------------------------------------------------------------------------
Türker Ertürk : E. Amiral Türker Ertürk yazdı: Harp Okulu'nda Kemalist
askerlere eziyet eden Cüneyt, bakın nerede çıktı!
BAŞ SUÇLULAR <#mozTocId57834>
KEMAL’İN ORDUSU <#mozTocId768330>
SOSYAL MEDYA İLETİŞİM: <#mozTocId510013>
Geçtiğimiz Cuma *(15 Temmuz 2016*), kardeş kanının dökülmesine yol açan
ve başarılı olmasa bile ülkemizi istikrarsızlaştıran darbe girişimi o
gün kotarılmadı.
Eğer /*"Ergenekon ve Balyoz"*/ gibi gayri hukuki kumpaslar ve
Atatürkçüleri Türk Silahlı Kuvvetleri'nden tasfiyeye yönelik
itibarsızlaştırma operasyonları gerçekleşmeseydi veya engellenseydi,
geçen haftaki darbe girişimi yapılamazdı.
*BAŞ SUÇLULAR*
Herkes şapkasını önüne koymalı ve düşünmeli; /*"Ben ne yaptım veya
yapmadım"*/ diye!*TSK*’dan bu kanserli hücrelerin tasfiye edilmesini
engelleyenler, Yüksek Askeri Şura’da şerh koyanlar,*TSK*’nın
kafeslenmesine ses çıkarmayanlar, /*"İyi oldu, darbeciler
temizleniyor"*/ diyenler, Taraf gibi kumpas gazetelerine destek
verenler, bugün hala utanmadan ve haysiyetsizce yazı yazmaya devam eden
ama o gün kumpas ateşine odun taşıyanlar baş suçludur.
Cemaat, /*"Altın Nesil"*/ yetiştirdiğini söylüyordu! Kimdi bunlar ve ne
yapıyorlardı? Bunlar; kardeşlerine ve silah arkadaşlarına tuzak kuruyor,
telefonlarına teröristlerin numaralarını yüklüyor, bilgisayarlarından
kişiye özel bilgilerini çalıyor, evlerine girip uyuşturucu, hayvan
pornosu ve cephane koyuyordu. İşte bunları yapanlar; darbe günü öğlen
beraber yemek yediği devre arkadaşını akşam vurdu ve halkın üzerine ateş
açtı.
*KEMAL*’İN*ORDUSU*
Özetle söylemek gerekirse; darbeyi*TSK* içindeki /*"İmamın Ordusu"*/
sahneye koydu ama, /*"Kemal’in Ordusu"*/ engelledi!
Geçtiğimiz hafta içinde;*TSK*’ya yönelik tasfiye ve itibarsızlaştırma
operasyonunun merkezinde yer alan Deniz Harp Okulu’ndan ayrılmak zorunda
bırakılan çok sayıda gençten, mektup ve mesaj adım. Bunlardan ikisini
sizinle paylaşmak istiyorum. İkinci mektubun sahibinin ismi, halen süren
hukuki süreç nedeniyle, gencimiz zarar görmesin diye değiştirilmiştir.
Gerçek ismi bizde mahfuzdur.
Mektupta adı geçen Cüneyt, darbe girişimi sırasında Deniz Harp Okulu’nu
ele geçirmeye ve değerli, yurtsever ve Atatürkçü Komutanı Tümamiral
Mesut Özel’i, cunta adına tutuklamaya çalışan çetenin elebaşlarından
biridir.
*MEKTUP*-*1*
"Değerli Komutanım,
Sizi,*2010*’da istifa konuşmanız sırasında, Harbiye birinci sınıf
öğrencisi olarak canlı izlemiş ve dinlemiştim. Sizden sonra, Harbiye
üçüncü sınıf öğrencisiyken ayrılmaya zorlanmış bir genç olarak size
yazıyorum.
