Mübarek(?) Ramazan ayının ikinci gününde ağıza kazayla alınan bir yudum
suyun küçük dilde birkaç salınım yaptıktan sonra tükürülmesinin orucu
bozup bozmayacağını merak eden yurdum mü'minlerine bakarak kafirlerin
merak ettiği konulardan haber vermek istedim.
Saygılar.
Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA
------------------------------------------------------------------------
Ölen Bir Beyni Geri Getirmek İster Miydiniz?
*03*Jun, *23:31*
AutoResizeImage.http://www.evrimagaci.org/dosyalar/fotograflar/85/85_image-20160509-20581-1b2my8hjpg.jpg
Ölmüş olan bir beyni yeniden canlandırmanın mümkün olup olmadığını
öğrenmek için gerçekleştirilecek deneye izin çıktı. Reanima Advanced
Biosciences’ın amacı, kök hücreler, peptitler ve sinir hücrelerinin
uyarılması ile ölmüş olan beyni diriltmek. Proje, hayalperest bilim
insanları tarafından yoğun ilgi görüyor. Peki, gerçekten yapmalı mıyız?
Öncelikle, beyin eğer geri çevrilebilir bir durumdaysa klinik olarak bu
beyine /*"ölü"*/ diyemeyiz. Yani bahsedilecek olan beyin ölümü,
kullanılacak teknolojiye bağlı. Ölümün en büyük iki belirtisi, nefesin
kesilmesi ve kalbin durmasıdır. Nefes kesilmesine karşı bir çare
bulunmakta. Bazı hastalar düşük vücut sıcaklığa maruz kalabiliyor veya
oksijen eksikliği ile mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Bu durumlarda,
hastanelerde bulunan aletler eşliğinde bu kişiler tekrar solumaya
başlayabiliyorlar. Peki kalp? Ölü bir kalbe sahipseniz dahi, ameliyat
masası sizi bekliyor olacak.
Sakın yanlış anlamayın, ölen birisini diriltilemeyeceğini asla iddia
etmiyoruz. Sadece günümüz teknolojisi buna imkan vermeyebilir ancak
gelecekte, elbette bazı adımlar doğru atılacaktır. Eğer Renima’nın
projesi de başarılı olursa, /*"ölüm"*/ olarak tanımladığımız duruma
sahip hastaları tekrar hayata geri getirmek (ya da ölmelerini
engellemek) mümkün olabilir. Bir diğer açı ise, bu projenin geleceğe
şekil verme potansiyeline sahip olması.
*Bu arada, bu kimin beyni?*
Olayın bir de /*"etik"*/ boyutu var. Eğer başarılı olunursa, ölümü
engellemeye kim karar verecek? Kişisel kimlik, bir tür devamlılıktır.
Birisi ölümden kurtulduğunda onun fiziksel olarak devamlılığından
bahsederiz genelde. Ancak ortada bir de psikolojik devamlılık var.
Felsefi açıdan düşündüğümüzde, metafiziği işin içine kattığımızda ve
oluşabilecek beyin hasarlarını da göz önüne aldığımızda, ortaya çıkacak
kişinin /*"yeni"*/ bir kişi olup olmadığı tartışma konusu.
Eğer beyinde hasar oluşmamışsa, ve kişi tamamen aynı psikolojik
devamlılıkla tekrar hayatına başlarsa tüm bu sorular anlamsız kalacak
çünkü bu müdahalenin yararlı olduğu ortada. Peki bu mümkün mü?
Biyolojik olarak, imkansız değil ama, zor. Hafıza, kişilik ve beyin
fonksiyonları kaybedilebilir, yeni üretilen doku ile değişebilir. Böyle
olunca da ölüme olan bakışımız da tamamen değişmek zorunda. Yeni kişi
eğer psikolojik devamlılığını sağlamıyorsa, o artık önceki hayatındaki
kişi değildir, fiziksel olarak yaşıyor olsa da.
Böyle bir durumla karşılaşılsa da bu tarz bir tedavi mantıklı mı? Eğer
hayatı sadece üreme amaçlı düşünmezsek, bu herkes için /*"sağlığını geri
kazanmak"*/ anlamına gelmeyecek. Eğer gerçekten fiziksel olarak
birilerini yaşatmak istiyorsak, organ nakli de güzel bir seçenek.
*Yeni Bir Umut*
Deney, denemeye değer mi? Yine, hangi açıdan baktığımıza göre değişir.
Belki de hiçbir zaman ölen geri gelmeyecek ama bilimsel açıdan
baktığımızda, sinir hücrelerinin yeniden nasıl oluşturulabileceğini
öğrenmek, yeni araştırmalara kapı açacak.
*Çeviren: Meriç Öztürk (Evrim Ağacı)*
*Kaynak: *The Conversation
<https://theconversation.com/would-we-want-to-regenerate-brains-of-patients-who-are-clinically-dead-59107>
http://www.evrimagaci.org/fotograf/85/8281
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160607111437 Oraj Poyraz [email protected]
2016/06/07 13:48 5 4 [email protected]
Liberalizm ve demokrasi birbirleri ile uyusabilmelerine ragmen, ayni sey
demek degildirler.
Liberalizm devlet gucunun kapsami, demokrasi ise bu gucun kimin elinde
oldugu ile ilgilenir.
Aralarindaki fark, her iki kavramin karsit anlamini ele alinca daha iyi
anlasilir; liberalizmin ziddi totaliterizm; demokrasinin ziddi
otoriterizmdir.
Neticede en azindan ilke olarak demokratik bir devletin totaliter,
otoriter bir devletin ise liberal olmasi mumkundur
Friedrich A.Von Hayek
Kan aldirmak, yapanin da yaptiranin da orucunu bozar.
Tirmizi Oruc 60; Ebu Davud Oruc 28; Buhari Oruc 32
***
Peygamber imiz oruclu iken kan aldirmislardir.
Ebu Davud Oruc 29-30; Tirmizi Oruc 59; Buhari Tip 11
Osmanli da Memur Memurlar yine parasizliktan yakiniyor. Osmanli da oyle
her ay maas almak yok. Bir yilda memurlar 6 ay maas alir ya da almaz.
Aldiklari maasi da kosa kosa sarraflara goturup kirdirirlarmis.
Sarraflar yuz lira maasi 10 - 15 liraya kirar, memurun adeta kanini
emerlermis. Memura maas vermemek sadece parasizliktan mi? Hayir...
Padisah Abdulhamit esas nedeni anlatiyor: Memurlar mutekaitler
(emekliler) terfih edilirlerse, karinlari doyarsa artik kendilerini
dusunmezler siyasetle ugrasmaya baslarlar. Siyasetle ugrasmak da sarayla
ugrasmak, benim saltanatimla ugrasmaktir. Acliktan olmuyorlar ya,
varsinlar biraz zaruret ceksinler. Ben rahat nefes almaliyim (Eski
Istanbul Hatiralari - Sadri Sema- S.18) Melih A$ik: Daha tehlikeli!
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.