------------------------------------------------------------------------


  Asiye Güldoğan yazdı: Esnaf dükkan kapılarına /*"FETÖ’cü listeleri"*/
  asmış

  * MESLEKTEN ATILAN CEMAATÇİLER AKP’YE KOŞUYOR <#mozTocId920371>
  * HER YERDE FETÖ’CÜ LİSTESİ ASILI <#mozTocId25007>
  * CEMAATÇİ BİR KIZIN İLGİNÇ SÖZLERİ <#mozTocId963722>
  * DARBEYİ ELEŞTİRİN, FETÖ DARBESİ DEMEYİN <#mozTocId75490>

Kırk beş yaşlarındaki bir cemaat mensubu eşimin de bulunduğu birkaç
kişilik ortamda bu sözleri söylemiş...

*25.07.2016 13:53*

/*"Ben zamanında cemaate çok yardım ettim. Burs verdim, her yıl birkaç
kurban bağışladım, fitre ve zekatlarım hep cemaate oldu. Ancak 17/25
operasyonunda hayal kırıklığına uğradım. Buna rağmen cemaate sempatim
yine devam etti. Her gördüğüm hataya bir tevil buldum. Ancak şimdi,
yıllarca Hocaefendi diye andığım Fethullah Gülen’i kurşuna dizmek için
karşıma getirseler, bende idam mangasında olsam, gözümü kırpmadan
kurşunları yağdırırım."*/

Kırk beş yaşlarındaki bir cemaat mensubu eşimin de bulunduğu birkaç
kişilik ortamda bu sözleri söylemiş. /*"Öyle söyleyiveriyordur, takiye
yapıyordur"*/ diye düşünülebilir artık cemaat söz konusu olunca ama
adamın çok ciddi bir öfkeye sahip olduğunu görmüşler. Denilene göre
gerçekten çok hiddetlenmiş. /*"Bu zamana kadar inanmadık inanmadık artık
inanılmayacak ne kaldı, gerçekten bir terör örgütündeymişiz"*/ diyormuş
adam. Hala kendilerinden düşündükleri için, /*"arkadaşlarının
söylemlerinden darbeyi desteklediklerine"*/ şahitmiş. Bir de
tembihlerine çok sinirlenmiş. /*"Utanmadan, darbeyi sizde eleştirin,
Hocaefendinin lehinde aleyhinde konuşmayın, facebook profilini Türk
bayrağı yapın, darbeyi kınayanların arasında yer alın diye hala
kandırmaca peşindeler. Artık kim inanır?"*/

<http://odatv.com/> Samimi ya da değil bilemem ama*15 Temmuz*’a kadar
cemaat içinde kalanların bir kısmında gerçekten de bir öfke var.
Bazıları, /*"Bize kimse inanmayacak biliyoruz lakin darbenin cemaat işi
olduğunu en iyi biliyoruz ve biz hain değiliz"*/ diyorlar. Bu zamana
kadar hala destekledikleri için, kendilerini affetmeyenler var. /*"Bize
de yazıklar olsun, kör gibi göremedik, hissettiğimiz halde vazgeçemedik."*/

*15 Temmuz*’dan sonra cemaat mensuplarının bir kısmı, /*"görünmezliği"*/
tercih ettiler. Toplumun hışmından, öfkesinden, linç girişimi yapma
ihtimalinden hayli korkuyorlar. Özellikle herkesin /*"birbirini iyi
tanıdığı"*/ küçük yerlerde, durumları daha da zor. O günden beri
evlerinden çıkamayanlar, dükkanını kapatanlar, bulunduğu yeri terk
edenler, tatile gidenler var. Resmi kurumlarda çalışan cemaatcilerin
büyük bir kısmı zaten işten uzaklaştırılmış durumdalar.*AKP*’li
dostları, akrabaları, hatırı kırılamayacak insanları devreye sokup
/*"AKP teşkilatlarından yardım isteme"*/ derdindeler.


