------------------------------------------------------------------------
bayrak
*Soner Polat : TSK*'nın onur ve saygınlığı yerle bir edildi!
ONA NASIL KIYDINIZ? <#mozTocId849865>
İNSAFSIZ RÜZGÂRLAR <#mozTocId503931>
TSK KALICIDIR <#mozTocId819501>
*06 Ağustos 2016*,*09:42*
Hiç kuşkusuz*TSK* tarihi boyunca böylesine ağır ve şiddetli bir darbe
almamıştı. Ülkemizin bekasının yegâne sigortası olan Silahlı
Kuvvetlerimizin içi tam anlamıyla boşaltıldı. Önce Jandarma ve Sahil
Güvenlik ile tüm bağları koparıldı, sonra da*DNA*’sı
değiştirildi.Yapılan kimyasal reaksiyondan sonra ortaya,tarihinden ve
geleneklerinden koparılmış, kolu kanadı kırılmış bambaşka bir element çıktı!
*ONA NASIL KIYDINIZ*?
Şu yapılanlara hâlâ inanamıyorum. Geceleri gözüme uyku girmiyor. İnanın,
yüreğim sızlıyor… Aklıma hep Behçet Kemal Çağlar’ın ölümsüz dizeleri
geliyor: "Sormaz mıydı kalbiniz, akmaz mıydı kanınız/ Gövdeyi kan
götürse demek ki razıydınız/ Ona nasıl kıydınız, ona nasıl kıydınız!/
Önce*TSK*’nın baş ve gövdesini birbirinden ayırdılar. Başsız kalan gövde
siyaset limanına sürüklendi. Sahipsiz kalan gövde budanmaya başladı.
Batan geminin malları gibi hastanesi, postanesi, okulları elinden
alındı. Kim bilir onları hangi kader bekliyor?*AVM* simsarları pusuda!
Anayasa duvarı olmasaydı daha neler neler gidecekti. Koskoca*2200*
yıllık şanlı ve kutlu gelenek tarihinden, köklerinden koparıldı!
*PKK* ve Türkiye düşmanları bayram yaparken gerçek yurtseverler için
için ağlıyor… Dünyada emperyalizme ilk kez diz çöktüren, bu ülkeyi
kuran, Kıbrıs’a barış getiren, Kardak’ta Yunanistan’a dersini veren,
yetersiz yöneticilere rağmen*PKK* kıyafeti giymiş emperyalist çeteleri
hendeklere gömen bu dev çınar bu kadarını da hak etmemişti!
*İNSAFSIZ RÜZG*ÂRLAR
Fırtınada dümeni bozulan geminin tüm ümidi rüzgârların insafına kaldı!
Emir komuta sistemi felç olan her orduda olduğu gibi disiplin giderek
önemli bir sorun sahası olacak. Ayrıca bütünüyle siyasetin içine girmesi
çok farklı dinamikleri harekete geçirecek… Disiplin, bir darbe de
siyasetin çamurundan yiyecek!
Terfilerden vaz geçtik; atamalarda bütünüyle siyasette! Mübarek Yüksek
Askeri Şura değil, sanki*AKP* Merkez Karar Kurulu! Başbakan, *4*
yardımcısı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Adalet Bakanı
demokratik sivil kesimi temsil ediyor. Karşılarında Genelkurmay Başkanı
ve Kuvvet Komutanlarının yer aldığı antidemokratik (!) askeri kesim var!
Yeni düzenlemeler kapsamında şu andaki Şura’nın asker üyelerinden biri
hariç dördü derdest edildi! Bunun ne anlama geldiğini söylememe gerek
var mı? Darbe gecesi ayakta kalan tek Komutan Dz.K.K. Ora. Bülent
Bostanoğlu! Hem tam zamanında Türk milletine Komuta Kademesinin darbeye
karşı olduğunu duyurdu hem o kargaşa anında şahsi güvenliğini sağladı
hem de soğukkanlılıkla verdiği direktiflerle gemilerini salimen limana
döndürdü; darbecilere hareket alanı bırakmadı!
