------------------------------------------------------------------------
bayrak


  Metin Feyzioğlu'ndan iç savaş uyarısı

FEYZİOĞLU: İMRALI NOTLARI KIZILAY'DA DAĞITILMALI <#mozTocId654918>
YENİ ANAYASA İŞGÂL SALDIRISIDIR <#mozTocId192097>
"HAZRETİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN CÜPPESİZ HOCA" <#mozTocId622286>
NİYE ARAPLARA TÜRKÇE, TÜRKLERE ARAPÇA ÖĞRETİYORLAR? <#mozTocId785213>
O CUMHURBAŞKANI OLDU BEN EMEKLİ <#mozTocId303829>

Feyzioğlu, /*"Bu Sivas, Yozgat, İzmir, Antalya'da sonunu torunlarımızın
bile göremeyeceği bir iç savaşın başlaması demektir"*/**uyarısında
bulundu...

06.04.2016 23:09

Gerçekten acayip günlerden geçiyoruz... Türkiye'de Türk Milleti'nin
varlığını savunmak için toplantılar yapıp, bildiri yayınlamak zorunda
kalmak gibi... İşte 500 dolayında her görüşten aydın, ve kanaat önderi,
/*"Birlikte Türk Milletiyiz"*/ demek için örgütlendi ve bugün Ankara'da
kuruluşunu ilân etti.

Hareketi destekleyen ve toplantının açış konuşmasını yapan Türkiye
Barolar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu, Türkiye'nin yargı ve
siyaset eliyle başka bir devlete ve rejime dönüştürülmek istendiğini
belirterek, bu birlikteliğin, /*"Emperyal müdahalelere karşı dik bir
duruş, Türk Milleti'nin yeniden şahlanışı"*/ olduğunu söyledi. Özgürlük
ve demokrasi adına *Türkiye Cumhuriyeti'ni federal yapıyla bölmenin*ülke
içinde sınırlar çizmek anlamına geldiğini vurgulayan Feyzioğlu, /*"Bu
Sivas, Yozgat, İzmir, Antalya'da sonunu torunlarımızın bile göremeyeceği
bir iç savaşın başlaması demektir"*/ uyarısında bulundu.

Türkiye Barolar Birliği'nde düzenlenen toplantı emekli Korgeneral Hasan
Kundakçı'nın basın toplantısı metnini okumasıyla başladı. Bölücü teröre
ve yeni Anayasa çalışmalarına /*"dur"*/ demek için toplandıklarını
belirten Kundakçı, 1071'den beri Anadolu'da kesintisiz devam eden Türk
Milleti'nin egemenliğine son verilmek, çok ortaklı bir çeşit federal
devlete geçilmek istendiğini, bunun da sahiplerinin Haçlı emperyalistler
olduğunu anlattı. Ülkenin dört bir taraftan kuşatıldığını vurgulayan
Kundakçı, /*"Bu kuşatmanın asıl sorumlusu iktidardır. Çünkü; uyguladığı
siyaset ve ideolojik hesaplarla Ortadoğu’ya düzen vermek üzere, Kuzey
Afrika’dan bölgemize kadar uzanan alanda terör ve kanlı savaş
bataklığında rol üstlenmiştir. Çağrımız, Büyük Türk Milleti'ne,*//*'Uyan
ve Milli Egemenliğine sahip çık'*//*davetidir. Herkesi aralarındaki
sorunları bir tarafa bırakarak, varlık hukukumuzu savunmaya, hakkımızı
korumaya çağırıyoruz"*/ dedi.


    FEYZİOĞLU: İMRALI NOTLARI KIZILAY'DA DAĞITILMALI

Toplantının açış konuşmasını yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.
Metin Feyzioğlu, sözlerine iyi bir haberle başladı. Rusya'nın ve küresel
güçlerin tüm engellemelerine rağmen Cuma günü Türkçe Konuşan Ülkeler
Barolar Birliği'nin kuruluş imzasını atacaklarını açıklayan ve konuyu bu
sabah Başbakan Davutoğlu'na da aktardığını açıklayan Feyzioğlu,
Azerbaycan ile Ermenistan'ın savaş noktasına geldiği, Türkiye'nin
merkezden dışlanmaya çalışıldığı bir dönemde, /*"Hayır biz varız,
merkezde varız"*/ demenin, avukatları aşan milli bir mesele olduğunu
kaydetti.

