Yaaa işte İslam bilimi böyle bir şeydir.
İslam ahlakı, İslam hukuku, İslam tıbbı, İslam adaleti, İslam ekonomisi,
İslam şusu, İslam busu, artık aklınıza ne gelirse İslam adına
söylenebilecek neler varsa hep böyledir.
Deney, gözlem, ispat, kanıt, yöntem, yol, yordam, kayıt ve bunun gibi
şeyler yok.
Herşey keyfi, canın nasıl isterse, içinden nasıl gelirse, nasıl hoşuna
giderse, temel yöntem budur.
Saygılar Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA.
------------------------------------------------------------------------
bayrak
Cazim GÜRBÜZ : Sinek tersinden nane yaprağı ve...
30.04.2016 [email protected]
Osmanlı Padişahı, hemi de Tanzimatçı ve de yenilikçi II.Mahmut'un
hekimbaşısı Behçet Efendi'nin 1862 yılında yazdığı /*"Hezar Esrar"*/
adlı bir tıp kitabı var.
Aşağıya aldığım saçmalıklar bu kitapta bir tamam yazılı:
Sinek tersinden nane yaprağı nasıl yetiştirilir?
El-cevap:
Sinek tersine bulanmış bir ip, toprağa dikilirse o ip nane yaprakları verir.
Gülmeyin.
Demek ki adam denemiş, siz de deneyin belki naneyi elde edersiniz.
Devam edelim mi?
Tamam.
Bakınız, Behçet Efendi Hazretleri, dolu'nun çaresini bulmuş.
Okuyunuz:
Timsah ya da maymun derisi alınır, bir köyün bir yerine asılırsa, bu
köye dolu düşmez.
Yahu ruhunu mu çağırsak ne etsek, Behçet Efendi, depremin de çaresini
biliyordur, mesela eşek derisi iyi gelir mi acaba, fay hatlarını bir
ayarda tutar bakarsın.
Hadi bir tane daha yazalım.
Behçet Efendi, nihayet tıpa gelmiş.
Ve nasırın ilacını beyan eylemiş:
Nasırlı bir adam hilâli gökte ilk görüşünde /*"Ay gördüm ay gibi,
nasırım oldu yağ gibi"*/ diye üç kez tekrar eder, sonra da salavat
parmağını tükürükleyip nasırın üzerine sürerse o nasırdan eser kalmaz.
Yalancının nasırına basayım mı?
Basmamışlar o devirde adam Osmanlı sarayında bu zırvalarla hekimbaşılık
yapmış, sözüm ona şifa dağıtmış.
Geçenlerde /*"Osmanlı'da Hoca Nüfuzu"*/ başlıklı bir yazı yazdım.
Birisi yorum yapmış diyor ki "/*Kemalist misin nesin, niye Osmanlı
düşmanlığı yapıyorsun?*/
/*"*/Kemalistler orada dursunlar, biz soralım:
Türk Milliyetçileri ne yapar?
Söz gelimi yukarıdaki utanç verici saçmalıkların üstünü mü örter kimse
görmesin diye?
Kafaya bakın hele!
Bu kafaların yeri Türk Milliyetçilerinin yanı değildir, Osmanlı
Ocaklarına gitsinler.
Neyse...
Fırça faslına son verelim de sevgili okurlar, devam edelim yukarıya
yazdığım eğlenceli saçmalıklara...
Kayserili Mehemmed Sadık Efendi'nin nefesinden başlayalım.
Aşağıya metnini aldığım ilan 1878 yılında Vakit Gazetesinde yayınlanmış.
Bakın ne diyor:
/*"Sara illeti, kara sevda, ağırlık, gaflet, evham, sarılık, sıtma,
kulunç, baş, göz, kulak ağrıları, yürek çarpması vesair illetlerin
envanına (her türüne);*/
/*Kayseri'de medfun ve meşhur meşahihi ecille-i kiramdan Şeyh Taceddin-i
Veli kaddes Allahü sırrehu sülale-i tahirelerinden Mehemmet Sadık Efendi
okumaktadır.*/
/*Mumaileyhin (adı geçenin) nefesi mücerreptir (denenmiştir).*/
/*Kendisi Mahmut Paşa'yı Veli Cami-i Şerifinin avlusunda 14 numaralı
dükkânda bulunmaktadır."*/
Yaa böyle işte...
Nefese bak nefese...
Şimdi öyle nefesler ne arıyor...
Nefesten anıta geçelim.
Mustafa Reşit Paşa, Gülhane Hatt-ı Hümayunu'nu okuduğu yere /*"Meydan-ı
Adalet"*/ adının verilmesini ve oraya bir anıt dikilmesini ister.
O ister ama yobaz takımı istemez.
Padişaha giderler etki altına alırlar, bu konuda verilmiş Bakanlar
Kurulu kararını onaylattırmazlar.
Böylece Beyazıt Meydanı /*"gâvur olmaktan"*/ kurtulur.
Karatahta ile bitirelim.
Tanzimat'ın ilanından sonra açılan modern okullarda sınıflara kara
tahtalar konur.
Malûm zihniyet hemen başkaldırır:
*-İstemezük!*
*-Niye istemiyorsunuz?*
*-Kara tahta kâfir işidir de ondan!*
Bu küflü kafaların /*"Kâfir"*/ diye karşı çıktığı karatahtaları Müslüman
yapmak için çareler ararlar ve bulurlar da.
Mekke'ye gönderilir tüm kara tahtalar, /*"Hacı"*/ ve /*"Müslüman"*/ yapılır.
Böylece artık Müslüman olan kara tahtalar okullara sokulabilir.
- Cazim GÜRBÜZ
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160430094829 Oraj Poyraz [email protected]
2016/04/30 10:48 5 4 [email protected]
Korkuyu bilen, ama onu yenende vardir yurek; ucurumu goren, ama gururla
bakanda.
Ucurumu goren, ama kartal gozleriyle bakanda, ucurumu kartal
penceleriyle kavrayanda vardir yurek.
Friedrich Nietzsche
Muminin gunahlari affoluncaya kadar bela ve hastalik gelir
(Hakim)
Lutfen bundan sonra Muslumanlardan eza, cefa ceken, basina bir musibet
gelenler aglayip, zirlamasin.
Cunku baslarina gelen her turlu olumsuzluk onlarin Allahin sevgili
kullarindan oldugunu gosteriyor.
Ben demiyorum, hadisler, ayetler boyle soyluyor.
Soylediginiz yalan ne kadar buyuk olursa o kadar etkili olur ve
insanlarin o yalana inanmasi da o kadar kolaylasir.
Joseph GOEBBELS
(Hitler in Propaganda Bakani)
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.