------------------------------------------------------------------------
*Paskalya Adasına heykel diken adama Forex çalışanı diyoruz!*
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2016/02/paskalya-adasna-heykel-diken-adama.html>
DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/>
Şu aralar finans dünyamızda istihdam sağlayan tek sektör forex. Bir
yatırım kuruluşu olarak reklam yapan forex şirketlerinin sayısı giderek
artıyor. Demo hesabı ile size forex yatırımını öğretip forex işlemleri
yapmanızı bekliyorlar. Sektörün büyüme hızı oldukça yüksek. Fakat ortada
bir sorun var: Yatırım yapanlar getiri elde edemiyor.
Yatırım kavramı herkesin bildiği bir kavramdır. Temel bileşenleri risk,
getiri ve vadedir. Tüm yatırım enstrümanları risk seviyesini
belirlemekle işe başlar. Düşük, orta veya yüksek riskli olduğunu söyler.
Sonra getiriden bahseder. Geçmiş veriler ile o yatırım enstrümanında ne
kadar kazanılıp kaybedildiğini öğrenebilirsiniz. Mesela yüksek riskli
bir enstrümanda bir yıl içinde %20 kaybedildiğini görüp tedbirli
davranabilirsiniz. Vade farklılığı ile de getirinin boyutunu daha rahat
görürsünüz. Kısacası yatırım denilen şey bu üç boyutu kapsar. Şimdi size
bir soru: Her gün onlarcasını gördüğünüz forex reklamlarında bu
bilgilerden hangisini öğrenebiliyorsunuz?
Forex şirketleri ne tarihi verileri, ne riskin seviyesini, ne vadeye
bağlı getiriyi ne de yatırım tanımı içine girebilecek herhangi bir
bilgiyi paylaşırlar. Kısacası forex bir yatırım aracı değildir. Ne aracı
olduğunu burada açıklamayacağız elbette. Zaten bunu birçok kişi
öğrenmiştir. Mücadelemiz öğrenmeyenlerin acı bir tecrübeyle öğrenmemesi
için. Eğer forex yatırımı yapmadan forex işlemlerin ne olduğunu öğrenmek
istiyorsanız lütfen okumaya deva edin.
Antropoloji (insan bilimi) adlı bilimin birçok bilim insanına göre
şüphesiz en önemli hikayesi 18.yüzyılda keşfedildi. Bir grup denizci
Şili açıklarında o zamana kadar bilinmeyen bir ada gördüler. Adaya
yaklaştıklarında gözlerine inanamadılar. Gökten inmiş gibi duran devasa
heykellerle dolu bu ada insanı şaşkına çeviren bir gizem içeriyordu.
Adada taş heykeller haricinde ne tek bir ağaç ne de yeşillik ot vardı.
Antroploji biliminin en büyük bilmecesi işte o gün doğmuştu. O ada
Paskalya Adasıydı.
Antropologlar iki yüzyıl boyunca Paskalya adasının gizemini çözmek için
uğraştılar. Ve sonunda çözdüler. Bu heykeller bir ağacın bile olmadığı
bu adaya nasıl dikilmişti?
Hikaye MS beşinci yüzyılda başlıyordu. Bolluk içinde yaşayan adada MS
birinci yüzyıla doğru nüfus 10.000 kişiye ulaşmıştı. Güzel evler, tarım
arazileri, Paskalya Palmiyeleri ve deniz mahsulleri adanın en önemli
zenginlikleriydi. Fakat bir süre sonra tuhaf bir inanç ada kabilelerini
ataları anısına taş heykeller dikmeye sevketti. Her dikilen heykel bir
öncekinden büyük oluyordu. İnşaat için gerekli olan şey kereste ve
halattı. Onları sağlamak için adadaki Paskalya Palmiyeleri tek tek
kesilmeye başlandı. Kabileler arası dinsel mücadele o kadar güçlüydü ki
heykel yapımı sürekli artıyordu. Ağaçlar azaldıkça adadaki refah da
azalıyordu ama kabileler daha fazla heykel yapılırsa tanrıların adadaki
refahı geri getireceklerinden emindiler. Sonunda bini aşkın heykel
dikilmişti. Ada halkı tanrılardan eski günlerin mutluluk ve refahını
bekliyordu. Çünkü onlara en güzel heykelleri yapmışlardı. Ama beklenilen
mutluluk ve refah adaya hiçbir zaman gelmedi. Adadaki son Paskalya
Palmiyesi de kesilerek heykel inşaatında kullanıldı. Beklenen son da
işte o zaman geldi. Adada yiyecek tek bir ot, avlanacak tek bir hayvan
ve denizden balık avlayacak tek bir kano kalmadı. Önce liderler, sonra
din adamları sonraysa tanrılar suçlandı. Ama sonuç değişmedi.