Prof. Feyzioğlu, /*"Birlikte Türk Milletiyiz"*/ hareketi, ülkenin karşı
karşıya bulunduğu sorunlar ile Atatürk milliyetçiliğini anlattığı
konuşmasında özetle şunları söyledi:

*/"Ülkenin her yerinde çoban ateşleri yakıyoruz. Biz bu çoban
ateşlerinin çatısı olmaya hazırız. Türkiye ile birlikte Ortadoğu'nun
şekillendirilmek istendiği bir süreçteyiz. Müdahalelerin tam ortasında
yer alan Türkiye'nin de şekillendirilmek istenmediğini düşünmek büyük
saflık olur. Türkiye yargı ve siyaset yoluyla başka devlete ve rejime
dönüştürülmek istenmektedir. İşte bu birliktelik emperyal müdahalelere
karşı dik bir duruştur. Türk Milleti'nin yeniden şahlanışıdır. Biz
iktidarı eleştiririz, ama devlet sözkonusu olduğunda Anayasa'da
ifadesini bulan ilkelerin arkasında sonuna kadar durmayı namus ve vatan
borcu biliriz. Bir senaryo oyununun ortasındayız. İmralı'daki
teröristbaşı Anayasa pazarlıklarının tam ortasındadır. İmarlı Notları
kitabının satır satır okunması ve anlatılması gerekir. Bence Kızılay'da
dağıtılması gerek, ama maalesef yasaklandı. Ne yapmalı? Dışarıdan gelen
her türlü saldırıya, bölücülüğe direnmeye gücümüz yeter. Ancak
Türkiye'yi peşkeş çemek isteyenler dün de bugün de içeride
işbirlikçilerle yürümüştür. Mütareke döneminin emperyal güçlere boyun
eğmiş siyasetçileri bugün de şekil ve isim değiştirerek vardır.
Atatürk'ün milliyetçiliği hiçbir zaman ırkçı olmamıştır.//'Ne Mutlu Türk
olana'//dememiş, dahiyane bir şekilde//'Ne mutlu Türküm
diyene'//demiştir. Bugün yüzlerine bir kez değil, bin kez//'Ne mutlu
Türk'//üm diyene' diye haykırmanın zamanıdır. Bu toprakların
milliyetçiliği Atatürk milliyetçiliğidir, kapsayıcı, kucaklayıcıdır.
Ancak maalesef içimize sokulan birileri eliyle vatandaşlarımızın
milliyetçiyim demenin ırkçılık sanar hale gelmesi sağlanmak isteniyor.
Türkiye Cumhuriyeti'ni özgürlük ve demorasi adına federal yapıyla
bölmek, ülke içinde sınırlar çizmek demektir. Irkçı, etnisitiye dayalı
bu plan gerçekleştiği takdirde Sivas, Yozgat, İzmir, Antalya'da sonunu
torunlarımızın bile göremeyeceği bir iç savaş başlayacaktır. Türkiye
milli menfaatlerini koruyan, dostum düşmanım yok, menfaatim var diyen
akılcı bir dış politikaya derhal kavuşturulmalıdır. İhtiyacımız olan, bu
anlayışı Türkiye Cumhuriyeti'ne hakim kılmaktır. İhtiyacımız federal
yapıya karşılık başkanlık değil özgür, demokratik ve refah içinde
yaşayan bir Türkiye'dir. Kanımla canımla örgütümle sizinle birlikte
olduğumu ilân etmekten gurur duyuyorum."/*


    YENİ ANAYASA İŞGÂL SALDIRISIDIR

Feyzioğlu'nun konuşmasının ardından bir panel düzenlendi. Paneli yöneten
eski Vali ve Anayasa Mahkemesi Üyesi Mustafa Yıldırım, /*"Maalesef Türk
Milleti'ni savunacak duruma getirildik. Bu çok üzücü. Varlığımız
sorgulanıyor, can derdindeyiz. Milli mücadele koşullarına benzer
koşullardayız. Herkesin yapacağı ve yapması gereken bir şey var. Yarın
çok geç olabilir"*/ dedikten sonra sözü Devlet eski Bakanı Sadi
Somuncuoğlu'na bıraktı.

