Eyyyy Türkçe konuşabilen Anadolu ve Trakya Türk halkları şaşırmayın,
şaşırmış gibi yapmayın.
Siz sordular, altı genel seçim, bir Cumhur-başkanı(!?) seçimi, bir de
referandumda sordular.
Siz de cevap verdiniz.
AKP dış ve iç politikalarını onayladınız.

Bu konuda çok kararlı ve istikrarlıydınız.
Hatta inatçıydınız.

Neo-Osmanlıyı sordular, Büyük Ortadoğu Projesini sordular, Stratejik
Derinliği sordular, komşularla sıfır sorun politikasını sordular, Kürt,
Rum, Ermeni, Arap her türlü açılımı sordular.
Siz de EVET dediniz.
EVET demediniz, resmen EVVVVVEEEET diye bağırdınız.
Ne bekliyordunuz peki?

Neo-Osmanlı kurulurken dünyanın süper güçlerinin hayranlıkla
seyredeceğini mi bekliyordunuz?
Komşularınıza istedikleri her şeyi verirken, onların size karşı
direçlerinin çözüleceğini, hepsini iç pazarlarını Türkiye’ye ardına
kadar açacağını, sonunda kendiliklerinden size teslim olacağının hayal
ediyordunuz.

Peki ya ağababanız Amerikalılar dürtüklediğinde ona direnmek için bir
formülünüz var mıydı?
Sizin yularınızı çeken Amerikan oligarşisine direnemediniz.

Direnemeyeceğiniz belliydi zaten.
Ve Esat Esed’e dönüştü.
Kuzey Irak Güney Kürdistan(Hewlêr Kürt Eyaleti)’ne döşüntü, Kobani Güney
Kürdistan(Hewlêr Kürt Eyaleti)‘ne dönüştü.
Ve bingoooo ülkemizin güney doğusu da Kuzey Kürdistan (Botan Kürdistan
Eyaleti) oldu.
Ülkenin kalanı da Arapça konuşan bir azınlık kazandı.
Vatana ve millete hayırlı olsun.

Neo-Osmanlı kuracakken Güney Doğumuzu yitirecek hale geldik.
Kendi ülkemizde mülteci olma noktasına geldik.
İdil, Sur, Cizre, Yüksekova ve daha bir sürü il ve ilçe.
Bunları yeniden ele geçirmeniz aylar aldı.

Yarın ve öbür birkaç gün için dünya alem uyarıyor.
Onlarca bombalı araç söyleniyor.
Herkes birbirine haber veriyor.
Noldu, kendi ülkenizde sokakta gezemez oldunuz?
Stratejik Derinlik vardı hani, komşularla sıfır sorun politikası vardı.
Ne olacak şimdi?

Demokrasi güzel şey, özgür seçimler yapıldı ve siz karar verdiniz.
Şimdi de yaptığınız tercihin bedellerini ödeme zamanı.
AKP liderleri, cemaat önderleri, liboşlar, zenginler, kalburüstü
insanlar kenara çekilecek.
Beraberce pavyonda hovardalık yaptığınız ekip bir bir masadan
uzaklaşacak, siz de din, iman şarabıyla sarhoş löpüçük gibi
oturacaksınız ve hesap kucağınıza düşecek.
Sizin evlatlarınız kadro bulamayacak, sizin evlatlarınız atamayacak,
sizin evlatlarınız paralı asker olacak, sizin evlatlarınız yaralanacak,
sakatlanancak, şehit düşecek.
Ve sizin yüreğiniz daralacak, ateş sizin hanenize düşecek.
Bilal Arap pasaportuyla İtalyadan çıkacak Fas‘a, Ürdün’e, Parise gidecek.
Diğerleri de öyle.

Bu kadar basittir, arkadaşlar.
Benim bunun için karnım ağrıyordu.
Bunun için yırtınıp duruyordum.

Ve biliyorum daha bu film bitmedi.
Daha heybede turbun büyüğü var.
Ve hala daha karnım ağrıyor.

Oraj POYRAZ([email protected] / [email protected] /
[email protected] <mailto:[email protected]> )
           L2fSIJNoA0xfSNxA     

------------------------------------------------------------------------


  Türkiye’deki Suriyelilere Vatandaşlık Hakkı Geliyor

18 Mar, 2016

 
AutoResizeImage.http://i1.wp.com/www.ilk-kursun.com/wp-content/uploads/2016/03/1101209.jpg?resize=600%2C345

2011’de Türkiye’ye giriş yapan Suriyeliler bu yıl Türk vatandaşlığına
başvurma hakkına sahip olacak. Yeni potansiyel seçmen kitlesinin Türk
siyasetine ve demografik yapıya yansımaları ise tartışma konusu.

