------------------------------------------------------------------------
bayrak
Orhan Gökdemir : Yatta şeriat, sandalyede cihat!
*12/07/2016*Salı
/*"Selef"*/Muhammed Peygamber ve yakınlarını ifade eden bir kavram.
/*"Selefî"*/, anlaşılacağı gibi Selef’den yana olanlar demek. Daha
etraflıcası, İslam dinini sahabe dönemindeki gibi saf ve arı bir
şekilde, bidatlerden, eski medeniyetlerin etkilerinden ve sonradan
ortaya çıkan partilerin-mezheplerin görüşlerinden uzak haliyle
benimsemek demek.
Haliyle bu anlayış, İslam’ın ilk döneminin ardından ortaya çıkan bütün
gelişmeleri, katkıları, yorumları reddetmek anlamına geliyor. Vahabilik,
ondan türemiş El kaide,*IŞİD*benzeri örgütlerin fikir yapısı işte bu.
Selef döneminin hakikati onların tekelinde, dolayısıyla onların
dışındaki her yorum İslam’a, dine, peygamberine bir saldırı. Dışlayıcı,
şiddetten beslenen bir din yorumu bu.
Öte yandan kıyametin yaklaştığına ve mehdinin gelmekte olduğuna da
kuşkusuz iman ediyorlar ki bu içinde debelendikleri şiddet sarmalını ve
kini daha da bir katmerleştiriyor. Bunun için muhtaç oldukları malzeme
İslami külliyat içinde bolca var zaten. Abuk sabuk fetva ve hadis
çöplüğünden istediğini seçmekte herhangi bir sınırlama yok. Sanki
Peygamber onlara mirasını mühürlü bir belgeyle bırakmış gibi
davranmaları bundan. Onları gibi inanmayanlar, düşünmeyenler İslam dışı,
kâfir, mürtet. E haliyle öldürülmeleri de sevap!
Sıkıntı tam da burada başlıyor zaten. Hiçbir din, yazılı haliyle hüküm
sürmemiş. Yayıldığı her yeri değiştirmiş evet ama yayıldığı her yer, her
kültür tarafından da yorumlanıp değişikliğe uğratılmış. Mekke’den
Bağdat’a geldiğinde bir yorum eklenmiş, Bağdat’tan Şam’a geçtiğinde bir
kültürel zenginleşme olmuş. Şam’dan İstanbul’a giderken yoldaki bütün
kültürel renkler üzerine damlamış. Selefilik işte bu zenginliğe,
değişime, dönüşüme karşı. /*"Saf halini"*/savunuyorlar İslam’ın,
/*"altın çağ"*/ile sınırlıyorlar inancı. İnancın evrimi, ona çağların
kattığı esneklik kapı dışarı ediliyor dinden. Böylece kafa koparan,
kadınlara taciz eden, çocukları parçalayan yağmacı, vandal, hırsız,
ahlaksız bir katiller sürüsü çıkıyor ortaya.
xxx
İyi de nerede bu /*"saf"*/İslam? Altın çağ ne zaman yaşanmış da, kim
fark etmiş altın olduğunu?
Muhammed Peygamber, miladi takvime göre *8 Haziran 632*tarihinde
akşamüzeri vefat etti. Rivayet böyle. Ölüm nedeni de rivayet; kimilerine
göre hummadan, kimilerine göre sırtındaki urdan, kimilerine göre yüksek
tansiyondan. Zehirlendiğini de iddia edenler var. Her ne hal ise,
/*"ölüm Allah’ın emri"*/fakat ölümden sonra yaşananlar biraz tuhaf.
Örneğin Muhammed’in cenazesinin kaç gün yerde kaldığı konusunda değişik
rivayetler var. Ama asıl tuhaf olan şu; peygamber toprağa verilirken
yanında üç-beş yakınından başka kimse yok. İslam tarihçisi Taberi’ye
göre birkaç kişi Peygamberin cenazesi ile meşgulken diğer bir bölümü
cesedi ortalıkta bırakıp Saide oğullarının çardağında yeni halifenin kim
olacağına ilişkin tartışma ve pazarlık içindeydiler. Kim bu
pazarlıkçılar? Ebu Bekir, Ömer, Sad b. Ubade, Ebu Ubeyde, Abdurrahman b.
Avf, ibni Hişam… Rivayet tabii, eşi Ayşe /*"Biz Resulullah’ın defninden
Çarşamba gecesi, kürek seslerini duyarak haberdar olduk"*/demiş.
Demek ki peygamberin ölümü çok önemsenmemiş. Ölümden çok bıraktığı
mirasın nasıl paylaşılacağı veya yönetileceği önemsenmiş ve her şey bu
önem sırasına göre cereyan etmiş.
İslam’ın saf hali bu ve gerçekten pek acıklı görünüyor.*TV*’lerdeki gözü
yaşlı /*"İslam alimleri"*/ne tavsiyem bu sahneyi bir programlarında
canlandırsınlar. Sonra hep birlikte oturup İslam’ın saf haline ağlayalım.
Peki devamında bir /*"saf"*/lık var mı?
Ebu Bekir görünüşe göre eceliyle göçtü. Ömer, Osman ve Ali öldürüldü.
Kerbela geldi üstüne, cinayet toplu katliama dönüştü. Öldüren, katleden
kim? Muhammed’in ümmeti… İslam’ın altın çağında, iktidar kavgasından,
cinayetten, vefasızlıktan, ihanetten başka ne var?
xxx
Ksenofones, Sokrates öncesi düşünürlerden biri. Dinlerle ilgili muhteşem
bir saptama bırakmış arkasında. Şöyle diyor: /*"Eğer öküzlerin, atların
ve aslanların elleri olsaydı ve onlar elleriyle insanlar gibi resim
yapmasını ve sanat eserleri meydana getirmesini bilselerdi, atlar
tanrıların biçimlerini atlarınkine, öküzler öküzlerinkine benzer
çizerlerdi ve onların her birine de kendi türlerine uygun bedenler
verirlerdi."*/Özeti şu: Öküzün tanrısı öküz olur!
Müslümandan bağımsız İslam olur mu? Her dönem, her çağ kendine özgü bir
İslam çıkarmış ortaya. İnsanlar hayatı nasıl algılıyorsa, nasıl
yorumluyorsa dini de öyle algılamış ve yorumlamış. Şimdi /*"İslam’ın
altın çağı"*/diye tanımlanmaya çalışılan dönem bir ölçüde İslam’ın henüz
bir inanç olarak oturmamışlığı ile ilgili. Varsa /*"hoşgörü"*/nün bir
sebebi bu oturmamışlık. Hıristiyan’a, Yahudi’ye, Pagana hoşgörü, az
İslam, az Müslümanlık ile mümkün olabilmiş bir ölçüde. Çoğaldıkça hoş
görü bitmiş. Yaşadığımız vahşet toplumun islamizasyonunun, yani İslam’ın
çoğalmasının getirisidir. Yobazlık diyoruz buna!
Yeni bir cahiliye döneminin içinden geçiyoruz. Bugünün İslam algısı da
içinden geçtiğimiz cahiliye döneminin ruhuna uygun. Yalnız o mu?
Falcılık, büyücülük, kişisel gelişim, ufoculuk, melek, cin, ruh
çağırıcılık, hepsi bu cahiliye döneminin tezahürleri ve yobazlık
hepsinin ortak sorunu. Her inanç, her din onu taşıyanların şekline
bürünüyor; sertleşiyor, hoşgörüsünü kaybediyor, şiddet yükleniyor ve
sığlaşıyor.
xxx
*2013*yılında Rakka şehrini ele geçiren Suriyeli Selefi cihatçılar
kadınlar için tuhaf bir yasak koydu. Rakkalı kadınlar sandalyeye
oturmayacaktı. Bu yasağın sebebi sandalyenin Arapçada eril kökten
gelmesiydi.
Ve Bodrum’a bir yat yanaştı geçen hafta. Yatın misafiri Suudi Arabistan
Prensi Nawaf Al Saud'tu. Hani şu Selefiyenin Vahabi kolunun
temsilcilerinden, Rakka’da sandalye yasağı koyan cihatçıların hamisi
Suudi ailesinin prensi. Haberlere göre yatın haftalık kirası *1
milyon*Avro’ydu. Yatta Vahabi prense*10*manken eşlik etmekteydi.
Paparaziler prensi tangalı, bikinili mankenlerle güneşlenirken
fotoğraflamışlardı.
Yatta şeriat, sandalyede cihat halleridir bu. Şeriat, din, inanç yoksul,
cahil, ezilmiş, horlanmış kalabalıklar içindir.
Ne diyordu Marx? /*"Bu devlet, bu toplum, dünyanın tersine çevrilmiş
bilinci olan dini yaratırlar, çünkü onların kendileri tersine çevrilmiş
bir dünyadır."*/
Dinler tarihi, bu tersine çevrilmiş dünyanın anaforuna kapılıp yitip
gitmiş inançlar mezarlığıdır! Boş verin teolojiyi, yatın temsil ettiği o
gerçek âleme bakın, toplumun gerçeğini orada görürsünüz…
*http://haber.sol.org.tr/yazarlar/orhan-gokdemir/yatta-seriat-sandalyede-cihat-161700*
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160712155954 Oraj Poyraz At Openmail [email protected]
2016/07/12 22:00 4 58 [email protected]
Munakasada zafer maglup olanindir, yenilmek zenginlesmektir.
Cemil meric
Kolelik kalkti mi?
Resulullah (sav) buyurdular ki: hangi kole kacarsa, bilsin ki ondan
zimmet (garanti) kalkmistir, donunceye kadar namazi kabul edilmez
Muslim, iman 122-124, (68, 69, 70); ebu davud, hudud 1, (4360); nesai,
tahrimu d-dem 12, (7, 102)
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.