------------------------------------------------------------------------
*Ekonomi yazarlarına tek bir tavsiyemiz var:Ayağa oyna be panpa!*
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/2016/03/ekonomi-yazarlarna-tek-bir-tavsiyemiz.html>
DİKKAT Aşağıdaki makale kesinlikle bana ait değildir.
Kaynak bağı makale başlığında yer almaktadır.
http://www.philreinhardt.com/downloads/SuperSqueezePages/Super%20Squeeze%20Page%20Pack/BonusMoreAnimatedArrows/More%20Animated%20Arrows/Arrow%20Down%204/ArrowDownLeftBig.gif
<http://globalekonomikmonitor.blogspot.com/>
Finans dünyamız gerçekten çok enteresan. Neredeyse her yatırımcıya bir
finans yazarı düşüyor. Her yanımız ekonomi ve finans yorumu yaparak
yatırımcılara yol gösterdiğini sanan yazar ve yorumcularla dolmuş
durumda. Hiçbir işi olmayan insanlar bile günlerini ekonomi yorumu
yazarak geçiriyor. Sizce bu işte bir tuhaflık yok mu?
Ekonomi yazarlığı ya da finans yorumculuğu yapmak sizce kolay işler
midir? Eğer herkes ekonomist olabiliyorsa antropolog, tıp doktoru ya da
milli takım teknik direktörü de olabilmesi gerekmez mi? Peki öyleyse
tuhaflık nerede?
Dünya futbol tarihinin belki de en tuhaf hikayesi 21 Kasım 2007'de
başladı. Üniversitede İtalyan dili okuyan ve ardından spor gazeteciliği
yapmaya başlayan 23 yaşındaki Paul Watson birasını almış maç
seyrediyordu. 2008 Avrupa Şampiyonası elemelerinde Andorra ile Rusya
karşılaşıyordu. Maç Rusya'nın 1-0 galibiyeti ile bitmişti. Fakat maç
sonunda sevinen Ruslar değil Andorralılardı. Andorralılar beklenmedik
bir başarıya imza attıklarını ve Rusya gibi güçlü bir ülkeden sadece bir
gol yediklerini düşünüyorlardı. Onlar sevinç gözyaşları dökerken Paul
Watson'un aklına garip bir fikir gelir: /*"Dünyanın en kötü milli
takımını bul, o ülkenin vatandaşı ol ve milli formayla sahaya çık."*/
Derhal araştırmaya başlar. FIFA sıralamasındaki en kötü ülke olan Guam'ı
bulur. Sonra Guam'ın oynadığı maçlara bakar. Guam'ın 7-1 yendiği Pohnpei
adında Mikronezya adalarında bir devlet olduğunu görür. FIFA'ya kayıtlı
en kötü takımın yendiği bir takımdan daha kötü bir takım olamaz diye
düşünür ve hemen kararını verir. Ertesi gün Pohnpei'ye gider ve ülkenin
milli takımını seyreder. Takım hakikaten futboldan anlamamaktadır.
Çocukken futbol oynamıştı ve o kadarcık futbol yeteneği ile milli takıma
rahatlıkla seçilebileceği açıktır. Derhal yetkililere başvurur ve milli
takımda oynamak istediğini söyler. Yetkililer bunun olabilmesi için beş
yıl ülkede yaşamış olması, yerli bir kadınla evlenmiş olması ve yerel
dili konuşuyor olması şartlarını sağlaması gerektiğini söylerler. Bu
mümkün değildir ama Watson pes etmez. O zaman milli takım teknik
direktörü olayım der. Ve amacına ulaşır. 2009 yılında Pohnpei milli
takımının teknik direktörü olur. Sonunda hayali gerçek olmuştur. Üstelik
dünyanın en genç milli takım teknik direktörü ünvanını bile almıştır.
Peki ülkeye, futbola ya da spora ne katkısı olmuştur derseniz hiçbir
şey. Sadece kendi kendini tatmin.
Hikayenin tamamını merak edenler Paul Watson'un /*"Ayağa Oyna Pohnpei"*/
adlı kitabını okuyabilirler. Biz baştaki konumuza geri dönelim. Bu kadar
çok ekonomi ve finans yazarı ne işe mi yarıyor? Hiçbir işe.
Eğer ekonomiyi ve finans piyasalarını anlamak istiyorsanız ya da
yatırımlarınıza yön vermek istiyorsanız yapmanız gereken şey ekonomi
yorumcularımızdan uzak durmanız. Neden mi? Futbol tabiriyle söylersek
ayağa oynamayı bilmiyorlar da ondan. Kimi üniversite öğrencisine ders
verdiğini sanıyor, kimi Wall Street finansçılarına karşı bilgi savaşına
girmiş, kimi on yıldır kıyamet bekliyor, kimi Fed diye bir şey
tutturmuş, kimi dolar yarın şu olur diyor, öbürü borsa bu olur. Kısaca
topu ayağına alan ya kimseye pas vermiyor ya da topu dışarı atıyor.
