayatından biyografiye, spordan
yemeğe kadar birçok farklı alana dokunulmuştur. Peki ama nasıl?
Neden böyle olduğu üzerinde durmaya gerek yok sanıyoruz. Çünkü
O.Dursun’un da belirttiği gibi nedenler çok açık. Asıl düşünülmesi
gereken şey nasıl olduğu. Yani yazarları veya diğer insanları bu hale
getiren bilişsel sebepler. İnsanlar nasıl oluyor da bir anda /*"Her
Konunun Uzmanı"*/na dönebiliyor. Sosyal Psikoloji ve Ekonomi biliminden
de destek alarak kişiyi /*"sıradan bir ölümlü"*/den /*"Her Konunun
Uzmanı"*/na çeviren sebepleri açıklamaya çalışalım.
Her konunun uzmanı olmak için gerekli 5 kriter:
*1- Bolluk Paradoksu *
Bu ekonomi teorisi basitçe şunu der: Malı çok üretirsen değeri düşer. Bu
paradoks günümüz bilgi toplumu için de geçerlidir. Nicelik, konuyu daha
iyi öğrenmek için gösterdiğimiz çabanın niteliğini zayıflatır. Herhangi
bir Avrupa ülkesinde günde sadece 3 haber okuyarak gündemi takip
edebilirken ülkemiz için bu sayı en az 300’lerdedir. Bu kadar çok haberi
okuduktan sonra kişinin insanlar ve olaylar eksenini aşıp kavramlara
ulaşması bile neredeyse imkansızdır. İşte, gündemi takip edeyim derken
insanlar ve olaylar arasına sıkışan beynin yapabileceği en iyi üretim
olaylar ve insanlar arasında ilişki bulmak, bulamayınca da yaratmaktır.
Bu da insanı konudan konuya zıplatır durur. Sonra bir de bakmışsınız ki
her konunun uzmanı oldum!
*2- Metaforlarla düşünmek*
Sosyal medya herkesi metaforlarla düşünen yaratıklara çevirdi.
Bağımsızlık, insan hakları, basın özgürlüğü, sosyal devlet denildiğinde
iki kelime akıl yürütemeyen milyonlarca insan /*"hayat bir
yolculuktur"*/, /*"en büyük Fener"*/, /*"dere geçerken at
değiştirilmez"*/ denildiğinde rahatlıkla hayat, spor ya da politika
uzmanına dönüşüyor. Evrensel kavramlar üzerinden hayat hakkında düşünmek
zorken metaforların sizi bazı sonuçlara ulaştırdığını sanırsınız. Zemini
olmayan hiçbir düşünce gerçek düşünce olamaz. Her konunun uzmanına insan
hakları ile basın özgürlüğü arasındaki ilişkiyi sorduğunuzda muhtemelen
size mantık sıçraması şeklinde bir akıl yürütme, bozuk bir iyi-kötü
merceğinden konuya bakış ve en az bir metaforla yanıt verecektir.
*3- Karşılıklılık ilişkisi*
İnsanlık tarihinin bu en eski altın kuralı her konunun uzmanı olabilmek
için de gereklidir. Halk toplumundan kitle toplumuna evrilen toplumlarda
bu ilişki kaçınılmazdır. Belli kitlelerin düşüncelerini savunarak
diğerlerine saldırmak uzmanlığa uzmanlık katar. Çünkü sizi ahmakça
savunanları gördükçe /*"vay be, ne kadar haklıymışım"*/ deyip göbeğinizi
kaşırsınız. Sen benim sırtımı kaşı, ben senin sırtını kaşıyayım döngüsü
başladı mı bir daha sonu gelmez.
*4- Bir tartışmada haklı çıkma zorluğu*
Sürekli başkalarına saldıran bu tür uzmanların hiç fikrini değiştirip
uzlaştığını gördünüz mü? Elbette hayır. Çünkü çürütülen argüman, her
konunun uzmanı olan kişinin tutumunun nedeni değil, çok daha önceden
oluşturduğu önyargısının sonucudur. Yani bu tür uzmanların bilgiyle
oluşturulmuş fikirleri değil, önyargılarla oluşturulmuş fikirleri
vardır. O nedenle onların fikirlerini değiştirdiklerini ya da
uzlaştıklarını hiç göremezsiniz. Tam da şu fıkrada anlatıldığı gibi:
Sokak lambası altında arabasının anahtarlarını arayan sarhoşa polis
sorar, /*"Onları burada mı düşürdün?"*/ /*"Hayır,"*/ der sarhoş, /*"Arka
sokakta düşürdü ama burada ışık daha iyi."*/
*5- Yabancı el sendromu*
Normal insanların beyni bölünmüş değildir ama bu uzmanlarda böyle bir
sendrom fark edersiniz. Tıpkı kişinin bir eliyle raftan aldığı bir şeyi
diğer eliyle rafa koyması rahatsızlığı gibi. Uzmanlar, birkaç gün önce
savunduğu fikri hiç savunmamış gibi ret ederler. Normal beyinler
savundukları yeni fikirle eski fikir arasındaki boşluğu dolduracak
argümanlar yaratırken her konunun uzmanları savundukları eski düşüncenin
ne olduğunu bile hatırlamazlar ve çoğu zaman da karşı çıkarlar. Bölünmüş
beyin tedavisi zor bir hastalıktır.
