------------------------------------------------------------------------
bayrak
*ORHAN GAZİ ERTEKİN* - N. ANIL GELBERİ** : **OHAL*; kimin için, niye?
*24.07.2016 08:33*
Toplama kampının, yönetim ve yargının temel aracına dönüşmeye başladığı
böyle bir süreçte hükümet ve bağlaşıkları açısından tüm bir muhalefetin
/*"tehdit ve tehlike"*/ sınıfına dahil edildiği-edileceği gerçeğini
geçmiş tecrübelerimizden pekiyi biliyor olmalıyız
*15 Temmuz* Askeri ayaklanmasından bu yana devlet alanında ilan
edilmemiş bir /*"olağanüstü hal"*/ planı uygulanıyor. Yargı, emniyet ve
ordu başta olmak üzere devlet kadroları kitleler halinde gözaltına
alınıyor ve yine kitleler halinde tutuklanıyor. Yönetim ve daha kaygı
verici olmak üzere yargı, genel /*"listeler"*/le iş yürütüyor. Hakim ve
savcılar dahil kamu görevlilerinin ve yakınlarının havayoluyla seyahatleri
Bu bir karşı tatbikattır <#mozTocId583508>
Peki OHAL ilanı neden yanlış? <#mozTocId30093>
yasaklanıyor. Anayasal haklar açıkça lağvediliyor. Gözaltına alınanlar
soyuluyor ve ters kelepçelerle toplum karşısında ifşa ediliyor. İşkence
iddiaları ise giderek yükseliyor. Bu durum ülkenin baştan sona bir
toplama kampına dönüştürülmeye başlandığını gösteriyor. Şimdi ise yaşanan
fiili durum*OHAL* ilanıyla resmileştiriliyor. Şunu bir kenara
öncelikle kaydedelim. Toplama kampının, yönetim ve yargının temel
aracına dönüşmeye başladığı böyle bir süreçte hükümet ve bağlaşıkları
açısından tüm bir muhalefetin /*"tehdit ve tehlike"*/ sınıfına dahil
edildiği-edileceği gerçeğini geçmiş tecrübelerimizden pek iyi biliyor
olmalıyız. Bu nedenle*OHAL* ilanını iki önemli noktanın altını çizerek
değerlendirmek isteriz.
*15 Temmuz* Askeri Ayaklanması'ndan bu yana devlet alanında ilan
edilmemiş bir /*"olağanüstü hâl"*/ planı uygulanıyor. Yargı, Emniyet ve
Ordu başta olmak üzere devlet kadroları kitleler halinde gözaltına
alınıyor ve yine kitleler hâlinde tutuklanıyor. Yönetim ve daha kaygı
verici olmak üzere yargı, genel /*"listeler"*/le iş yürütüyor. Hâkim ve
savcılar dahil kamu görevlilerinin ve yakınlarının havayoluyla
seyahatleri yasaklanıyor. Anayasal haklar açıkça lağvediliyor. Gözaltına
alınanlar soyuluyor ve ters kelepçelerle toplum karşısında ifşa
ediliyor. İşkence iddiaları ise giderek yükseliyor. Bu durum ülkenin
baştan sona bir toplama kampına dönüştürülmeye başlandığını gösteriyor.
Şimdi ise yaşanan fiili durum*OH*âl ilanıyla resmileştiriliyor.
Şunu bir kenara öncelikle kaydedelim. Toplama kampının, yönetim ve
yargının temel aracına dönüşmeye başladığı böyle bir süreçte hükümet ve
bağlaşıkları açısından tüm bir muhalefetin /*"tehdit ve tehlike"*/
sınıfına dahil edildiği-edileceği gerçeğini geçmiş tecrübelerimizden
pekiyi biliyor olmalıyız. Bu nedenle Ohal ilanını iki önemli noktanın
altını çizerek değerlendirmek isteriz;
Bu bir karşı tatbikattır
En başından söyleyelim. Olağanüstü hâl ilanının askeri ayaklanmanın
bastırılması ve Cemaat'in kalkışması ile bir alakası yoktur. Cemaat'in
/*"Askeri Ayaklanması"*/ zaten bastırılmış durumda. Geriye kalan askeri
unsurların tek yaşam alanı /*"gerilla harbi"*/ olabilir. Fakat,
Cemaat'in
/*<http://www.birgun.net/haber-detay/haftanin-oykusu-siradan-insanlarin-siradisi-seysi-enistesi-85545.html>*/bunu
yürütebilecek hazırlıkları yoktur. Diğer yandan, hükümet Cemaate karşı
önlemlerini herhangi bir hukuki kaygı duymaksızın fiilen yürütmeyi
tercih ettiğini*15 Temmuz*'dan itibaren zaten göstermiştir.*OH*âl
ilanının arkasındaki asıl saik ise, hükümetin, askeri ayaklanma
sürecindeki kurumsal zayıflığını somut olarak tecrübe etmesi ve böyle
bir müdahale karşısında kurumsal dinamiklerin kendi dışında ilerlediğini
fark etmiş olmasıdır. Tam da bundan dolayı, hükümet*OHAL* ile devlet
alanını yeni bir cephe anlayışı içinde örgütlenmeye girişmektedir.