    *MESLEKTEN ATILAN CEMAATÇİLER AKP*’YE*KOŞUYOR*

Kamudan, öğretmenlikten uzaklaştırılan pek çok cemaatçinin ailesi feryat
içinde*AKP* teşkilatlarına, ilçe-il başkanlarına,
ulaşabildikleri*AKP*’li etkin kişilere koşturuyor ve/*"görevden alınan
yakınlarının kurtarılması"*/ için dil döküyor. /*"Oğlumu-kızımı
senelerce okuttum, daha yeni öğretmen olmuştu ne olur kurtarın"*/
diyenden, /*"Şu yakınım yıllardır filan kurumda çalışıyordu, oysa
Fethullahçı değil, yazık olacak hakkını yemiş olacaksınız"*/ diyenlerine
kadar herkes kendi derdinin peşinde.

Tanıdığım birkaç*AKP*’li ilçe başkanlarıyla konuştuğumda, /*"Sabahtan
gece yarılarına kadar akın akın yakınlarının kurtulması için gelen
insanlarla meşgul oluyoruz."*/dediler. /*"Daha düne kadar bize hırsız
diyenler, darbenin ilk saatlerinde işiniz bitti mesajları atanlar
günlerdir kapımızdalar. Kimisi siz haklıymışsınız diyor, artık biz de
gerçekleri gördük diyor. Kimisi, yıllardır komşuyuz, akrabayız yardımcı
olun diye yalvarıyor. Bazı anneler, kızkardeşler ağladıkça biz de
üzülüyoruz ama elimizden bir şey gelmiyor. Bu devlet işi ve
soruşturmalar bitmeden istesek de yardımcı olamıyoruz."*/

Tanıdığınız bildiğiniz*AKP*’nin yöneticilerine sorun, hepsinden benzer
sözler işitebilirsiniz. Bazılarından duyduğuma göre, yakınlarına yardım
için gelen kimi aileler onların yanında cemaatçi olan yakınları için de
ağır sözler sarf ediyormuş. Onları bu hale getiren Fetö’ye beddua
ediyorlarmış.

Tabii Fetö’nün yaptığı darbe girişimi sonrası, toplumun öfkesinden,
hışmından nasibini alanlar da oluyor. Pek çok yerde dayak yiyeni de var,
komşuları kapısına gelip hain diye hakarete uğrayan da. /*"Biz de
Fethullah’ın hain olduğunu gördük, biz de onlara Allah belasını versin
diyoruz"*/ diye yatıştırmaya çalışanlara pek inanılmıyor tabii.


    *HER YERDE FETÖ*’CÜ*LİSTESİ ASILI*

Hemen her yerde Fetöcülerin listesi facebooktan, watsaaptan, fakstan,
fotokopiden dalga dalga yayılıyor. Pek çok esnaf, fetöcü listesini
dükkanlarının penceresine asıyor. Her hangi bir ilçeye gidin, o ilçenin
çoğu dükkanında bu listeleri görebilirsiniz. Falanca Turkcell bayi,
filan hastanede falan doktorlar, şu caddedeki Arçelik bayisi, Kasap
Mustafa, Nalbur Saim, Sarraf Hüseyin, Berber Hasan, filanca inşaat
şirketi, Muhtar azası İsmail, Kumaşçı Ömer, Vodafon bayii İbrahim,
Avukat Ahmet, Eczacı Hüseyin vs gibi uzayan listeler bunlar. Adı
geçenlerden bir kısmı dükkanına gelemiyor, kimi gelenler camlarına
/*"darbeye karşıyız"*/ yazısı asmasına rağmen hem gelen geçenin ağır
laflarına maruz kalıyor, hem de sinek avlıyor.

Cemaat tabanının yaşadıkları aşağı yukarı bu tarz şeyler. Özellikle
/*"herkesin birbirini iyi tanıdığı"*/ küçük yerlerde ve mahallelerde,
toplumdan tecrit edilmiş, sindirilmiş durumdalar. En yakınları bile uzak
duruyorlar, laf ediyorlar, bazıları /*"hainlere selam bile verilmez"*/
diyerek selam dahi vermiyorlar.

Evlerde ise büyük kavgalar, tartışmalar yaşanıyor. Cemaatçilerin çoğunun
ailesi ya da yakınları genelde*AKP*’li olduğu için bu tartışmalar ileri
boyutlarda yaşanıyor. Cemaatçi damadına kızan kayınpederler, cemaatçi
gelinine öfkelenen kayınvalideler, cemaatçi oğluna ya da kızına demedik
laf bırakmayanlar, lanet okumalar, hatta boşanmalar, evlatlıktan
reddedenler, cemaatçi kardeşine selamı sabahı kesenler gibi hadiseler
her yerde görünüyor.

