------------------------------------------------------------------------
bayrak


  Times: Kuran, Muhammed Peygamber'den önce yazılmış olabilir

*31 Ağustos 2015*

World Service.


İngiltere'de yayımlanan Times gazetesi, Birmingham Üniversitesi
kütüphanesinde bir ay önce bulunan bir Kuran parşömeni üzerinde yapılan
karbon testlerinin, Kuran'ın Muhammed Peygamber'den önce yazılmış olma
ihtimalini gündeme getirdiğini yazdı.

Birmingham Üniversitesi'ndeki Kuran parşomeni, Orta Doğu'dan*100* yüz
yıl kadar önce gelen birçok kitap ve belgenin yer aldığı bir
koleksiyonda bulunmuştu.

*TIKLAYIN*:*BİRMİNGHAM'DA EN AZ 1370 YILLIK KURAN BULUNDU*
<http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/07/150722_en_eski_kuran_1>

Gazeteye göre söz konusu parşömene, hangi yıllara ait olduğunu
belirlemek için Oxford Üniversitesi'nde karbon testi yapıldı.

Habere göre, testler, söz konusu parşomenin*568* ve*645* yılları
arasındaki bir tarihte yazıldığına işaret ediyor.

Peygamber'in doğum tarihi olarak*570* (bazı kaynaklara göre*571*) ölüm
tarihi olarak da*632* yılları veriliyor.

Haberde şöyle deniyor:

/*"Bu verilere göre bu parşömen en geç tarih olarak, üçüncü Halife
Osman'ın emriyle ilk Kuran'ın derlendiği 653 yılından öncesine ait. En
erken tarih olarak ise Muhammed'in çocukluk dönemine ait. Hatta Muhammed
Peygamber'in doğumundan öncesine."*/

/*"Tarihçi ve "*/*The Shadow of The Sword*/*" (Kılıcın Gölgesi) adlı
kitabın yazarı Tom Holland, İslam'ın kökenine ilişkin bilgilerin şüpheli
hatta yanlış olduğuna ilişkin bulguların artmakta olduğunu söyledi."*/

/*"Bu özellikle MS 800'den sonra derlenen tarihi kaynaklarda
tanımlandığı şekliyle Muhammed Peygamber'in çağdaşlarınınkine benzer bir
siyasi düzen ve yaşam tarzı kurmaya çalışan ve takipçileri arasında El
Kaide ve IŞİD'in de bulunduğu Selefiler için zor bir durum."*/

*"Holland,**'Bu, en hafif ifadesiyle, Kuran'**ın nasıl ortaya çıktığını
kesin olarak bildiğimiz düşüncesini sarsıyor ve bunun Muhammed ve
sahabeleri üzerinde de etkileri olabilir'* diyor.

/*"Ancak Oxford Üniversitesi Bodleian Kütüphanesi'nden Dr. Keith Small
ise, karbon testlerinin her zaman güvenilir olmadığını geçen ay
(Birmingham'da bulunan Kuran parçasıyla ilgili olarak) açıklanan
tarihlerin mürekkebe değil parşömene ait olduğuna dikkat çekti. Metnin
kayanağı da belirsiz ve kaligrafisi sonraki dönemlere ait yazmaların
özelliğini taşıyor. Dr. Small bununla birlikte tarihlerin muhtemelen
doğru olduğunu ve bunun İslam'ın kökeniyle ilgili soru işaretleri
doğurabileceğini söylüyor."*/

Gazete bazı Müslüman din adamlarının ise iddialara karşı çıkarak, aksine
bulunan parşömenin varlığının Kuran'ın kökenine ilişkin geleneksel
bilgileri güçlendirdiğini söylediklerini vurguladı.

