Değiştirilmesi gereken politika nedir?
Onu da ben söyliyeyim.
Bölge ülkelerinin ufalanma projesinin adına BOP projesi denir.
Bu bir batı projesidir. Amerika Birleşik Devletleri(ABD) ve AB projesidir.
Temel getirisi İsrail'in etrafında bir güvenli bölge yaratmak, İslam
ülkelerine yıkım, karmaşa yaratmak, Müslüman halklarda nüfus azaltımı
sağlamak, Müslüman halkların kalifiye nüfusunun batıya mülteci olmasını
sağlamak olmuştur.
O halde ülkemizin BOP projesinin taşeronu, tetikçisi olmayı bırakması
gerekir. Bunun için yapılacak şey komşu ülkelerin merkez hükumetleriyle
yakınlaşmak, isyancılarıyla araya mesafe koymaktır. Bu bağlamda merkez
hükumetlerin iktidarlarında her kim varsa, Esad/Esed, Nusayri/Şii,
BAASçı/Arapçı, Sünni vb. her kim olursa olsun, komşularımızda üniter
devleti savunanlarla birlikte olmamız, komşularımızın isyancılarına da
dirsek çıkarmamız gerekir.
Komşularımızda bulunan ve bizim sempati ve empati duyduğumuz Türkler,
Türkmenler, Kürtler olabilir. Bunları merkez hükumetlerle kuracağımız
iyi ilişkiler üzerinden himaye etmeye çabalamamız gerekir.
Komşularımızda kimlerin isyancı, kimlerin üniter devletten yana olduğu
açıktır. Bizim bunca zamandır kimleri isyan için arkaladığımız, hangi
merkez hükumetlerin altını oyduğumuz da açıktır. Bu işleri yaparken
kullandığımız araçlar bellidir. Doğal olarak terk etmemiz gerekenler
eski iş ortaklarımız olacaktır, yan yana gelmemiz gerekler ise son on
yıldır karşısında durduklarımız, altını oyduklarımız olacaktır.
Bu dönüşüm kolay değildir. Karşımızdakilerin düşmanlıklarını yok etmek
ve dostluklarını kazanmak, yüzüstü bıraktığımızda ortada kalacak
olanların yaygarasına kulaklarımızı tıkamak kolay olmayacak elbette.
Neredeyse bütün politik argümanların değişmesi gerekecektir. Bunun için
iç ve dış politikada çok fazla paradigmanın değişmesi gerekecektir. Ve
bütün bunların halka açıklanması da kolay olmayacaktır.
En önemlisi bizi adeta bir koyun sürüsü gibi uçurumun kenarına yederek
getirmiş olan batılı karar vericilerin tepkilerini göğüslemek herkesi
için çok zor olacaktır. En çok da bunca zamandır onlarla suç ortaklığı
yapmış olan çevreler açısından durum imkansız derecede zorludur.
RTE ve avanesi, onu bunca zamandır iktidarda tutmuş olan mürteci
koalisyon bu işi becerdiği takdirde bir şeyleri kurtarma imkanı olabilir.
Aksi halde hem ülke, hem kadro olarak kendileri, hem politik İslam, hem
İslam öylesine büyük yara alır ki, on yıllarca değil, yüzyıllarca belini
doğrultamazlar.
Saygılar.
Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA
------------------------------------------------------------------------
bayrak
Ümit Özdağ’dan Çukurca iddiası
*MHP* Genel Başkan adayı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ,
Çukurca’daki hain saldırısı ile ilgili çok önemli bir iddiayı gündeme geldi.
15:2813 Mayıs 2016
*MHP* Genel Başkan adayı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ,
Çukurca’daki hain saldırısı ile ilgili çok önemli bir iddiayı gündeme geldi.
Prof. Dr. Özdağ, /*"Helikopterimiz muhtemelen *//*SA-7 ya da SA-8
roketiyle*//*vuruldu. PKK’lı teröristler artık şehir saldırılarında
*//*ortamdaki oksijeni emen termobarik roketi
mermileri*//*kullanıyorlar"*/ dedi.