Yani tam anlamıyla /*"ateş düştüğü yeri yakarmış"*/ durumu yaşanıyor
bazı evlerde, ailelerde. Görevden alınanların yangını bir başka, düne
kadar cemaatçi bilinenlerin yaşadıkları sıkıntılar bir başka. Mevcut
cemaatçilerin gördükleri en büyük travma yaşanıyor demek mümkün.*15
Temmuz* darbe girişiminden sonra /*"gerçekten pişman olanlar"*/da var,
samimi olarak /*"Biz böyle bilmiyorduk, terör örgütü olduğuna nasıl
inanmayız"*/ deseler de, inandıramıyorlar. Onların yaşadığı travma bir
başka.


    *CEMAATÇİ BİR KIZIN İLGİNÇ SÖZLERİ*

Sema adında bir arkadaşım, bir grup cemaatci arkadaşının tartışmalarına
şahit olmuş. Kendisi dersane olayından itibaren cemaatten ayrılanlardan.
Bazı hala cemaatçi kalan birkaç arkadaşıyla işleri nedeniyle görüşmeye
devam ediyor. Bir toplantı için darbe girişiminden dört gün sonra bir
araya gelmişler. O dört gün boyunca arkadaşları telefonlarını kapalı
tutmuşlar. İş yeri de o süre içersinde hiç açılmamış.

Bir araya geldiklerinde, arkadaşlarının Esra adında başka bir arkadaşı
daha gelmiş. Sema, Esra’yı birkaç defa arkadaşlarıyla görmesine rağmen
samimi değilmiş ancak onun hızlı bir cemaatçi olduğunu, hatta cemaat
yanlısı bir yayınevinde çalıştığını biliyormuş. Sema’nın arkadaşları, o
gün bir araya geldiklerinde, /*"falancayı öğretmenlikten atmışlar,
filancayı belediyeden çıkarmışlar, bilmem kimin kocasını gözaltına
almışlar"*/ diye konuşurken, Esra /*"Oh olmuş, iyi olmuş, inşallah şunu
da almışlardır çok konuşuyordu, bunu da almışlardır çenesi durmuyordu"*/
gibi sözler söylüyormuş.

En hızlı cemaatçi Esra’nın bu sözleri arkadaşlarını şaşırttmış tabii.
Kız, /*"Ya Allah aşkına biz bizeyiz, tanklarla halkı ezmek ne demek,
Meclis’i bombalamak ne demek?"*/ demiş. /*"Darbeyi cemaat yapmadı diye
yazın çizin diye bize hala talimat veriyorlar, artık daha kimi
kandıracağız. Biz biliyoruz darbeyi bizimkiler yaptı, organize etti.
Darbe olsaydı kurulacak teknokratlar hükümetinde Zekeriya Öz Adalet
Bakanı olacaktı, Hakan Şükür Spor bakanı olacaktı, hocanın en yakınları
Ahmet Kurucan’lar Başbakan Yardımcısı olacaktı, bazı gazetecilerine
görev verilecekti. Haziran’da Ramazan olduğu için darbenin Temmuz’a
ertelendiğini bilmiyor muyduk? Ben artık kanmıyorum, artık kimseyi de
kandıramam. Her şeyimiz yalan."*/


    *DARBEYİ ELEŞTİRİN*,*FETÖ DARBESİ DEMEYİN*

O günkü konuşmalarda diğer kızlar da pişmanlıklarını belirtmişler.
/*"Bütün kaybedilenlerin geri kazanılacağı, hakkaniyetin yerini
bulacağı, hırsız hükümetin mahkum olacağı, güzel günlerin geleceği bu
darbeden"*/ haberleri varmış. Çünkü /*"şanlı askerlerin zafere ulaşması
için"*/ fetih suresi, cevşen okumuşlar. Darbe gerçekleşmeyince de,
/*"cemaatin darbeyle ilgisi olmadığını, Hocaefendi’nin karıncayı bile
incitmediğini konuşun yazın, darbe yapanları lanetleyin"*/ talimatı
gelmiş. /*"Bu sefer olmadı ama ümidinizi kesmeyin, bir gün mutlaka
Türkiye’de her şey değişecek"*/ diyorlarmış. /*"Darbeyi eleştirin ama
çok zorda kalmadıkça asla Fetö darbesi gibi sözler etmeyin"*/ diye
uyarılmışlar.