Adalet Bakanı herhalde terfi ve atamaların adaletli bir şekilde yapılıp
yapılmadığını Türk milleti adına denetleyecek! Bence Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanı da bu gruba dâhil edilmeliydi! Malum, kışla önlerini
tıkama görevleri artık yaşamsal bir boyut kazandı! Böylesine önemli bir
konuda uzman görüşlerinden istifade edilmeli! Bu da*AKP*’nin harp
tarihine eşsiz bir armağanı!
Terfi ve atamasında söz hakkı olmayan bir komutana astları nasıl bakar!
Bu komutan, askerin ruh ve duygu dünyasında kendisine nasıl bir yer
bulur? Böyle bir uygulama, komutan ile astları arasındaki gönül bağını
nasıl etkiler?Böyle bir yapı dolaylı olarak komutan ve astlarını siyaset
önünde eşitlemez mi? Eşitler arasındaki hiyerarşi nasıl işletilir? Bu
konumdakibir komutan, astlarına ölmeyi emredebilir mi?
Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın her seviyedeki birliğe doğrudan emir
vermesi ve istediği bilgiyi alması nasıl bir fayda sağlar?
Cumhurbaşkanı’nın anayasal çerçevesini bir an için unutalım. Bu yapı en
önemli harp prensibi olan emir komuta birliğini bozmaz mı? Size de garip
gelmiyor mu? Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milli Savunma Bakanı istediği
birliğe, dilediği emri verebiliyor! Barış döneminde Genelkurmay Başkanı
sadece*bin*asının içinde borusunu öttürebiliyor! Biz bahriyeliler, emir
komuta birliğinin önemini vurgulamak için /*"iki kaptan bir gemiyi
batırır"*/ deriz! Anayasa’ya göre savaş döneminde Başkomutan Genelkurmay
Başkanı! Şimdi savaşta da Genelkurmay Başkanı’nı*bin*anın içine sokmak
için anayasal çareler aranıyor! Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ne güne duruyor?
Ben böyle bir sistemi bilmiyorum, görmedim, duymadım, işitmedim… Demek
ki öğrenmenin yaşı yokmuş! Bakanlar Kurulu Sözcüsü Numan Kurtulmuş çok
derin analizler yaptıklarını ve bu kararların iki günde alınmadığını
söyledi!*AKP*’nin derin uzmanları mutlaka müthiş çalışmalar
yapmışlardır! En küçük bir kuşkum yok ama biz bu filmi başka sinemalarda
görmüştük!*AB*,*NATO*,*ABD*,*TESEV* raporları, Abdullah Gül’ün darbe
girişimi nedeniyle tutuklanan generallere yazdırdığı meşhur Savunma
Reformu Raporu…
*TSK KALICIDIR*
*TSK*’yı yerle yeksan eden düzenlemeler*OHAL* kapsamındaki*KHK*’lar ile
hayata geçirilemez!*TSK*’nın teşkilat yapısını değiştirmek*OHAL*
görevleri içinde değildir. Burada bir yetki aşımı söz konusudur. Ayrıca
Cumhurbaşkanı’nın birliklere doğrudan emir vermesi yönündeki düzenleme
Anayasa’ya aykırıdır. Çünkü Cumhurbaşkanı sorumsuzdur. Hiçbir kişi ya da
organ Anayasa’dan kaynaklanmayan bir devlet yetkisini kullanamaz!
Hiç kuşkusuz düzenlemeler hukuka aykırıdır.*TSK* hukuk dışı saldırının
hedefi olmuştur. Hukuk Şehidi Deniz Yarbay Ali Tatar’ın hafızalarımıza
kazınan sözlerini unutmayalım: /*"Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı
gösterilemez! Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu ne yaşayacak
bir ülke ve Cumhuriyet bulamayacaksınız!"*/
Muhalefet partileri bu*KHK*’ları Anayasa Mahkemesi’ne taşımazlarsa, Türk
tarihine karşı sorumlu olurlar. Ayrıca yapılan uygulamalar birçok hak
kaybına ve mağduriyete neden olmuştur. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel
başvuru yolu da açıktır.
Hükümet bu düzenlemeleri derhal geri çekmelidir. Türkiye küresel saldırı
tehdidi altındadır. Bu sinsi taarruzlar karşısındaki en büyük
güvencemiz*TSK*’dır. Bu hayâsızca akın ancak güçlü bir ordu ile
durdurulabilir. Böylesine küçük düşürülen, genetik kodları ile oynanan
bir ordu bu amansız saldırıyı püskürtemez!