Türkiye-AB anlaşması, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, mülteciler artık
Türkiye’nin bir gerçeği. Ülkelerine dönmeleri olasılığı da yok denecek
kadar az. Geri Kabul Anlaşması’yla Türkiye’ye gönderilmesi planlanan,
yaklaşık 1 milyon kaçak göçmeni de ilave ettiğimizde, sayı 4 milyona
yaklaşıyor.

Halihazırda Türkiye’de yaşayan ve sayıları 2 milyon 720 bin olarak
açıklanan Suriyeli mülteciye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 170
bin Irak’lı mültecinin ilavesiyle sayı, 2 milyon 890 bine yükseliyor.
Ayrıca Türkiye’de doğan Suriyeli çocuk sayısının 152 bine ulaştığı
açıklandı.


    MÜLTECİLERİN TÜRKİYE’DEKİ MİLADI 29 NİSAN

İlk mülteci kafilesi, 29 Nisan 2011’de Türkiye’ye giriş yaparak kamplara
yerleştirildi. Yasa uyarınca, 29 Nisan 2016’dan itibaren, geriye dönük
olarak 5 yıllık ikamet süresini dolduran Suriyelilere, /*"Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşlığı talep etme"*/ hakkı doğuyor. 29 Nisan’dan
itibaren, peyderpey bu hak, diğer Suriyeli mülteciler için de söz konusu
olacak.

Yasa, vatandaşlık taleplerinin Bakanlar Kurulu’nca karara bağlanmasını
öngörüyorsa da, AKP hükümeti açısından, ocak ayında çalışma izni verilen
mültecilerin vatandaşlığa kabulü, siyasi hesaplar ve seçmen tabanının
genişletilmesi açısından kritik önemde.


    TOPRAK: AKP MÜLTECİ SEÇMEN KİTLESİ YARATACAK

AKP’nin, Türkiye’deki siyasi dengeleri etkileyebilecek böyle bir adıma
istekli olduğunu öne süren CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak,
hazırladığı raporda;

/*"2019’daki üç seçime milyonu aşkın mültecinin, yeni seçmen olarak
katılımı söz konusu olacak. Suriyelilerin vatandaşlığa kabulüyle, seçmen
dengeleri değişecek. Bu yıl olası bir erken seçim ya da referandum
durumunda, 29 Nisan 2011’den sonra giriş yapmış olanların vatandaşlığa
kabulü halinde, asgari 400-500 bin, yeni "*/mülteci seçmen/*" oy
kullanabilecek"*/ görüşünü dile getiriyor.

Toprak, /*"Mültecilerin yoğun olarak yerleştikleri Güneydoğu ve sınır
illerinde siyasi tablo daha da derinden etkilenecek. Örneğin 90 bin
nüfuslu ve 120 bin Suriyeli mültecinin yaşadığı, Nobel Barış Ödülü
adaylığına başvuran Kilis’te, gelecek seçimlerde, Suriye asıllı bir
belediye başkanının, ya da TBMM’ye "*/Suriye asıllı TC vatandaşı/*"
vekillerin seçilmesi söz konusu olabilecek. Şanlıurfa, Gaziantep,
Mardin, Hatay, Adana, Mersin vb. illerden de Suriye asıllı TC vatandaşı
milletvekillerinin TBMM’ye girmesi gündeme gelebilecek"*/ diyor.


    ‘KÜRT NÜFUSA DENGELEME’

Suriyeli mülteciler için AB fonları ve yerli kaynaklarla yapılacak
yerleşim planlamalarında, ağırlıkla Doğu-Güneydoğu illerinde
yerleştirilmeleri düşünülüyor. Buna gerekçe olarak, yaşam tarzı, kültür,
dil vb. konularda, bu illerde daha kolay uyum sağlayabilecekleri
öngörülüyor. Ancak, bu yerleşim planlamasının ardındaki asıl düşünce,
bölge illerindeki Kürt nüfusun dengelenmesi, demografik yapının,
Suriyeli, Iraklı, Arap mültecilerle, mevcut durumdan dönüştürülmesi.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bölgedeki illerde TOKİ kanalıyla çok
sayıda konut üretileceğini, yaygın bir yerleşim planlamasına
gidileceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın /*"Bir yılda
Güneydoğu’yu yeniden inşa edeceğiz"*/ açıklaması da bu yönden dikkat çekici.