Deniz Harp Okulu’nda, bizlerin üzerine acımasız olarak gelindiği
zamanlarda, bizleri nasıl koruduğunuzu bu dönemde çok daha iyi
anlıyorum. Bizler de; geçtiğimiz günlerde darbeye karışan caniler
tarafından her türlü psikolojik işkenceye maruz kalmış, hakaretler
işitmiş, sonunda aşkla bağlandığımız Deniz Kuvvetleri’nden ayrılmak
zorunda bırakılmıştık. Çünkü bizler; onurumuzla girmiştik ve onurumuza
zarar verilmesini asla izin vermezdik, vermedik!
Tıpkı, sizin gibi davrandık. Ayrıldığım günden itibaren; hem sizin
yazılarınızı ve televizyon programlarınızı izledim, hem de elimden
geldiği kadar tüm arkadaşlarıma, dostlarıma ve yakınlarıma Cemaat’in
yapılanmasını anlatmaya çalıştım. Geçtiğimiz hafta sonu yaşadığımız
darbe girişiminden sonra, tarafıma ulaşan onlarca /*"sen anlatıyordun"*/
mesajlarını aldım.
Size selamlarımı ve saygılarımı iletmek istedim. Siz bizim sadece
komutanımız değil, bizlere liderlik yapan, bizler için idol olan
birisiniz ve her zaman öyle kalacaksınız.
Sevgiyle kalın, saygılarımla,
Mert Sevim"
*MEKTUP*-*2*
"Değerli Komutanım Sayın Türker Ertürk,
Ben*2009-2010* yılları arasında, şanlı yuvamız Deniz Harp Okulu’nda
eğitim görme şansını yakalamış bir öğrenciniz, Asena Türkcan. Sürekli
takip ettiğim yazılarınız ve doğruları yansıtmaktan vazgeçmeyen cesur ve
iktidarlı duruşunuz, size yazmam için bana cesaret verdi.
Nesillerdir Türk Silahlı Kuvvetleri’ne emek vermiş bir ailenin parçası
olmaktan gurur duyuyorum. Okumayı ilk öğrendiğim günden üniversite
sınavına girdiğim ana dek hayattaki en büyük hedefim; Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin bir parçası olmaktı. Nihayetinde hedefime ulaştım da!
Fakat okula girdiğim ilk günden itibaren gerek sözlü, gerekse
davranışlarıyla beni Deniz Harp Okulu’nda barındırmayacağını belirten;
Cüneyt Aydoğan adındaki Bölük Komutanımdı. Sizin de bildiğiniz üzere; bu
şahıs uğraşısında yalnız da değildi.
Gördüğüm baskı, aşağılanma, hakaret ve daha niceleri ise hata yapmama ve
yıpranmama neden oldu. Neticesinde hafta sonu cezalarıyla başlayan, oda
hapisleri ile devam eden hayatımdaki sonsuz döngü başlamış oldu.
Bahsettiğim gibi ben bir asker çocuğuydum. Orduya hizmet eden bir subay
olmanın kolay olmayacağını, bunun için mücadele etmem gerektiğinin
bilincindeydim. Daha öncesinde bilmediğim tek şey; bu mücadelenin doğru,
dürüst ve şerefli bir şekilde kazanılamayacağı idi.
Deniz Harp Okulu Komutanı olarak siz ve Tabur Komutanım; bana benim
bildiğim ve düşlediğim Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olduğunu gösterdiniz
ve dolayısıyla mücadelemde inancımı kaybetmememi sağladınız.
Birinci sınıfın sonunda, iznim sırasında, Cumhuriyet Savcılığından gelen
bir aramayla ailemin yanından ayrılmak ve İstanbul’a dönmek
mecburiyetinde kaldım. Ve olaylar daha da çirkinleşmeye başladı.