Antropologlara göre insanlık tarihinin en görkemli sefaleti işte o gün
gerçekleşti.
Fakat antropologların kafasını kurcalayan bir soru bugün hala
geçerliliğini koruyor. Paskalya adasında olanlar, çöküşe neyin sebebiyet
verdiği ya da çevre felaketine götüren süreç tam olarak çözümlenmiş
durumda. Tüm yanıtlar artık biliniyor. Tarihin en önemli antropoloji
hikayesinde bugün çözülemeyen tek bir soru kaldı. O da ne mi: Adadaki o
son ağacı kesen adam ne düşünüyordu?
İşte forex denilen yatırım aracı ve o sektöre hizmet adan insan tam da
bu hikayede anlatılan şeydir. Paskalya adasında ilerlemeden kaynaklanan
tuzağın finans dünyasındaki yansımasıdır. Gizemin değil sıradan insanın
yarattığı felakettir. İlerlemenin yarattığı ideolojik bir patolojinin
finans piyasasında vücut bulmuş halidir. Zorlayıcı bir inançtan
zorlayıcı bir inançsızlığa dönüşün resmidir. Belli kalıplar içinde
hareket eden rasyonel insanın seri katile nasıl dönüştüğünün evrimidir.
Kendi iç mantığı altında ezilen insanın topluma verdiği zarardır.
Giderek büyüyen Forex piyasasında kendisine iş bulan arkadaşım! Ne
düşündüğünü bilmem ama kim olduğunu iyi biliyoruz: Sen adadaki o son
ağacı kesen adamsın!
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160318153527 Oraj Poyraz [email protected]
2016/03/18 19:48 5 4 [email protected]
--
Savassiz bir dunyanin mimarlari askerlik hizmetini reddeden gencler
olacaktir.
A.Einstein
Kim konusuyor?
ZARIYAT 50.o halde Allah a kosun.
Cunku ben, size o nun katindan (gelmis) acik bir uyariciyim.
ZARIYAT 51.Allah ile beraber baska bir tanri edinmeyin.
Zira ben size o nun tarafindan (gelmis) acik bir uyariciyim.
SURA 10.ayriliga dustugunuz herhangi bir seyde hukum vermek, Allah a
mahsustur.
Iste, bu Allah, benim rabbimdir.
O na dayandim ve o na yonelirim.
TEVBE 30.yahudiler, uzeyr Allah in ogludur, dediler.
Hiristiyanlar da, mesih (isa) Allah in ogludur dediler.
Bu onlarin agizlariyla geveledikleri sozlerdir.(sozlerini) daha once
kafir olmus kimselerin sozlerine benzetiyorlar.
Allah onlari kahretsin!
Nasil da (haktan batila) donduruluyorlar!
EN AM 114.Allah dan baska bir hakem mi arayacagim?
Halbuki size kitab i acik olarak indiren o dur.
Kendilerine kitap verdigimiz kimseler, Kur an in gercekten rabbin
tarafindan indirilmis oldugunu bilirler.
Sakin supheye dusenlerden olma!
MERYEM 64.biz ancak rabbinin emri ile ineriz.
Onumuzde, arkamizda ve bunlar arasinda olan her sey o na aittir.
Senin rabbin unutkan degildir.
MUNAFIKUN 4.onlari gordugun zaman kaliplari hosuna gider, konusurlarsa
sozlerini dinlersin.
Onlar sanki duvara dayanmis kutukler gibidir.
Her gurultuyu kendi aleyhlerine sanirlar.
Dusman onlardir.
Onlardan sakin.
Allah onlarin canlarini alsin.
Nasil bu hale geliyorlar?
ZUMER 10.(resulum!) Soyle: ey inanan kullarim!
Rabbinize karsi gelmekten sakinin.
Bu dunyada iyilik yapanlara iyilik vardir.
Allah in (yarattigi) yeryuzu genistir.
Yalniz sabredenlere, mukafatlari hesapsiz odenecektir.
HUD 2.baskasina degil, yalniz Allah a kulluk edin.