CHP’li Toprak raporunda; /*"Cumhurbaşkanı ve Kalkınma Bakanının
açıklamaları, demografik yapının dönüştürülmesi, Kürt nüfusun
dengelenmesi düşüncesini sistematik bir şekilde akla getirmektedir.
Ağırlıkla Güneydoğu Anadolu olmak üzere, yurda dağılmış mülteciler için
planlanan strateji, yurttaşlık aşaması sonrasında Güneydoğu’da dil,
kültür ve yaşam biçimine yabancı olmadıkları, Kürtler gibi doğurgan
Suriyeli ve diğer mültecilere, bu illerde resmi yerleşim ve ikamet
izinlerinin verilmesidir. AKP hükümeti, mülteci yerleşim planıyla
mültecileri bölge illerine dağıtarak, Kürt nüfusun yoğun olduğu
yerlerde, demografik değişime gitmeyi düşünüyor olabilir ki, bunun
ipuçlarını da görmek mümkün"*/ tespitine yer veriyor.

Deutsche Welle Türkçe

http://www.ilk-kursun.com/haber/255446/turkiyedeki-suriyelilere-vatandaslik-hakki-geliyor/


------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160318160136 Oraj Poyraz [email protected]
2016/03/18  21:48 5  4  [email protected]

 
-- 

Baskalarindan saygi, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, once sirasiyla
kendine borclusun bunlari.
Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mumkun degildir.
en kendini sevdigin halde dunya sana diken yolladi mi, sevin.
Yakinda gul yollayacak demektir.

TEBRIZ LI SEMS

Risale-i Nur , Said-i Nursi ye Allah tarafindan verilmistir

Bediuzzaman cevap veriyor , 1960″ adli yazida :

Dr. Murat Beyazyuz : Savunma Mekanizmalari

Savunma mekanizmalarinin esas islevi, zihnin zorlanma durumlarinda,
zihinsel yapinin butunlugunu ve dengesini surdurmektir. O halde, normal
disi zihinsel isleyisin belirleyicisi savunma mekanizmalarinin
kullanilmasi degildir. Istisnasiz her insan, zihinsel yapisinin
butunlugunu korumak ve kendisini dengede hissetmek icin savunma
mekanizmalari kullanir. Bununla birlikte savunma mekanizmalarinin nasil,
ne $iklikta ve hangi durumlarda kullanildigi normal disi isleyisi
belirlemekte bir kriter olabilir.

Zihinsel aygit ayni anda birbiri ile bagdasmayan bircok durtunun
zorlamasiyla karsilasirsa bu duruma catisma denir. Catisma kavrami ayni
zamanda superego istekleri ile id istekleri arasindaki uyumsuzlugu ve
hatta id veya superego nun isteklerinin dis dunya ile uyumsuzlugunu da
anlatir. Bu catismalarin ego da yarattigi anksiyete savuma
mekanizmalarinin yardimiyla giderilir.

Simdi bu savunma mekanizmalarini kisaca anlatmaya calisalim.

Bilincdisi Bastirma (Repression)

Durtulerin, insanin istegi disinda bilincdisinda tutulmasi ve bilince
cikmalarina izin verilmemesi anlamina gelen bilincdisi bastirma
(repression) ile, istenmeyen, hosnutsuzluga yol acan istek, ani veya
duygularin bilincdisina itilmesi yonundeki cabayi anlatan bilincli
bastirma (supression) birbirinden farkli zihinsel surecleri ifade eder.
Bilincdisi bastirma ile bilincdisinda tutulan durtuler hicbir zaman
bilince cikmamislaridir ve cikamazlar.

Bilincli bastirma ile bilincdisina itilen yasantilar ise daha once
bilincli olarak yasanmislardir ve daha sonra bilincdisina itilmislerdir.

Sonradan bilincdisina itilen bu yasantilar, bilincdisi bastirma
mekanizmasi ile id de hapis tutulan durtulerden farkli olarak
gerektiginde bilince tekrar cikarilabilirler.

Bilincdisi bastirma (repression) savunma mekanizmalari arasinda en
onemli olandir, zira diger tum savunma mekanizmalari bu savunma
mekanizmasi ile birlikte calisirlar.