Özetle, medyaya ve sosyal medyaya baktığımızda artık gördüğümüz tek şey
her konunun uzmanları. Yani aşırı bilgiden herkes aptallaşmış!
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160905121328 Oraj Poyraz At Alpinaasia
[email protected]
2016/09/05 14:00 4 58 [email protected]
--
KARANLIK YAPI
. . . . . .
Vurmus daglara daglara isigi
Belli olmus uzagi yitmisliginden
Dusunur bizi
Gece asagida
Ustlerden buyur samanyolu
Bir sevgiye benzer
Baska bir sevgiye benzerken
Gece asagida
Bagislar oldurmusu
Calani yalan soyleyeni kacani
Topraga cig dusmeden
Gece asagida
Bir eski savas alaninda korkunc
Bir ayrilikta upuzun
Neler soyunur neler
Gece asagida
Nice yorgun olursa olsun yercek
Yukunden yesilinden
Uyutur bocegi otu
Gece asagida
Fazil Husnu DAGLARCA
Biz, yeryuzunu bir dosek, daglari da birer kazik yapmadik mi?
NEBE/6-7
Sufeyla Sahin : Muavenet e yapilan ABD saldirisi.2 Ekim 1992.Bunu sakin
unutma!
Katil Amerika!!!
NASIL OLDU?
OLAY SONRASI
GAZILER NE DIYOR?
DAVA SONUCU IBRET VERICI
IRAN NE YAPMISTI?
ACIKLI VE DUSUNDURUCU
SORUSTURMA BILE ACILIRDI
KOMUTAN NE DEDI?
Katil Amerika!!!
Gemi komutani Kurmay Yarbay Kudret Gungor, Vardiya Subay Tegmen Alper
Tunga Akan, Telsiz Astsubayi Serkan Aktepe,
Cavus Mustafa Kilinc ve Topcu Er Recep Akan
Rahmetle aniyoruz...
Yine Muavenet Faciasi nin yil donumu; 5 sehit 22 gazinin trajik
hikayesi...13 yil once meydana gelen olayin sonrasinda bizim icin bir
cok ibret var. Ege de tatbikat sirasinda durup dururken Amerika
tarafindan vurulan Muavenet Firkateyni ni hic unutmamak unutturmamak
gerekir. Yaziyi okuyunca daha iyi anlayacaksiniz.
NASIL OLDU?
2 Ekim 1992 gunu, planlamasinda gercek atisin bulunmadigi Display
Determination Tatbikatindayiz. Dinlenme aninda, yani herkes uykudayken,
tam gece yarisi Amerikan Ucak Gemisi Saratoga attigi 2 Sea Sparrow
Fuzesiyle Firkateynimizi vurdu.
Birer saniye arayla atilan 2 fuzenin biri komutanin bulundugu kaptan
koskunu,digeri kurmay ekibin bulundugu savas harekat merkezini vurdu.
OLAY SONRASI
Faciadan sonra olanlari kisa basliklariyla hatirlatayim:
Yarali personelimiz helikopterle Saratoga ya ameliyata alindi...
Saratoga dan bir ekip geliyor fuze parcalarini almak istiyor.
Bir assubayimiz Recep Kayaci delilleri yokedecekleri kaygisiyla
parcalari vermedi.
5 sehit 22 yaraliya, koca gemimizin hurdaya donmesine ragmen tatbikat
kesilmedi.
Hic birsey olmamis gibi devam etti.Iste ilk sorgulanmasi gereken skandal
bu...
GAZILER NE DIYOR?
Konustugum hicbir gazi, ornegin olayda bir kolunu ve bir bacagini
yitiren Ustegmen Ilter Ozdil, cigerlerinde hala fuze parcasi tasiyan
Tegmen Uluc Kilic ve diger personel olayin asla kaza olmadigini
soylediler. Sea Sparrow Fuzeleri oyle omuzdan atilan bir tanksavar
roketi degil. Bu basli basina bir sistem. Bir kac personelin, geminin
radar ve bilgisayar sistemlerinin kombine olarak atisa karar verecegi
bir silah sistemi. O sirada gemiler dost sularda, ortada tehdit yok.
Supheli bir gemi yaklassa dost-dusman tanima araclari (IFF) var. Dahasi
cagri yapar kimlik sorarsin. Bunlarin hic biri yapilmiyor. Gemimiz
dusman olarak seciliyor dogrudan ates ediliyor. Dolayisiyle olayin kaza
olmasina imkan ve ihtimal yok. Olay kaza olarak gecistirilmeye ve
unutturulmaya calisiliyor.