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/08/150831_kuran_times

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160831190551 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/09/01  14:00 4  58  [email protected]

 


SEHRIN USTUNDEN GECEN BULUTLAR
Bakip imreniyorum akinina
Sehrin ustunden gecen bulutlarin,
Belki gidiyorlar yakinina
Ruyamizi kusatan hudutlarin.
Evler, agaclar, sular, ben bu an
Sanki bulutlarla bir, akiyoruz;
Onlarin hevesine uyaraktan
Cenup ufuklarina bakiyoruz.
Biz de hafif olsaydik bir ruzgardan,
Yer alsaydik su bulut kervaninda,
Guzele?e ve Yeni?ye dogru kosan
Bu sonrasiz gidisin bir yaninda;
Daglara, denizlere, ovalara
Uzansaydik yagarak iplik iplik
Tohumlari susamis tarlalara
Bahar, golge ve yagmur goturseydik.
Bakip imreniyorum akinina
Sehrin ustunden ucan bulutlarin.
Gidiyor, gidiyorlar yakinina
Ruyamizi kusatan hudutlarin.

Ahmet Muhip DRANAS

Bizim Musluman isten evine gidiyor.
Orucludur, aksam iftar acacak.
Caddeler, meydanlar, sokaklar yiyenlerle, icenlerle dolu.
O bu manzaradan hic rahatsiz olmuyor, dindarliginin ibresi kipirdanmiyor.
Iste size uyusturulmus, zombi haline getirilmis sekuler bir Musluman.

Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.

Nevzat Evrim Onal : Dindar, kindar ve asalak nesil

05/04/2016 Sali

Ulkenin emegiyle gecinen insanlari olarak sunu hic tereddutsuz
soyleyebiliriz: Islamcilar bu topluma yapismis asalaklar. Topluma hicbir
faydalari yok; ondan besleniyor ama ona deger katmiyor ve zayif dusurup
sagligini bozuyorlar. Bugun ortadan kalksalar toplum zarar gormez, ama
her gun emip tukettikleri buyuk miktarda toplumsal kaynak faydali isler
icin kullanilabilir.

Ustelik bu, salt son birkac yilin meselesi degil. Asalaklik,
islamciligin fitratinda var. Islamci ideolojinin kokeninin dayandigi
ulema, Osmanli tarihi boyunca tek bir anlamli ise yaramamis; ancak
surekli toplumsal kaynaklardan otlanmis ve otlanamadigi anda kazan
kaldirmistir. Imparatorluk maliyesi iflas edip toprak rejimi
bozuldugunda ilk isyan edenler, ciftci olup da toprakla ugrasmamak ve
bos beles yasamak icin medreselere dolusmus suhtelerdi*. Ulema,
imparatorlugu kurtarmak icin yapilan her modernlesme cabasina bencilce
direndi, fetva uzerine fetva cikartti ve devrim tarafindan supurulene
kadar memleketin kanini emdi. Bu baglamda, gericilerin cumhuriyet
devrimlerinden en fazla dillerine doladiklarinin harf devrimi olmasi
mantikli; cunku harf devriminin bir hedefi gercekten de ulemanin, yani
isi gucu tek bir kitabi okuyup isine geldigi gibi yorumlamak olan,
skolastik cag kesislerinden beter asalaklarin toplumsal etkisini kirmakti.

Hazmedemedikleri, bunun basariya ulasmis olmasidir.

Ne var ki bu basari, cumhuriyetin ilericiligi ozel mulkiyet duzeninin
sinirlarina carpana kadar surdu. Kapitalizmin issizlik ve sefalete
mahkum ettigi toplumsal kesim buyudukce, Marx in Komunist Manifesto da
aylaklik icinde curuyen yigin olarak tanimladigi ve gerici entrikalara
kendini satmaya yatkin oldugunu vurguladigi lumpen proletarya,
islamcilik tarafindan din afyonuyla uyusturulup ucuza satin alinarak bu
topraklara uygun bicimde kurgulandi.