Genellikle bastirmanin yetersiz kaldigi durumlarda, diger savunma
mekanizmalari zihinsel yapinin selameti icin bastirma nin yardimina
kosarlar.

Bastirilan durtulerin veya catismalarin zaman zaman davranislarda bir
takim etkileri olabilir. Mesela odipus kompleksinin cozumlenmeden
bastirilmasi sonucu, yetiskinlikte bir takim cinsel sorunlar, karsi
cinsle ilgili kararsizlik durumlari ortaya cikabilir.

Yadsima (Denial)

Kotu bir durumla karsilastigimizda soyledigimiz bu gercek olamaz cumlesi
yadsimanin izini surmek icin iyi bir ornektir. Yadsima, icten ya da
distan gelen tehlikeli bir durumun yok sayilmasidir. Tum ilkel savunma
mekanizmalarina degisen oranda yadsima da eslik eder. Hosnutsuzluk
yaratan bircok olay, bilincdisina bastirilirken, ayni zamanda yasanmamis
gibi de hissedilir, yani bastirmaya yadsima eslik eder.

Yansitma (Projection)

Kisi kendisinden kaynaklanan hos olmayan yasantilarin sorumlulugunu,
kendi disindaki nesnelere yukleyerek bu yasantilarin yaratacagi
anksiyeteden kurtulabilir. Yansitmanin bir diger sekli de, hosnutsuzluk
yaratan veya dis dunyaya uygun olmayan id veya superego isteklerinin
baska kisilere mal edilmesidir. Boyle bir durumda da yansitma, yadsima
ile birlikte calisir.

Neden Bulma (Rationalization)

Bu savunma mekanizmasi yapilan hareketi hakli gostermek icin ya da hayal
kirikliklarinin etkisini azaltmak icin kullanilabilir. Ornegin, bir
elektronik cihazi kullanim kurallarina tam olarak riayet etmeksizin
kullanan ve bu ihmali ile cihazin bozulmasina sebep olan kisi, cihazin
kaliteli olmadigini, dayaniksiz oldugunu veya bir imalat hatasi oldugunu
soyleyerek kendisini sucluluk duygularindan kurtarmaya calisabilir.

Anlasilabilecegi gibi, neden bulma savunma mekanizmasi da hemen her
zaman yadsima ile birlikte kullanilir.

Dislastirma (Externalization)

Kisi kendisinden kaynaklanan hos olmayan dusunce, duygu veya isteklerin
dis dunya ile ilgili oldugunu ve kendi zihinsel sureclerinden
baglantisiz oldugunu dusunur. Dislastirma surekli sanssizliktan yakinan
insanlarin $iklikla kullandigi bir savunma mekanizmasidir.

Iclestirme (Introjection)

Bu savunma mekanizmasinda, kisi baska bir insanin veya baska bir
toplulugun ozelliklerini zihinsel yapisinin icine alir ve kendi
kisiliginin unsuru haline getirir. Amac her savunma mekanizmasinda
oldugu gibi zihinsel aygiti gerilimden korumaktir fakat bu savunma
mekanizmasinda gerilim daha cok dis kaynaklidir. Superegonun olusumunda
bu iclestirme mekanizmasinin esas rolu oynadigini soylemistik.

Ice Alma (Incorporation)

Bu mekanizmada, insan cesitli sebeplerle ayrilmak zorunda kaldigi kisi
veya kisileri, bu kisilerden ayrilmasinin yarattigi anksiyete ile bas
edebilmek icin kendi zihinsel aygitina dahil eder, bu kisilerin
ozelliklerini kendi egosuna eklemler. Yani bir bakima o kisileri kendi
icinde yasatir. Mesela, babasini kaybeden biri, onun paltosunu giyerek,
onun tespihini kullanarak veya onun gibi davranarak onun ozelliklerini
kendi ego suna dahil eder ve boylece ondan ayrilmanin yarattigi
anksiyeteyi savusturur.

Odunleme (Compensation)

Bu savunma mekanizmasi ile insan, zihninde yer alan ek$iklik,
yetersizlikle ilgili imajlardan, bedenindeki ek$ikliklerden ya da
kusurlardan veya sosyal alanlardaki yetersizliklerinden kaynaklanan
rahatsiz edici duygularindan kurtulmak icin bu ek$ik taraflarini yadsir,
ama bu yadsima yeterli olmadigi zaman zihinsel, bedensel veya sosyal
baska alanlarda kendisini gelistirerek ek$ik oldugu taraflarini
yadsimayi kolaylastirir.

Ne var ki odunleme savunma mekanizmasi da diger savunma mekanizmalari
gibi her zaman olumlu sonuclar dogurmaz. Ornegin, zihinsel bir takim
ek$iklik imajlari sebebiyle surekli asagilanmaktan korkan bir insan,
entelektuel alanda kendisini gelistirerek, bilgileri ile etrafindakileri
surekli asagilamayi secebilir. Boyle bir durumda da odunleme
mekanizmasinin yansitma ile birlikte calistigini goruruz.

Yuceltme (Sublimation)

Bu savunma mekanizmasinda, kisi durtu, egilim ve isteklerinin dis dunya
gercekligi ile ortusmedigi durumlarda, bu durtu, egilim ve isteklerine
toplum tarafindan hos gorulebilecek kiliflar hazirlayarak zihinsel
gerilimden kurtulur.

Yer Degistirme (Displacement)

Bir duygu ya da durtu, asil hedefinden baska bir hedefe dogru
yonlendirilmesi veya, bir duygunun ya da durtunun yerine bir baskasinin
gecirilmesi seklinde calisan bir savunma mekanizmasidir. Baskici bir
babanin disiplininde yetismis bir kisi babasina karsi olan saldirgan
durtulerini ileride kocasina yonelterek bu durtulerin yarattigi
anksiyeteden kurtulabilir. Diger durumda ise kisinin babasina yonelmis
yogun saldirgan durtulerinin yerine yogun bir sevgi, saygi ve ilgi
gecebilir.

Ozdeslesme, ozdesim kurma (Identification)

Yetiskinlikte daha cok kisinin kendi degerini arttirma veya kendisini
korumak amaci ile kullanilir.

Ozdesim yoluyla edinilen kimlik bazi durumlarda yetersiz kalabilir ve
kisiyi ciddi bir catisma icine sokabilir. Bu nedenle ozdeslesmenin
derecesi ve cesitliligi bu savunma mekanizmasinin islevselligi acisindan
oldukca onemlidir.

Karsit Tepki Olusturma (Reaction-Formation)

Bilincdisindaki durtu, egilim ve isteklerin bastirma mekanizmasi ile
engellenmesi her zaman mumkun olmaz, bazen kisi, bilincdisindan gelen bu
zorlayici isteklerle bas edebilmek icin bilincli olarak bunlarin tam
tersi seklinde davranislar sergileyebilir ve bu sekilde sucluluk
duygulari onlenir ve toplumun daha rahat kabul edebilecegi bir kisilik
gorunumu olusturulur.

Duygusal Soyutlanma (Emotional Insulation)

Insan hayatta her an hayal kirikliklari veya p$ikolojik travmalarla
karsilasabilir. Bu durumlarin yaratacagi gerilimden korunmak icin bazi
insanlar, normal bir zihinsel surec olan duygulanma egilimlerini
baskilarlar. Boylece hayal kirikliklari ve p$ikolojik travmalarin
etkilerini en aza indirmeye calisirlar. Duygusal soyutlanma olarak
adlandirdigimiz bu savunma mekanizmasini kullanan insanlar genellikle
duygusal olmayi bir zayiflik sayarlar ve bu sebeple guclu olmak ugruna
kendi duygularina yabancilasirlar.

Dusunsellestirme (Intellectualization)

Dusunsellestirme dedigimiz savunma mekanizmasi, neden bulma ve duygusal
soyutlanma mekanizmalarinin birlikte kullanilmasiyla olusur. Hayal
kirikligi veya sucluluk duygulari gibi hosnutsuzluk yasantilari
karsisinda kisi, hem durum karsisinda duygularinin aciga cikmasini
engeller hem de bunu kolaylastirabilmek icin hosnutsuzluk yasantilarina
kendisi disinda nedenler bulur.

Duygudaslik (Sympathy)

Insan dis dunyadan gelebilecek tehlikelere karsi her zaman tedbirli
olmak zorundadir. Dis dunya dedigimiz seyi buyuk olcude de diger
insanlar olusturur. Duygudaslik dedigimiz savunma mekanizmasinda insan,
diger insanlara kendini sevdirerek onlardan gelebilecek tehlikeleri
engellemeye calisir. Bu savunma mekanizmasini kullanan bir kisi, diger
insanlar tarafindan begenilmek, sevilmek ve onlardan zarar gormemek icin
surekli diger insanlarin fikirlerini dinler, onlara hak verir, onlari
destekler, kendisine yanlis gelen seylere dahi itiraz etmez ve kendi
gercek goruslerini asla tam olarak ortaya koymaz.