Kızlar, artık /*"bu cemaatten uzak durmak gerektiğini"*/ konuşmuşlar.
/*"İyi niyetle, samimiyetle destek olduk ama bu kadar olacağını
bilmiyorduk. Bazı şeylerin farkındaydık ama kopamadık. Bu saatten sonra
kendi ibadetlerimizi yapalım, kendi işimizi yapalım."*/ kararı almışlar.

Sema, /*"Konuşmalarda bazı isimler geçti, çok şaşırdım"*/ dedi. /*"Meğer
cemaatin CHP teşkilatlarında da çok adamı varmış. CHP’nin bir belediye
başkan yardımcısından, CHP ilçe teşkilatında olanlardan söz ettiler.
Bunlarla iş yapıyorlarmış. Bahçelievler’deki Fethullah Hoca’nın tam
hayranıymış, Said Nursi’nin kitaplarını da neredeyse ezbere biliyormuş.
Söylediklerine göre CHP’nin İstanbul teşkilatında çok cemaat mensubu
varmış. Hatta darbe olsaydı bir CHP'Li vekilin kesinlikle darbe
hükümetinde değerlendirilebileceğini söylüyorlardı."*/

Kızlar yine o gün bazı muhalif gazetelerin cemaat tarafından finanse
edildiğini, son dönem bir sol gazetenin de desteklendiğini, hatta yine
destek amacıyla o gazetenin alınmasının bile istendiğini konuşmuşlar.

Sema’nın anlattığına göre, Esra şu ilginç lafları da söylemiş.

/*"Bizim yayınevine Cemaat yazarları geliyordu. Baransu on gün kadar bir
kitap için çalıştı bizim büroda, bir kere bile namaz kıldığını görmedim.
Ama adam hapse düşünce Allah, Peygamber tweetleri atmaya başladı. Bir
yazar, "*/Erdoğan mutlaka yargılanacak/*" laflarından başka bir şey
demiyordu. Bizimkiler de ona bir itibar bir itibar. Şu T. Yayınevine de
çok kızıyorum, bu piyasada herkes birbirini iyi tanımıyormuş gibi, bizim
cemaatle ilgimiz yok açıklamaları yapıyorlar. T. Yayınevinin
başındakilerin en etkili cemaatçi olduğunu bilmeyen mi var? Bazı hükümet
yanlısı yazarların imzasıyla bir duyuru hazırlamışlar ama onların içinde
bile cemaatçi yazar yer alıyor. Şimdi de Hekimoğlu İsmail’in
saygınlığından istifade etmek istiyorlar ancak Zaman gazetesi kayyıma
geçinceye kadar Hekimoğlu İsmail, "*/cemaati öven, Hocaefendiyi öven
yazılar/*" yazıyordu. Bizler deSosyal Pencere’nin taglarında paylaşım
yapıyorduk. İşimiz gücümüz kandırmaca."*/

O gün Esra’nın söyledikleri diğerlerini de çok etkilemiş ve kızlar
bürodaki cemaat kitaplarını toplayarak ayrılmışlar. Sema, onların
özeleştirilerinde samimi olduğuna inanıyor.

Bu darbe girişimi bazı cemaatçileri uyandırmış olabilir.

Asiye Güldoğan

*[email protected]*

twiteer: @ AsiyeGuldogan

Odatv.com



http://odatv.com/esnaf-dukkan-kapilarina-fetocu-listeleri-asmis*-2507161200*.html

------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160725193414 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/07/26  00:00 4  58  [email protected]

 


Avaro omnia desunt, inopi pauca, sapienti nihil
Cimrinin herseyi, fakirin bazi seyleri ek$iktir, bilgin in ise
hicbirseyi ek$ik degildir.