Hükümeti çöken Suriye politikasını ağır bir dille eleştiren *MHP* Genel
Başkan adayı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ,
/*"şehitlerimiz için Allah’tan rahmet, kederli aileleri ve Türk Milleti
için başsağlığı dilerken, *//*sınırdan büyük bir terörist grubun sızma
girişimi üzerine çıkan çatışmalarda 6 askerimiz çıkan çatışmada şehit
olurken, 2 helikopter pilotumuzda PKK'nın Irak'ın kuzeyinden yapmış
olduğu muhtemelen SA-7 veya SA-8 tipinin kullanıldığı roket saldırısı
neticesinde helikopterin pervanesinin vurulması nedeni ile kırıma
uğraması neticesinde şehit olmuşlardır"*/ diyerek *PKK’*lı teröristlerin
elinde artık çok ileri teknoloji silahların olduğunu iddia etti.
Prof. Dr. Özdağ, /*"PKK terör örgütünün bu saldırısı, terör örgütünün
Suriye iç savaşı sırasında hangi ileri teknoloji ürünü silahlara
eriştiğini göstermesi açısından çok önemlidir.*//**//*'Suriye'de Esad
rejimini yıkacağız'*//*diye yola çıkan AKP Hükümeti, Ahmet Davutoğlu'nun
ifadesi ile*//*'Esad rejiminin Suriye'*//*de kontrolü yitirmesini
sağlayarak' bugün IŞİD ve PKK'nın hem bu ülkede iki devletçik
oluşturmasının hem ileri teknoloji ürünü silahlar kullanmasının önünü
açmıştır. Bu imkanlardan faydalanan teröristler şehir çatışmalarında
askerde olmayan ortamdaki oksijeni emen termobarik roket mühimmatı ve
çelik çekirdekli mermi kullanmaktadırlar. Irak-Türkiye sınırında
helikopterimize yapılan saldırıda AKP Hükümetinin Esad'ı yıkma
politikasının bir ürünüdür. AKP Hükümetinin Ortadoğu ve özellikle Suriye
politikasını derhal değiştirmesin vakti çoktan geçmiştir. Bu yanlış
politikanın bedelini Türk Milleti ödemektedir ve ödenecek bedel
önümüzdeki yıllarda ne yazık ki artacaktır. "*/diyerek hükümeti bir kez
daha Suriye politikasını derhal değiştirmesi için uyardı.
http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/umit-ozdagdan-cukurca-iddiasi-1228408/
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160513155603 Oraj Poyraz [email protected]
2016/05/13 21:48 5 4 [email protected]
--
Sizlanmak, sabirdan zordur.
Hz.Ali
Fatma Toksoy : Islamiyet oncesi Araplarda evlenme sekilleri
06 Temmuz 2013 Cumartesi 00:01
Helaller ve Haramlar bahsinde kadin-erkek munasebetleri anlatilinca
Islamiyet oncesi donemde yani cahiliye devrindeki kadin-erkek
iliskilerini dolayisiyla o devirdeki nikah sekillerini aciklamak
gerektigini dusundum. Konuya Hz. Aise nin sozleriyle baslayalim.
Urve b. ez-Zubeyr in haber verdigine gore, Peygamber (s.a.v.) in hanimi
Aise (r. anha) sunlari soylemistir: Cahiliye doneminde dort cesit nikah
vardi. Bunlardan birincisi halkin bugunku nikahidir. Soyle ki evlenmek
isteyen bir adam diger bir adama velisi bulundugu kizi istemek uzere
dunurluk yapardi. Anlastiklari takdirde kizin velisi mehiri tayin eder,
sonra dunurluk yapan yani evlenmek isteyen kimse o kizla nikahlanirdi.
Diger bir nikah sekli de su idi. Adam karisina hayizdan temizlendigi
zaman falan kimseye bir haber gonder de ondan (seninle) cinsi
munasebette bulunmasini iste derdi. Sonra kocasi o kadini birakir ve
kadinin kendisiyle cinsi munasebette bulundugu o erkekten aldigi gebelik
iyice belirinceye kadar asla onunla cinsi munasebette bulunmazdi.
Kadinin gebeliginin o adamdan oldugu iyice belli olunca artik kocasi
isterse onunla cinsi munasebette bulunurdu ve evliligini surdururdu.
Bunu kisi sadece cocugun soylu olmasini istedigi icin yapardi ve bu tur
nikaha istibda nikahi- adi verilirdi.