Kuskusuz, ben size o ndan gelen bir uyarici ve mujdeciyim.
Hakimler Kediler Arasindan Secilmelidir
24 Temmuz 2013
Kamuda basortusune serbestlik konusulmaya devam ediyor. Anlam
veremiyorum, boyle bir konunun tartisilmasi dahi abes. Kamu calisanlari
basortusu takmamali.
Oncelikle basortusu bize ait bir kiyafet degil. Disaridan geliyor hep
bunlar. Oysa ki mini etek olsun, askili bluz olsun, bunlarin mesela
binlerce yillik gecmisi var. Gordugun zaman Iste Anadolu bu! diyecegin
turden, simsicak, bozkir kokusunu hissettigin kiyafetler... En eski Turk
devletlerinde bile mini etege rastlarsiniz. Gizli bir kaynagimdan
aldigim bilgiye gore Orhun Anitlari civarinda yapilan kazilarda sekiz
bin yillik mini etek ve straplez bulunmus. Ama halka aciklanmiyor.
Tarihci Feridun Duzagac in Eski Turk Devletlerinde Etek Boylari
kitabinda bahsi gecer. Son derece samimi bir uslupla yazilmis enfes bir
kitaptir. Okumadim.
Ayrica etrafimizdaki insanlar basortusu takarsa biz de bundan etkilenmez
miyiz? Ben etkilenirim sahsen. Etrafimda uc kisi basortusu taksin, hop
bir bakmissin ben de gecirmisim kafama. Yazik degil mi bana?
Ote yandan zaten basortusu Kuran da yok. Benim bir arkadasimin enistesi
bakmis. Yokmus. Bulamamis yani. Ilahiyat alimlerinin dediklerine mi
inanacagim yoksa arkadasimin enistesine mi? Elbette arkadasim enistesine
inanirim, obur turlusu arkadasimi incitir. Bence dostluk dedigin boyle
olmali.
BASORTULU ITFAIYECI AYRIMCILIK YAPAR MI
Gelelim kamu calisanlarina basortusu serbestisi getirildiginde ne
olacagina... Az once minik bir beyin firtinasi yaptim ve aklima bazi
sorular takildi:
Basortulu belediye otobus soforu: Basi acik bir yolcu Kaptan orta kapiyi
acar misin dediginde acacak mi? Yoksa sirf basortusu takmadi diye
Dugmeye bassaydin kardesim deyip yoluna devam mi edecek? Bunlar onemli,
benim bu endiselerimi gidermek zorundasiniz. Sonucta endiseli ve modern
bir insanim. Operaya bayilirim.
Basortulu itfaiyeci: Bir evde yangin ciktiginda Iceride namahrem vardir
dusuncesiyle yangina mudahale etmezlik yapacak mi? Ya da
haremlik-selamlik mantigiyla sadece kadinlarin oturdugu kisimlara mi su
$ikacak?
Basortulu santral gorevlisi: Bir kamu kurumunu aradiginizda Kadinsaniz 1
e, bulug cagina gelmemis bir erkekseniz 2 ye, bulug ve uzeri bir
erkekseniz No ya basiniz ve derhal o telefonu kapatiniz diyecek mi?
Erkeklerle gorusmeyen bir santral gorevlisi nasil olur bana aciklar misiniz?
Basortulu hakim: Hakimler dis gorunuslerinde tarafsizliklarini gosterme
adina hicbir isaret tasimamalidir deniyor. Aynen katiliyorum. Bu yuzden
basortululer hakim olmamali. Fakat su anki hakimler de tarafsiz
degiller, bunu da unutmamak lazim.
HAKIM CINSIYETSIZ OLMALI
Bir hakimin kadin veya erkek olmasi cok seyi degistirebilir. Kocasindan
siddet goren bir kadinin $ikayetci oldugu davada kadin hakimin kadina,
karisini aldatan bir erkegin davasinda erkek hakimin erkege daha yakin
davranabildigi bilinen bir gercektir. Durum boyleyken cinsiyetini
gizlemeyen bir hakim de aslinda tarafsiz gorunme ilkesini ihlal etmektedir.
Peki neden hakimler bu konuda en ufak bir adim atmiyorlar. Hakime
bakiyorsun, apacik erkek. Ustelik erkek oldugunu gizlemeye de
calismiyor. Adeta ben buradayim dercesine bir de biyik birakmis. Boyle
coskun, dolu dolu, evet bu bir erkek dedirtecek cinsten biyiklar...
Erkek hakim ozunde erkek olabilir, ozel hayatinda tam bir erkek gibi
davranabilir ama burasi mahkeme. Burada tarafsizligini gostermek adina
biraz efemine hareketler yapmasi, ne bileyim Ayy yaa karar veremiycem
sindi ufff s.s. gibi ifadeler kullanmak suretiyle cinsiyetini gizlemesi
gerekmez mi? Diger yanda kadin hakime bakiyorsun, o da masallah
makyajiyla, saclariyla adeta ben kadinim diye bagiriyor. Tarafsiz
gorunme ilkesinden bir gram nasiplenmemis.
Gorunen o ki, sadece basortusu degil hakimin kadin veya erkek,
dolayisiyla insan olmasi durumunda tarafsiz gorunme sansi yok. Iste bu
yuzden diyorum ki, hakimler kedilerden secilmelidir.
PEKI NEDEN KEDILER
Neden kurbagalar, kutup ayilari veya ahtapotlar degil de kediler?
dediginizi duyar gibiyim. Gercekten koseye $ikistiran sorular bunlar.
Ahtapotlari kafadan eleyebiliriz, sekiz tane kolu olan bir canlinin el
altindan neler yurutebilecegini kestirmek guc. Bir koluyla karari
imzalarken kalan 7 koluyla asagida para saymayacagini kimse garanti
edemez. Kutup ayilari da birkac Eskimo davasina bakabilirler sadece,
cografi sartlar yuzunden. Kurbagalara hic girmiyorum bile, bir
kurbaganin hakimlik yapabilecegini dusunuyorsaniz doktora gorunmenizde
fayda var.
Oysa kediler hakimlik icin idealdir. Bir kere, rusvet alamayacaklarina
eminiz. Cunku kediler nankor hayvanlardir. Be insafsiz, be vicdansizin
kizi, be nankor kedi dizeleri kedilerin karakteri konusunda saglam
ipuclari vermektedir. Bu onlara herhangi bir iyilik yaptiginizda size en
ufak bir geri donus yapmayacaklari manasina gelir. Bir kediye 100.000
lira para dolu bir canta verin, donup tesekkur etmez. Hatta icinde kedi
mamasi yoksa cantayi acip bakmaz bile.
Ayni zamanda herhangi bir davada taraf tutmayacagi da kesindir.
Insanlarin aralarindaki anlasmazliklar onu zerre kadar ilgilendirmez.
Kedilerin tek derdi arada sirada surtunecegi bir bacak, biraz sut ve
sobadir. Butun bunlar zaten mahkeme salonunda bulunabilen seyler.
MART AYLARINDA SORUN OLABILIR
Iste bu yuzden durust ve tarafsizligiyla bilinen kediler hakim
yapilmalidir. Elbette kedilerin iletisim konusunda bazi $ikintilari var.
Hemen her olaya miyav seklinde tepki veren hayvanlardan bahsediyoruz.
Acaba sanigi suclu mu buldu, yoksa tahliyesine mi karar verdi anlamak
tabi ki zaman alacaktir. Ozellikle mart aylarinda onlari mahkeme
salonunda tutabilmek de kolay degil, bunun farkindayim. Ama mahkemelerin
tarafsizligi adina bu yumurcaklara guvenmeliyiz, cunku adalet sisteminin
guvencesi onlar olacaktir.
Peki kedinin cinsiyeti ne olacak? Erkek bir kedi erkeklerin tarafini
tutmaz mi mesela? dediginizi duyar gibiyim. Gercekten de mevzunun suyunu
cikarmakta ustunuze yok. Kedinin cinsiyeti onemli degil. Zaten uzaktan
bakinca afedersiniz kadin mi erkek mi oldugunu kimse anlamiyor. Kucagina
alip yakindan incelemen lazim ki goresin. Kusura bakmayin ama koskoca
mahkeme baskanini da kimse kucagina alip disi mi erkek mi diye kontrol
edemez. Ayiptir bu, yuce mahkemeye saygisizliktir.
Hakimin tarafsiz karar vermesi vicdani ve hukuk bilgisiyle degil tamamen
disaridan nasil gorunduguyle ilgilidir. Bu yuzden basortululerin neden
kamuda calismamasi gerektigini en guclu argumanlarla anlattigimi
saniyorum. Umarim yetkililer bunlari dikkate alir.
http://beyinsizadam.net/
[email protected]
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.