Latince Atasozleri

Sicak siddetlendigi vakitte salat(-i Zuhru) (namaz kilmayi) serinlige
birakiniz.
Zira sicagin siddeti Cehennem in kaynamasindandir.
Nar(-i Cehennem) Rabbine ($ikayette bulundu, ve):
- Ya Rab, beni ben yiyorum.(izin ver) - dedi.
Allahu Teala da iki def a nefes almasina izin verdi.
Nefesin biri kisin, digeri yazin.
En cok maruz oldugumuz sicak ile sizi en ziyade usuten zemherir (iste budur)

Buhari nin Ebu Hureyre den rivayeti icin, Diyanet yayinlarindan
Bkz.Sahih-i Buhari Muhtasari ...
cilt 2, sh.476 H.321

Soner Yalcin: Nazim ile Deniz i bulusturan Tanya

6 May, 2015


K66XX9Adi, Zoya Anatolyevna Kosmodemyanskaya....

Zoya, yasam demek...

Rusya nin guneyindeki Gavrilovsky de 13 Eylul 1923 te dogdu.

Ortodoks rahipler cikaran bir aileye mensuptu. Dedesi rahip Pyotr
Kosmodemyansky, yaptigi muhalefet nedeniyle Bolsevikler tarafindan 1918
de olduruldu.

Babasi Anatoly de teolojik okudu ama mezun olmadi; cunku aile Sibirya ya
tasindi. Babasi kutuphaneci oldu. Annesi Lyubov ogretmendi.

Aile 1930 da Moskova ya dondu.

Zoya, okul caginda kitaplara duskun oldu; edebiyati cok sevdi. Tolstoy,
Puskin, Lermontov gibi Rus edebiyatcilar ve Cervantes, Dickens, Goethe,
Shakespeare, Moliere okudu. Okuduklari hakkindaki dusunceleri defterine
yazdi: Shakespeare in trajedilerinde bir kahramanin olumune her zaman
yuksek ahlaki bir zafer eslik ediyor.

Genc yasinda Beethoven ve Caykovski dinledi.

Sovyetler Birligi Komunist Parti genclik orgutu Komsomol a katildi.

Hitler, 22 Haziran 1941 de Barbarossa Harekati emrini verip, Naziler
Sovyetler Birligi ni isgale baslayinca, genc Zoya gonullu olarak askere
yazildi. Annesi vazgecirmeye calisti, dinlemedi: Dusman bu kadar
yakinken baska ne yapabiliriz?

Isgal altindaki bolgelerde olusturulan duzensiz askeri guclere katildi;
yani Partizan oldu; Tanya kod adini aldi.

Tarih:27 Kasim1941.

Zoya/ Tanya , bir Alman suvari alayinin konuslu oldugu Petrischevo
koyunu yakmak icin emir aldi. At ahirlari ve evleri atese vermeyi
basardi. Ancak, bir Rus isbirlikcisinin ihbariyla yakalandi. Gece
boyunca yapilan iskence ve tecavuze ragmen konusmadi. Ertesi sabah ilce
merkezine goturuldu ve idam edildi. Gulumseyerek ciktigi sehbasinda son
sozleri su oldu:

Yoldaslar! Neden bu kadar kasvetlisiniz? Olmek icin korkmuyorum! Halkim
adina olecegim icin mutluyum!

Sovyetler Ordusu Ocak 1942 de bu topraklari ele gecirene kadar, Zoya/
Tanya idam sehbasinda asili kaldi...


Yurtseverlik aski


Yil, 1945...

Nazim Hikmet, Bursa Cezaevi nde...

Tolstoy un Savas ve Baris cevirisini yeni tamamlamis; La Fontaine den
Masallar cevirisi uzerinde calisiyordu. Elle yazmak cok zamanini
aliyordu; cezaevindeki dokumadan kazandigi parayla ikinci el daktilo aldi.

Saglik sorunlari vardi.

Ama... Cok mutluydu; kasvet gunleri bitmisti; Naziler savasi kaybetmisti.

O gunlerde yazdi; Tanya siirini...

Tanya, Bursa Cezaevi nde karsimda resmin,

Bursa Cezaevi nde.

Belki duymamisindir bile Bursa nin adini.

Bursa m yesil ve yumusak bir memlekettir.

Bursa Cezaevi nde karsimda resmin.

Sene 1941 degil artik sene 1945.

Moskova kapilarinda degil artik

Berlin kapilarinda dovusuyor seninkiler,

bizimkiler,

butun namuslu dunyaninkiler.

Tanya,

senin memleketini sevdigin kadar

ben de seviyorum memleketimi,

Seni astilar memleketini sevdigin icin,

ben memleketimi sevdigim icin hapisteyim.

Ama ben yasiyorum,

ama sen oldun.

Sen coktan dunyada yoksun,

zaten ne kadar az kaldin orda:

on sekiz senecik.

Doyamadin gunesin sicakligina bile.

Tanya,

sen asilan partizan,

ben hapiste sair.

Sen kizim, sen yoldasim.

Resminin ustune egiliyor basim:

kaslarin incecik,

gozlerin badem gibi,

ama renklerini fotograftan anlamam mumkun degil.

Fakat yazildigina gore,

koyu kestaneymisler.

Bu renkte gozler cok cikar benim memleketimde de.

Tanya,

saclarin ne kadar kisa kesilmis,

oglum Memet inkilerden farki yok.

Alnin ne kadar genis, ay isigi gibi,

rahatlik, ve ruya veriyor insanin icine.

Yuzun ince uzun, kulaklarin buyucek biraz.

Henuz cocuk boynu boynun:

henuz hicbir erkek kolu sarilmamis anliyor insan...

Nazim in siiri yillar sonra bir devrimcinin agzindan hic dusmeyecekti...


Deniz in sevdigi


Tarih: 9 Ekim 1971.

Deniz Gezmis, Huseyin ve Yusuf Aslan, Ankara $ikiyonetim Komutanligi 1
No lu Mahkemesi tarafindan idama mahkum edildi.

Deniz ve Yusuf 25; Huseyin 23 yasindaydi.

O gunlerde....

Kimi zaman Deniz in sesi duyulurdu; Ankara Mamak Cezaevi nde...

En sevdigi siir Tanya yi soyluyordu.

Bilirdi arkadaslari; Deniz in Tanya yi ezbere bildigini ve her firsatta
hadi Deniz, Tanya yi soylesene derlerdi. O da hep soylerdi gur sesiyle...

Idamdan iki gun once...

Deniz, Yusuf ve Huseyin e Mamak Cezaevi ndeki arkadaslariyla helallesme
izni cikti.

Koguslari dolastilar; tum devrimcilerle kucaklastilar.

Deniz Gezmis, Tanya yi son kez o gun soyledi:

Sabah oldu Tanya yi giydirdiler...

Gogsune bir de yazi yazdilar:

Partizan.

Koyun alanina kuruldu daragaci.

Atlilar cekmis kilici, halka olmus piyade askeri.

Zorla seyre getirdiler koyluleri.

Iki sandik ust uste, iki makarna sandigi.

Sandiklarin ustune

yagli urgan sallanir,

urganin ucu ilmik.

Partizan kaldirilip cikarildi tahtina.

Partizan,

kollari bagli arkadan

durdu urganin altinda dimdik.

Nazli, uzun boynuna ilmigi gecirdiler...

Tanya seslendi kolhozlulara ilmiginin icinden

- Kardesler, uzulmeyin.

Gun yigitlik gunudur.

Soluk aldirmayin fasistlere,

yakin, yikin, oldurun...

Kolhozlular agliyordu. Cellat cekti ipi.

Boguluyor nazli, boynu kugu kusunun.

Fakat dikildi ayaklarinin ucunda partizan

ve hayata seslendi insan:

- Kardesler

hosca kalin.

Kardesler,

kavga sonuna kadar.

Duyuyorum nal seslerini

geliyor bizimkiler!

Ve... Tarih: 6 Mayis 1972

Tanya siiriyle ozdeslesen Deniz Gezmis, saat 01.25 te idam edildi.

Aradan yillar gecti...

Kimi solcular, yurtseverligin ne oldugu konusunda kafa kari$ikligi
yasiyor...

Tanya dan, Nazim dan ve Deniz den utanmiyor...

Yurtseverligin fasistlik oldugunu yaziyorlar.


Sozcu


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap