------------------------------------------------------------------------
bayrak
Aydın FINDIKÇI : /*"Devlet Benim"*/ ya da /*"L'etat c'est moi"*/
13 Mayıs 2016, 23:38
Bu kısa makale, Türkiye'deki dengesiz siyasal gelişmeleri ve bu
gelişmelerin nedenlerini daha sağlıklı bir şekilde algılamaya, hali
hazırdaki çarpık siyasi oluşumları doğru tahlil etmeye ve gidişatın
nereye varacağı sorusunu yanıtlamaya yönelik küçük bir katkı sunma
maksadıyla yazılmıştır.
Makalemin başlığı, 1661-1715 yılları arasında yaşayan, hem kendi halkına
ve hem de komşu ülkelerin halklarına zalimliklerin en büyüğü yaşatan
Fransız Kralı Ludwig XIV'e aittir. 5 yaşında iken Kral olan Ludwig XIV,
ilk iş olarak kendisine çok görkemli ve muhteşem bir saray inşa ettirdi.
Bugün bile Avrupa'nın en görkemli sarayı olarak bilinen Versailles
Sarayı’nın yapımına, Kral Ludwig XIV doğduğu yıl, 1661'de bir /*"Av
Köşkü"*/ olarak başlandı ve Fransız Kralın hükümdarlığı döneminde dev
bir saray kompleksine dönüştü. Avrupa'nın en büyük sarayı ünvanını
koruyan Versailles (Versay) Sarayı, imar yasasına uygun, kaçak olmayan
ve Türkiye´de en çok kullanılan deyimlerden biri olan /*"sonradan görme,
gavurdan dönme"*/ olmayanların yaşadığı ve çalıştığı, 6 hektarı aşan
büyüklükteki 2.300 odalı bir komplekstir.
Ludwig XIV'ın hükümdarlığı döneminde kendisini /*"Devlet olarak"*/
(L'etat c'est moi) ilan etti. Yani Ludwig XIV, /*" Devlet benim"*/
(L'etat c'est moi) diyerek ülkedeki kurumların tümünü kendisine bağladı.
Kral Ludwig XIV, hakimiyetini ve diktatörlüğünü ebedi kılmak uğruna,
ülkede dört temel kurumdan oluşan ve eşi benzeri görülmemiş bir
mekanizma kurdurdu. Kendi hükümdarlığının sigortası olarak gördüğü bu
mekanizmanın tepesine kendini oturtan Kral Ludwig XIV, kendisine sadık
olanlardan oluşan dörtlü mekanizmayı inşa ettirdiken sonra kendisini
/*"devlet"*/ olarak ilan etti. Kral devlet olunca, ülkede yürürlükte
olan ve yürürlüğe girecek her türden yasa, kanun, uygulama, yönetmenlik
gibi düzenlemelerin tümü de devletin tüm kaynakları ile beraber Kralın
kendisine ve çevresine ait olmaya başladı.
Kral Ludwig XIV´in kurduğu mekanizmanın ilk basamağında /*"soylular"*/
yer alıyordu *(Türkiyede'de ise İmam Hatipliler)*. Mekanizmada ikinci
olarak Kral'a /*"kul köle"*/ olan ve Kral'ın hükümdarlığı uğruna her
türlü iç ve dış savaşlarda kan döken bir ordu bulunuyordu. Mekanizmanın
üçüncü ayağını ise Kral'ın belirlediği ve bürokrasinin tümünü içeren
devlet memurları teşkil ediyordu. Mekanizmanın dördüncü direği ise,
kamuya mal ve hizmet satan, kamu ihalelerini alan ve neredeyse vergiden
tümüyle muaf tutulan iş camiasından oluşuyordu.
Yukarıda kısaca sunulan bu dört mekanizmalı sistemin aktörlerinin tümü,
başta vergiden muaf olmak üzere, her türlü ayrıcalığa sahiptiler. Ya
sayıları o dönem 24 milyon olan Fransız Halkının statüsü neydi? Halk,
kral ve saraya göre /*"vergi ödeyen ayak takımı"*/ idi. Kralın ve inşa
ettiği dört temel direğin /*"varlığı"*/ ve /*"sağlığı"*/ için gece
gündüz çalışan, Tanrı’ya dua eden ve kralın nazarında /*"zibidi"*/lerden
oluşmaktaydı. Kral, aynı zamanda kiliseyi de kendisine bağlamış,
kilisede görev yapan papazları ve diğer din adamlarını kendisi atamış ve
atanan bu /*"devlet memurları"*/ ile Hristiyan dinini de kendi varlığına
bağlamıştı. Kral Ludwig XIV, ülkenin ve o ülkede yaşayan herkesin dini
inancını da belirliyordu, kendisinin öngördüğü şekilde olmayanları,
kendisinin doğru bulmadığı giyim-kuşam, saç-sakal gibi insanların
kişisel fiziki görüntülerini de belirlemeye başladı ve buna uymayanları
/*"inançsız"*/, /*"itaatsiz"*/ ve /*"güvensiz"*/ olarak damgalatıyor ve
mağdur olmalarına neden oluyordu.
Kral Ludwig XIV, kendi çevresinden oluşturduğu bu dört direkli yapıyı
oluşturanların katıldığı çok görkemli eğlenceler, balolar, kutlamalar ve
toplantılar düzenletiyordu. Kralın sarayında düzenlenen bu etkinlikler
sadece sabahlara kadar değil, haftalarca sürüyordu çoğu zaman.
Kral Ludwig XIV, hükümdarlığının sembolünü olarak güneşi olarak
seçmişti. /*"Tek başına herşeyi ben yöneteceğim, ben Tanrı'nın
temsilcisi olarak elimdeki gücü sonuna kadar kullanmak bana verilmiş
ilahi bir haktır"*/ diyerek /*"güneş kral"*/ olarak tarihe geçen bir
diktatördür.
Kral Ludwig XIV, Fransa’ya komşu olan devletlere, imparatorluklara ve
krallıklara da karşı saldırgan davrandı. Hükümdarlığı döneminde
savaşmadığı ve kavgalı olmadığı tek bir devlet kalmamıştı. Komşularına
karşı açtığı savaşlar ve saldırgan davranışların bedelini yine Fransız
halkı ödüyordu. Saray'daki statüsünü pekiştirmek ve bir basamak daha
ileri bir statüye kavuşmak için Kral Ludwig XIV´a Türkçe deyimi ile
/*"yağdanlık"*/ olanların, /*"altına yatanların"*/, /*"önünde takla
atanların"*/, /*"zevcesi olanların"*/ haddi hesabı yoktu.
1628 yılında, Kral Ludwig XIV;in Baş Piskoposu olan Bossuet, kralın
statüsü konusunda verdiği fetva aynen (kısaltılarak) şöyledir; /*"Herkes
krala kendisinin istediği şekilde hizmet etmelidir, zira devleti
yönlendiren kral Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisidir. Hükümdar,
Tanrı’nın yeryüzündeki valisidir. Bundan dolayı kralın hükümdarlığına
kayıtsız-şartsız boyun eğilmemesi durumunda ne iyilikler olur ne de
kötülükler ortadan kalkar. Kralın gücü öyle büyük olmalı ki, hiç bir güç
bunu elinden alamasın"*/. (Geschichte in Quellen, Bd. 111,München 1986,
S. 450 f., Kaynaklarda Tarih, Cilt 111, Münih 1986, S.450).
Ludwig XIV, tarihe zalim bir diktatör olarak geçti, kendi halkına zulüm
eden, komşuları ile kavgalı olan, komşularının iç işlerine karışan,
kendi yurttaşlarının dini inançlarını belirleyerek kategorize eden,
giyim ve kuşamlarına varıncaya kadar her şeyine karışan bu kral ve
uygulamaları, Avrupa tarihinin en karanlık, en kanlı ve zulümün zirve
yaptığı bir döneme aittir.
Şimdi size bir soru sevgili okuyucular: Bu makalede adı geçen Ludwig
XIV´ü ve uygulamalarını, varsa bildiğiniz bir başka şahıs ile yer
değiştirin, bakın karşınıza kim çıkacak? Karşınıza çıkacak olanı da
okuyucu yorum köşesine yollayın ki bilmeyen de bilenden öğrenmiş olsun!
13 Mayıs 2016
http://www.avrupa-postasi.com/devlet-benim-ya-da-l-etat-c-est-moi-makale,1391.html
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160516103939 Oraj Poyraz [email protected]
2016/05/16 11:48 5 4 [email protected]
--
Agustos Cikmazi
. . . . . .
Beni koyup gitme ne olursun
Durdugun yerde dur
Kendini martilarla bir tutma
Senin kanatlarin yok
Dusersin yorulursun
Beni koyup gitme ne olursun
Bir deniz kiyisinda otur.
Gemiler sensiz gitsin birak
Herkes gibi yasasana sen
Isine gucune baksana
Evlenirsin cocugun olur
Beni koyup gitme ne olursun
Sonun kotuye varacak
Beni koyup gitme ne olursun
Elimi tutuyorlar ayagimi
Yetisemiyorum ardindan
Hevesim olsa param olmuyor
Param olsa hevesim
Yaptiklarini affettim
Beni koyup gitme ne olursun
Seninle gelmeyecegim yine de
Beni koyup gitme ne olursun
Attila Ilhan
Onlarla savasin ki Allah, sizin ellerinizle onlarin cezasini versin ve ...
Onlari rezil ve rusvan etsin, yardimiyla sizi onlara muzaffer kilsin.
Ve mumin bir kavmin yureklerini ferahlandirsin.
TEVBE SURESI 14.AYET.
Benim goruslerim Spinoza ninkine yakindir: Duzenin, bizim sadece belli
bir olcude ve yetersiz bir sekilde kavrayabileyecegimiz mantiksal
yalinligina duyulan inanc ve bunun guzelligine duyulan hayranlik.
My views are near those of Spinoza: admiration for the beauty of and
belief in the logical simplicity of the order which we can grasp humbly
and only imperfectly.
Kaynak: Albert Einstein, 1947; from Banesh Hoffmann, Albert Einstein
Creator and Rebel, New York: New American Library, 1972, p.95.
(Bu goruslerinden dolayi Einstein in Panteist oldugu sonucu
cikarilabilirse de, bir sonraki gorusunde de agnostiklige yakin oldugunu
belirttigini gorecegiz)
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.