Bir baska nikah sekli de suydu; On kadar erkek bir araya toplanir ve
hepsi de bir kadinin yanina girip onunla cinsi munasebette bulunurlardi.
Kadin gebe kalip cocugunu dogurunca bir sure gectikten sonra onlara
haber gonderir ve hepsini yanma cagirirdi. (Buna da musterek nikah veya
muzamede nikahi denilirdi. )
Onlardan hicbirisi onun davetine uymaktan kacinamazdi. Hepsi de onun
onunde toplanirdi. Kadin) onlara hitaben; aramizda olan isimizi
biliyorsunuz. Ben bir cocuk dunyaya getirdim der ve bu cocuk senindir ey
falanca! diyerek onlardan hosuna giden birini ismiyle cagirir ve cocugu
ona ilhak ederdi.
Dorduncu bir nikah sekli de su idi; pek cok kimse toplanarak bir kadinin
yanina girerdi. Kadin kendisine gelen kimselerin hic birinden
kacinmazdi. Bu kadinlar fahise kadinlardi. Kendilerine gelmek isteyen
kisilere bir alamet olmasi icin kapilarinin uzerlerine bayraklar
dikerlerdi. Kadin hamile olup da cocugunu dogurunca daha once kendisiyle
cinsi munasebette bulunan erkeklerin hepsi onun yaninda toplanirlardi.
Kadin da onlar icin cocugun sekil ve semaline bakarak babasini tespit
edebilen mutehassislar cagirirdi. Onlar da kadinin cocugunu cocugun
babasi olduguna kanaat getirdikleri kimseye verirlerdi, o kimse de
cocugu kendisine ilhak ederdi. Artik o cocuk o kimsenin oglu diye
cagirilirdi. Cocuk da bundan cekinmezdi. (Bu nikaha da biga nikahi
denilirdi. )Allah, Muhammed (s.a.v.) i gonderince bugunku Muslumanlar in
nikahi Cahiliyye donemi halkinin butun nikahlarini kaldirdi. (Sunen-i
Ebu Davud Tercume ve Serhi 9. cilt s. s. 18)
Davudi nin beyanina gore Cahiliyye doneminde uc nikah cesidi daha vardi;
1. Gizli dostlar, metreslerle surdurulen evlilik hayatidir. Bu tur
evli¬likler halktan gizli tutulurdu. Cahiliyede hur kadinlar aciktan
zina edemezlerdi. Fakat gizli dost edinebilirlerdi. Bu duruma hidn
nikahi veya muhadene nikahi ve bunu yapan kadinlara da muttehizetu
l-hidn denilirdi. Fakat cariyeler a$ikar olarak zina edebilirlerdi. Bu
cariyelere de zaniye ve musafeha denilirdi. Cahiliyye halki gizlice
yapilan zinalarda bir sakinca gormediklerinden bu tur evlilik hayatini
mesru sayarlardi. Allah Gizli dost da tutmamalari sartiyla Nisa, IV,
25). mealindeki ayet-i kerimesinde Araplarin bu gizli ve igrenc
adetlerinin oldugunu ve bunun da Allah tarafindan bilindigini belirtmistir.
2. Bir kimsenin bir kadinla bir ay veya bir sene gibi muayyen bir sure
devam etmek uzere evlenmesidir. Bu da mut a nikahi olarak
adlandirilirdi. Mut a nikahinda velilerin onayina gerek gorulmezdi. Mut
a nikahinda kadin kendi klaninda kalirdi. Kocasina bir mizrakla, bir
cadir verirdi. Bu suretle erkek karisinin kabilesinde bulundukca o
kabilenin bir ferdi gibi sayilir, evlilik surdugu muddetce erkek bu
kabileyle hareket ederdi. Kadin mut a nikahina son vermek istedigi zaman
cadirin kapisini daha once bulundugu yonun tersine cevirirdi. Kocasi
bunu gorunce kendi kabilesine donerdi. Bu evlilikten dogan cocuklar
kadina ait olur ve falanca kadinin cocuklari diye anilirlardi.