Bölücü terör ve çözüm süreci kronolojisi hakkında bilgi veren
Somuncuoğlu, 32 yıldır terörle uğraşıldığını, olayın sadece terör gibi
gösterildiğini oysa terörün hedefinin bölücülük olduğunu, bu yüzden
/*"bölücü terör"*/ ifadesinin kullanılması gerektiğini vurguladı. Bölücü
terörün bir Batı projesi ve Orta Doğu'yu şekillendirme aracı olduğunu
belirten Somuncuoğlu, /*"Türkiye'nin egemenliğini, vatanın bütünlüğünü
ve milletin birliğini sağlamakla görevli yöneticiler bu meseleye nasıl
bakıyor?"*/ diye sorduktan sonra Özal-ANAP'lı 80'li yılları, 1990-2002
arasındaki koalisyon hükümetleri dönemini ve 14 yıllık AKP iktidarının
anlayışını karşılaştırdı. Somuncuoğlu, birinci dönem ile üçüncü dönemin
zihniyetinin aynı olduğunu, yani 32 yılın 23 yılını aynı zihniyetin
yönettiğini vurgulayarak, her iki dönemde de terör örgütüyle milletten
ve devletten gizlice görüşmeler yapıldığını, ANAP ve AKP'nin Türk
Devleti, milleti ve vatanın bütünlüğüne bakış açılarının da aynı
olduğunu belirterek, /*"Acımasızca,*//*'Türk Milleti diye bir millet
yoktur'*//*dediklerini"*/ savundu. Ayrıca iki dönemde terörün sıfırdan
alındığını ve zirveye çıktığına dikkat çeken Somuncuoğlu, /*"82 milyonun
80 milyonunun bizim gibi düşündüğüne eminim. Ama cennete götürüyoruz
diye cehenneme götürüldüklerinin farkında değiller, çünkü algı
operasyonu ile zihinler teslim alındı"*/ dedi.

CHP eski milletvekili Birgül Ayman Güler de yeni anayasa çalışmalarını
değerlendirdiği konuşmasında özetle şunları söyledi:

*/"Yeni anayasacıların derdi darbe anayasasını değiştirmek değil,
dertleri ruhla, cumhuriyetle ilgili. Yeni anayasa çözüm süreci denilen
taviz, teslimiyet ve Türkiye'yi teslim alma sürecinin ana parçasıdır.
Çözüm süreci buzdolabında ise bu yeni anayasa ne? Yeni anayasa masadan
kaldırılmadıkça, çözüm sürecinin buzdolabına konduğuna inanmıyorum. Bu
saldırıların birinci hedefe Türklük üzerinedir. Eğer Türk Milleti kendi
varlığının reddine ve egemenliğinin kaldırılmasına evet derse, demek
tarih Türk Milleti diye bir milleti yanlışlıkla kabul etmiştir. Bu
çalışmalarla vaadedilen, büyük acı ve yokluktur. Yugoslavya, Irak,
Suriye, Libya'daki gibi. Bu geleceğe hayır diyoruz. Yeni anayasa kara
çuvaldır. Bu bir işgâl saldırısıdır. Bugün Türkiye'de postalları
gizleyen bir işgâl vardır. Yeni anayasa da bu işgâlin aracıdır. Türk
Milleti sana bunu yaptırmaz diyeceğimiz bir mücadeledir."/*


    */"HAZRETİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN CÜPPESİZ HOCA"/*

Panelin bir diğer konuşmacısı Kültür eski Bakanı Namık Kemal Zeybek'ti.
Yeni dünya düzeni ve sığınmacılar konusu üzerinde durana Zeybek
sözlerine, /*"Hazreti Recep Tayyip Erdoğan..."*/ diye başlayıp, şöyle
devam etti:

*/"Bu böyle giderse, 20 sene sonra buradaki toplantılar böyle
başlayacak, müjdeler olsun!.."/*

Zeybek, ilimin önemine işaret edip, Atatürk'ün, /*"Hayatta en hakiki
mürşit ilimdir"*/ sözünü hatırlatırken de, /*"Bu söz artık hayatta en
hakiki mürşit İmam Hatiplerdir oldu. Öyle diyor cübbesiz hoca"*/
ifadesini kullandı. Zeybek, şu ilginç değerlendirmeleri yaptı:

*/"Bugünkü dönem darbe dönemlerine rahmet okutacak bir dönemdir.
Genelkurmay Başkanı müebbete çarptırıldı... Suriye'de ne işimiz var?
Bizim iktidar İhvan-ı Müslim'ün Türkiye şubesidir. Emperyalistler
bizimkileri avutmak için siz Avrasya'yı yöneteceksiniz, yeni Osmanlı'yı
dirilteceksiniz dediler. O yüzden bizimkiler kendilerini hain
görmüyor... Bu iktidar fitnecilik yapıyor. ÖSO terör örgütünü icat edip
beslediler, IŞİD'in ortaya çıkmasına sebep olmasalar huzur çok çabuk
sağlanırdı... 6 milyon nurtopu gibi evladımız var artık. Nüfusumuzun
yüzde 8'i demek bu. Etnik yapımız değişiyor."/*


    NİYE ARAPLARA TÜRKÇE, TÜRKLERE ARAPÇA ÖĞRETİYORLAR?

Çarpıcı bir iddiayı gündeme getiren Zeybek, /*"Suriye'den gelen Araplara
Türkçe, Türklere Arapça öğretiyorlar. Neden? Çünkü Türkleri geri
gönderecekler. Zavallı Türkmenler, Türkiye bize yardım edecek sanıyor.
Bizim milliyetçiler de hadi Türkmenlere yardıma gidelim diyor. Ne
Türkmeni, onlar El Nusra"*/ dedi.

Zeybek Davutoğlu'nun, AB ile mülteci pazarlığını ve Erdoğan'ın Emevi
Camii'nde namaz kılma hayalini de şu sözlerle eleştirdi:

*/"Kendisini Başbakan zanneden, herkesin de Başbakan zannetiği
arkadaşımız,//'Kayseri pazarlığı yaptık'//dedi. Kayserili kim, AB...
Suriye'deki Emevi Camii'nde namaz kılamadılar, ama Türkiye'deki bütün
camileri Emevi Camii haline getirip, göstere göstere namaz kılıyorlar."/*


    O CUMHURBAŞKANI OLDU BEN EMEKLİ

Panelin son konuşmacısı kumpas davalar üzerine Donanma Komutanlığı'ndan
ayrılan emekli Oramiral Nusret Güner'di. /*"Nasıl bir Türkiye"*/
konusunu ele alan, iktidarın yanısıra CHP ve medyayı eleştiren Güner,
şunları söyledi:

*/"Maalesef ülkemiz süratle uçuruma sürüklenmektedir. Uçurumun dibinde
özerk Kürdistan için federasyon ve laiklikten vazgeçilip, din devleti
olma vardır. Bu gidişi durdurmak için ülkemiz yöneticileri yeterli
çabayı göstermiyor. Dahası gerçek bir muhalefet oluşumunu engellemek
için iktidar ile muhalefet görünmez bir işbirliği içinde. BOP projesi
kapsamında Türkiye'de her istenenin yapılabilmesi için işe askerden
başlandı, her kişi ve kuruma korku salındı. Bana kurulan kumpası
biliyorsunuz. Dönemin Başbakanı ile 50 dakika görüştüm, anlattım. Tüm
söylediklerim doğru çıktı. Ne oldu? O Cumhurbaşkanı oldu, ben emekli.
TSK'dan sonra sıra basına geldi. Bakın bir iki kişi dışında hiç kimse bu
toplantıya ilgi göstermiyor. Medya özgürlüğünden bahsediliyor, ama medya
bağımsızlığını konuşan yok. Ülke stratejik çukura düşürüldü. Bu hareket,
bu stratejik çukurdan çıkmak için neler yapılması gerektiğini anlatmak
için kuruldu. Atatürk'ün emaneti Türkiye Cumhuriyeti'ni geri almalıyız."/*

Panelistlerden sonra hareketi destekleyen emekli Orgeneral Edip Başer de
kısa bir konuşma yaptı. Ülkemizde gerçek anlamda bir demokrasi
olmadığına dikkat çeken Başer, /*"Demokrasinin temeli, eğitilmiş ve
bilinçli bir toplumun olmasıdır. Hâlâ yüzde 50'nin üzerinde bir sadece
abdest, namaz, hacca gitmeyi din olarak nitelendiriyor. Oysa biz
insanlarımıza dinin temelinin güzel ahlâk olduğunu, güzel ahlâkın
olmadığı yerde din olamayacağını dahi anlatamadık"*/ dedi. Ağırlıklı
olarak Diyanet İşleri Başkanlığı'nı eleştiren Başer sözlerini,
/*"Maalesef ülkemiz Atatürk'ün çizdiği o güzel çizgiden çok çabuk
ayrıldı. Ana suçlunun cehalet olduğunu düşünüyorum. Hz. Muhammed
de,*//*'Bütün kötülüklerin anası cehalettir'*//*demiştir. O yüzden
okunacak, okunacak, okunacak... Anlatılacak, anlatılacak, anlatılacak...
Öğretilecek, öğretilecek, öğretilecek...."*/ diyerek tamamladı.

Konuşmaların ardından Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Birlikte Türk
Milletiyiz panelinin 13 maddeden oluşan sonuç bildirgesini okuyarak,
/*"Türk Milleti'nin egemenliğine, vatanın bütünlüğüne ve huzurunu sahip
çıkmak zorunda olan bütün vatanseverleri"*/ göreve davet etti. Bildirge
oy birliğiyle kabul edildikten sonra toplantı panelistlerin,
katılımcıların sorularını cevaplandırması ile sona erdi.

Müyesser Yıldız

Odatv.com

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160407154951 Oraj Poyraz [email protected]
2016/04/08  01:48 5  4  [email protected]

 

Bazi insanlar birlikte dusmek icin birbirlerine tutunurlar.

C.Sahabettin

Risale-i Nur kitaplari bir cesit tanri(ilah) gibidir: Onlarin insanlari
ve canlilari koruduguna, gerekirse zarar verdigine inanir ve bu konuda
yuzlerce ornek verir.

(Barla Lahikasi 166) (Emirdag Lahikasi-1 162)

Kure Isiniyorsa Bana Ne?

23 Temmuz 2013

Kuresel isinma var! diye bagirip cagiranlar... Derdiniz nedir? Kure
biraz isinsa ne olur sorarim size? Dogalgaz faturamiz yari yariya dusse
kotu mu? Buzullar eriyecekmis. Bak sen! Ne faydasini gordun buzullarin?
Valla su yasima geldim, ben bir faydasini gormedim. Goren varsa buyursun
soylesin. Bilakis insanoglu olarak buzullarin pek cok zararini gorduk.
Eskimolara hayati zindan eden, Titanic i batiran bu buzullar degil mi?
Yuzlerce masum insan o geminin batmasiyla hayatini kaybetti. Bunlarin
ailelerini de hesaba katsan muthis bir rakam cikiyor ortaya. Sebep kim?
Buzullar. Kimse bana buzullari savunmasin.

HER SEY BBC NIN ZARARINA! 

Burada kritik soru su: Buzullarin erimesi kimin zararina? Hemen
soyleyeyim, buzullarin erimesi sadece her sene buzullarda bir belgesel
ceken BBC ye koyar... BBC kimin? Israillilerin. Simdi bir seyler
netlesiyor mu?

Kuresel isinmayla ilgili bir Kyoto Protokolu nden bahsediliyor.
Internette ufak bir arastirma yaptim. Ve sonuc: Kyoto, Japonya da bir
sehir. II. Dunya Savasi nda Pearl Harbour a saldiranlarin da Japonlar
oldugunu hatirlatmama gerek yok sanirim.

Bir de su acidan bakalim: Kure isininca ne olacak? Dev enerji
sirketleri, ozellikle dogalgaz deposu Rusya bundan olumsuz etkilenecek.
Rusya kimin? Ruslarin. Hala bir seyler netlesmedi mi?

Kutup ayilarinin nesli tukenecekmis. Bir kutup ayisinin hayatimizin
hangi asamasinda isimize yaradigini biri anlatabilir mi? Soylari
tukenecekse bu onlarin basarisizligi olur. Bizimle alakasi yok. Soyu
tukenmeyen nasil tukenmiyor?

Insanoglu mu suclu? Ya insanoglu tabiattaki en yardimsever canlidir ya.
Insanlara laf atanin alnini karislarim. Kutup ayilarinin neslinin
tukenmesiyle ilgilenen baska bi canli soyleyin? Pandalar mi? Su
yilanlari mi? Guldurmeyin beni. Gercekten cok komiksiniz, ornekleriniz
bile sacma. Onlarin kendilerine faydasi yok. Kimse kusura bakmasin ama
sen bir kutup ayisi olarak neslinin tukenmemesi icin ne yaptin? Kis
uykusu adi altinda alti ay afedersin bir tarafini devirip yattin.
Yalansa yalan de. Tabiatta milyonlarca cins hayvan var. Ben her hayvanin
neslini koruyacaksam benim neslimi kim koruyacak? Fatih in nesliyiz biz.
Bizi kim koruyacak? Ote yandan bir kisim medyanin soylari tukeniyor diye
bas bagirdigi kutup ayilari hic de oyle zor durumda degiller sanki.
Reklamlarda gordugumuz kadariyla kola icip keyif yapiyorlar ve
hallerinden gayet memnun gorunuyorlar. Kutup ayilarinin acisindan rant
devsirenler kim, asil soru bu.

DINOZORLARI DA MI BIZ YOK ETTIK?

Ayrica adaptasyon denen bir sey var. Buzullar eridi diyelim. Kutupta
duramayan kutup ayilari gelsinler soyle Orta Avrupa ya dogru. Basimizin
ustunde yerleri var. Bir sicak bir ates basar, iki uc nesil sonra onlar
da alisir. Alisan nasil alisiyor?

Her seyde insanoglunu sorumlu tutmak da moda oldu. Vurun abaliya. Yahu
insanoglu daha 50 bin yildir falan var. Dunya ise 5 milyar yasinda. Biz
yokken her sey daha mi iyiydi? Dunya gulluk gulistanlik bir yer miydi?
Iste bundan kuskuluyum. Dinozorlari kim yok etti? Biz mi yok ettik?
Neticede tabiatta bir dongu var, herkes birbirini yiyor. Biz insanlar
hepinizi yiyoruz. Ve bu cok hosumuza gidiyor.

Ben inaniyorum ki kuresel isinmayi protesto edenler yarin gezegenimiz
birazcik daha isindiginda, mesela subat ayinda plaj keyfi yapmanin
tadina vardiginda hatasindan donecek ve kandirilmis oldugunun farkina
varacak. Asil korkulmasi gereken kuresel isinma degil, icimizde ve
disimizda bizi bolmek isteyen unsurlar. Umarim farkina variriz.

http://beyinsizadam.net/
[email protected]


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap