------------------------------------------------------------------------
bayrak
Suriye’den arta kalan bir avuç öfkeli genç
*04.06.2016* *08:58 ERK* *ACARER* [email protected]
*Cihat; alaturkadan bile birkaç gömlek alttaki şark
çakallığıydı.* Evdeki hesabın çarşıya uymayacağı belliydi. Suriye
toprakları hem hayal hem de rant açısından kullanışlıydı. Fetih rüyası,
Şam’da cuma namazıydı.
***
Petrol zenginlik, toprak sultanlıktı. Tarihi eser çok az konuşuldu.
Antikaların nasıl *‘kapalı devre müzayede salonlarında’* görücüye
çıktığı, Antep-Urfa-Kilis hattının tepedeki hangi isimlerin *‘sanata ve
arkeolojiye düşkün yakınları’* tarafından yol geçen hanına dönüştüğü
konusu eksik kaldı.
***
Yıkılan koca ülke, *‘ganimet kültürüyle’* büyümüş bir geleneğin, *‘sözde
torunlarının’* pilot bölgesi oldu. Suriye; basit, ucuz, demode ve mezhep
soslu politikaların bataklığa uzanan derinliğiydi, dip göründü!
***
Biz söylemiyoruz, oraya illa /*"İnsani malzeme götüreceğim"*/ diyen
*‘gönül dostu’* *STK’*ler, var güçleri ve kalemleriyle rüyaya ruhlarını
kaptırmış yandaş *‘filezoflar’* itiraf ediyor.
Şimdi *‘aynı kaybolan ufuk çizgisine’* bakıp birbirlerine gönül
koyuyorlar. Kısa süre içinde daha da sertleşecekler. Durumu tüm
çıplaklığıyla gözler önüne seren kısa, net, anlaşılır cümleleri var.
İçlerinden biri yazmış: /*"Birileri Suriye muhalefetini bitirecek ve tüm
güneyimizi PKK-PYD’ye teslim edecek."*/
***
Saray ve *AKP* açısından her şey dönülmez akşamın ufkunu çoktan geçti.
Bıçak sırtında yürüyorlar. Bir yandan dünyaya *IŞİD’*le savaştıklarını
göstermek istiyorlar diğer yandan işbirliği yaptıklarına şüphe olmayan
*‘öfkeli çocukları’* sessiz sedasız tasfiye etmeye uğraşıyorlar.
Kim bilir belki de Kilis’e düşen füzelerin anlamı da Ankara Katliamı’nın
iki kilit ismi Yunus Durmaz ve Halil İbrahim Durgun’un bir anda
kendilerini evlerinde patlatmalarının sırrı da burada gizli!
***
Hem dünyaya *IŞİD’*le savaştığını ispatlayacak, hem sessizce tasfiye
sağlayacak, aynı zamanda kafanda da hâlâ bir kısım cihatçıyı *‘zor
günlerde faydalanmak için’* yanında bulundurmak düşüncesi taşıyacaksın*...*
Demek ki insan, kurum, devlet fark etmiyor. Akıl kuş gibi gitti mi gidiyor!
***
*AKP* ve Saray’ın *‘kırmızı gönül telleri’*, harita üzerinde sarıya
dönerken, Münbiç’in sayılı günleri olduğu biliniyor. Aynı şekilde birkaç
hafta içinde Jerablus’un da *YPG’*nin eline geçeceği anlaşılıyor. Bunu
sadece Kürt kaynakları söylemiyor, Antep, Karkamış, Kilis hattında
yaşayan bölge halkı da bizzat görebiliyor. Kamışlı’dan başlayıp Rasul
Ayn’da süren, Kobane’de *‘rengi anlaşılan’*, Tal Abyad’da ise daha da
belirginleşen harita tamamlanıyor. Kantonlar birleşiyor, Suriye’nin
kuzeyinde bir Kürdistan kuruluyor.
***
Yandaş vıdı vıdı yapıp kafa ütülüyor, dünya *IŞİD’*le işbirliği
yapıldığına net bir biçimde inanıyor, cihatçılar ise /*"Hem hâlihazırda
kullanılıyor hem de atılıyor muyuz?"*/ tedirginliğini bombalı yelekler
zarafetinde yaşıyor!
***
Tek parçalı ve müdahil olunup kontrol edilebilir bir islami rejim
yerine, çok parçalı, içinde Kürdistan’ı da barındıran bir Suriye
*AKP’*nin kendi açısından oynadığı kumara dahildi. Bu kumar kaybedildi!
***
Hâl böyleyken, Kilis’ten Antep’e, Nizip’ten Karkamış’a ve Akçakale’ye
bölge halkının itirafları da var. Delik deşik sınırlarda cirit atan
cihatçılar ticari açıdan verimliydi. *‘Sınır ticareti’* hiç olmadığı
kadar gelişti. Bu imkân bitiyor. Bunların üzerine şunlar ekleniyor:
/*"Cihatçılar, bizde artık sadece canlı bomba endişesi ve ‘terör’
korkusu yaratıyor. Kim ‘terörist’, kim masum sığınmacı bunu da
bilemiyoruz. ÖSO’cular ve IŞİD yapımızı da bozdu. Çoğu kişi fikren
zehirlendi..."*/
Ana fikir bu endişelerde gizli, yöre halkı anlatıyor: /*"Esad döneminde
karşıya çay, şeker geçirir, çetik (zeytin çekirdeği) alırdık, ticaret
hiç bitmezdi."*/
***
İnsanın, devletlerin, ülkelerin, şahısların başını açgözlülük
yerken*...* Tarih *bin* kere tekerrür ediyor. İşte Dimyat-pirinç
çelişkisi bu! İnsanın, birleşen kantonlara ve sarı haritaya bakıp,
günlük çıkarlar için ülkelerini, insanlarını hiçe sayanlara, Saray’a ve
*AKP’*ye dönerek; /*"Al sana savaş ganimeti!"*/ diyesi geliyor.
***
Suriye’nin kuzeyinde olan belli. Peki, Türkiye’ye yansıması nasıl olacak?
Eğer savaş ısrarı, intikam hırsı devam edip uçup giden devlet aklı geri
gelmezse*...* Bir Suriye de burada olacak. Dünya konjonktürü de buna çok
uygun!
***
Saray ve iktidarın aklından, tıpkı bölge halkı gibi, /*"Ah o Esad’lı
güzel günler..."*/ filmi geçiyor olabilir mi?
Olasılıklar dahilinde.
Bu düşünce, *AKP’*nin kendi kaosunda boğuluyor olduğunun farkına varması
anlamı taşır.
Ne var ki pişmanlık için geç olduğu kesin. İşin içinden, /*"Her şey
Davutoğlu’nun projesiydi, kandırıldık"*/ diyerek sıyrılabilmenin mümkün
olmadığı ortada!
***
Keşke tüm gerçekler sadece Saray ve *AKP’*yi ilgilendirip onlar için zor
olsaydı.
Kilis’te yaşadıklarımızın birebir kopyasını Antep’te de yaşıyoruz. Bizi
çeviren polisler, /*"Şehirlerde yabancı kişiler ihbar ediliyor"*/ diyor.
*GBT* ve *‘Merkez’* arasında işleme tabi tutuluyoruz. Açıklama çok kısa:
/*"Bölge diken üstünde!"*/
Altından girip üstünden çıkıyoruz, elbette mesele daha derin: /*"Terör
korkusu var. IŞİD’den çekiniyoruz."*/ Antep’te duyduklarımız, gelecek
günlerle ilgili kısa bir bilgi notu niteliği taşıyabilir. Yunus Durmaz
ve Halil İbrahim Durgun*...* Nedense polisle hiç çatışmadan kendilerini
patlatan, Ankara iddianamesinin iki önemli ismi*...*
/*"IŞİD, kısa sürede bunların intikamını da alacak!"*/
***
Karanlık mı?
Her şey *2010’*da da aynıydı. Çarşamba göz göre göre perşembeye döndü.
Suriye politikasından arta kalan. Bir avuç öfkeli genç şimdi!
http://www.birgun.net/haber-detay/suriye-den-arta-kalan-bir-avuc-ofkeli-genc-114687.html
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160604115832 Oraj Poyraz [email protected]
2016/06/04 15:48 5 4 [email protected]
--
Ahlaki gercekler diye bir sey yoktur.
Friedrich Nietzsche
Zina yapan evlilerin taslanarak oldurulmesini emreden ayet, Ayse nin
doseginin altindaki sahifede yazili bulunuyordu.
Peygamber olunce Ayse onun defin islemleriyle mesgul iken, evin acik
kapisindan iceri giren bir keci o sahifeyi yedi ve boylece taslama
cezasi Kuran dan cikti; ama hukmu devam ediyor.
Ibni Mace 36/1944; Hanbel 3/61; 5/131, 132, 183; 6/269
Dumlupinar Sehitleri
Denizalti Dumlupinar kazasi
Yayildi aleme duyuldu sesi
Canakkale sehitlerin turbesi
Geldi denizalti surada kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Memleket ugrunda can veren hasta
Vatan sagol demis en son nefeste
Seksen bir kahraman ayni kafeste
Bir yolu cikmadik derede kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Butun gazeteler hep yazar oldu
Isimler dillerde hep gezer oldu
Her Turk un kalbinde bir mezar oldu
Sanmayin sehitler orada kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Bu vatan ugruna canini veren
Karismis sulara olmamis goren
Aman deyip Allah ina yalvaran
Ihtiyar babalar nerede kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
Vatan aglar millet aglar yil aglar
Deniz aglar yolcu aglar yol aglar
Veysel aglar sohbet aglar dil aglar
Tarihte bir buyuk yara da kaldi
Vay anam anam derdime yanam
Catal yurek gerek buna dayana derde dayana
A$ik Veysel
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.