Ekonomi yazarlarımıza tek bir tavsiyemiz var: Ayağa oyna be panpa!
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-160309110913 Oraj Poyraz At Neomailbox [email protected]
2016/03/09 13:06 2 65 undefined undefined [email protected]
--
Dulce et decorum est pro patria mori
Vatan icin olmek tatli ve guzeldir.
(Horatius)
Latince Atasozleri
Istanbul un karsi karsiya bulundugu susuzluk otelerden gelen bir uyaridir.
Bakalim uyanip toplanabilecek miyiz?
Mehmet Sevket Eygi
Murtecilerin cok sevdigi ve onemsedigi fikir adami.
Levent Erturk : UNDERGROUND
Su aralar Underground (yeralti) yazarlarini okuyorum ve onlarin igneli,
saldirgan, ahlaksizca, aykiri yazim tarzlarini cok seviyorum. El birligi
ile, Dunya nin icine etmeye devam ediyoruz. Bu oyunda herkes -kendince-
hakli. Muslumanlar, Yahudiler, Hristiyanlar, Ruslar, cinliler ecinniler
vs herkes hakli. Dunya nin icine edenler ise, cok akilli insanlar .
Onlari gordukce aklima Buzlar cozulmeden piyesinde kasaba kaymakami olan
delinin soyledikleri geliyor. Size benim gibi deliler uymaz. Size coook
akilli idareciler lazim! Evet, bunlar cok saygin insanlar. Bunlarin
hepsi en ust seviye universiteleri bitirmis, en ust duzey yonetici
konumlarina gelmis insanlar. Hemen hepsi, iclerindeki cocugu
geberttikten sonra, finans ve silah yolu ile Dunya yi yeniden design
etmeye kalkisan tipler. Alayi toplum icinde ornek ve model olan kisiler.
Bunlar milli ve manevi degerlere cok bagli.
Tarihe bakin; insan kani icmeye doyamayan ne kadar sadist varsa, hepsi
kucaklarina bir cocuk alip devlet ve milletinin menfaatlerini koruyan
ornek lider pozlari vermislerdir. (Hayati ve insanlari gercekten seven
kisiler ile bunun sadece edebiyatini yapan kisiler arasindaki farklari
bulmayi da sizin idrakinize birakiyorum.)
Underground edebiyat demistim. Ne yapiyor yeralti edebiyati? Bence cok
guzel bir gorevi yerine getiriyor. Ahlakli, efendi olmayi bir kenara
birakip dogrudan saldiriyor, isiriyor, tekmeliyor, sirasinda kufur
ediyor ve bizim bu akilli dunyamizin arka planindaki yozlasmisligi cok
guzel sergiliyor.
Ama yeralti yazarlarini bizim dinibutun ve ahlak ve dahi maneviyat
sahibi cici cocuklar sevmez, oyle degil mi ? Mesela Charles Bukowski
bizimkilere gore degildir. Adam sabahin korunde icmeye basliyor, ABD nin
ve onun isbirlikcilerinin duzenine bir araba dolusu kufur ediyor, soyle
makyaji akmis ucuz bir hatun bulursa geceyi onunla birlikte geciriyor ve
Mac in basina gecip memeler ve kalcalar uzerine dusunduklerini yaziyor.
Bu arada, kendisini imana davet eden iki katolik rahip e ve bir Zen
budist ozentisi geri zekaliya kalayi basiyor. Ay ne ayip !
Peki, ahlak ve maneviyat sahibi cici liderlerimiz ne haltlar ediyorlar ?
Neler yaptiklari meydanda degil mi ? Dunyanin yarisindan fazlasini kana
boyayan bu tipleri mi kutsayacagiz ? Sirf ceketli gravatli ve saygin
gorundukleri icin mi ?
Bir alkolik size ne yapabilir ? Bir tinerci kac kisiye zarar verebilir ?
Yolun kenarinda seks pazarligi yapan bir fahise kac kisinin ahlakini
bozabilir ? Oturun hesaplayin ! Bizim cici cocuklar bunun binlerce kat
fazlasini yapiyorlar. Her sene, milyonlarca insan katil veya soyguncu
olmaya mecbur ediliyor. Milyonlarca kiz, hem de oz aileleri tarafindan
fuhus sektorune satiliyor. Arastirin, basta Asya ve Latin Amerika olmak
uzere, Dunya daki fuhus sektorunu. Kim suclu ? Vucudunu satan mi, onu bu
satisa mecbur eden mi? Direnci kirilana kadar dovuldukten sonra,
vucuduna uyusturucu zerkedilen ve bir barakada erkeklerin begenisine
sunulan bir genc kiz ahlaksiz oluyor, oyle mi ? Fitrati geregi ...
abiler, ablalar....!!!