3. Iki kisinin karilarini karsilikli degismeleri neticesinde meydana
gelen evlilik. Buna da bedel nikahi adi verilirdi
Bu nikahlarin disinda asagida anlattigimiz nikah sekilleri de vardi:
1- Sigar nikahi: Bazi erkekler baslik ve mehir vermemek icin kizlarini,
kiz kardeslerini ve kardeslerinin kizlarini yani vasisi olduklari
kadinlari mubadele etmek degistirmek suretiyle alirlardi.
2- Analikla evlenmek. Olen kisinin baska kadindan olan en buyuk oglu
analigini yani uvey annesini mehirsiz olarak alabilirdi. Bunun icin de
babasi olur olmez abasini yani ceketini kadinin uzerine atar ve bu
suretle baslik vermeye gerek kalmaksizin o kadinin nikahli esi olurdu.
Boylece isterlerse kadini baskasiyla evlendirir ve bu yolla mehirin
kendilerine verilmesini sart kosarlardi. Bazen bu gibi kadinlari
olunceye kadar evlendirmedikleri olurdu. Hatta olenin oglu kucuk ise
cocugun uvey annesini, cocuk buyuyunceye kadar bekletir, problemin
cozumunu ona birakirdi... Fakat kadin kocasi olur olmez, cabuk
davranarak kendi kabilesine siginirsa, bu esaretten kurtulurdu. Uvey
oglu daha cabuk davranarak kadinin uzerine elbisesini atmayi basarirsa
artik kadin nikahlanmis olurdu. Bu sekildeki nikaha makt nikahi
denilirdi. Bu suretle uvey annesini alan kimseye dayzen ve bu evlilikten
dogan cocuga da makti veya makit denilirdi. Allah Nisa Suresi nde
Gecmiste olanlar bir yana, babalarinizin evlendikleri kadinlarla
evlenmeyin; cunku bu bir hayasizliktir, igrenc bir seydir ve kotu bir
yoldur. (IV; 22) diyerek, bu cirkin adeti yasakladi.
3- Iki kiz kardes ile birlikte ve sinirsiz olarak birden fazla kadinla
evlenmek. Islam, birincisini men ederken, ikincisini de bir takim
sartlara baglamistir.
4- Guclu erkeklerin, begendigi kadini sorgusuz sualsiz alarak
nikahlamasina; mahtufat nikahi denirdi.
5- Erkeklerin, savaslarda esir dusen kadinlardan kendi hisselerine dusen
kadinlarla yasamalarina; museyyebat nikahi denilirdi.
6- Tarihci Strabon bu evliliklerden baska, o donemlerde bir baska tur
evlilik geleneginin bulundugundan bahsetmektedir. Bu adete gore ailenin
servetinin parcalanmamasi icin yalniz buyuk erkek kardes yani agabey
evlenir, diger erkek kardesler evlenmezlerdi. Fakat bunlar da resmen
buyuk kardesin esi olan kadinla yani yengesiyle serbestce iliskide
bulunmak hakkina sahiptiler. Boylece ayni kadini butun kardesler es gibi
rahatlikla kullaniyorlardi. Hatta bu uygulama yuzunden ilgi cekici bir
olay da anlatilmaktadir bu tarihci tarafindan: Bir adam kizini on dort
kardesi olan bir adama vermisti. Kadin buyuk kardesin esi olup, gece
onunla kalirdi. Diger kardeslerin de kadindan gunduz faydalanma haklari
vardi. Gunduz bu kardeslerden biri kadinin odasina girdigi zaman asasini
kapinin onune birakirdi. Digerleri bunu gorunce donerlerdi. Kadin bu
sonsuz ziyaretlerden usandigindan gizlice on bes kardesin asalari
seklinde asa yaptirir. Yalniz kalmak istedigi vakitlerde bu asayi
kapisinin onune koyarak eziyetten kurtulma yolunu bulur. Butun
agabeylerinin carsida bulundugu bir gun bu durumdan istifade etmek
isteyen en kucuk kardes hemen eve kostu. Fakat kapinin onunde bir asa
gordu. Durumdan suphelenerek kadinin babasina haber verdi. Babasi geldi
o da kapinin onunde asayi gordu. Ofkeyle kapiyi actiklari zaman kadinin
odada yalniz oldugu goruldu. Kadin hilesi ortaya cikti.
Bu anlattigimiz nikah sekilleri Islamiyet oncesi yani Cahiliye doneminde
Araplarda uygulanan ve gayet tabii karsilanan nikah sekilleridir.