DAVA SONUCU IBRET VERICI
Olaydan sonra sehit ve gazi yakinlari Amerika ya tazminat davasi aciyor.
Hukumetten en ufak bir yardim gelmedigi gibi bir de yazi
gonderiyorlar.Geminin 19 yasindaki telsiz subayi sehit Serkan Aktepe nin
babasi Ahmet Aktepe: Bize Amerika yi dava etmeyin diye yazi gonderdiler.
Esim oglmuzun uzuntusunden kanser olup oldu ona ilac parasi bile
bulamadim. yaziya ragmen Amerika ya karsi dava aciliyor 4 sene suruyor...
Gerisini davayi sehit ve gaziler adina acan ve takibeden Avukat Erkan
Pekce den alalim:
Davanin iki senesi bu dava magdurlarla Amerikan deniz Kuvvetleri
arasindamidir, yoksa iki hukumet arasindamidir? Sorusuna yanit aramakla
gecti. Sonucta mahkeme olayin bir political question yani politik bir
sorun olduguna karar verdi!
Avukata gore; Iste tam bu nokta yapilan saldirinin kaza olmadigi
siyaseten yapilmis bir saldiri oldugunun hukuki belgesi oluyor.Bundan
sonra Coninin biri tatbikatta silahini temizlerken bir mehmetcigi
vursa... Olay political question yani siyasi mesele denip
kapatilacak.Ortada hukuki dayanak (ictihad) var cunku....
IRAN NE YAPMISTI?
Hemen hemen ayni siralarda yine bir Amerikan Gemisi ayni tip bir fuzeyle
bir Iran yolcu ucagini vurmustu.Iran hukumeti yolcularin tazminatini
Amerika dan soke soke aldi.
O zaman Amerika Iran la iki dusman.Biz ise dost ve muttefikiz! Iran
hukumeti vatandasinin hakkini soke soke aliyor, bizimkiler ise Amerika
yi rahatsiz etmeyin diyor. Zavalli sehit ve gazi yakinlarini koca
Amerika yla karsi karsiya birakiyor.
Bir yanda hic bir mudanaasi olmayan Iran.Diger yanda Amerika ya gobekten
bagli, ezik, sahsiyetsiz ve kompleksli bazi yoneticileriyle Turkiye...
ACIKLI VE DUSUNDURUCU
Ege de yasanan bu olaydan sonra Amerika nin Muavenet e karsilik olarak
Turk Deniz Kuvvetleri ne Knox sinifi 8 firkateyni hibe ettigi aciklandi.
Oysa durum hic de oyle degil.
Avukat Erkan Pekce konusuyor: Bu aciklama dogru degil gemilerden biri
sembolik bir ucretle verildi. Ancak diger yedisi her biri 171 milyon
dolardan bize satildi. Ilgili internet sitelerinde herkes bunun
kayitlarini bulabilir! ...Gercekten de FMS yani Foreign Military Sales
(askeri satislar) ile ilgili sayfalarda bunlar yaziyor.Isin en acikli
yani bu gemilerin bir kismi kisa sure sonra hizmet disi olup hurdaya
ayrildi.
SORUSTURMA BILE ACILIRDI
Bu olaydan son sora olay meclise intikal etmeli siyasi sorusturma
acilmaliydi.Hatta Amerika da ateselik yapmis bir dostum bizimkiler israr
etseydi Amerikan Kongresi bile kendi personeli icin sorusturma
acardi.Orada prosedur boyledir ama bizimkiler ne icerde ne Amerika da
sorusturma acilmasini isetemediler dedi.Maalesef 5 sehit 22 gazinin
hesabi ne icerde ne disarda sorulamadi.
KOMUTAN NE DEDI?
Emekli Oramiral Vural Beyazit yani donemin Deniz Kuvvetleri Komutani
yapmayi dusundugum Muavenet Belgeselinde konusmayi reddetti. Tuncer
cigim olay kazadir.
O firkateyni ( yani Muavenet asil adi Uss Gwyn) bize cok sembolik bir
parayla hibe etmislerdi. Bir kazadir oldu bos ver karistirma. Bunu
yaparsan seni alaya alirlar sen bu isin uzmanisin yapma... dedi.
Ben 2003 de TV8 de iken bu facianin belgeselini yaptim.Bir kez bu
kanalda yayimlandi.Daha sonra hic tekrar edilmedi.Program diye takla
atan her magazin programini bile defalarca yayimlayan TV8 nedense bu
belgeseli bir daha tekrar etmedi.
Bu olaydan alinacak ders: Baskasindan borc para ve silah alirsan
olacaklara razi olursun. seklinde ozetlenebilir. Ama kazin ayagi oyle
degil. Once durustluk, vatan sevgisi, sahsiyet ve cesaret lazim. Iste
koca Turkiye bunlarin ek$ikligini yasiyor..
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.