Nitekim, ayaklanma, tam tekmil bir darbe tatbikatına denk düşmüştü ve bu
hâliyle darbenin /*"başarılabilir"*/ bir siyasi hedef olduğunu somut
olarak gösterdiği gibi ordunun diğer kanatlarının ayaklanmaya
katılmaması nedeniyle akim kalması ise hükümetin varlık ve gelecek
kaygısını daha da besledi. Şunu da ekleyelim: Ayaklanma sürecinde
hükümet, ordunun ulusalcı grubuna, merkez medyaya ve geleneksel siyasal
partilere olan /*"borcu"*/nu dehşetle gördü. Her borç hükümeti kendi
bağımsız varlığı ve geleceği konusunda kaygıya düşürür kuşkusuz. Özetle
şunu söylemeye çalışıyoruz. Hükümet, olağanüstü hâli, zaten yenilmiş
olan Cemaatin tasfiyesi için ilan etmiyor. Tam tersine, kendisini
yeniden örgütlemek ve kurumsal dinamikleri kendi lehine dönüştürmek için
ilan ediyor. Kabaca bakıldığında*OH*ÂL, geniş bir kitlesel mobilizasyon
ile kurumsal bir reorganizasyonun üzerine oturuyor ve bu hâliyle de
devlet içindeki müttefikler karşısında*AKP*’nin çıkarlarına denk
düşüyor. Şunu da bu çerçevede dikkate alalım: kurumsal planda
ulusalcı-Kemalist grupların giderek merkeze yerleşmesi karşısında,*AKP*,
halka dayanmaktan ve halkın silahlandırılmasından söz ederek bundan
sonra benzer bir askeri ayaklanmaya tevessül edebilecek gruplara
/*"gözdağı"*/ vermeye çalışıyor. Bundan dolayı kendi topluluğunu sürekli
hazır ve nazır bir halde sürekli karşı tatbikata çağırıyor...
İkna olmakta zorlananlar için şu hususu da ekleyelim; Hükümet daha çok
yakın zamanda Kürt bölgelerinde her tür hukuksuz şiddeti olağanüstü hâl
ilan etmeksizin yürütebildi. Olağanüstü hâle yönelik bir ihtiyaç
hissetmedi. Çünkü zaten buna ihtiyacı olmadığını çok iyi biliyordu ve
bugün Cemaat’e yönelik uyguladığı şiddetin bir kaç yüz katını olağanüstü
durum ilan etmeksizin gerçekleştirebildi. Bu da hükümetin olağanüstü hal
ilanı ile asıl olarak bugünkü müttefiklerine karşı kendi gücünü yeniden
örgütlemek istediğini gösteriyor.
Nihayetinde*OHAL*’le,*AKP*, ülkenin her yerinde kendisini aynı anda ve
hızlıca örgütleme tatbikatı yapıyor ve böylece devlet kurumları
içerisindeki muhtemel /*"tehdit ve tehlike"*/lerin Valiler,
kaymakamlar,*MİT* vb. gibi kurumlar ile*AKP* tabanı arasındaki siyasi
bağlar kurularak tenkil edilmesi provaları yapıyor. Bunun sonucunda ise
kurumsal dinamiklerin*AKP*’nin tamamen eline geçmesi bekleniyor. Bu ilk
noktaydı. Gelelim ikinci önemli meseleye...
Peki*OHAL* ilanı neden yanlış?
*OHAL*'in Cemaat tehlikesi bakımından iki önemli noktada hayati yanlış
olduğu kanaatindeyiz.
İlk olarak yaşanan kriz,*AKP*'nin bizzat kendi varlığı ve geçmişini
mahkûm ettiği bir krize tekabül etmekle hükümetin inisiyatif aldığı
bir*OHAL* tercihinin açık biçimde dışlanmasını gerektirmekte ve Meclis
odaklı bir kamusal platformu zorunlu kılmaktadır. Hükümet, kamu
görevlilerine yönelik yaptığı toplu gözaltılar ve tutuklamalar nedeniyle
kurumların bittiğini açıkça itiraf etmiş bulunmaktadır. Bu durum aynı
zamanda kendi yönetim ve yargı tecrübesinin de mahkûm edilmesi demektir.
Devlet kurumları ve kadrolarının bu seviyede iflası hükümetçe açıkça
kabul edildiğine göre, askeri ayaklanma soruşturması ve tasfiyelerin,
meclisin ve sivil toplum örgütlerinin gözetimi altında demokratik bir
biçimde yürütülmesi şarttır. Bu yönde öncelikle bir meclis komisyonu
kurulması zaruridir. Ayrıca sivil toplum örgütlerinin de bu komisyona
katılması denetimi güçlendirecektir. Çünkü gözaltı ve tutuklama sayıları
ve oranlar göz önüne alındığında, hâlihazırda yürütülen operasyonların
aynı zamanda kurumların tasfiyesi hâline geldiği açıktır ve bütün bu
süreçlerde Meclis'in ve kamuoyunun aktif katılımını zorunlu kılan en
önemli noktalardan birisi de burasıdır.
İkinci olarak, Cemaat ile hesaplaşma, tıpkı Ergenekon Davası'nda olduğu
üzere tarihsel öneme haiz bir meseledir ve Ceza yargılamasının bu
hesaplaşmayı iktidarlar lehine /*"harcaması"*/ tehlikesi de
bulunmaktadır. Nitekim Ergenekon Davası, tam bir fiyaskodur ve hükümet
iddialarının tersine ülkenin /*"askeri geçmiş"*/ ile hesaplaşmasını
engelleyen bir işlev görmüştür. Yaşadığımız son bir haftalık süreç ise,
Cemaat soruşturmasının Ergenekon soruşturması benzeri bir yapıda inşa
edilmekte olduğunu göstermektedir. Bir defa ceza yargılaması, önceden
kapalı kapılar ardında hazırlanan bir liste ile yürütülemez ve adeta bir
/*"toplama kampı"*/ mantığı içinde işletilemez. Zira /*"genel
listeler"*/ oluşturarak soruşturma yürütmek, kişiler ve eylemleri
arasında herhangi bir fark görmez ve toplu bir infazı daha en başından
gerçekleştirir. Ayrıca, listeler, ceza soruşturmasının temel mantığı ile
de bağdaşmaz. Çünkü ceza yargılaması fiiller ve failler ile ilgilenir.
/*"Tehditler"*/ belirlenerek ceza soruşturması ve yargılaması da yapılamaz.
Son olarak*OHAL*,*AKP*›nin kendi dışındaki politik güçlere ilan ettiği
yeni bir politik mevzi ilanıdır. Oysa*OHAL* yerine geniş bir kamuoyu
denetimi araçlarının devreye sokulması yaşanılan krizin kaçınılmaz
gereklerinden birisidir. Aksi durumda, toplumun denetimine kapatılan
bürokratik faaliyet yeni çeteler üretmeye devam edecek, hukuksuzluk bir
kamu kültürü olarak varlığını sürdürecektir. En nihayetinde tıpkı
Ergenekon Davası gibi Cemaat Davası da Türkiye yargı tarihinin büyük
hüsranlarından birisi olarak yerini alacaktır...
*Demokrat Yargı Eşbaşkanı
**Avukat
http://www.birgun.net/haber-detay/ohal-kimin-icin-niye-121269.html
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160724124329 Oraj Poyraz At Alpinaasia
[email protected]
2016/07/24 17:00 4 58 [email protected]
--
Insan, dusunen tek hayvan degildir, ama bir hayvan olmadigini dusunen
tek hayvandir.
Bilinmeyen bir kisi..
Bu turediler, bu serseriler yuzunden Anadolu bastan basa iktisaden harap
ve tursap oldu.
Anadolu yarin yine istilalara maruz kalir.
Butun bu sureti haktan gorunen nasihatlar, bu halki esarette yasatmak
icin bir nevi afyondur, esrardir
(ALi KEMAL, Peyami Sabah, 12.2.1921)
Ateizm peygambersiz bir organizasyondur.
George Carlin
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.