Bu kurgunun hamileri, Turkiye nin en gerici mulk sahipleri, haciaga
lardi. Uretim namina hicbir isin ucundan tutmayan bu adamlar,
zenginliklerini esasen devlet himayesinde gayrimuslimlerin mallarini
yagmalayarak, bilhassa Demokrat Parti nin 6-7 Eylul provokasyonu
sayesinde edinmisti (ornegin Beyoglu ndaki is hanlarinin cogunun 1955-56
arasinda tuhaf bicimde el degistirdi). Benzer bir surec metropoller goc
ile buyurken yasanan gayrimenkul zenginlesmesinde, kamu arazilerine
cokulmesiyle isledi. Boylelikle islamci zenginler, kendilerine en uygun
para kazanma yontemleri olan rantiyelik, esnaflik ve ticarette hakim
hale gelerek kapitalizmin finans haric her uretmeden kazanma
yontemlerinde ustalastilar.

Toplam ogrenci sayisi bir milyonu asmis imam hatip sacmaligi buraya
oturuyor. Bu kadar imama ihtiyac yok. Halkin bu yonde ozel bir talebi de
yok; aksine kontenjanlar bos kaliyor ve insanlar cocuklarini
kaydettirsin diye kirk takla atiliyor. En dindar aileler bile imam hatip
okullarini son care olarak goruyor ve cocuklarinin gercek bir meslek
edinmesini istiyor. Ne var ki islamci para babalarinin, iktidarlarina
bekci ve deger uretmeyen getir gotur isleri icin emirlerine amade
olacak, kafasi pek calismayan, gerektiginde icinden cihatci
devsirilebilecek bir genc lumpen yigina; yeni bir asalak suhte kusagina
ihtiyaci var.

Soruyorum: Hirsizlik, tecavuz, subyancilik ve akla gelen her turlu
ahlaksizligin buradan fiskirmasinda sasilacak bir sey var mi? Insani
ahlakli kilan, her seyden once ozsaygi ve ozguvendir; bunlari da
emegiyle deger uretme becerisine sahip oldugunu gormesi saglar. Tek
faydali isin ahirette hurilere kavusmak icin ibadet oldugunu dusunen,
deger ureten emegi nafile bir caba goren ve islamin iktidari icin her
alcakligi mubah sayan insanlar ahlakli olamazlar.

Ve tersi de dogru: Bu ulkenin iscilerinin onemli bir bolumu sagci
ideolojilerin etkisinde kendi cikarlarini goremiyor ve savunamiyor
olabilir; ama islamci guruhun icinde isciler cok kucuk bir azinlik.

Bugun, bir kez daha, 2013 Hazirani ndaki gibi karsi karsiya duruyoruz.
Bir tarafta ulkenin egitimli, aydinliktan yana, dinsel degil modern
kurallarla yasamak isteyen, kentli emekcileri var, biz variz. Diger
tarafta ise bize hakaret eden, baski ve siddet uygulayan cahil, gerici,
asalak lumpenler.

Biz olmasak, bu ulkeyi bir gun dahi donduremezler. Emegimizle bu
faydasiz softalari beslemek zorunda degiliz. Imam yetistirmeyen imam
hatipler kapatilsin diyen Gericilige Karsi Aydinlanma Hareketi, tam da
bu karanliktan cikis yolunu gosteriyor.

[email protected] @nevzatevrimonal www.facebook.com/nevzatevrimonal

Medrese ogrencisi demek olan suhte, ayni zamanda softa kelimesinin
kokenidir. Konuyu merak edenler, Celali Isyanlari oncesi ve sirasinda
dolup tasan medrese imarethanelerinin nasil bugunku Ensar Vakfi na
benzer tecavuz yuvalari olduguna dair tarihsel bilgiler icin Prof.
Mustafa Akdag in Turk Halkinin Dirlik ve Duzenlik Kavgasi: Celali
Isyanlari eserine bakabilir.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/nevzat-evrim-onal/dindar-kindar-ve-asalak-nesil-151478



Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap