* Tufan BOZDOĞAN: DERSİMİZ OSMANLI, KONU: İÇOĞLAN <#mozTocId738901>
o OSMANLIDA EŞCİNSEL YAŞAM TARZI! <#mozTocId895333>
o İÇOĞLANLAR NEREDEN ALINIYORDU! <#mozTocId65392>
o ULU ORTA OĞLAN KİRAYA VERİLİYOR! <#mozTocId775075>
o PEKİ SULTANLARIN BUNA TAVRI NE OLUYOR! <#mozTocId640400>
o SARAY YAŞAMININ ÖZETİ! <#mozTocId329914>
* Mine G. Kırıkkanat : Osmanlı’nın En Ünlü İçoğlanı <#mozTocId998321>
o ‘G’ NOKTASI <#mozTocId156661>
------------------------------------------------------------------------
bayrak
Tufan *BOZDOĞAN:* *DERSİMİZ* *OSMANLI,* *KONU:* *İÇOĞLAN*
*OSMANLIDA* *EŞCİNSEL* *YAŞAM* *TARZI!*
Osmanlı İmparatorluğunun başşehrinin İstanbul olduğunu bilmeyen ve bu
şehirdeki görkemli Topkapı sarayını görmeyen yoktur sanırım. Bütün tarih
kitaplarında olduğu gibi, Osmanlı tarihçileri de Topkapıyı şatafatlı
şatafatlı anlatırlarken, hiçte bu konuya değinmezler.
Osmalı'da /*"İÇOĞLANI"*/ olarak bilinen padişahların eşcinsel yaşamları
Osmanlının toplam *444* yıllık bölümünü kapsamaktadır. Bunu *1389*
yılında Yıldırım Beyazıt saray yaşamına getirmiş ve bundan itibaren
sarayda padişahların sapık eşcinsel ihtiyaçlarına cevap vermek için
/*"İÇOĞLANI"*/ yetiştirilmeye başlanmıştır. Ancak Sultan Mehmet bu
rezalete son vermiştir.
*İÇOĞLANLAR* *NEREDEN* *ALINIYORDU!*
Padişahlar devşirme usulü toplanan erkek çocuklarını ilk önce saraya
getirtiyorlar ve bunların arasından beğendiklerini seçip, eğitildikten
sonra eşcinsel duygularını tatmin etmek için bu güzel parlak erkek
çocuklarını *15* yaşına kadar kullanıyorlardı (günümüzdeki değimiyle
bademliyorlardı). Bu yaştan sonra da devletin belirli kademelerinde
bunlara görev veriliyordu. Bu anlatılanların masal olmadığını kanıtlamak
amacıyla, bunların aralarında en ünlü olanı *Eflak Prensi Vlad Besarab
ve kardeşi Prens Güzel Radul*’u sizlere örnek olarak göstermek mümkündür.
*ULU* *ORTA* *OĞLAN* *KİRAYA* *VERİLİYOR!*
Bu uygulamaya paralel olarak bir de /*"HAMAM OĞLANLARI"*/ olarak
adlandırılan ve genellikle hamamlarda çalışan ve para karşılığı cinsel
ihtiyaçlarını bu yönde tatmin etmek isteyenlere kiralanlara bu ad
verilmişti. Bu dönemin rezaletini *1696* yılında Hamamcılar Kethütası
olarak tanınan ünlü İsmail Ağa Dellakname- Dil Küşa (Gönüller Açan
Tellaklar) kitabında etraflıca dile getirmiştir. Şimdi sizlere bu
kitaptan kısa bir alıntı sunacağım: /*"Gece ve gündüz seferi 70 akçadir.
20 akça da ortağı tellak alır. Gece döşek yoldaşlığı 300 akçadır.
Kulamparası kaç sefere takati varsa 300 akçaya dahildir."*/ Bu örnekte
çok açık olarak görmekteyiz ki, o dönemde böylesi bir ilanın
basılmasında (şeriat kanunları bu işe ne diyor acaba!) hiçbir sakınca
görülmediğinden, ulu orta yapılmaktaydı.
*GAZALİ’NİN* *KİTAB-I* *DAFİ’Ü* *L-GUMUMU* *(GAMLARI* *DEF* *EDEN* *KİTAP)!*
Deli Birader adıyla tanınan bir medreseliydi. Bursa doğumlu bu zat,
zamanın önemli bilginlerinden Muhyiddiin-i Acemi’den ders aldıktan
sonra, Bursa’da Bayezid Paşa Medresesinde edebiyat çevrelerine girmeyi
başarmış ve ondan sonra da Bursa yakınlarındaki Geyiklibaba Türbesinde
şeyhlik yapmış, ardından Sivrihisar, Akşehir, Amasya’da medrese hocalığı
yapmış. Bu görevler kendisini tatmin etmediğinden İstabul’a taşınıp
Beşiktaş’ta bir hamam çalıştırmaya başlamıştır. Hamamında delikanlılarla
yaptığı alemler halkın diline düşünce, çareyi uzaklarda olan Mekke’ye
kaçmakta bulmuş ve burada *1535’* te ölmüştir. Hayret edilecek konuya
şimdi şahit oluyorsunuz, bu zat Kabe’de kılınan cenaze namazından sonra
Kabe yakınlarına defnediliyor. Bu tek örnekte de görüyoruz ki,
Müslümanlık alemi hangi değerlere sahip çıkıyor.
*PEKİ* *SULTANLARIN* *BUNA* *TAVRI* NE *OLUYOR!*
*Ünlü tarihçi A. Kemal Meram*, Lale Devri harem yaşamını şöyle
özetliyor: /*". . . Erkeğin her bir çeşidine özlem içinde olan saray
kadınları, zenci harem ağalarıyla yatıp kalkıyorlardı. İçinde yirmi bin
yabancı soylu kadının, bini aşkın zencinin, beş binden fazla Sırp,
Arnavut soylu bostancı ve içoğlanın hüküm sürdüğü bu büyük genelev,
kendine özgü dünyasında yine de her zamanki gibi pırıl pırıldı. İçki,
saz ve söz alemlerinin tek nedeni, cinsel içgüdülerini kamçılamak, elde
edilecek zevki sonsuza ulaştırmaktı. Günah ise halk içindi . . ."*/
*SARAY* *YAŞAMININ* *ÖZETİ!*
*Namık Kemal oğlu Ali Kerim’i* Avrupa’da okutmak istediğini Padişah
Sultan Hamit’e bildirir ve onun himayesini ister. Babasına yazdığı bir
mektubunda bu konuyu şöyle dile getirir: /*"İstanbul’da ne okuyacak ise
ben de okutabilirim. Vallahi padişaha kadar yazdım. Ben oğlumu asker
olması için eğitim istiyorum, oğlan olması için değil."*/
Osmanlı hanedanında ve sarayında esir, köle cariyelerden ve
içoğlanlardan geçilmiyordu. Padişahların yerlerinde yeller eserken,
onlar eşcinsel zevklerini tatmin etmekle meşguldüler. Bu nedenle halk
arasında saraylılara şu sözler sarf ediliyordu: /*"avradı kaltak
Osmanlı/şalvarı şaltak Osmanlı/eğeri kaltak Osmanlı/ekende yok biçende
yok/yiyende ortak Osmanlı."*/ Bakın bu dizi nasıl da günümüzdeki
aşılanmak istenen hayat tarzına uygun düşüyür!
Dindarların değil, din bezirganlarının hayal ettikleri yaşam tarzı işte
tamı tamına budur, değerli kardeşlerim.
Tufan *BOZDOĞAN*
Kaynakça:
Matei Cazacu, /*"Prens Drakula’nın Tarihi"*/, Droz *1988.*
Mine Kırıkkanat, *9 Aralık* *2012* tarihli Cumhuriyet gazetesi.
Ayşe Hür, *10 Kasım* *2013* tarihli Radikal.
Vatanı Sattık Bir Pula, Hıfzı Topuz, Remzi Kitabevi, İstanbul, *2013.*
------------------------------------------------------------------------
Mine G. Kırıkkanat : *Osmanlı’nın En Ünlü İçoğlanı*
*[email protected]* <mailto:[email protected]>
09 Aralık 2012 Pazar
1442 yılında Osmanlı payitahtı Edirne, Sultanı ise Fatih’in babası
İkinci Murat’tı.
*
Eflak Prensi Vlad Besarab, o yıl kardeşi Prens Güzel Radul’la (Radu cel
Frumos) birlikte babaları Ejderha Vlad (Drakula) tarafından Osmanlı
Sultanı’na rehin olarak Edirne Sarayı’na gönderildiğinde, sadece 11
yaşındaydı.
*
İki rehin prense Edirne’deki sarayda çok iyi davranıldı, ilerde
Osmanlı’ya hizmet eğitimini de Sultan Murat’ın /*"içoğlanı"*/ kadrosunda
aldılar…
*
Ama Sultan’ın gözdesi Vlad’dı. Öyle ki genç prens sakalı bıyığı çıkıp
/*"içoğlanı"*/ kadrosundan emekli olunca; İkinci Murat kendisine 6 yıl
süreyle duyduğu şefkatin karşılığını da cömertçe ödedi. 1448’de 17
yaşına basan Vlad’ı voyvoda unvanıyla bezeyip yanına bir ordu kattı ve
Eflak tahtını fethe gönderdi.
***
Ama Osmanlı sultanları, her ne kadar aşk ile iş ilişkilerini birbirine
karıştırsalar da enayi sayılmazlar… İkinci Murat da pek sevdiği Prens
Vlad’ın kendisine bizzat verdiği /*"içoğlanı"*/ eğitimine hoşlanarak mı,
yoksa dişlerini sıkarak mı katlandığından pek emin değildi. Vlad’ı
Eflak’a voyvoda gönderirken, kardeşi Güzel Radul’u rehin tutarak
Osmanlı’ya bağlı kalmasını sağlama aldı.
*
Ne var ki Vlad Besarab, önce velinimetinin ordusuyla alıp iki ay sonra
yitirdiği, ardından tekrar oturduğu Eflak tahtına iyice yerleşip,
kaidesini artık güvencede hissettiği an… Rehin kalan kardeşi Radul’u
gözden çıkararak Osmanlı’ya isyan bayrağını çekti.
*
Artık 31 yaşındaki Eflak Voyvodası Vlad’ın başkaldırdığı payitaht
İstanbul olup, sahibi de /*"enfiye kutusunda kurutulmuş gül yaprakları
koklamayı pek seven"*/ Fatih Sultan Mehmet’ti.
***
Prens Vlad, 1462 başından itibaren İstanbul’dan gelip de karşısında
sarığını çıkarmayı reddeden tüm elçi ve ulakların sarığını kafalarına
çiviyle çaktırdı. Tuna boylarına ordu kaldırıp 30 binden fazla Osmanlıyı
kazığa geçirdikten sonra Eflak ve Boğdan’da Romence /*"Kazıklı"*/
anlamına gelen Tepeş lakabını aldı.
*
*Osmanlıcada ise çocukluğunda maruz kaldığı tacize gönderme yapan
Kalleş, İbne, Süzgeç, Götveren lakaplarıyla ya da Kazıglu Bey diye
anılıyordu. (Kaynak: Matei Cazacu, /"Prens Drakula’nın Tarihi"/, Droz,
1988)*
**
***
**
*Çoğu Batılı tarihçinin uzun zaman anlam veremediği bu lakaplardan
özellikle dördüncüsü, Almanca sanılıp yüzyıllarca /"Gotveren"/ diye
söylendi!*
*
Fatih Sultan Mehmet, babasının eski gözdesinin uçan kaçan Osmanlı’dan
kazıkla çıkardığı /*"içoğlanlığı"*/ hıncını öğrenince gazaba gelip,
Eflak Voyvodası Vlad Tepeş’e karşı düzdüğü ordunun başına kimi geçirdi
biliyor musunuz? İçoğlanıyken aldığı eğitime sadakat gösteren rehin
kardeşi, Güzel Radul’u…
***
Osmanlı ordusu Eflak’ı aldı, Güzel Radul 15 Ağustos 1462’de voyvodalık
tahtına oturdu ama, kazıkçı kardeşini ele geçiremedi. Vlad Tepeş,
sığındığı Macarlar tarafından esir alındı. 12 yılın sonunda serbest
bırakıldığında, yine Eflak’a dönüp 1476’ya kadar voyvoda olarak hüküm
sürdü. Aralık ayında Osmanlı ordusuyla girdiği savaşta öldürüldü ve 300
askeri kazığa geçirilirken, Vlad’ın kesilen kafası Fatih Sultan Mehmet’e
gönderildi.
*
Ama Vlad Tepeş’in ardında bıraktığı kazıklı ve kanlı efsane, 1897
yılında Bram Stoker’a, kurgusal romanı Drakula’daki ölümsüz kont, ancak
kalbine kazık çakılarak yok edilebilen vampir karakterini esinledi.
Romanya’nın Transilvanya bölgesi, Francis Ford Coppola başta olmak üzere
romanın sinemaya uyarlandığı pek çok filmle birlikte dünyada Kont
Drakula’nın ülkesi olarak tanındı.
*
‘*G’***NOKTASI
*
Dünyadaki hiçbir imparatorluk tarihinde, Osmanlı Sarayı’ndaki kadar
beşik cinayeti işlenmemiş, hiçbir imparator ve kral, Osmanlı sultanları
kadar çok oğul katletmemiştir. Hatta Batılı saraylarda veliaht olmasın
diye oğul ve kardeş katli parmakla gösterilecek kadar azdır. Çünkü
hiçbirinin tekeşli evlilik dışı ilişkileri ve metres sayısı; odalık,
cariye, nikâhlı nikâhsız eşle dolup taşan Osmanlı haremi kadar kalabalık
olmayıp, peydahlanan çocuk sayısı da sultanlarınki kadar yüksek
değildir. Biseksüel ve pedofil egemen sayısı da öyle…
*
2012 yılında Osmanlı tarihindeki tahta rakip oğul ve kardeş katlini
vacip kılan uygulamayı /*"Devleti böldürmemek için akılcı bir
yöntemdi"*/ diye sunmak, gericiliğin vahşi zihniyetidir. Günümüz
Türkiye’sine dayatılan genel cehalet ve özel /*"tarih karartması"*/ da,
zaten /*"Down sendromlu"*/ olması arzulanan halkın, /*"Yahu İngiltere
İmparatorluğu’nda tahta rakip oğul ve kardeş katli vacip değildi. Acaba
Osmanlı’dan daha uzun sürmeyi, hem de bölünmeden nasıl başardı"*/ diye
sorgulamaktan bile aciz kılmaktadır.
*
Muhteşem Yüzyıl dizisine saldırmaktan /*"kardeş katli"*/ yasasının
övülmesine, topluma yutturulmaya çalışılan Osmanlı güzellemesinin
tamamı, çokeşliliği sorgulatmamak ve hatta yakın tarihte yeniden geçerli
kılmak için yapılmaktadır.
*
/*"İntikam, aşağılanmış benliklerin silahıdır."*/
*
ALICE BRUNEL ROCHE
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160616102252 Oraj Poyraz [email protected]
2016/06/16 11:40 3 49 [email protected]
--
Dostluk, elde edilmis akrabaliktir.
Hz.Ali
Anadolu da bir patirti, bir gurultu, kongreler, beyannameler falan,
sanki bir sey yapabilecekler.
Blof yapmanin sirasi mi?
Hangi teskilatin, hangi kuvvetin var?
Bu ne hayal.
Kuzum Mustafa, sen delimisin?
Yazar Refi Cevat Ulunay - 1919
Dumlupinar Sehitleri
Denizalti Dumlupinar kazasi
Yayildi aleme duyuldu sesi
Canakkale sehitlerin turbesi
Geldi denizalti surada kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Memleket ugrunda can veren hasta
Vatan sagol demis en son nefeste
Seksen bir kahraman ayni kafeste
Bir yolu cikmadik derede kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Butun gazeteler hep yazar oldu
Isimler dillerde hep gezer oldu
Her Turk un kalbinde bir mezar oldu
Sanmayin sehitler orada kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Bu vatan ugruna canini veren
Karismis sulara olmamis goren
Aman deyip Allah ina yalvaran
Ihtiyar babalar nerede kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Vatan aglar millet aglar yil aglar
Deniz aglar yolcu aglar yol aglar
Veysel aglar sohbet aglar dil aglar
Tarihte bir buyuk yara da kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
A$ik Veysel
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.