Bunlardan bugun de uyguladigimiz nikah sekli olan mehir verilerek bir
kisiye nikahlanma sekli haric digerleri Islamiyet in gelisiyle
yasaklanmistir. Kadin- erkek iliskilerine bir sinir, bir kisitlama
getirilmistir Bu koydugu sinirla kadinin ozgurlugu elinden alinmamistir.
Kadin- erkegin iffet olculeri icerisinde yardimlasmalari ve
dayanismalari elbetteki elzemdir. Kadin kadinligini bildigi, cilve, naz
veya karsi cinsi cekecek sekilde konusmadigi, giyinmedigi ve tutarli,
kararli hareket ettigi muddetce erkeklerle beraber savasabilir, ticaret
yapabilir, yazi yazabilir, okuyabilir. Onun elinden bu haklari alinmis
degil. Eger kadina ve erkege bir yasaklama getirilmisse bu hem kadinin
iffeti ve selameti icin hem de dogacak cocuklarin nesebinin temiz olmasi
icindir. Cunku Islam, sehevi duygularin tahrik olmadigi kan ve etten
kaynaklanan durtulerin galeyana gelmedigi tertemiz bir toplum kurmayi
hedefler... Davetkar bir bakis, bastan cikarici bir hareket, gosterisli
bir taki ve ciplak bir beden... Butun bunlar bu cilgin hayvani
doyumsuzlugu azdirmaktan, sinir ve irade dizgininin elden cikmasina
neden olmaktan baska sonuc dogurmazlar. Bundan sonra, ya hicbir sinir
tanimayan cinsellik ya da bastan cikarilmasina, tahrik edilmesine ragmen
tatmin olmasina engel olmanin dogurdugu sinirsel hastaliklar, p$ikolojik
kompleksler... Her ikisi de hic kuskusuz iskence kadar aci verir
insana... Iste bu yuzden Islamiyet; her turlu pislikten arinmis bir
toplum kurmak, bu kiskirtici ve bastan cikarici davranislarin onune
gecmek icin kadin ve erkek iliskilerine sinir koymustur. Kadin ve
erkegin aynen cahiliyedeki gibi evlenmelerinin onunu kesmistir.
Simdi toplumumuza bir bakiniz. Bazi kisilerin yasadigi cinsellik ve
gayri mesru hayat ve gayri mesru iliskiler nasil da cahiliye donemindeki
kadin ve erkeklerin iliskilerine benziyor? Medeniyet (!) ve kadin
ozgurlugu (!) adina bundan yakla$ik 1500 yil yani 15 asir once uygulanan
ve o toplumca hos gorulen iliski sekilleri bu cagda taklit edilerek
yeniden tatbik edilmeye calisilmakta... 15 asir oncesi ve medeniyet?
Korkarim yapilan ozendirici propagandalar ile cahiliye toplumunun dogal
karsiladigi bu iliskileri bizim toplumumuzun dogal karsilamasi yakindir,
MEDENIYET adina(!). .
KAYNAKLAR
Ebu Davud, Sunen, terc. Necat Yeniel; ve dgr., Istanbul 1988ss. 18-19
Gunaltay, M. Semseddin, Islam Oncesi Araplar ve Dinleri, sadel. M.Mahfuz
Soylemez, Ankara 1997
Iran Mektuplari ndan
Eger bir prens, uyruklarini mutlu yasatmak bir yana, onlari bunaltmak ve
yok etmek isterse, itaat gerekcesi ortadan kalkar.
Hicbir sey uyruklari baglamaz, hicbir sey onlari prense baglamaz.
Dogal ozgurluklerine geri donerler.
Ingilizler, hicbir sinirsiz gucun mesru olamayacagini, zira bu tip
guclerin kaynaginin asla mesru olamayacagini iddia ediyorlar.
Zira diyorlar, bir baskasina kendi uzerimizde, bizim sahip oldugumuz
gucten daha buyuk bir guc veremeyiz.
Bizim kendi uzerimizde sinirsiz bir gucumuz yok.
Ornegin, kendi canimizi alamayiz.
O halde diye bagliyorlar, dunyada kimse boyle bir guce sahip degildir.
Montesquieu- nun Iran Mektuplari ndan
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.