Ha,bir de bu durumu kutsayan ilahiyatcilar var ...Tum bu sistemi kutsal
sulari ile yikamaya kalkisanlar.
Sistemin tum parcalari, birbirlerini destekleyecek sekilde oylesine
guclu durumda ki, sisteme karsi cikmaya calismak bile onu daha
guclendirmekten baska ise yaramiyor. Iste bu durumun farkina varan
Bukowski gibi bir insan, dunya kurtarma receteleri falan yazmayi
bosverip sunlari yaziyor: Yeniden dunyaya gelsem kedi olmak isterdim.
Butun gun yer, icer, sonra kicimi yalayip uyurdum! cok mu bayagi bir
tesbit? Bence iyi dusunun, burda muthis bir analiz var.
Yeralti edebiyati namuslu hanimlari, milli ve muhafazakar beyleri
rencide edecektir elbette. cunku hicbir namuslu hanim o namusunu kac bin
kizin satildigi bir ticaret sayesinde koruyabildigini dusunmek istemez.
Ona bu gercegi hatirlatirsaniz suratini eksitir. Ramazan sofrasinin
basinda vaktin gelmesini bekleyen mumin kardeslerimiz de kendi
dinlerinin sosyal yonunu bosverip Tanri ile sevap pazarligi yapmanin
huzuru icinde yasarlar. Ah ne kadar fakirdi sahabeden Ubeyd bilmemne
hazretleri. Agla ya mumin agla. Gelsin devlet ihaleleri ve medyanin
dolarlari ...
Yeralti edebiyatini bu yuzden seviyorum. Bu dunyada; Hristiyan,
Musluman, Budist vs demeden bu sistemi kim guclendiriyor ise, onlara
kalayi basanlari seviyorum. Peki bir ise yarayacak mi, yani, bir seyler
degisecek mi ? Zannetmem. Ama en azindan, su cop tenekesinin kapagini
kaldirip kendi pisligimiz ile biraz yuzleselim. Belki ilerde birileri
gercekten temizlik yapmaya baslayabilir.
Neyse, bu kadar kafa utulemek yeter. Sizler icin Chuck Palahniuk un bazi
sozlerini alintiliyorum. Hakli mi, degil mi, siz karar verin. Saygilar
***
Alintilar:
Binlerce yildir insanoglu bu gezegendeki her seyin icine etmis, her seyi
boka cevirmisti ve simdi tarih benden herkesin pisligini temizlememi
bekliyordu. Bos konserve kutularini suyla calkalamali ve yassiltmaliydim.
Kullandigim her benzin damlasinin hesabini vermeliydim.
Artik sizi yargilamak uzere bekleyen Tanri degil, piyasa.
Bir arada olmaktan nefret ettikleri ama yalniz kalmaktan da korktuklari
icin insanlar telefon denilen bir alet kullaniyorlarmis.
Eger ne istedigini bilmezsen, bir bakarsin istemedigin bir suru seyin
olmus.
Butun kimliginiz bir anda yok olursa ne yaparsiniz? Butun hayat
hikayeniz bir yanlistan ibaret oluverirse, bu durumla nasil basa
cikarsiniz?
Terbiyemi takinarak bir yere varamayacagimi anladim; artik ortaligi
karistirma zamani geldi.
Ve istedigim halde degistiremedigim o kadar sey var ki...
Hayatin da porno filmlerin de sonu bellidir; tek fark, hayat orgazmla
baslar.
Cok yakinda ayni anda ayni seyleri dusunmeye baslayacagiz. mukemmel bir
uyum icinde olacagiz. senkronize. birlesmis. esit. kati. karincalar
gibi. bocekler gibi. koyunlar gibi.
O kadar cok sey ogrenmistik ki, dusunecek zamanimiz kalmamisti.
Dunya nufusu arttikca insanlarin sayisi azaliyor.
Hiclige yapacagimiz inis baslamistir,lutfen kemerlerinizi baglayin ; )
Cahillik bir zamanlar sonsuz mutluluktu...
Levent Erturk
Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : [email protected]
Gruba uye olmak icin : [email protected]
Gruptan ayrilmak icin : [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin : [email protected]
Grup Sayfamiz : http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz :
http://orajpoyraz.blogspot.com/
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.