Siz de bir kız babası olarak, sanırım ailemin ne durumda olduğunu
düşleyebilirsiniz. Hakkımda kişiliğime ve namusuma atılmış büyük bir
iftira vardı. Fakat hukuksal açıdan direk bir suçlama olmadığı için,
itiraz da edemiyordum. Ondan sonra, Deniz Harp Okulu’ndaki hayatımın,
özellikle bir bayan öğrenci olarak nasıl devam ettiğini tahmin
edebilirsiniz.
Gelgelelim günden güne benim kuruma olan inancım azaldı ve mücadelemin
artık bir anlamı kalmadığı kanısına vardım. Ardı arkası kesilmeyen
suçlamaları, tutuklamaları, medya yoluyla takip ettim. Bundan bir ay
öncesine kadar, size yazmak aklımın ucundan geçmezdi. Hiçbir zaman
gerçekleşmemiş telefon görüşmeleri gibi olan olaylardan kaynaklanan
iftiralardan sonra, size bunları yazmam daha nice iftiralara sebep
olabilirdi.
Fakat darbe girişiminden sonra artık, gerçeklerin eninde sonunda ortaya
çıkacağı umudundayım. Umarım bu süreçte yüce halkımız daha çok zarar görmez.
Size verdiğiniz mücadele, inandıklarınızı yazdığınız ve yansıttığınız
için teşekkür etmek istiyorum. Yalnız olmadığımı bilmek ve hala
aklıselim sahibi Atatürkçü insanların olduğunu görmek büyük bir mutluluk.
Saygılarımla,
Asena Türkcan"
Saygılar sunarım.
Türker Ertürk
E. Amiral, Araştırmacı - Yazar
*SOSYAL MEDYA İLETİŞİM*:
Facebook:
*https://www.facebook.com/turker.erturk.5*
*https://www.facebook.com/pages/T%C3%BCrker-Ert%C3%BCrk/556317261057681?ref=profile*
Facebook Grup:
*https://www.facebook.com/groups/797431790326056/?fref=ts*
Twitter:
*https://twitter.com/Orsatramola *
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160724191222 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/07/25 04:20 4 58 [email protected]
Sirlarini ona buna aciyorsan, basina gelecek zilletlere razi ol.
Hz.Ali
?Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur an i busbutun terk ettiler.
(elde tuttuklari halde terk etmek.)
Furkan 30:
Osmanli tebaasindan olan Ermeni unsurlari, gordukleri tesvik ve yardimin
neticesiyle de, milli namusumuzu yaralayacak taskinliklardan baslayarak,
nihayet hazin ve kanli safhalara girinceye kadar kustahane tecavuzlere
koyuldular.
Vatanin parcalanmasi soz konusu ve karar olarak, Dogu Vilayetlerimiz de
Ermenistan , Adana ve Kozan havalisinde Kilikya adi ile yine Ermenistan;
bu milletin, esarete, kolelik payesine indirilmesi ve nihayet bu
devletin tarih sayfasini kapatarak ebediyet mezarina defnetmek gibi,
insaniyet ve medeniyetle ve hele milliyet esaslariyla bagdasmayan
emeller kabul ve onay yeri bulmus ve goruluyor ki, tatbikat devresi de
baslamistir.
Bir istila fikri besleyen Ermeniler, Nahcivan dan Oltu ya kadar butun
Islam ahaliye baski ve bazi mahallerde katliam ve yagma yapiyorlar.
Sinirlarimiza kadar Islamlari mahva mahkum ve goce mecbur ederek Dogu
Vilayetleri miz hakkindaki emellerine dogru emniyetle yaklasmak ve bir
taraftan da 400 bin oldugunu iddia ettikleri Osmanli Ermenisini bir
dayanak olmak uzere memleketimize surmek istiyorlar.
Memleketimizde kulliyetli yabanci parasi ve bircok propagandalar cereyan
ediyor.
Bundaki gaye, pek a$ikardir ki, milli hareketi neticesiz birakmak,
Yunan, Ermeni emellerini ve vatanin bazi muhim kisimlarini isgal
gayelerini kolaylastirmaktir.
(23 Temmuz 1919)
K.ATATURK
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.