Türk halkı infial halindedir.*TSK*’ya reva görülen bu muamele derin bir
kaygı ve üzüntü yaratmıştır. Gün parti ayrımı yapmaksızın kenetlenme
günüdür. Bu tür girişimler milleti böler! Hiçbir Türk, Ordusuna yapılan
bu zulmü sineye çekmez! Meclis’teki Siyasi Parti Başkanları bu büyük
milletin duygu ve düşünceleri hilafına*TSK*’yı yaralayacak girişimlere
son vermelidir.*FETÖ* ile mücadele başka şey, bu gerekçe ile*TSK*’nın
dokusunun bozulması bambaşka şeydir. Herkes gelip geçer ama*TSK* kalıcıdır.
Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr
*[email protected]*
ulusalkanal.com.tr
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160806173635 Oraj Poyraz At Alpinaasia
[email protected]
2016/08/06 21:00 4 58 [email protected]
--
Hepimiz; dunumuzu, bugunumuzu hosgoru ve musamahanin o
eriten-degistiren, temizleyen-aklayan iklimine oyle emin ve endisesiz
yurumek isteriz.
Anonim Nasihat
Peygamber, Medine de bir yahudi tarafindan buyulendi.
Gunlerce ne yaptigini bilmez durumda ortalikta dolasti.
Buhari 59/11; 76/47; Hanbel 6/57; 4/367
Dr. Murat Beyazyuz : Savunma Mekanizmalari
Savunma mekanizmalarinin esas islevi, zihnin zorlanma durumlarinda,
zihinsel yapinin butunlugunu ve dengesini surdurmektir. O halde, normal
disi zihinsel isleyisin belirleyicisi savunma mekanizmalarinin
kullanilmasi degildir. Istisnasiz her insan, zihinsel yapisinin
butunlugunu korumak ve kendisini dengede hissetmek icin savunma
mekanizmalari kullanir. Bununla birlikte savunma mekanizmalarinin nasil,
ne $iklikta ve hangi durumlarda kullanildigi normal disi isleyisi
belirlemekte bir kriter olabilir.
Zihinsel aygit ayni anda birbiri ile bagdasmayan bircok durtunun
zorlamasiyla karsilasirsa bu duruma catisma denir. Catisma kavrami ayni
zamanda superego istekleri ile id istekleri arasindaki uyumsuzlugu ve
hatta id veya superego nun isteklerinin dis dunya ile uyumsuzlugunu da
anlatir. Bu catismalarin ego da yarattigi anksiyete savuma
mekanizmalarinin yardimiyla giderilir.
Simdi bu savunma mekanizmalarini kisaca anlatmaya calisalim.
Bilincdisi Bastirma (Repression)
Durtulerin, insanin istegi disinda bilincdisinda tutulmasi ve bilince
cikmalarina izin verilmemesi anlamina gelen bilincdisi bastirma
(repression) ile, istenmeyen, hosnutsuzluga yol acan istek, ani veya
duygularin bilincdisina itilmesi yonundeki cabayi anlatan bilincli
bastirma (supression) birbirinden farkli zihinsel surecleri ifade eder.
Bilincdisi bastirma ile bilincdisinda tutulan durtuler hicbir zaman
bilince cikmamislaridir ve cikamazlar.
Bilincli bastirma ile bilincdisina itilen yasantilar ise daha once
bilincli olarak yasanmislardir ve daha sonra bilincdisina itilmislerdir.
Sonradan bilincdisina itilen bu yasantilar, bilincdisi bastirma
mekanizmasi ile id de hapis tutulan durtulerden farkli olarak
gerektiginde bilince tekrar cikarilabilirler.
Bilincdisi bastirma (repression) savunma mekanizmalari arasinda en
onemli olandir, zira diger tum savunma mekanizmalari bu savunma
mekanizmasi ile birlikte calisirlar.
Genellikle bastirmanin yetersiz kaldigi durumlarda, diger savunma
mekanizmalari zihinsel yapinin selameti icin bastirma nin yardimina
kosarlar.
Bastirilan durtulerin veya catismalarin zaman zaman davranislarda bir
takim etkileri olabilir. Mesela odipus kompleksinin cozumlenmeden
bastirilmasi sonucu, yetiskinlikte bir takim cinsel sorunlar, karsi
cinsle ilgili kararsizlik durumlari ortaya cikabilir.
Yadsima (Denial)
Kotu bir durumla karsilastigimizda soyledigimiz bu gercek olamaz cumlesi
yadsimanin izini surmek icin iyi bir ornektir. Yadsima, icten ya da
distan gelen tehlikeli bir durumun yok sayilmasidir. Tum ilkel savunma
mekanizmalarina degisen oranda yadsima da eslik eder. Hosnutsuzluk
yaratan bircok olay, bilincdisina bastirilirken, ayni zamanda yasanmamis
gibi de hissedilir, yani bastirmaya yadsima eslik eder.
Yansitma (Projection)
Kisi kendisinden kaynaklanan hos olmayan yasantilarin sorumlulugunu,
kendi disindaki nesnelere yukleyerek bu yasantilarin yaratacagi
anksiyeteden kurtulabilir. Yansitmanin bir diger sekli de, hosnutsuzluk
yaratan veya dis dunyaya uygun olmayan id veya superego isteklerinin
baska kisilere mal edilmesidir. Boyle bir durumda da yansitma, yadsima
ile birlikte calisir.
Neden Bulma (Rationalization)
Bu savunma mekanizmasi yapilan hareketi hakli gostermek icin ya da hayal
kirikliklarinin etkisini azaltmak icin kullanilabilir. Ornegin, bir
elektronik cihazi kullanim kurallarina tam olarak riayet etmeksizin
kullanan ve bu ihmali ile cihazin bozulmasina sebep olan kisi, cihazin
kaliteli olmadigini, dayaniksiz oldugunu veya bir imalat hatasi oldugunu
soyleyerek kendisini sucluluk duygularindan kurtarmaya calisabilir.
Anlasilabilecegi gibi, neden bulma savunma mekanizmasi da hemen her
zaman yadsima ile birlikte kullanilir.
Dislastirma (Externalization)
Kisi kendisinden kaynaklanan hos olmayan dusunce, duygu veya isteklerin
dis dunya ile ilgili oldugunu ve kendi zihinsel sureclerinden
baglantisiz oldugunu dusunur. Dislastirma surekli sanssizliktan yakinan
insanlarin $iklikla kullandigi bir savunma mekanizmasidir.
Iclestirme (Introjection)
Bu savunma mekanizmasinda, kisi baska bir insanin veya baska bir
toplulugun ozelliklerini zihinsel yapisinin icine alir ve kendi
kisiliginin unsuru haline getirir. Amac her savunma mekanizmasinda
oldugu gibi zihinsel aygiti gerilimden korumaktir fakat bu savunma
mekanizmasinda gerilim daha cok dis kaynaklidir. Superegonun olusumunda
bu iclestirme mekanizmasinin esas rolu oynadigini soylemistik.
Ice Alma (Incorporation)
Bu mekanizmada, insan cesitli sebeplerle ayrilmak zorunda kaldigi kisi
veya kisileri, bu kisilerden ayrilmasinin yarattigi anksiyete ile bas
edebilmek icin kendi zihinsel aygitina dahil eder, bu kisilerin
ozelliklerini kendi egosuna eklemler. Yani bir bakima o kisileri kendi
icinde yasatir. Mesela, babasini kaybeden biri, onun paltosunu giyerek,
onun tespihini kullanarak veya onun gibi davranarak onun ozelliklerini
kendi ego suna dahil eder ve boylece ondan ayrilmanin yarattigi
anksiyeteyi savusturur.
Odunleme (Compensation)
Bu savunma mekanizmasi ile insan, zihninde yer alan ek$iklik,
yetersizlikle ilgili imajlardan, bedenindeki ek$ikliklerden ya da
kusurlardan veya sosyal alanlardaki yetersizliklerinden kaynaklanan
rahatsiz edici duygularindan kurtulmak icin bu ek$ik taraflarini yadsir,
ama bu yadsima yeterli olmadigi zaman zihinsel, bedensel veya sosyal
baska alanlarda kendisini gelistirerek ek$ik oldugu taraflarini
yadsimayi kolaylastirir.
Ne var ki odunleme savunma mekanizmasi da diger savunma mekanizmalari
gibi her zaman olumlu sonuclar dogurmaz. Ornegin, zihinsel bir takim
ek$iklik imajlari sebebiyle surekli asagilanmaktan korkan bir insan,
entelektuel alanda kendisini gelistirerek, bilgileri ile etrafindakileri
surekli asagilamayi secebilir. Boyle bir durumda da odunleme
mekanizmasinin yansitma ile birlikte calistigini goruruz.
Yuceltme (Sublimation)
Bu savunma mekanizmasinda, kisi durtu, egilim ve isteklerinin dis dunya
gercekligi ile ortusmedigi durumlarda, bu durtu, egilim ve isteklerine
toplum tarafindan hos gorulebilecek kiliflar hazirlayarak zihinsel
gerilimden kurtulur.
Yer Degistirme (Displacement)
Bir duygu ya da durtu, asil hedefinden baska bir hedefe dogru
yonlendirilmesi veya, bir duygunun ya da durtunun yerine bir baskasinin
gecirilmesi seklinde calisan bir savunma mekanizmasidir. Baskici bir
babanin disiplininde yetismis bir kisi babasina karsi olan saldirgan
durtulerini ileride kocasina yonelterek bu durtulerin yarattigi
anksiyeteden kurtulabilir. Diger durumda ise kisinin babasina yonelmis
yogun saldirgan durtulerinin yerine yogun bir sevgi, saygi ve ilgi
gecebilir.
Ozdeslesme, ozdesim kurma (Identification)
Yetiskinlikte daha cok kisinin kendi degerini arttirma veya kendisini
korumak amaci ile kullanilir.
Ozdesim yoluyla edinilen kimlik bazi durumlarda yetersiz kalabilir ve
kisiyi ciddi bir catisma icine sokabilir. Bu nedenle ozdeslesmenin
derecesi ve cesitliligi bu savunma mekanizmasinin islevselligi acisindan
oldukca onemlidir.
Karsit Tepki Olusturma (Reaction-Formation)
Bilincdisindaki durtu, egilim ve isteklerin bastirma mekanizmasi ile
engellenmesi her zaman mumkun olmaz, bazen kisi, bilincdisindan gelen bu
zorlayici isteklerle bas edebilmek icin bilincli olarak bunlarin tam
tersi seklinde davranislar sergileyebilir ve bu sekilde sucluluk
duygulari onlenir ve toplumun daha rahat kabul edebilecegi bir kisilik
gorunumu olusturulur.
Duygusal Soyutlanma (Emotional Insulation)
Insan hayatta her an hayal kirikliklari veya p$ikolojik travmalarla
karsilasabilir. Bu durumlarin yaratacagi gerilimden korunmak icin bazi
insanlar, normal bir zihinsel surec olan duygulanma egilimlerini
baskilarlar. Boylece hayal kirikliklari ve p$ikolojik travmalarin
etkilerini en aza indirmeye calisirlar. Duygusal soyutlanma olarak
adlandirdigimiz bu savunma mekanizmasini kullanan insanlar genellikle
duygusal olmayi bir zayiflik sayarlar ve bu sebeple guclu olmak ugruna
kendi duygularina yabancilasirlar.
Dusunsellestirme (Intellectualization)
Dusunsellestirme dedigimiz savunma mekanizmasi, neden bulma ve duygusal
soyutlanma mekanizmalarinin birlikte kullanilmasiyla olusur. Hayal
kirikligi veya sucluluk duygulari gibi hosnutsuzluk yasantilari
karsisinda kisi, hem durum karsisinda duygularinin aciga cikmasini
engeller hem de bunu kolaylastirabilmek icin hosnutsuzluk yasantilarina
kendisi disinda nedenler bulur.
Duygudaslik (Sympathy)
Insan dis dunyadan gelebilecek tehlikelere karsi her zaman tedbirli
olmak zorundadir. Dis dunya dedigimiz seyi buyuk olcude de diger
insanlar olusturur. Duygudaslik dedigimiz savunma mekanizmasinda insan,
diger insanlara kendini sevdirerek onlardan gelebilecek tehlikeleri
engellemeye calisir. Bu savunma mekanizmasini kullanan bir kisi, diger
insanlar tarafindan begenilmek, sevilmek ve onlardan zarar gormemek icin
surekli diger insanlarin fikirlerini dinler, onlara hak verir, onlari
destekler, kendisine yanlis gelen seylere dahi itiraz etmez ve kendi
gercek goruslerini asla tam olarak ortaya koymaz.
Surekli sevilme ihtiyaci hisseden bu insanlar, sevilmek icin kendi
gercek kisiliklerinden vazgecmis olmanin anksiyetesini de yasarlar ve
icten ice dusmanca duygularini da kendilerini bir sekilde sevdirdikleri
insanlara yoneltirler. Duygudaslik mekanizmasinin yaninda bu
mekanizmanin sonucu olarak ortaya cikan bu dusmanca duygularin da
bastirilmasi gerekir. Bu kadar cok isi yapmaya calisan ego zayif
dusebilir ve bu insanlar hic beklenmedik ofke patlamalari
sergileyebilirler.
Boyun Egme (Submission)
Bu savunma mekanizmasi da duygudaslik ile ayni amaca hizmet eder. Amac
diger insanlardan gelebilecek tehlikelerin onunu kesmektir. Duygudaslik
mekanizmasindan farkli olarak bu savunma mekanizmasinin kullanildigi
durumlarda sevgi arayisi, sevilme ihtiyaci yoktur ve guvende olma, zarar
gormeme dusuncesi daha on plandadir.
Yapma Bozma (Undoing)
Bu savunma mekanizmasinin isleyisi, adindan da anlasilabilecegi gibi,
diger savunma mekanizmalarinin tam bir basarisizligi durumunda, ego nun
son bir telafi manevrasi olarak ozetlenebilir. Soyle ki; ego nun
kullandigi savunma mekanizmalarini atlatmayi basaran bilincdisi istek,
durtu veya arzular gercek dunyaya ulasirlar ve id deki gerilimin bir
sekilde bosalmasini saglarlar, yani savunma mekanizmalari basarisiz
olur, sonrasinda ego bu yenilgiyi telafi etmek icin id in haz elde
etmesinde rol oynayan araci mekanizma uzerinde degi$iklik yapma yoluna
gider. Bunun orneklerine farkinda olmadan $ikca rastlariz. Mesela, her
gun rastlayabilecegimiz, ama mantiksal olarak hicbir anlam ifade etmeyen
sozunu geri alma fiili, basit bir yapma bozma isidir.
Donusturme (Conversion)
Bu savunma mekanizmasi iki amacla kullanilabilir; bunlardan ilki diger
savunma mekanizmalarinda oldugu gibi, bilincdisi durtulerin bilince
erismesini engellemektir, donusturme mekanizmasinin diger kullanilma
amaci ise dis dunyadan gelen ve zihinsel aygiti zorlayan yasantilardan
kacmaktir. Donusturme mekanizmasinda, ic veya dis kaynakli zorlayici
etkenlerin yarattigi gerilim anksiyete seklinde yasanmaz, bu gerilim
donusturulur ve vucutta bir takim hastalik belirtileri seklinde ortaya
cikar. Bu belirtilerin tibben, organik sebepleri yoktur ve bu savunma
mekanizmasi normal olmaktan oldukca uzaktir. Sinirsel bayilmalar,
$ikintili olaylar sonrasinda vucudun cesitli yerlerinde ortaya cikan
uyusmalar, titremeler, guc kayiplari donusturme mekanizmasina ornek
olarak verilebilir.
Cilecilik (Asceticism)
Dis dunyanin sartlari karsisinda, cinsel veya saldirgan durtulerine her
hangi bir doyum araci bulamayan kisi bu durtulerini tamamen bastirir ve
tum haz veren faaliyetlerden uzak durma yoluna gider. Bazi tarikat
mensuplarinda bilincli bir fiil olarak gorulen bu cilecilik, ozellikle
ergenlerde, bas edilemeyen durtulere karsi kullanilan bilincdisi bir
savunma mekanizmasidir.
Ego p$ikolojisi teorisine gore normal disiligi belirleyen sey bu savunma
mekanizmalarinin kullanilmasi degil bunlarin ne $iklikla ve ne sekilde
kullanildigidir.
Ego p$ikolojisi teorisi, temelde durtulerden cok ogrenilen davranislari
ve dis dunya ile iliski bicimlerini esas aldigi icin, doga bilimlerine
durtu teorisinden daha yakin bir noktadadir.
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.