Surekli sevilme ihtiyaci hisseden bu insanlar, sevilmek icin kendi
gercek kisiliklerinden vazgecmis olmanin anksiyetesini de yasarlar ve
icten ice dusmanca duygularini da kendilerini bir sekilde sevdirdikleri
insanlara yoneltirler. Duygudaslik mekanizmasinin yaninda bu
mekanizmanin sonucu olarak ortaya cikan bu dusmanca duygularin da
bastirilmasi gerekir. Bu kadar cok isi yapmaya calisan ego zayif
dusebilir ve bu insanlar hic beklenmedik ofke patlamalari
sergileyebilirler.

Boyun Egme (Submission)

Bu savunma mekanizmasi da duygudaslik ile ayni amaca hizmet eder. Amac
diger insanlardan gelebilecek tehlikelerin onunu kesmektir. Duygudaslik
mekanizmasindan farkli olarak bu savunma mekanizmasinin kullanildigi
durumlarda sevgi arayisi, sevilme ihtiyaci yoktur ve guvende olma, zarar
gormeme dusuncesi daha on plandadir.

Yapma Bozma (Undoing)

Bu savunma mekanizmasinin isleyisi, adindan da anlasilabilecegi gibi,
diger savunma mekanizmalarinin tam bir basarisizligi durumunda, ego nun
son bir telafi manevrasi olarak ozetlenebilir. Soyle ki; ego nun
kullandigi savunma mekanizmalarini atlatmayi basaran bilincdisi istek,
durtu veya arzular gercek dunyaya ulasirlar ve id deki gerilimin bir
sekilde bosalmasini saglarlar, yani savunma mekanizmalari basarisiz
olur, sonrasinda ego bu yenilgiyi telafi etmek icin id in haz elde
etmesinde rol oynayan araci mekanizma uzerinde degi$iklik yapma yoluna
gider. Bunun orneklerine farkinda olmadan $ikca rastlariz. Mesela, her
gun rastlayabilecegimiz, ama mantiksal olarak hicbir anlam ifade etmeyen
sozunu geri alma fiili, basit bir yapma bozma isidir.

Donusturme (Conversion)

Bu savunma mekanizmasi iki amacla kullanilabilir; bunlardan ilki diger
savunma mekanizmalarinda oldugu gibi, bilincdisi durtulerin bilince
erismesini engellemektir, donusturme mekanizmasinin diger kullanilma
amaci ise dis dunyadan gelen ve zihinsel aygiti zorlayan yasantilardan
kacmaktir. Donusturme mekanizmasinda, ic veya dis kaynakli zorlayici
etkenlerin yarattigi gerilim anksiyete seklinde yasanmaz, bu gerilim
donusturulur ve vucutta bir takim hastalik belirtileri seklinde ortaya
cikar. Bu belirtilerin tibben, organik sebepleri yoktur ve bu savunma
mekanizmasi normal olmaktan oldukca uzaktir. Sinirsel bayilmalar,
$ikintili olaylar sonrasinda vucudun cesitli yerlerinde ortaya cikan
uyusmalar, titremeler, guc kayiplari donusturme mekanizmasina ornek
olarak verilebilir.

Cilecilik (Asceticism)

Dis dunyanin sartlari karsisinda, cinsel veya saldirgan durtulerine her
hangi bir doyum araci bulamayan kisi bu durtulerini tamamen bastirir ve
tum haz veren faaliyetlerden uzak durma yoluna gider. Bazi tarikat
mensuplarinda bilincli bir fiil olarak gorulen bu cilecilik, ozellikle
ergenlerde, bas edilemeyen durtulere karsi kullanilan bilincdisi bir
savunma mekanizmasidir.

Ego p$ikolojisi teorisine gore normal disiligi belirleyen sey bu savunma
mekanizmalarinin kullanilmasi degil bunlarin ne $iklikla ve ne sekilde
kullanildigidir.

Ego p$ikolojisi teorisi, temelde durtulerden cok ogrenilen davranislari
ve dis dunya ile iliski bicimlerini esas aldigi icin, doga bilimlerine
durtu teorisinden daha yakin bir noktadadir.



Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/






 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap